• 25-08-2018, 23:24:12
    #19
    Carillos adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    O halde sadece şunu düşünmenizi istiyorum ; bir kaç defa bununla yüzleşerek bundan kurtulmak mı yoksa sonsuza kadar bu korkuyla yaşamak mı ? Hangisindeki sıkıntı daha ağır basıyor ? Bu sorunun cevabı size korkularınızla yüzleşme konusunda motivasyon sağlayacaktır kanımca
    Ödevler bahsettiğim gibi korkularınızın temasına göre en basitten en çok korktuğunuz duruma/objeye doğru yüzleşme şeklinde oluyor.
    Basamak basamak olduğu için her seferi başardığınızda bir dahakini başarmak için gerekli gücü elde ediyorsunuz aslında
    Özgüvenin temeli de budur zaten.
    Teşekkürler kısa zamanda kitap okumakla başlayacağım yüzleşmek istiyorum tabi ama basamak basamak dediğiniz gibi küçükten büyüğe doğru gitmek istiyorum. Bu zamana kadar kaçındığım şeylerden başlamak mesela.

    Maddi imkanları zorlayacağım. Ama yinede bir sürü psikolog var. Alttaki alıntı da arkadaşın söylediği gibi sömürülmekte istemiyorum. İstanbul Anadolu yakası psikolog tavsiyeniz var mı ?

    KutlayUSTA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle geçmiş olsun. Bir psikoloji bölümü öğrencisi olarak ben de kaygı bozukluğunu 2 yıldır uzun süreli olarak çekiyorum. Öncelikle kaygı bozukluğu yaygın bir hastalık evet sizin durumunuz açısından söylemiyorum fakat çoğu zaman yaşanan olağan kaygılarla karıştırılıyor. Örneğin sınava giderken heyecanlanmak, sahne almayı beklerken ayaklarınızın titremesi normal kaygılar. Eğer bu kaygı hayatınızı zorlaştıracak duruma geldiyse ve sürekliyse ozaman kaygı bozukluğu katagorisine alınıyor. Kesinlikle burada yorum yapan arkadaşların gazına gelip "korkularımın üstüne yüreyeceğim" diyerek profesyonel yardım olmadan haraket ederek kendinize travma yaratmayın. Son olarak bir psikolog adayı olarak önerim gideceğiniz psikoloğu seçerken çok dikkat etmenizi tavsiye ediyorum. Çok rahat sömürülebilirsiniz.
    Teşekkürler. Benim kaygım sahne vs. sınav kaygılarının anlarım bunların dışında .

    İstanbul Anadolu yakası psikolog tavsiyeniz var mı ?
  • 25-08-2018, 23:27:42
    #20
    Carillos adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben burda kimseye gaz vermedim dostum , yorumunu yaparken başkalarını kötülemeden de yapabilirdin Hocamız zaten psikolojik/psikiyatrik destek aldığını belirttiği için ekstra ekleme yapmadım. Travma yaratır falan diyerek asıl travmayı siz yarattınız şu an o kişide Kaygı bozukluğu olan birine böyle saçma sapan şeyler söylenmeyeceğini sizin daha iyi bilmeniz lazım.
    Yorum yaparken kimseyi hedef almadım hocam, sadece burada yapılan yorumları çok dikkate almaması gerektiğini belirttim. Korkularla yüzleşme denilen olay özellikle gizli veya bilinen bir travmanın yarattığı etkiden doğan ansiyete bozukluğuna iyi gelmeyebileceğini söylemek istedim. Tanısı konulmuş psikolojik rahatsızlığa sahip bir insanın bir psikolog veya psikyatr olsanız dahi yüz yüze görüşmeden bir kaç terapi uygulamadan direk olarak "korkularıyla yüzleşmeye uygun" bir hasta olduğu tanısını koyup bunu telkin etmek çok yanlış ve etik dışı. Gerçekten yapılması gereken bir durumsa da buna bir profesyonelin karar vermesi gerekir.
  • 25-08-2018, 23:29:25
    #21
    Senin tüm açıklarını bilen .. seni çok iyi tanıyan.. neye kızdığını ..neyi taktığını bilen bişe var içimizde.. boş kaldığın heran seni etkisi altına alan bişe bu.. sana tavsiyem sürekli bişelerle uğraş.. boş zaman bırakma kendine.. boşta kalınca içimizdeki sinsi şey hep olumsuz düşüncelere çalışıyor.. kimse mükemmel değil.. mükemmel gördüklerin sadece mükemmel görünüyor.. aslında görünmeyen taraflarda ne fırtınalar kopuyor..

    Asıl tavsiyeme geliyim Allah bize kısa süreleri can simidi olarak vermiş.. Kuran'ın ve sürelerin gücüne inan.. Şeytanlar zihnimizi çok güzel kontrol altına alıyor.. Düşüncelerinde milisaniyelik zihnine giriyor.. seni bambaşka bir yöne çekiyor.. genelde bu olumsuz şeyler oluyor.. veya esrar içen adam zihninin açıldığını mükemmel çalıştığını düşünüyo buda şeytanın oyunu.. aslında senin zihnini o an serbest bırakıyor.. yani bi nevi özgürleşiyosun.. ama hangi durumda bu oluyor ; esrar veya alkol içerken .. asıl amaç seni savunmasız bırakıp zihninde daha derinlere inmek sanırım..


    kısaca tavsiyelerimi özetliyim ;

    - İçki veya alkol kullanma..
    - sürekli bişeylerle meşgül ol.. zihnini boş bırakma..
    - Az uyu mümkünse 4 saati geçmesin..
    - Ayetel kursi çok etkili bi süre .. sürekli oku..
    - Kısa süreler can simidi.. Felak ve Nas gibi .. Dİğer kısa sürelerin anlamlarına bak sana uygun olanı bulacaksın.. Onu sürekli oku.. Allah yol gösterecektir..
    - Şifa veren Allah'tır.. Bu yaşadıklarını çok basit şekilde atlatabilirsin.. Ama hiç bişe boşa deil.. yaşadıklarından ders çıkarman ..tecrübe etmen gerekiyor.. Heran sınavdasın..
    - Allah'ın yap dediğini yapmıyoruz ve savunmasız bırakıyoruz kendimizi.. ve zihnimizi benliğimize işliyor..

    Allah şifa versin.. Kısa zamanda düzelirsin inşAllah..
  • 25-08-2018, 23:31:59
    #22
    Stalkers adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Teşekkürler kısa zamanda kitap okumakla başlayacağım yüzleşmek istiyorum tabi ama basamak basamak dediğiniz gibi küçükten büyüğe doğru gitmek istiyorum. Bu zamana kadar kaçındığım şeylerden başlamak mesela.

    Maddi imkanları zorlayacağım. Ama yinede bir sürü psikolog var. Alttaki alıntı da arkadaşın söylediği gibi sömürülmekte istemiyorum. İstanbul Anadolu yakası psikolog tavsiyeniz var mı ?



    Teşekkürler. Benim kaygım sahne vs. sınav kaygılarının anlarım bunların dışında .

    İstanbul Anadolu yakası psikolog tavsiyeniz var mı ?
    Psikologtan ziyade terapi yönü de kuvvetli olan özel bir psikiyatriste gitmenizi tavsiye ederim. Belki gerçekten ilaç kullanmanız da gerekiyordur , psikologlar ilaç mevzusundan anlamaz ve veremez çünkü doktor değillerdir. İnternette bir takım araştırmalar yaparak doktorlar hakkında bilgi edinebilirsiniz. Eğer sadece ilaç dayıyorsa , davranışsal anlamda herhangi bir ödev veyahut korkularınızın üzerine gitme konusunda bir şey yapmadan sadece sözlü olarak sizi rahatlatmaya çalışıyorsa sömürülüyorsunuz demektir. Kaygı bozukluklarında düşünsel rahatlatmalara son derece karşıyım , çünkü beynin kaygı/korkudan da sorumlu olan amigdala adlı bölümü laftan sözden değil sadece davranışlardan ve yaşanmışlıklardan anlıyor. İşte yüzleşme kısmı bu yüzden önemli



    KutlayUSTA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yorum yaparken kimseyi hedef almadım hocam, sadece burada yapılan yorumları çok dikkate almaması gerektiğini belirttim. Korkularla yüzleşme denilen olay özellikle gizli veya bilinen bir travmanın yarattığı etkiden doğan ansiyete bozukluğuna iyi gelmeyebileceğini söylemek istedim. Tanısı konulmuş psikolojik rahatsızlığa sahip bir insanın bir psikolog veya psikyatr olsanız dahi yüz yüze görüşmeden bir kaç terapi uygulamadan direk olarak "korkularıyla yüzleşmeye uygun" bir hasta olduğu tanısını koyup bunu telkin etmek çok yanlış ve etik dışı. Gerçekten yapılması gereken bir durumsa da buna bir profesyonelin karar vermesi gerekir.
    Birebir aynılarını hatta daha fazlasını yaşayıp 2-3 sene boyunca terapi ve ilaç tedavisinden sonra şu an tamamen düzelmiş durumdayım. Ben zaten kişinin bir profesyonelin kontrolünde olduğunun çok net farkında olarak bu yorumları yaptım(mesajlarımdan anlayabilirsiniz). Burada yaşamış yenmiş biri olarak kendisine kendi tecrübelerimi aktardım , onun yapacağı şey ise tabii ki ilk olarak bunları doktoruna danışıp sormak olacaktır. Uygun görüldüğü takdirde de doktoru veyahut psikoloğu zaten gerekli uygulamayı yapacaktır. Kişinin açtığı konu üzerine kişisel kazanımlarımı ve test edilmiş tecrübelerimi paylaştım haliyle , abartmayın lütfen.
  • 25-08-2018, 23:40:58
    #23
    kimenet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Senin tüm açıklarını bilen .. seni çok iyi tanıyan.. neye kızdığını ..neyi taktığını bilen bişe var içimizde.. boş kaldığın heran seni etkisi altına alan bişe bu.. sana tavsiyem sürekli bişelerle uğraş.. boş zaman bırakma kendine.. boşta kalınca içimizdeki sinsi şey hep olumsuz düşüncelere çalışıyor.. kimse mükemmel değil.. mükemmel gördüklerin sadece mükemmel görünüyor.. aslında görünmeyen taraflarda ne fırtınalar kopuyor..

    Asıl tavsiyeme geliyim Allah bize kısa süreleri can simidi olarak vermiş.. Kuran'ın ve sürelerin gücüne inan.. Şeytanlar zihnimizi çok güzel kontrol altına alıyor.. Düşüncelerinde milisaniyelik zihnine giriyor.. seni bambaşka bir yöne çekiyor.. genelde bu olumsuz şeyler oluyor.. veya esrar içen adam zihninin açıldığını mükemmel çalıştığını düşünüyo buda şeytanın oyunu.. aslında senin zihnini o an serbest bırakıyor.. yani bi nevi özgürleşiyosun.. ama hangi durumda bu oluyor ; esrar veya alkol içerken .. asıl amaç seni savunmasız bırakıp zihninde daha derinlere inmek sanırım..


    kısaca tavsiyelerimi özetliyim ;

    - İçki veya alkol kullanma..
    - sürekli bişeylerle meşgül ol.. zihnini boş bırakma..
    - Az uyu mümkünse 4 saati geçmesin..
    - Ayetel kursi çok etkili bi süre .. sürekli oku..
    - Kısa süreler can simidi.. Felak ve Nas gibi .. Dİğer kısa sürelerin anlamlarına bak sana uygun olanı bulacaksın.. Onu sürekli oku.. Allah yol gösterecektir..
    - Şifa veren Allah'tır.. Bu yaşadıklarını çok basit şekilde atlatabilirsin.. Ama hiç bişe boşa deil.. yaşadıklarından ders çıkarman ..tecrübe etmen gerekiyor.. Heran sınavdasın..
    - Allah'ın yap dediğini yapmıyoruz ve savunmasız bırakıyoruz kendimizi.. ve zihnimizi benliğimize işliyor..

    Allah şifa versin.. Kısa zamanda düzelirsin inşAllah..
    Çok saolun hocam

    Carillos adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Psikologtan ziyade terapi yönü de kuvvetli olan özel bir psikiyatriste gitmenizi tavsiye ederim. Belki gerçekten ilaç kullanmanız da gerekiyordur , psikologlar ilaç mevzusundan anlamaz ve veremez çünkü doktor değillerdir. İnternette bir takım araştırmalar yaparak doktorlar hakkında bilgi edinebilirsiniz. Eğer sadece ilaç dayıyorsa , davranışsal anlamda herhangi bir ödev veyahut korkularınızın üzerine gitme konusunda bir şey yapmadan sadece sözlü olarak sizi rahatlatmaya çalışıyorsa sömürülüyorsunuz demektir. Kaygı bozukluklarında düşünsel rahatlatmalara son derece karşıyım , çünkü beynin kaygı/korkudan da sorumlu olan amigdala adlı bölümü laftan sözden değil sadece davranışlardan ve yaşanmışlıklardan anlıyor. İşte yüzleşme kısmı bu yüzden önemli
    Siz beni çok iyi anladınız ve benim durumumu da yaşamışsınız deneyimlisiniz. İnternette çok var güzel yprumlarda var kendilerine ama siz bir tavsiye de bulunursanız araştırırım. Pmde atabilirsiniz.
  • 25-08-2018, 23:41:17
    #24
    Notu da ekleyelim : Doktor tavsiyesi değildir , kişisel değişkenlerinizi ve sorununuzun kökeninde yatanı net olarak bilemeyeceğimizden ötürü en doğru bilgiyi profesyonel destek aldığınız kişi verecektir.
  • 26-08-2018, 00:02:08
    #25
    tek bir tavsiye verim (bende panik atak tedavisi gördüm) şu lanet olasıca bilgisayar ve telden az da olsa uzaklaş...Gez,dolaşşş
  • 26-08-2018, 00:17:35
    #26
    Doktor gibi hüküm vermek istemem ama bende insanların arasında kendimi rahatsız hissediyorum. İlla kaygı vb. şeyler olarakta düşünmemek lazım belki antisosyal de olabilirsiniz.

    Toplulukları ve farklı insanları veya kendinizden farklı insanlarla bulunmak istememek gibi. İnsan sosyal varlıktır diye salt tanımlamalarla sosyalliği sevmeyen insanlar hastaymış gibi bir algı oluşturuluyor. İnsan sosyal durumlarda iyi farklı kazanımlar elde edebiliyor fakat bu demek değildir ki doğrusu insanın sosyal olmasıdır.

    Ben uç noktada bir anti-sosyal değilim fakat ciddi düzeyde benimsemiş durumdayım. Fakat kontrol edemediğim düzeyde, sürekli üst üste toplulukla ve insanlarla iç içe olmaktan hiç hazzetmiyorum.

    Bu anti-sosyallik illa yabancılar değil sevdiğin aile üyelerin için bile geçerli olabiliyor. Sana hiçbir zararları olmadıkları halde en yakınlarınla bile, bir yabancı ile asansöre binmiş bir an önce asansörden inmek isteyen biri gibi hissediyorsun.

    ( Bu benim kendi teyitsiz amatör düşüncem, doğru ve sağlıklı tespit için psikologla görüşmek ve önerilerini, çözümlerini dinlemek güvenilir yöntemdir. )
  • 26-08-2018, 00:19:16
    #27
    Yıllar süren kaygı bozukluğunun kralını yaşadım spruları alabilirim