• 09-12-2023, 23:25:37
    #73
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Başka bir arkadaş da yazmış yaratıldık diye.
    Biz yaratılmadık. Biz doğduk.
    Biz annemizin yumurtasını dölleyen babamızın spermi ile ortaya çıkan hücre büyümesi ve metabolik sürecin sonunda dünyada varolan atomları bu yeni metabolizmanın içerisine alınması ile oluştuk.
    Şahsiyet zeka ve karakter de içinde bulunduğumuz toplumda görüp taklit ettiğimiz şeyler, ruh diye bir şey olsaydı hayatında hiç insan görmemiş bir insan da insan olabilirdi.
    Gelişimde kritik dönemler vardır, bizi insan yapan bazı yetenekleri belirli yaşlara kadar kazanabiliriz, o yaştan sonra o yetenekleri kazanamaz ve özürlü oluruz.
    Yani hayatında hiç insan görmeyen bir çocuğun zekasının asla gelişemediğini ve bir orangutan seviyesinde kaldığını biliyoruz.
    Biz metabolik, psikolojik ve sosyolojik süreçler sonunda ortaya çıkan şuurumuzu ilahi bir ruha bağlıyoruz.
    Ama böyle bir ruh olsaydı sosyalleşmeyen ya da yanlış sosyalleşen, eksik beslenen ya da bazı özel kimyasalları alan insanların davranışı ve karakteri değişmezdi yaratılan ruhtan standart gelirdi.
    Ruh olsaydı alkol haram olmazdı. Demek ki bedeni ruh değil madde ile etkileşime giren ve kendisi de maddenin elektro kimyasal reaksiyonları ile çalışan beyin yönetiyor.

    Yani insan 2 hücreden ortaya çıkan bir tekamül ile insan haline gelir.
    Yaratılma yoktan var etmektir tekamül ile ortaya çıkmak değildir.
    İnsanlar yoktan varolmadılar. Dinler de insanların yaratıldığını değil Adem ile Havva nın yaratıldığını söylüyor.
    Diğer insanlar yaratılmadı doğdular.
    Ve sen eğer İsrail'de Yahudi bir ailede doğsaydın aynı bugün islamı savunduğun gibi yahudiliği savunacaktın.
    Yani bugün tüm dinleri ayrıntılı araştırmış da en doğru dini bulmuş gibi konuşan bir çok arkadaş sahip oldukları imanın piyangodan çıktığının farkında değiller.
    Brezilya'da doğsaydı koyu katolik olacak insanlar ortadoğuda doğdukları için cennete gideceklerini Brezilya'daki katoliklerin ise araştırıp doğru dini bulmaları gerektiğini düşünüyorlar.

    İmanın ve dinlerin bu kadar yaygın olmasının sebebi bile evrimsel olarak avantaj sağlaması.
    Bir dine sahip insanlar daha iyi organize olurlar, daha çok ürerler, sosyal düzenlerinin devamı için hayatlarını vermeye daha isteklidirler ve ölüm stresi ile daha iyi başa çıkarlar.
    Bu da soylarını dava verimli devam ettirerek çoğalma ve çoğaldıkça dinlerini yaymak için yeni bölgeleri fethetme için güç sağlar.
    hocam düşüncenize saygı duyuyorum ama kısmen katılmıyorum.
    verdiğiniz örneğe göre sadece görerek-taklit ederek gelişiyoruz. görmeseydik orangutan olurduk diyorsunuz (kısaca yazıyorum) Ama bir orangutana baktığınızda ellerini kullanıp muz soyup yiyebiliyor. Hatta bir örnekte kendimden vereyim. yeni doğmuş bir kuşum vardı, kuşçudan aldığımda kardeşleri dışında kimseyi görmedi. Yanına bir dişi kuş aldım, hiç çiftleşen kuş görmemesine rağmen çiftleşti. nereden öğrendi bunu? yani aslında küçümsediğiniz canlılarda da inanılmaz bir mucize yok mu?
  • 09-12-2023, 23:50:02
    #74
    Egemircey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    sorgulama leveliniz bu denli çetrefilliyse, Mevcudiyetinizi ve fiziksel varlığınızıda sorgulayınız hocam
    ben sorguladıgım için bunları yazma ihtiyacı duyuyorum peki siz sorguluyor musunuz
  • 10-12-2023, 00:19:15
    #75
    berkancay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam düşüncenize saygı duyuyorum ama kısmen katılmıyorum.
    verdiğiniz örneğe göre sadece görerek-taklit ederek gelişiyoruz. görmeseydik orangutan olurduk diyorsunuz (kısaca yazıyorum) Ama bir orangutana baktığınızda ellerini kullanıp muz soyup yiyebiliyor. Hatta bir örnekte kendimden vereyim. yeni doğmuş bir kuşum vardı, kuşçudan aldığımda kardeşleri dışında kimseyi görmedi. Yanına bir dişi kuş aldım, hiç çiftleşen kuş görmemesine rağmen çiftleşti. nereden öğrendi bunu? yani aslında küçümsediğiniz canlılarda da inanılmaz bir mucize yok mu?
    Hocam arada bir kelime kullandım onu görmemiş olabilirsin.
    İnsanı insan yapan değerler dedim. Zeka, bilinç, şuur, empati gibi hayvanlarda olmayan özelliklerimiz var. Bu özellikler insana ruhu ile gelmiyor sosyalleşme sürecinde toplum içinde kazanılıyor.
    Dini kitaplarda ruhtan ve kalpten bahsedilir. Bir ruh vardır bir de duyguları istekleri yöneten kalp vardır kuranda da hep kalpten bahsedilir. Oysa ne ruh vardır ne kalp vardır. İnsan beyni ile sever, beyni ile aşık olur. Yani tüm duygular ve düşünceler dinlerin söylediği gibi kalpte değil yağlı bir madde olan beyindedir.
    Kalp krizi geçirenin aşkı bitmez, kalp krizi geçirenin vicdanı ahlakı sevgisi azalmaz.
    Ama beyin sarsıntısı geçiren hafıza kaybı yaşayıp 30 senelik aşkını karısını bile unutabilir.

    Yani insanı insan yapan kavramlardan bahsettim. Sen olayı iç güdüler kısmına getirdin. Bir hayvanın iç güdüsel olarak sergilediği hareketleri ona birinin öğretmesi gerekmez. Bu hareketler türün özelliğidir ve evrim süreci ile gelişir. Bir insan bebeğini 15 sene karanlık bir odada tut kimse ile konuşmadan hapis kalsın kendi kendine vicdan, ahlak, empati geliştiremez, konuşmayı öğrenemez, şiir yazamaz, fikir üretemez. Ama bu 15 yaşındaki ergenin yanına 15 yaşında karşı cinsten birini koy cinsel ilişkiyi iç güdüsel olarak bulurlar.

    Yani organik süreçleri birnin öğretmesine gerek yok. Canlıda bir özellik ya da davranış hayatta kalmak ve üremek için ciddi avantaj sağlıyorsa o davranışa sahip bireylerin nesilleri daha baskın devam eder ve türün tamamı o davranış ya da özelliğe sahip olur.

    Bir sorunun yanıtını açıklayamadığında ya da bilimsel açıklamayı yetersiz bulduğunda buna tanrı öyle tasarlamış diyerek işin içinden çıkmak binlerce senedir yapılan bir hatadır. Bir zamanlar insanlar enfeksiyondan öldüğünde de tanrı öyle istedi, kader diyorlardı. Hatta insanlar açıklayamadıkları herşeye bir tanrı uydurmuşlardı. Meteoroloji biliminden önce yağmur fırtına şimşek açıklanamıyordı gökyüzü tanrısı vardı. Denizler Okyanuslar açıklamamıyordır denizler tanrısı vardı. Ziraat Bilimi yokken bereket tanrısı vardı. Yani sen de çok eski bir hataya düşüyorsun açıklayamadığın ve bilimin açıklamasını da yetersiz bulduğunda tanrı öyle yarattı diyerek konuyu bağlamaya çalışıyorsun.

    Yani insanlar açıklayamadıkları herşey soru için bir tanrıya sığınırlar. Oysa dünyada mucizevi bir şey yoktur herşey tabiat kanunlarına göre şekillenir. Evrim de bir tabiat kanunudur. Evrim olmasaydı yer yüzünde yaşam olmazdı.

    Ve bence eğer gerçekten bir Tanrı varsa onun mesajları fizik kitaplarında kimya kitaplarında biyoloji kitaplarında matematik kitaplarındadır. Planck sabitidir, pi sayısıdır, i Ve bence tanrı mesajlar gönderdiyse bu mesajları aktaranlar Maxwell, Planck, Einstein, Bohr, Feynman, Faraday gibi sayısız bilim adamıdır. Yani öyle dünyada yaşam bir yaratılma diye puf diye ortaya çıkmadı. Tekamül ile türden türe geçişler ile bir çok türün yok olması yerine yeni türlerin çıkması ile ortaya çıktı. O yüzden türe özgü iç güdüsel davranışlar ilahi bir eğitim öğretim ile değil doğal seçilim ortaya çıkar.

    Saygılar…
  • 10-12-2023, 00:22:16
    #76
    zayıf ilimle bozuk kişilerin kitaplarını okumak insanı türlü şüphelere sürükler.

    Yolculuğumuz elest bezminde ruhlarımızın yaratılması ile başladı ve kaderlerimiz, rızıklarımız aldığımız nefesimizin sayısı tayin edildi.

    Sonrasında babamızın sulbüne, sonra annemizin rahmine sonra dünya alemi, sonra kabir alemi, sonra mahşer alemi en nihayetinde ise cennet cehennem alemleri var.

    İnsan muhterem bir varlıktır ölmek işi hayvanlar içindir.
  • 10-12-2023, 00:29:35
    #77
    Dr. Paul Segal’in 1992’de American Cryonics Society’nin sponsorluğunda Kaliforniya Üniversitesi’nde yaptığı şu meşhur deneyden söz ediyoruz. Dr. Segal beagle cinsi sevimli köpeği Miles’ı dondurup tekrar hayata döndürmeyi başarmış ve bu deney cryonicsist bilim insanları için o günden beri büyük bir ispat olarak kabul ediliyor.
    Miles kanı çekildikten sonra dondurularak öldürülmüş, 70 dakikalık klinik ölümün ardından kanı tekrar damarlarına enjekte edilerek oda sıcaklığında geri getirilmişti. Üç buçuk yaşındaki köpek hayata geri döndüğünde tüm karakteristik özelliklerini olduğu gibi taşıyordu, alışkanlıkları ve huyları değişmemişti.
    Bu, dondurulan insanların bir gün yeniden hayata döndürüldüğünde hafızalarının yerinde olacağına ispat olarak gösteriliyor.

    Bir köpek: 70 dakika gidiyor geri geliyor . Bu sürede neler oldu sizce?

    daha onceki deneyler link:
    https://www.gzt.com/jurnalist/urkutu...ornish-2626171

    insanlık bilemediği icin ölümsüzlükle ilgileniyor insanlığın en büyük ve tek sınavı bu zaten.

    yakın gelecekte robot bedenlere geçecek insanlar göreceğiz. belki var bile...
    ölümsüzlük yolda. yani öteki dünya var mı yok mu çok muhim değilli bir sürece gidiyor dünya...
  • 10-12-2023, 00:30:48
    #78
    Mustafakutlu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ben sorguladıgım için bunları yazma ihtiyacı duyuyorum peki siz sorguluyor musunuz
    Konuyu ben acmadim sen actin, dikkat et sen sorgulayadururken Münker nekir sorgulamasın senden önce seni.
  • 10-12-2023, 00:33:37
    #79
    Bu arada R10’un en çok hit alan, popüler olan konusu olmuşuz 🧿😊 Tartışmalardan ziyade bilimsel görüş ve önerilerinizle destek olabilirseniz herkes görüşlerini hür bir biçimde aktarabilir.
  • 10-12-2023, 00:41:22
    #80
    Egemircey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konuyu ben acmadim sen actin, dikkat et sen sorgulayadururken Münker nekir sorgulamasın senden önce seni.
    Peki hocam şöyle basit bir şablon bırakayım size bakarsınız belki
  • 10-12-2023, 01:10:43
    #81
    Aldıkları nefese hükmedemeyecek aciz insanlar kesin bir deneyim yaşamış gibi din yoktur yada sonrası yoktur falan demiş. Birde kendilerini kendileri yalanlıyor aynı yazıda ama haberleri yok. İnsan oğlu neye ne kadar hakim ki, neyi bilsin kesin olarak?
    Bilim diyenlere cevabın ise şu olacak. Bilim yoktan var etmez olmuş ve var olanı tekrarlamakta olanı inceler ve bu tekrarlamaları kullanarak farklı teknolojiler oluşturur.
    Evrim elbette var ama evrim insanların yaşadığı ortamlara ayak uydurması için geçirdiği bir süreç. Evrim denildiği gibi ırkların değişimi söz konusu değildir ispatı da yoktur.
    Birde her tarafta kaos var diyen birini gördüm. Kaos dediğiniz işler düzeni oluşturuyor. Yıldızların ölmesi yada hayvanların bir birini parçalaması kaos değil düzeni gösterir.
    Dünyada her gün farklı şeyler yaşansa düzen yok diyebilirdik. Mesela ne olsaydı düzen yok derdik, Güneş bir gün doğsaydı öbür gün doğmasaydı düzen yok diyebilirdik.
    Konuyu açan arkadaşın sorusuna gelirsek biraz etrafına kendine içerden bakarsan zaten sorunun cevabını bulursun. Bulmak ister isen tabii !