Ayağına diken battığında bunu beyne ayak bildirmez beyne dahil olan sinir sistemi bildirir. Beyin tüm bedene yatılmış bir sinir sistemine sahiptir ayak dahil tüm derinin altında sinir uçları vardır
.
Kalp ile beynin ortak karar verdiği tek şey kan pompalamak için ne kadar basınçla dakikada kaç kere atım yapılacağıdır.
Kalbin hiç bir duygusal süreçte yeri yoktur. Öyle olsa dünyada her sene 5000 kalp nakli yapılıyor. Bu insanların dini aşkı duygusu imanı değişirdi kalp naklinden sonra. Ya da kalbi hastalanın karakteri imanı duyguları değişirdi. Kalp hastası olduğu için davranışları duyguları değişen kimse yok ama beyni hastalanınca herkesimkarakteri duygusu tavırları değişir.
Yani tüm düşünceler duygular ve inançlar beyindedir. Kalpte kan ve kastan başka duygu ve düşünce ile ilgili hiç bir şey yoktur.
Evrende şartlar stabil değil. 13 milyar yıl içinde evrenin köşesinde rastgele bir gezegende şartlar tesadüfen yaşam için uygun hale geldiyse buna düzen denemez. Çünkü bu şartlar kalıcı değil. Dünyada defalarca kitlesel yokoluşlar yaşandı yine yaşanacaktır. Yani 2 trilyon galaksideki kaos içinde bir gezegende koşullar yaşama uygun diye evren düzen içinde denemez. Evren kozmik düzeyde de kuantum düzeydeki kadar kaos içinde ilerliyor
Hocam sen bu vücuda nasıl girdin? Ne oldu da bu vücudu yönetebiliyorsun? Nasıl oldu da bu vücudu hareket ettirebiliyorsun. Ne oldu da atıyorum 19XX yılında dünyaya geldin? Nasıl oldu da bu vücuda girdin? Bunları açıklayabilir misin ? Yani ortada maddeden başka bir şey olduğu gerçek. Fakat bu organlarımızdan bağımsız bir şey. Sanki bir ruh üflenmiş bedene.
Bu vücudu yöneten bir insan, robot da değil. Robot olsaydık bile hissetmezdik sadece belirli programlandığımız şeylere odaklanırdık. Fakat bu halimizle hem kendimiz yönetiyoruz, hem de sadece bu vücudu yönetebiliyoruz. Beyin bir makina. Tamam duygu ve düşünceleri gerçekleştiriyor. O zaman beyinde öyle gizli bir bölüm var ki buraya ruh üflendi. Diğer türlü robottan farkı olmazdı kişinin. Yönetemezdik, hissedemezdik ruh olmasaydı kısaca. Veya yönetirdik ama hissedemezdik. Burada hissetmek ve yaşamak kavramlarının bilimsel açıklaması yok diye düşünüyorum.