• 11-03-2021, 03:05:55
    #82
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bende bir işverenim. İş kul hakkına gelirse, işçi de işveren de yapıyor bunu. Ülkenin genel sorunu ne yazık ki.

    Kaç tane işçi çalıştığı 9 saatin 8 saatini verimli bir şekilde geçiriyor? Sigara, çay molalarının yanı sıra muhabbetin dibine vurarak zaman geçiren çok insan var.

    Bende sizin gibi düşündüğümden dolayı kendi işimi kurdum. Ama işin bu tarafı da oldukça zorlu. Sizin patron çakallık yapıyor belli ki ama insanların bir yerde çalışması için gerçekten normal sürelerinin üzerine çıkması gerekiyor bu ülkede.

    Ben size bugün 3 tane elemanımın 1 stajyerimin ve ofisin masrafını yazacağım.

    2.350 TL kira
    550 TL muhasebe
    400 TL elektrik
    550 TL doğalgaz
    100 TL su
    90 TL internet
    3 elemanın asgari ücretten maaşı 8.477,7 TL
    3 elemanın sigortası 3.255,53 TL
    1 stajyerin maaşı 767.1 TL
    4 elemanın aylık yemek masrafı 5.000 TL
    4 elemanın yol parası 600 TL
    Ofis içi kağıt havlu, tuvalet kağıdı, kahve, çay, deterjan gibi masraflar 750 TL

    Bunların üzerine çıkan stopaj, damga vergileri vs. var.

    Bakın cebime para girmeden daha kendi bağkurumu yatırmadan cebimden çıkan para minimum 22,890,33 TL.

    Şu pandemi boyunca hiçbirini işten çıkarmadık, kısa çalışma ödeneği vs. istemedik. 8 aydır kar yazmadan sırf insanların rahatı bozulmasın diye devam ettiriyorum. Kendi bağkur borcum olmuş 10K vergi borçlarım birikmiş 40K.

    Şimdi bu çalışan arkadaşlar yeri geliyor muhabbete dalıp arkada 1 saat boyunca takılıyorlar. Ses etmiyoruz insanların keyfi kaçmasın diye. Ama işverenin çakallığının yanında işçinin de çakallığı çok fazla.

    Konuyla biraz paralel gittim ama son zamanlarda işçilerin bu kadar ses çıkarması garibime gidiyor. Allah var benim çalışan arkadaşlarım iyi insanlar. Biz de ona göre sabah geleceği zaman 10 11 gibi gel diyoruz. Kimi zaman ertesi gün işimiz yoksa, gelme dinlen diyoruz. Kimi zaman ailesini görmeye ücretinden kesmeden izne yolluyoruz. Onlarda gerektiğine kalmaları gerekiyorsa, kalıyorlar.

    Genelleme yapmamalısınız bence. Çakallık yapan kadar iyi niyetli olan da çok ülkede. Genel bir sorunumuz var. Kimse dürüst değil o yüzden çığırtkanlık yapmaya gerek yok.
    Çalışanlar sanıyor ki iş verenler parayı götürüyor bize vermiyor. İş vereni eleştireceğine işçi maaşının yarısı kadar sigorta ve vergi giderlerinin olmasını eleştirmiyor. Mesela siz önemli bir kalemi atlamışsınız hocam oda tazminat. İş veren için en büyük giderlerden biri artık tazminat oldu.

    Bu konuda genel bir değerlendirme yapayım 40 saat çalışma modeli maalesef ki Türkiye’de uygulanabilen bir model değil ama bende bir insanın insani bir yaşam sürüp farklı aktivitelerde bulunmak için 40 saatten fazla çalışmaması gerektiğini düşünüyorum.

    Ben 40 saat üstü çalışayım birde ek mesai alayım diyenler şunu atlıyor. Yurt dışında ücretler saatlik hesaplanıyor. Türkiye’de iş veren iş yapma kapasiten ve yeteneğine göre hesaplıyor ve verdiği maaşın içinde mesainin olduğunu var sayıyor.

    Örneğin ABD’de 40 saat üstü overtime olarak adlandırılıp çalışanlara 40 saat üstü saat başı %50 fazla ödeniyor. Bu nedenle Sırf işçilerin shift değişikliği veya acil bir durumda over time ihtimali olmasın diye çoğu mavi yakalı işçi 35 saatten fazla çalıştırılmıyor. 35 saat çalışan bir asgari ücretli işçi geçinemiyor ve bu nedenle ikinci hatta üçüncü işinde çalışıyor. İki veya üç işte çalışan işçi geçinebiliyor ancak insani bir hayat süremiyor.

    Türkiye’de ise en büyük sorun yüksek vergiler. Devlet şirketlerin gizli en büyük kar ortağı. Bunun yanında çalışan her işçi de devlet için vergi ve pirim olarak gelir kapısı.

    Böyle bir ortamda iş vereni eleştirmek vicdansızlıktır.

    İş kuracam diyen arkadaş bir iş kur bakalım devlet nedir o zaman tanışmış oluyorsun. Helede bir de yanına 1 işçi al o zaman seni görelim. Gel düşüncelerini buraya yaz.
  • 11-03-2021, 03:53:03
    #83
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    @maxiimuss;

    Duanın kabul olması için şartlar var bir hadiste Peygamberimiz s.a.v bir adamın dua ettiğini görüyor ve şöyle buyuruyor.
    -Bu adamın yediği haram içtiği haram giydiği haram bu adamın duası nasıl kabul olsun?!

    Basit bir örnek ;
    Ülkenin neredeyse tamamına yakını faize bulaşmış durumda
    Faizin azıda çoğuda haram kim verirse versin kim alırsa alsın "faiz" haramdır.

    Delil
    Bakara 275.
    Bakara 276
    Bakara 277
    Bakara 278
    Bakara 279

    Velevki helal olsa bu 3ünün helal olması yeterlimi? ( Bir kişinin yediği helal içtiği helal giydiği helal
    )hayır başka şartlarda gerekli


    Dua işlemiyor böylelerine demeniz yanlış olur. Sizi tevhide davet edeyim inşaAllah "tevhid" bütün resullerin ortak davetidir.

    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Allah ıslah etsin diyecem ama dua da işlemiyor ki böylelerine hocam.
    chalap adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Parmak izi okuyucu sizin avantajınıza. Bir dava açın ve o çalıştığınız tüm saatlerin parasını faiziyle birlikte alın. Mng kargoda çalışan bir tanıdık vardı. Onların da çalışma saatleri çok uzundu. Dava açarak tüm mesai ücretini ve faizini aldı...
  • 11-03-2021, 08:11:37
    #84
    Allahın verdiği nefesi boşuna harcamayalım Sabah sabah sesli güldüm 😂

    Bu ülke de maalesef böyle, istersen çalışma der adam.


    https://youtu.be/h0KlsEscb14
    • maxiimuss
    bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 11-03-2021, 13:09:19
    #85
    BenLacivert adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    @maxiimuss;

    Duanın kabul olması için şartlar var bir hadiste Peygamberimiz s.a.v bir adamın dua ettiğini görüyor ve şöyle buyuruyor.
    -Bu adamın yediği haram içtiği haram giydiği haram bu adamın duası nasıl kabul olsun?!

    Basit bir örnek ;
    Ülkenin neredeyse tamamına yakını faize bulaşmış durumda
    Faizin azıda çoğuda haram kim verirse versin kim alırsa alsın "faiz" haramdır.

    Delil
    Bakara 275.
    Bakara 276
    Bakara 277
    Bakara 278
    Bakara 279

    Velevki helal olsa bu 3ünün helal olması yeterlimi? ( Bir kişinin yediği helal içtiği helal giydiği helal
    )hayır başka şartlarda gerekli


    Dua işlemiyor böylelerine demeniz yanlış olur. Sizi tevhide davet edeyim inşaAllah "tevhid" bütün resullerin ortak davetidir.
    hala faiz haramdır tartışması sürüyor mu ya faiz günümüzün gerekliliğidir. kural indirildiğinde ortada enflasyon yoktu, 10 un değeri hep 10 du. insanlar 10 birimini faize koyup 11 yapıyor ve kazanç sağlıyordu. buna tefecilik deniyordu. tefeciliği engellemek için böyle bi kural getirildi. günümüzde ise enflasyon yüzünden faiz denilen şey sadece paranın değeri korumanı sağlayan sistemdir. bu yüzden enflasyonun olmadığı ülkelerde faiz eksi dahi olur japonya, almanya gibi. bankaya 100 bin koy, faize yatır 1 ay sonra 100.005 olarak dönüş alırsın en fazla enflasyon mevcut değilse. yani mevcut düzende faiz sisteminin temel sebebi paranı korumanı sağlamasıdır. ben bankaya 100 bin tl koydum, 5 yıl sonra geri çektiğinde 100 bin tl nin alacağı ürün 100 den 50 ye düştükten sonra kim benim zararımı karşılayacak? faizi haram kılan gelsin zararımı ödesin o mantıkla. adalet diyoruz ya, nerede benim 100 birime denk gelen emeğimin karşılığı, niye yarısı yok oldu gitti? biraz düşünün sadece. biraz.

    gelelim başlıktaki mevzuya. millet tartışmış yok işçi kaytarıyor yok muhabbet ediyor vs diye. işini görmeyen adamı işten kovarsın, bitti. kimse kimseye muhabbet etmiyor, kimseyle iletişim kurmuyor diye para ödemez. işini gördüğü için para öder. sen adama iş verirsin ve şu sürede bitsin dersin. adamın becerisi senin verdiğin süreden daha kısa sürede bitirecek ölçüdeyse adam 10 saatte bitirmesi söylenen işi 10 saate yavaş yavaş yayma ikiyüzlülüğünü yapmak yerine 2 saatte bitirir, kalan 8 saati muhabbet gırgır çevirir. sana ne? senin işin görüldü mü,, görülmedi mi bakman gereken tek mesele bu. sana ne adam kimle konuşmuş ne yapmış ne etmiş sigara içmiş mi vs vs. sana ne? işini görmüyorsa kov. bu kadar. yok vicdanlıymış da yok insaflıymış da bilmem neymiş. geçin bunları. herkes sömürülmeye müsade etmiyor, herkesi öyle keyfinize göre 50-60 saat çalıştıramıyorsunuz, bulduğunuzda da kaçmasın diye katlanıyorsunuz adamın muhabbetine sigarasına, bu kadar net.

    ciddiyetten, iş ahlakından, resmi ortamdan bahsedilecekse eğer önce sen işveren olarak sorumluluklarını yerine getir. yürüteceğin işin plan projesi belli mi? hangi tarihte hangi görevlerin tamamlanması gerektiği, deadline ların hazır mı? raporlarla gidişatı kontrol ediyor musun, infografikler oluşturup şirket çalışanlarınla süreci paylaşıp yanlışı doğruyu eksiği fazlayı konuşuyor musun? yoksa yaptığın tek şey kapıdan içeri girip milleti gözetlemekten ibaret mi. önce kendinizi yetiştirin, iyileştirin. sonra çalışanları da bu hizaya sokarsınız. kimsenin muhabbeti goygoyu adamlar işi aksatmadığı müddetçe sizi bağlamaz. işi aksattığını düşündüğünüz, beceriksiz bulduğunuz, sizin ona sunduğunuz imkanları suistimal edip ödediğiniz bedeli hak etmediğini düşündüğünüz kişiyi karşınıza çeker gerekçelerinizi sunar ve önce ikaz edersiniz. baktınız kişi aynı süreci devam ettiriyor, işini yapması gereken noktada gidip muhabbet ediyor, verilen görevleri yerine getirmiyor, çıkışını istersiniz. eğer çıkışını istediğinizde yasalar buna müsade etmiyorsa işe alırken kendi kurallarınızı net belirleyip bunu kabul edenlerle çalışırsınız. kurallara uymadığı için çıkışını istediğiniz kişinin de itiraz hakkı olmaz. adamın çalışma süresi 8 saat, bu koca 8 saat içinde senin işini görmüyor da fazladan 5 saat daha çalıştırman gerekiyorsa kov kardeşim adamı. kov. ne tutuyorsun? ha ama 8 saatlik çalışma süresine 15 saatlik iş yığıyorsan da o zaman dur bi kendini sorgula, ben napıyorum de.

    çok şükür 19 umdan bu yana hiç kimsenin yanında çalışmıyorum tek başıma uğraşıyorum, mücadelemi veriyorum. 3 farklı pc teknik servisi, 2 farklı fabrika ortamında çalıştım öncesinde de. hepsinde gördüğüm şey, patronun işçisini sömürüyor olmasıydı. örneğin internetten bilgisayar satışı yapan birinin yanında çalışıyordum. o satış yapıyor malları getiriyor ben de arkada kasayı topluyor imajını basıp paketliyordum. plaza 10 da açılıyor, çıkışımız 8 oluyordu. ama 12 ye dek çalıştığım çok zaman biliyorum(elbette mesai ücreti falan yok) üstelik " tek başıma ". adam yanıma birini alıp koymuyordu bile. ayakta gün boyu saatlerce kutu paketlediğini, pc topladığını imajıyla uğraştığını vs vs. düşün. yaş 17-18. işe başladığımda 550 lira teklif etmişti kabul etmiştim. ne asgari ücret bilirim, ne diğer firmalarda maaşlar ne bilirim, adam fiyatı söylemiş bana da iş lazımdı tamam dedim. sonradan öğrendim ki asgari ücret 630 falanmış. adama utana sıkıla söyledim bak düşün. abi dedim asgari 630 muş niye ben düşük alıyorum. adam " aa öyle miymiş " dedi böyle asgari ücret kelimesiyle ilk defa karşılaşmışçasına sanki bilmiyormuş gibi. peki o zaman dedi o zaman bana asgari ödemeye başladı. sigorta mı? hak getire, konusu bile dönmedi. normalde adam 1 ay bile çalışsa yapmak zorundasın. her neyse günde 20-30 pc topluyorum yeri geldiğinde 630 liraya tek başıma çalışırken ama baktım bu böyle olmayacak. bildiğin sömürüyor adam her şeyimi. bigün düşündüm ve dedim ki, abi benim her topladığım pc den bana 2 tl komisyon verir misin?

    adamdan sanki canını istemişim gibi tribe girdi. 2 lira lan. 2. koca 1 bilgisayar satışından, bu işin en az %50 sini yürüten çocuğa 2 lira komisyon. bu. yok, adam bağırıp çağırıyor kendince. dedim iyi. bir gün biraz geç uyanmışım. tam böyle işe varış saatine yakın. 9.5 gibi. evden dükkana gidiş yarım saat ortalama ama karnım nasıl aç. evin yanında da dönerci var, şurada bi döner yiyim öyle gidiyim dedim. siparişi verdim bekliyorum o sırada da patronu aradım. abi dedim böyle böyle geç uyanmışım yemek yiyemedim dönercideyim bi yarım yiyip gelcem yarım saat gecikiyorum kusra bakma vs. adam telefonda bana bir bağırmaya başladı. öyle böyle değil. yok gel hemen yok oturma yarım saat falan bekleyemem bilmem ne. dönerin parasını masaya koydum kalktım gittim dükkana bi şey yemeden. arkada kasa topladığımız yerde bekliyor hemen geçtim yanına oradaki malzemeleri paketlerinden çıkarıp kasayı toplamaya başladım suratımda inanılmaz bi sinir, yüzüm sinirden kızarmış vaziyette. bu da artık patlama noktasına gelmiş olacak başladı kükremeye, ben bi şey söylemeden bekledim. bitirdi. tamam dedim çıkışımı alcam haftaya ayrılıyorum kendine adam bul o vakte dek. bi sustu bu. sessizleşti. nasıl ya falan oldu. sonra içeri gitti, bi süre sonra tekrar gelip çıkmak mı istiyosun vs dedi sakin tonla. evet, çalışmak istemiyorum burada daha fazla dedim eski artist hallerinden eser kalmadı. işlerini yaptırdığı, dilediğince sömürdüğü tek kişi de ayrılınca artık yeni birini bulmak zorundaydı sömüreceği. velhasılı kelam kurtuldum yanından sonrasında. benden sonra ara ara kontrol ediyodum hesabını, eskiden çatır çatır minimum 500-600 liralık pc ler satan adam( dönemin asgarisi işte) sonrasında klavye, mouse, mousepad vs lere düşmüş ardından kapanmış gitmişti.

    bu sadece tek bir örnek. çalıştığım her ortamda bu ve kopyası insanlara denk geldim, hepsinin ortak özelliği işçiyi sömürme üzerineydi. o yüzden burada boşa çenenizi yormayın, patronların çoğu işçisini sömürür. bitti.
  • 11-03-2021, 14:01:00
    #86
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hala faiz haramdır tartışması sürüyor mu ya faiz günümüzün gerekliliğidir. kural indirildiğinde ortada enflasyon yoktu, 10 un değeri hep 10 du. insanlar 10 birimini faize koyup 11 yapıyor ve kazanç sağlıyordu. buna tefecilik deniyordu. tefeciliği engellemek için böyle bi kural getirildi. günümüzde ise enflasyon yüzünden faiz denilen şey sadece paranın değeri korumanı sağlayan sistemdir. bu yüzden enflasyonun olmadığı ülkelerde faiz eksi dahi olur japonya, almanya gibi. bankaya 100 bin koy, faize yatır 1 ay sonra 100.005 olarak dönüş alırsın en fazla enflasyon mevcut değilse. yani mevcut düzende faiz sisteminin temel sebebi paranı korumanı sağlamasıdır. ben bankaya 100 bin tl koydum, 5 yıl sonra geri çektiğinde 100 bin tl nin alacağı ürün 100 den 50 ye düştükten sonra kim benim zararımı karşılayacak? faizi haram kılan gelsin zararımı ödesin o mantıkla. adalet diyoruz ya, nerede benim 100 birime denk gelen emeğimin karşılığı, niye yarısı yok oldu gitti? biraz düşünün sadece. biraz.

    gelelim başlıktaki mevzuya. millet tartışmış yok işçi kaytarıyor yok muhabbet ediyor vs diye. işini görmeyen adamı işten kovarsın, bitti. kimse kimseye muhabbet etmiyor, kimseyle iletişim kurmuyor diye para ödemez. işini gördüğü için para öder. sen adama iş verirsin ve şu sürede bitsin dersin. adamın becerisi senin verdiğin süreden daha kısa sürede bitirecek ölçüdeyse adam 10 saatte bitirmesi söylenen işi 10 saate yavaş yavaş yayma ikiyüzlülüğünü yapmak yerine 2 saatte bitirir, kalan 8 saati muhabbet gırgır çevirir. sana ne? senin işin görüldü mü,, görülmedi mi bakman gereken tek mesele bu. sana ne adam kimle konuşmuş ne yapmış ne etmiş sigara içmiş mi vs vs. sana ne? işini görmüyorsa kov. bu kadar. yok vicdanlıymış da yok insaflıymış da bilmem neymiş. geçin bunları. herkes sömürülmeye müsade etmiyor, herkesi öyle keyfinize göre 50-60 saat çalıştıramıyorsunuz, bulduğunuzda da kaçmasın diye katlanıyorsunuz adamın muhabbetine sigarasına, bu kadar net.

    ciddiyetten, iş ahlakından, resmi ortamdan bahsedilecekse eğer önce sen işveren olarak sorumluluklarını yerine getir. yürüteceğin işin plan projesi belli mi? hangi tarihte hangi görevlerin tamamlanması gerektiği, deadline ların hazır mı? raporlarla gidişatı kontrol ediyor musun, infografikler oluşturup şirket çalışanlarınla süreci paylaşıp yanlışı doğruyu eksiği fazlayı konuşuyor musun? yoksa yaptığın tek şey kapıdan içeri girip milleti gözetlemekten ibaret mi. önce kendinizi yetiştirin, iyileştirin. sonra çalışanları da bu hizaya sokarsınız. kimsenin muhabbeti goygoyu adamlar işi aksatmadığı müddetçe sizi bağlamaz. işi aksattığını düşündüğünüz, beceriksiz bulduğunuz, sizin ona sunduğunuz imkanları suistimal edip ödediğiniz bedeli hak etmediğini düşündüğünüz kişiyi karşınıza çeker gerekçelerinizi sunar ve önce ikaz edersiniz. baktınız kişi aynı süreci devam ettiriyor, işini yapması gereken noktada gidip muhabbet ediyor, verilen görevleri yerine getirmiyor, çıkışını istersiniz. eğer çıkışını istediğinizde yasalar buna müsade etmiyorsa işe alırken kendi kurallarınızı net belirleyip bunu kabul edenlerle çalışırsınız. kurallara uymadığı için çıkışını istediğiniz kişinin de itiraz hakkı olmaz. adamın çalışma süresi 8 saat, bu koca 8 saat içinde senin işini görmüyor da fazladan 5 saat daha çalıştırman gerekiyorsa kov kardeşim adamı. kov. ne tutuyorsun? ha ama 8 saatlik çalışma süresine 15 saatlik iş yığıyorsan da o zaman dur bi kendini sorgula, ben napıyorum de.

    çok şükür 19 umdan bu yana hiç kimsenin yanında çalışmıyorum tek başıma uğraşıyorum, mücadelemi veriyorum. 3 farklı pc teknik servisi, 2 farklı fabrika ortamında çalıştım öncesinde de. hepsinde gördüğüm şey, patronun işçisini sömürüyor olmasıydı. örneğin internetten bilgisayar satışı yapan birinin yanında çalışıyordum. o satış yapıyor malları getiriyor ben de arkada kasayı topluyor imajını basıp paketliyordum. plaza 10 da açılıyor, çıkışımız 8 oluyordu. ama 12 ye dek çalıştığım çok zaman biliyorum(elbette mesai ücreti falan yok) üstelik " tek başıma ". adam yanıma birini alıp koymuyordu bile. ayakta gün boyu saatlerce kutu paketlediğini, pc topladığını imajıyla uğraştığını vs vs. düşün. yaş 17-18. işe başladığımda 550 lira teklif etmişti kabul etmiştim. ne asgari ücret bilirim, ne diğer firmalarda maaşlar ne bilirim, adam fiyatı söylemiş bana da iş lazımdı tamam dedim. sonradan öğrendim ki asgari ücret 630 falanmış. adama utana sıkıla söyledim bak düşün. abi dedim asgari 630 muş niye ben düşük alıyorum. adam " aa öyle miymiş " dedi böyle asgari ücret kelimesiyle ilk defa karşılaşmışçasına sanki bilmiyormuş gibi. peki o zaman dedi o zaman bana asgari ödemeye başladı. sigorta mı? hak getire, konusu bile dönmedi. normalde adam 1 ay bile çalışsa yapmak zorundasın. her neyse günde 20-30 pc topluyorum yeri geldiğinde 630 liraya tek başıma çalışırken ama baktım bu böyle olmayacak. bildiğin sömürüyor adam her şeyimi. bigün düşündüm ve dedim ki, abi benim her topladığım pc den bana 2 tl komisyon verir misin?

    adamdan sanki canını istemişim gibi tribe girdi. 2 lira lan. 2. koca 1 bilgisayar satışından, bu işin en az %50 sini yürüten çocuğa 2 lira komisyon. bu. yok, adam bağırıp çağırıyor kendince. dedim iyi. bir gün biraz geç uyanmışım. tam böyle işe varış saatine yakın. 9.5 gibi. evden dükkana gidiş yarım saat ortalama ama karnım nasıl aç. evin yanında da dönerci var, şurada bi döner yiyim öyle gidiyim dedim. siparişi verdim bekliyorum o sırada da patronu aradım. abi dedim böyle böyle geç uyanmışım yemek yiyemedim dönercideyim bi yarım yiyip gelcem yarım saat gecikiyorum kusra bakma vs. adam telefonda bana bir bağırmaya başladı. öyle böyle değil. yok gel hemen yok oturma yarım saat falan bekleyemem bilmem ne. dönerin parasını masaya koydum kalktım gittim dükkana bi şey yemeden. arkada kasa topladığımız yerde bekliyor hemen geçtim yanına oradaki malzemeleri paketlerinden çıkarıp kasayı toplamaya başladım suratımda inanılmaz bi sinir, yüzüm sinirden kızarmış vaziyette. bu da artık patlama noktasına gelmiş olacak başladı kükremeye, ben bi şey söylemeden bekledim. bitirdi. tamam dedim çıkışımı alcam haftaya ayrılıyorum kendine adam bul o vakte dek. bi sustu bu. sessizleşti. nasıl ya falan oldu. sonra içeri gitti, bi süre sonra tekrar gelip çıkmak mı istiyosun vs dedi sakin tonla. evet, çalışmak istemiyorum burada daha fazla dedim eski artist hallerinden eser kalmadı. işlerini yaptırdığı, dilediğince sömürdüğü tek kişi de ayrılınca artık yeni birini bulmak zorundaydı sömüreceği. velhasılı kelam kurtuldum yanından sonrasında. benden sonra ara ara kontrol ediyodum hesabını, eskiden çatır çatır minimum 500-600 liralık pc ler satan adam( dönemin asgarisi işte) sonrasında klavye, mouse, mousepad vs lere düşmüş ardından kapanmış gitmişti.

    bu sadece tek bir örnek. çalıştığım her ortamda bu ve kopyası insanlara denk geldim, hepsinin ortak özelliği işçiyi sömürme üzerineydi. o yüzden burada boşa çenenizi yormayın, patronların çoğu işçisini sömürür. bitti.
    Hocam faiz konusunda siiznle aynı fikirde değilim Ama diğer dediklerinize sonuna dek katılıyorum. 45 saat çalışmam gerekirken 58 saat çalışıyorum. Ben sigara,çay,kahve molası vermiyorum. Öğle arası da yok yemeği 10 dakika yiyip yine iş başına bu şekilde çalışıyorum.Gelmiş burada iki tane patron olacak adamlar yok avrupada millet robot gibi çalışıyor yok şöyle yok böyle. Çünkü kendileri euro ile maaş veriyor ya bize avrupayı örnek gösteriyorlar. Ayrıca avrupa da da dedikleri gibi sömürü sistemi filan da yok. Bunları niye diyorlar biliyormusun ? Çünkü evet biz patronlar olarak aç gözlülük yapıp, çalışanın kul hakkına girip paramızı kazanıyoruz diyemeyecekleri için. (Adam olan patronlar hariç tutarım.%1 veya 2 lik dilim)
  • 11-03-2021, 14:22:58
    #87
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam faiz konusunda siiznle aynı fikirde değilim Ama diğer dediklerinize sonuna dek katılıyorum. 45 saat çalışmam gerekirken 58 saat çalışıyorum. Ben sigara,çay,kahve molası vermiyorum. Öğle arası da yok yemeği 10 dakika yiyip yine iş başına bu şekilde çalışıyorum.Gelmiş burada iki tane patron olacak adamlar yok avrupada millet robot gibi çalışıyor yok şöyle yok böyle. Çünkü kendileri euro ile maaş veriyor ya bize avrupayı örnek gösteriyorlar. Ayrıca avrupa da da dedikleri gibi sömürü sistemi filan da yok. Bunları niye diyorlar biliyormusun ? Çünkü evet biz patronlar olarak aç gözlülük yapıp, çalışanın kul hakkına girip paramızı kazanıyoruz diyemeyecekleri için. (Adam olan patronlar hariç tutarım.%1 veya 2 lik dilim)
    staj yaparken 300 lira aylığım vardı(yaş 15-16). 2 ay boyunca ödenmedi. en sonunda indim yanlarına dedim siz hayırdır. bu dükkana o kadar mal gelip gidiyor buna para bulan benim 3 kuruşumu niye aylardır ödemiyor. bana söyledikleri şey, biz bunları belki senetle aldık, belki iş karşılığı aldık bla bla bla ve bla.

    özetle. insanlara hakkını vermeyen adamlar her zaman bahaneler bulur. karşısındakini haksız göstermek için de dümeni ona göre kırmayı bilir. yaptıkları "sözüm ona patronluk işinin" bi parçasıdır çünkü bu da. boş koy.
  • 11-03-2021, 15:34:55
    #88
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Böyleleri çok Pastanede çalışıyordum bende
    Şefimiz anlattı dedi başka şubeleri de olan x adlı pastaneden bir eleman ağzına tezgahtan kurabiye attığı için patron kameradan izlerken görüyor arıyor onları fırça atıyor.
  • 11-03-2021, 15:56:23
    #89
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam gelmiş buraya iki tane patron sıkıp sıkıp duruyorlar. Yok sistem böyle, yok avrupa da millet robot gibi çalışıyor vs vs hemen düzinelerce bahaneleri de hep hazır yanlarında. Farkındaysan hiçbirine yanıt bile vermiyorum. Çünkü bu kafa değişmez, mermer çatlat bunlar değişmez.Ben saldım artık kendi işimi kurana dek sabrediyorum sen de öyle yap hocam.
    Hocam sen bu kafayla gidersen, gittiğin hiçbir yerde mutlu da olamazsın verimli de olamazsın. Üzüldüm sana açık konuşayım. Kendi işini umarım kurarsın. Kurduğun gün ne demek istediğimizi çok iyi anlacaksın.
    • KR@LKSK
    • digiklan
    KR@LKSK ve digiklan bunu beğendi.
    2 kişi bunu beğendi.
  • 11-03-2021, 16:02:06
    #90
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam sen bu kafayla gidersen, gittiğin hiçbir yerde mutlu da olamazsın verimli de olamazsın. Üzüldüm sana açık konuşayım. Kendi işini umarım kurarsın. Kurduğun gün ne demek istediğimizi çok iyi anlacaksın.
    Hocam okadar ilginçsiniz ki, demiyorsunuz ki insanların hakkına giren patronlar yanlış ediyor (tüm patronlar için demiyorum) diyorsunuz ki bu kafayı değişin mutlu olamazsınız diyorsunuz. Allah aşkına şakamı bu ya. Neyse uzatmayalım siz de alıntılamayın lütfen,iyi günler.