Arifap adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
yanlış bilmiyorsam kaygı bozukluğu olarak adlandırılan hastalık sürekli bir şey olacak hissi ve kaygı olaylarının dengesizleşmesi. Yani sabah halledebileceğiniz önemsiz bir işi gece kafaya takarak bunu kafada büyütme olayı. (Kısaca özetlemek gerekirse). Ben hasta olduğuna inanmıyorum. Yani şu bahsettiğiniz olay rutinde toplumun büyük kısmında var. Ara ara dönemlerde benimde yaşadığım durum. Olayın üzerine giderek daha büyümesine sebep oluyorsunuz. Bence sizi sıkıntıya sokan otobüse binmekse o otobüse binin ki bağışıklık kazanın. Sadece kendi düşüncem bu.
Aynı şeyden bahsediyoruz gibi sanki. Mesela örnek verecek olursam hergün yatığım rutin işlerde sıkıntı yok kaygım olmaz ama örnek yaşadığım olay işyeri iftar yemeği vardı ben gitmedim kaçtım. Mesela benden daha kıdemili müdür vs. karşı cinslerde yemek yerken bu durumu yaşıyorum. Eve gelen misafir gibi

En basiti bir elimle çayımı tutup diğer elimle şeker katmak bana işkencedir.



Carillos adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Eğer bu el titremesi başkaları tarafından odak noktası olduğunuz durumlarda oluyorsa sizinkisi sosyal anksiyete bozukluğu muhtemelen O düşünceyi kafanızdan atmaya çalıştıkça daha çok yapışacak ve o kurtulmak istediğiniz el titremesi daha da çok artacak. Kafadan düşünceyi iterek veya baskılayarak uzaklaştıramazsınız , bu beynin işleyişine ters bir kere. Misal şimdi pembe bir fil düşünme desem mutlaka düşünürsünüz , düşündünüz bile hatta Elinizdeki titremenin görüldüğü zaman rezil olacağınızı falan sanıyorsunyz muhtemelen , komik olan taraf ise siz bunu gizlemeye çalıştıkça daha çok kaygılanıyor ve titremeyi de arttırıyorsunuz Tek çözüm var ; bununla yüzleşmelisiniz ve asla baskılamamalı/kaçınmamalısınız. Kabullenin ve yüzleşin.
Eğer kaçmazsanız o sizden kaçacak ve iyileşeceksiniz , sadece el titremesi falan ise çokta büyütülecek bir durumunuz yok ayrıca geçmiş olsun

NOT : 3 sene boyunca anksiyete bozukluğu ve takıntılarla uğraştım , psikoterapi + ilaç tedavisi aldım. Onlarca kendine yardım kitabı okuyup doğru methotlarla duruma yaklaştım. Kaygılandığım her şeyle yüzleştim , şu an ise normal bir insandan çok daha sağlıklıyım diyebilirim hem fiziksel hem psikolojik anlamda. İlaç falan da kullanmıyorum(doktor kontrolünde bıraktım)
Stalkers adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Aynı şeyden bahsediyoruz gibi sanki. Mesela örnek verecek olursam hergün yatığım rutin işlerde sıkıntı yok kaygım olmaz ama örnek yaşadığım olay işyeri iftar yemeği vardı ben gitmedim kaçtım. Mesela benden daha kıdemili müdür vs. karşı cinslerde yemek yerken bu durumu yaşıyorum. Eve gelen misafir gibi

En basiti bir elimle çayımı tutup diğer elimle şeker katmak bana işkencedir.
Süpersin be hocam Derdimi anlayan biri çıktı. Son mesajımı da alıntıladım okuyarak bana tavsiyeni söyler misin lütfen