• 25-08-2018, 22:39:15
    #10
    Arifap adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    yanlış bilmiyorsam kaygı bozukluğu olarak adlandırılan hastalık sürekli bir şey olacak hissi ve kaygı olaylarının dengesizleşmesi. Yani sabah halledebileceğiniz önemsiz bir işi gece kafaya takarak bunu kafada büyütme olayı. (Kısaca özetlemek gerekirse). Ben hasta olduğuna inanmıyorum. Yani şu bahsettiğiniz olay rutinde toplumun büyük kısmında var. Ara ara dönemlerde benimde yaşadığım durum. Olayın üzerine giderek daha büyümesine sebep oluyorsunuz. Bence sizi sıkıntıya sokan otobüse binmekse o otobüse binin ki bağışıklık kazanın. Sadece kendi düşüncem bu.
    Aynı şeyden bahsediyoruz gibi sanki. Mesela örnek verecek olursam hergün yatığım rutin işlerde sıkıntı yok kaygım olmaz ama örnek yaşadığım olay işyeri iftar yemeği vardı ben gitmedim kaçtım. Mesela benden daha kıdemili müdür vs. karşı cinslerde yemek yerken bu durumu yaşıyorum. Eve gelen misafir gibi

    En basiti bir elimle çayımı tutup diğer elimle şeker katmak bana işkencedir.



    Carillos adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eğer bu el titremesi başkaları tarafından odak noktası olduğunuz durumlarda oluyorsa sizinkisi sosyal anksiyete bozukluğu muhtemelen O düşünceyi kafanızdan atmaya çalıştıkça daha çok yapışacak ve o kurtulmak istediğiniz el titremesi daha da çok artacak. Kafadan düşünceyi iterek veya baskılayarak uzaklaştıramazsınız , bu beynin işleyişine ters bir kere. Misal şimdi pembe bir fil düşünme desem mutlaka düşünürsünüz , düşündünüz bile hatta Elinizdeki titremenin görüldüğü zaman rezil olacağınızı falan sanıyorsunyz muhtemelen , komik olan taraf ise siz bunu gizlemeye çalıştıkça daha çok kaygılanıyor ve titremeyi de arttırıyorsunuz Tek çözüm var ; bununla yüzleşmelisiniz ve asla baskılamamalı/kaçınmamalısınız. Kabullenin ve yüzleşin.
    Eğer kaçmazsanız o sizden kaçacak ve iyileşeceksiniz , sadece el titremesi falan ise çokta büyütülecek bir durumunuz yok ayrıca geçmiş olsun

    NOT : 3 sene boyunca anksiyete bozukluğu ve takıntılarla uğraştım , psikoterapi + ilaç tedavisi aldım. Onlarca kendine yardım kitabı okuyup doğru methotlarla duruma yaklaştım. Kaygılandığım her şeyle yüzleştim , şu an ise normal bir insandan çok daha sağlıklıyım diyebilirim hem fiziksel hem psikolojik anlamda. İlaç falan da kullanmıyorum(doktor kontrolünde bıraktım)
    Stalkers adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aynı şeyden bahsediyoruz gibi sanki. Mesela örnek verecek olursam hergün yatığım rutin işlerde sıkıntı yok kaygım olmaz ama örnek yaşadığım olay işyeri iftar yemeği vardı ben gitmedim kaçtım. Mesela benden daha kıdemili müdür vs. karşı cinslerde yemek yerken bu durumu yaşıyorum. Eve gelen misafir gibi

    En basiti bir elimle çayımı tutup diğer elimle şeker katmak bana işkencedir.
    Süpersin be hocam Derdimi anlayan biri çıktı. Son mesajımı da alıntıladım okuyarak bana tavsiyeni söyler misin lütfen
  • 25-08-2018, 22:47:59
    #11
    Şunu da söylemeliyim ki eğer gittiğiniz terapistin sizden yapmanızı istediği şeyleri/görevleri uygulamıyorsanız bu durum sadece konuşarak geçmez geçmiyor. Sizi kaygılandıran durumlarla ortada korku kalmayana dek defalarca yüzleşmeniz gerekiyor , zaten ilk yüzleşmeden sonra büyük ölçüde rahatlıyorsunuz. Yüzleşmeden kastım direk en büyük korkunuzla hurra diye yüzleşmek değil , en küçükten en büyüğe doğru ilerleyebilirsiniz. Sistematik duyarsızlaştırma deniliyor buna bilişsel davranışçı terapide.
    Ayrıyetten “Takıntılarla Başa Çıkma” ve “Evinizdeki Terapist” kitaplarını okursanız ve içindekileri özümseyip uygularsanız zaten bu durumdan çok kısw zamanda kurtulursunuz. (Kitaplar direkt olarak bilişsel davranışçı terapi uygulamaları üzerinedir , size lazım olan da bu zaten Diğer kişisel gelişim zırvalarından fayda göremezsiniz.)
  • 25-08-2018, 22:49:17
    #12
    Eğer "ya böyle olursa, olmazsa" gibi durumlar düşünüyorsanız kaygı bozukluğu durumunda olabilirsiniz.

    Uzun süredir anksiyete bozukluğu ile savaşıyorum. İnsan hayatını nasıl etkilediğini anlatamam. Çeken bilir derler ya, işte öyle. Çok kötü bir durum, Allah düşmanının başına vermesin. Fazla detaycı olmak, bu problemi doğuruyor. Bir de benim ergenlik döneminde bu duruma düşmem biraz işleri zorlaştırdı. Ülkemizde bir çok insanın kaygı bozukluğu yaşadığı bir gerçek ve bir çoğuda kabullenmiyor. Bu işi kabullenmek, tedaviye en hızlı şekilde yanıt vermektir. Bir çok doktora gittim, derdimi anlattım. 5-6 tane ilaç değiştirdim. Yıllar yılları kovaladı.

    İlaçlar sadece rahatlamada yardımcı oluyor. Yani bir nevi beyindeki düşünce trafiğini hafifletiyor. Tedavinizin siz olduğunu, ilaç ve doktorların sadece size yardımcı olduğunu unutmayın.

    İlaç ve doktor konusunu açmışken, doktorunuzu çok iyi seçin. Yanlış bir doktor seçimi, yanlış ilacı doğurur ve bu da daha ciddi durumlara yol açar. 3-4 yıl önce tanışıtığım ve her sene 1 kere gittiğim profesör bir doktorum var. (Sırf onun için Kocaeli'den Ankara'ya gidiyorum) Derdimi en iyi o anlayabildi ve çözümleri gerçekten işe yaradı. Eğer sizde ismini öğrenmek isterseniz özel mesaj yoluyla iletebilirim.

    Size rahat olun, boşver düşünmeyin, vs... gibi itihamlarda bulunmayacağım. Dediğim gibi bu kişinin kendisinin çözebileceği bir durum. Allah yardımcınız olsun.
  • 25-08-2018, 22:56:21
    #13
    adanali01 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    düşünmekten uyuyamiyorum 1-2 saat yatakta surekli donuyorum

    laroxyl diye ilaç arkadaş önermişti onun sayesinde akşam rahat uyuyorum yatmadan 2-3 saat once 1 tane atıyorum iyi geliyor uyku yapıyor
    hocam bazen 4 5 saat uyuyamıyorum onun bir çözümü yok galiba
  • 25-08-2018, 22:59:43
    #14
    Stalkers adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Süpersin be hocam Derdimi anlayan biri çıktı. Son mesajımı da alıntıladım okuyarak bana tavsiyeni söyler misin lütfen
    Yazdığım 2 yorumda da size işe yarayan ve gerçekten derdinize derman olacak bilgileri ve kaynakları verdim.
    Tek çare var : yüzleşmek.
    Elim titreyecek rezil olacağım , ee olsanız ne olur ? Bi kere de rezil oluverin nolmuş yani
    Elleriniz zangır zangır da titrese her seferinde kaçmadan kaçınmadan insanların karşısına çıkın hatta 5 dakikada bir tepsiyle çay servisi yapın Bilerek sallayın titretin yahu hatta ilk başlarda. Sizi çok iyi anlıyorum , sanki o titremenin görülmesi kıyamet koparmışçasına bir sıkıntı ve korku yaratıyor içinizde , muhtemelen gizlemeye çalışmak için kendinizce garip teknikler bile geliştirmişsinizdir
    Sizi rahatlatarak aman niye rezil olasın ki diyerek bu durumu geçiremeyiz , beyniniz tarafından tehdit edildiğiniz rezil olma ihtimalini kabul etmeli ve bu durumla yüzleşmelisiniz.
    İşte bu gerçek iyileşmedir
  • 25-08-2018, 23:07:48
    #15
    Carillos adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şunu da söylemeliyim ki eğer gittiğiniz terapistin sizden yapmanızı istediği şeyleri/görevleri uygulamıyorsanız bu durum sadece konuşarak geçmez geçmiyor. Sizi kaygılandıran durumlarla ortada korku kalmayana dek defalarca yüzleşmeniz gerekiyor , zaten ilk yüzleşmeden sonra büyük ölçüde rahatlıyorsunuz. Yüzleşmeden kastım direk en büyük korkunuzla hurra diye yüzleşmek değil , en küçükten en büyüğe doğru ilerleyebilirsiniz. Sistematik duyarsızlaştırma deniliyor buna bilişsel davranışçı terapide.
    Ayrıyetten “Takıntılarla Başa Çıkma” ve “Evinizdeki Terapist” kitaplarını okursanız ve içindekileri özümseyip uygularsanız zaten bu durumdan çok kısw zamanda kurtulursunuz. (Kitaplar direkt olarak bilişsel davranışçı terapi uygulamaları üzerinedir , size lazım olan da bu zaten Diğer kişisel gelişim zırvalarından fayda göremezsiniz.)
    Evinizdeki terapist kitabı evimde duruyor. Psikologlardan birinin tavsiyesiyle almıştım. Okudum desem yalan olur okumadım. Kitap okumak gibi bir alışkanlığım da yok sıkılıyorum ama artık okumak ve iyice anlamak gerekiyor.

    Şimdiye kadar gittiğim psikologlarda ödev gibi bir durum olmadı. Zaten psikologlarla olan iletişimlerim maddi imkanlardan uzun süreli de olamadı yarıda bıraktım kısa sürede olsa emdr, hipnoz, terapilerini gördüm.

    Şunun bilincindeyim. Kimse doğuştan bu duruma düşmüyor. Şöyle sebep geçmişte yaşanan problemler beni etkileyen sebepler çocuklukta yaşanılan olayların bende yarattığı otomatik düşünce.

    Yüzleşmek istiyorum farzedelim bu seferde ellerimin titremesini soracaklar endişesini düşünüyorum. Vereceğim cevaplar vs. vs.

    Ödev kısmını merak ediyorum. Yani size şunları şunları yapın mı deniliyor.

    BatuhaNN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eğer "ya böyle olursa, olmazsa" gibi durumlar düşünüyorsanız kaygı bozukluğu durumunda olabilirsiniz.

    Uzun süredir anksiyete bozukluğu ile savaşıyorum. İnsan hayatını nasıl etkilediğini anlatamam. Çeken bilir derler ya, işte öyle. Çok kötü bir durum, Allah düşmanının başına vermesin. Fazla detaycı olmak, bu problemi doğuruyor. Bir de benim ergenlik döneminde bu duruma düşmem biraz işleri zorlaştırdı. Ülkemizde bir çok insanın kaygı bozukluğu yaşadığı bir gerçek ve bir çoğuda kabullenmiyor. Bu işi kabullenmek, tedaviye en hızlı şekilde yanıt vermektir. Bir çok doktora gittim, derdimi anlattım. 5-6 tane ilaç değiştirdim. Yıllar yılları kovaladı.

    İlaçlar sadece rahatlamada yardımcı oluyor. Yani bir nevi beyindeki düşünce trafiğini hafifletiyor. Tedavinizin siz olduğunu, ilaç ve doktorların sadece size yardımcı olduğunu unutmayın.

    İlaç ve doktor konusunu açmışken, doktorunuzu çok iyi seçin. Yanlış bir doktor seçimi, yanlış ilacı doğurur ve bu da daha ciddi durumlara yol açar. 3-4 yıl önce tanışıtığım ve her sene 1 kere gittiğim profesör bir doktorum var. (Sırf onun için Kocaeli'den Ankara'ya gidiyorum) Derdimi en iyi o anlayabildi ve çözümleri gerçekten işe yaradı. Eğer sizde ismini öğrenmek isterseniz özel mesaj yoluyla iletebilirim.

    Size rahat olun, boşver düşünmeyin, vs... gibi itihamlarda bulunmayacağım. Dediğim gibi bu kişinin kendisinin çözebileceği bir durum. Allah yardımcınız olsun.
    Saolun hocam herşey kafa da bitiyor ilaçlar yardımcı oluyor ama geçici ya da ilacı kullandığınız zamanlar yüzleşmek.
  • 25-08-2018, 23:11:46
    #16
    O halde sadece şunu düşünmenizi istiyorum ; bir kaç defa bununla yüzleşerek bundan kurtulmak mı yoksa sonsuza kadar bu korkuyla yaşamak mı ? Hangisindeki sıkıntı daha ağır basıyor ? Bu sorunun cevabı size korkularınızla yüzleşme konusunda motivasyon sağlayacaktır kanımca
    Ödevler bahsettiğim gibi korkularınızın temasına göre en basitten en çok korktuğunuz duruma/objeye doğru yüzleşme şeklinde oluyor.
    Basamak basamak olduğu için her seferi başardığınızda bir dahakini başarmak için gerekli gücü elde ediyorsunuz aslında
    Özgüvenin temeli de budur zaten.
  • 25-08-2018, 23:13:19
    #17
    Stalkers adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İyi akşamlar anksiyete (kaygı bozukluğu) problemi yaşayan ya da bilgisi olanlarınız yardımcı olursanız sevinirim.

    Psikologlara gittim her hafta 250+250 para gidiyor. Daha çok moralim bozuluyor İlaç kullandım 2 ay kadar bıraktım iyi gibiydim sanki ama sorun yine vardı.

    Tek problemim benim canımı sıkan başkalarının yanında ellerimi kullanmam gereken durumlarda (çay,yemek vs.) ellerimin titremesi buda bulunduğum ortama alıştıktan sonra geçiyor hafifliyor. Rahat olamıyorum bu durum yürüyüşümü bile etkiliyor.

    İşime gücüme gidiyorum internette okuyorum krize girdim dışarı çıkamıyorum otobüse binemiyorum vs. Öyle bir durum yok Allah'a şükür ama yinede hayatımı kısıtlıyor. Bazı durumlardan kaçıyorum.

    Herşeyin kafada bittiğini biliyorum ama o düşünceyi de pat diye silip atıp rahatlamak çok zor denedim.

    Bana bilgisi olanlar yardımcı olursa fikirlerini sunarsa sevinirim...

    Şimdiden teşekkürler
    Öncelikle geçmiş olsun. Bir psikoloji bölümü öğrencisi olarak ben de kaygı bozukluğunu 2 yıldır uzun süreli olarak çekiyorum. Öncelikle kaygı bozukluğu yaygın bir hastalık evet sizin durumunuz açısından söylemiyorum fakat çoğu zaman yaşanan olağan kaygılarla karıştırılıyor. Örneğin sınava giderken heyecanlanmak, sahne almayı beklerken ayaklarınızın titremesi normal kaygılar. Eğer bu kaygı hayatınızı zorlaştıracak duruma geldiyse ve sürekliyse ozaman kaygı bozukluğu katagorisine alınıyor. Kesinlikle burada yorum yapan arkadaşların gazına gelip "korkularımın üstüne yüreyeceğim" diyerek profesyonel yardım olmadan haraket ederek kendinize travma yaratmayın. Son olarak bir psikolog adayı olarak önerim gideceğiniz psikoloğu seçerken çok dikkat etmenizi tavsiye ediyorum. Çok rahat sömürülebilirsiniz.
  • 25-08-2018, 23:17:02
    #18
    KutlayUSTA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle geçmiş olsun. Bir psikoloji bölümü öğrencisi olarak ben de kaygı bozukluğunu 2 yıldır uzun süreli olarak çekiyorum. Öncelikle kaygı bozukluğu yaygın bir hastalık evet sizin durumunuz açısından söylemiyorum fakat çoğu zaman yaşanan olağan kaygılarla karıştırılıyor. Örneğin sınava giderken heyecanlanmak, sahne almayı beklerken ayaklarınızın titremesi normal kaygılar. Eğer bu kaygı hayatınızı zorlaştıracak duruma geldiyse ve sürekliyse ozaman kaygı bozukluğu katagorisine alınıyor. Kesinlikle burada yorum yapan arkadaşların gazına gelip "korkularımın üstüne yüreyeceğim" diyerek profesyonel yardım olmadan haraket ederek kendinize travma yaratmayın. Son olarak bir psikolog adayı olarak önerim gideceğiniz psikoloğu seçerken çok dikkat etmenizi tavsiye ediyorum. Çok rahat sömürülebilirsiniz.
    Ben burda kimseye gaz vermedim dostum , yorumunu yaparken başkalarını kötülemeden de yapabilirdin Hocamız zaten psikolojik/psikiyatrik destek aldığını belirttiği için ekstra ekleme yapmadım. Travma yaratır falan diyerek asıl travmayı siz yarattınız şu an o kişide Kaygı bozukluğu olan birine böyle saçma sapan şeyler söylenmeyeceğini sizin daha iyi bilmeniz lazım.