• 25-02-2018, 23:08:08
    #46
    Yediğin, içtiğin, yaptığın hiçbir şeyden tat almadığını söylemişsin ancak daha yapmadığın, zevkine varamadığın bir çok şey olduğuna eminim. Eğer bu düşünceden uzaklaşmazsan yapamayacaksın da. Neden daha yapamadığın şeyleri yapmaya çalışmıyorsun? Hem böyle bir durumda sadece kendini değil, aileni de düşünerek hareket etmelisin. Sonuçta senin kendini sevdiğinden daha çok ailen seni seviyor. Arkadaşların, dostların seviyor. Psikologa gittiğinde neden bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu ispat etmene gerek yok. Sırf içini rahatlatmak için bile gidebilirsin.
  • 25-02-2018, 23:30:58
    #47
    Hocam gelecek ve rızık kaygısı hepimizde olması gereken bir duygu lakin hepimiz inanan insanlarız ALLAH c.c herkesin rızkını yazmıştır biz ne kadar zorlarsak zorlayalım rızkımızdan fazlasını ne elde edebiliriz nede bizim olan bir şeyi başkası alabilir döner dolaşır yine bizi bulur.
    zamanın birininde beyazıd-ı bestami hz leri camiye gider akşam nazazını cemaatle beraber kılarlar ve imam hz'te doner derki ya beyazıt sen çalışmazsın kimseden de bir sey istemezsin geçimini nasıl sağlarsın der beyazıt bestami hazretleri derki ben hemen akşam namazını tekrar eda edeyim daha rızıkları ALLAH c.c nün dağıttını ve kefil olduğunu bilmeyen birinin ardında namaz kıldım der ve namazını tekrar kılar. yani hiç beklemediğin bir yerden kapı açılır ve olaylar öyle gelişirki akıl mantık almaz.

    bu gelen intihar isteklerinin 2 sebebi olabilir çevremdeki insanların yaşadıkları ve çözümlerinden deneyimlediklerimce
    1) piskolojik bir durum olabilir eğer öyleyse işinin ehli bir doktora gözükmek ve doğru ilaçtan geçer
    2) ruhani varlıkların verdiği bir duygudur bunun tedaviside ibadetlere sarılmak ve bolca zikir halkalarına katılmaktır.
  • 25-02-2018, 23:33:29
    #48
    Yav adamlara bak. böyle konuları görünce cinlerim tepeme çıkıyor. Ne yaşadınız arkadaş siz intiharı düşünüyorsunuz?

    Eliniz ayağınız mı yok? Ananızı babanızı mı kaybettiniz? Borç batağında mısınız? Kardeşinizi sevgilinizi mi kaybettiniz? Sakat mısınız? Eviniz mi yok? Sokakta mı yaşıyorsunuz? İnsanlar tarafından bir ayıbınız yüzünden dışlanıyor musunuz? Ailenden biri yada sen kanser falan mısın?

    Ne ulan sizin derdiniz? İntihar edecekmiş. Bir cacık yapamaz öyle avel avel bakarsın ekrana.

    Yazık yahu hiç mi vicdanınız sızlamıyor ne halde insanlar var. Bir gün olsun isyan etmemeye çalışıyorlar bizimkilere rahat batıyor anasını satayım. Neymiş efendim hayattan zevk almıyor can sıkıntısı intiharı düşündürüyormuş.
    • CFX
    • wmfrm
    CFX ve wmfrm bunu beğendi.
    2 kişi bunu beğendi.
  • 25-02-2018, 23:35:07
    #49
    CasperPC adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında hepimiz mecbur olarak yaşıyoruz, bazılarımız bu yarışta pes ediyor ve 13 yaşında intihar ediyor. Bazılarımız ise sağlıklı olduğuna ve bir miktar parası olduğuna güvenerek her gün yeni bir şeyler öğrenmek, yapmak, kendisine düşen görevleri yerine getirmek için yaşamak istiyor. Hepimizin belirli zorunlulukları yok, bakacak ailesi veya kendine bakma zorunluluğu yok. Bazılarımızın ise her gün köpek gibi sabahlara kadar çalışıp bakması gereken bir ailesi, bir sevdiği ve kendisi var.
    Şunu düşün, sanatçılar, devlet adamları, tanınmış kişiler ve zenginler bunlara ölümsüz diyebiliyorsun, tamam ama bu kişilerde ölecek. Senin arkanda seni hatırlayacak kişiler bırakman eğer cinsel olarak yeterliysen (yani üreme yetin var ise) arkanda seni hatırlayacak en azından 1 tane dahi olsa çocuk bırakman mümkün. Evlenip, çocuk yapıp seni hatırlayabilecek ve diğer nesillere aktarabilecek bireyler dünyaya getirebilirsin. Kendini değersiz hissetme. Arkanda kendinden olan çocuğunu bırakabilirsin, eğer dersen evlenmek istemiyorum, çocuk yapmak istemiyorum bu durumda yine dünyaya nasıl faydalı olabileceğini düşünebilir ve faydalı olduğunu düşündüğün şeyleri yapabilirsin.
    Tabii eğer bir insan yaşamayı sevmiyor ise gerçekten intiharı düşünüyor ise ne yapar eder bir şekilde yolunu bulur ve intihar edecek nedeni bulur, intihar etmekte bir tercihtir: Nasıl mı? Her birey özgürdür, 10 yaşında çocuk dahi bazen kendi isteklerini yapar o çok korktuğu babasını dinlemez. İşte yaşam böyle tuhaf, ama neredeyse %95 insan için yaşanması gereken bir dünya kuralıdır.
    Evrim'in bana dayattığı neslini devam ettirme zorunluluğunu ben bu dünya için kullanmak istemiyorum. İnsanlar kendi nesillerine yaşanabilir bir dünya bırakmak için çabalamak yerine bugün ki gibi açgözlülükle her şeye sahip olma savaşında oldukları sürece bir çocuk sahibi olup onu bu bataklıkta yaşamaya mecbur bırakmak istemiyorum. Benim ölümsüzlükten kastım bıraktığı eserlerdi. Atatürk'ün belki bugün yaşayan bir akrabası yok ama o ölümsüzlüğü kazanabildi, Gogol sefalet içinde öldü ama bin yıl sonra dahi yazdıklarını okuyan çocuklar olacak, Da Vinci'nin çizdikleri binlerce yıl sonra dahi insanlara güzel duygular hissettirecek, Cengizhan'ın acımasız bir lider olması onu ölümsüz yapmıştır, Yahudiler bin yıl sonra dahi en büyük düşmanları Hitler'i hep hatırlayacaklar.
    Bir adam tanıdım uzun seneler önce; Taksim'de sokakta yaşıyordu. Her akşam yanına gider sohbet ederdim, sokakta gördüğüm birçok insandan daha değerliydi benim için. Yıllardır görmedim belki de öldü gitti, arkasında hiçbir şey bırakmadan, öylece gitti işte. Babama soruyorum dedeni hatırlıyor musun diye, hiçbir şey hatırlamıyor, tamamen unutmuş. Dedesini hatırlayan son kişi babasıydı o da iki sene önce acı içinde öldü gitti. Neresinden bakarsan bak bir Gogol değilsen unutulacaksın, kemiklerin toprak olup yeni mezar yeri için üstüne başka bir ölü gömüldüğünde senden geriye tozdan başka bir şey kalmayacak.

    Dünya üzerinde şu anda 8 milyar civarı insan yaşıyor, yüz yıl sonra sayısı bini geçmeyen isim haricinde geri kalanların tamamı unutulup gidecek. Saçma sapan bir düzende fiziksel yaşantını devam ettirmek için tatil dahi yapamadan saatlerce eşşek gibi çalışmanın anlamı ne? Ben hergün bunu düşünüyorum, bir türlü yaşama anlam katamıyorum, bu bana büyük bir ızdırap veriyor. Keşke bende sokakta yürüyen o genç adam gibi hayatın amacını düşünmeden yaşayabilseydim, çok daha mutlu olurdum.
  • 25-02-2018, 23:41:35
    #50
    Aynı yöntemle bir arkadaşı intihardan vaz geçirmiştim.
    " Kardeş sen önce tüm sevdiklerini yaz, senin için üzülecekleri buraya listele. Sonra çekinmeden intihar et, üzülme biz onları ikna ederiz. "
  • 25-02-2018, 23:46:07
    #51
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    mamifilm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İntiharı düşünmemin ne işle ne sevgiliyle ne de fiziksel bir durumla alakası yok. Çok fazla kız arkadaşım da oldu, genç yaşta güzel paralar da kazandım harcadım. Benim durumum daha çok yaşamaya bir anlam katamamaktan kaynaklanıyor. İnsanları izlemeyi seven birisiyim, bazen sokakta öylece durur geçip giden insanları düşünüyorum. Onların yaşantıları hakkında hayaller kuruyorum ve hepsinin sonucu bana boş geliyor. Boş, yaşamak tamamen boş. Bana göre öyle. Doğuyoruz, büyüyoruz, yaşlanıyoruz ve ölüyoruz. Arkamızda ise hiçbir şey bırakmıyoruz, yok olup gidiyoruz, elimizde kalansa dünyanın çilesini çekmek için harcadığımız yıllar. Dünyanın sistemi insanları öyle köreltiyor ki yaptığımız şeyleri ne için yaptığımızı veya anlamının ne olduğunu dahi bilmiyoruz. Ölümün tek gerçek olduğu bir yerde ben niye bu kadar acıya katlanayım ki? Sanatçıları, düşünürleri, büyük liderleri bu durumun dışında tutuyorum çünkü onlar ölümsüzlüğe ulaşmış çok özel insanlardır. Peki ya ben? Benim hiçbir yeteneğim, vasfım yok, sıradan bomboş bir insanım. Bugün ölsem 50 yıl sonra beni hatırlayan dahi olmayacak, zihinlerden dahi kaybolacağım ve tamamen yok olacağım. Dünyada ki maddesel işler bana tamamen boş geliyor, her gün 10 saat çalışan bir insanın tek amacı kendi ve ailesinin karnını doyurmak, böyle bir yaşam mı olur?
    Anladığım kadarıyla bu yaşadığınız tam olarak varoluş sancısı. Ve gayet normal bir durum, insanın özünde var. Seni çok iyi anlayabiliyorum.

    Kendisine bir amaç bir hedef belirleyen ve gelecek, başarı planları kuran insanlar yaşama daha çok bağlı oluyor. Öbür türlü kendimizi hayattan, dünyadan her şeyden soyutlamış oluyoruz. Yarını niye yaşamak isteyesin ki değil mi? Bunu yenmek için yarından bir şekilde beklentin olmalı. Ne bileyim avm de toyota chr çekilişinin yarın açıklanması bile insanı yarına karşı bir bekleyişe sokuyor, umutlarını canlandırıyor. Misal seo çalışması yapıyorsundur acaba yarın sıralamada nasıl değişikler olacak, diğer gün bu iş olacak herhalde bekleyelim görelim tarzında kendine bir hedef belirlemelisin; bunu nasıl yaparsın bilemem ama emin ol üzerine düşün, etkilerini hemen fark edeceksin.

    "Sonuç" odaklı düşünüyorsun. Direk sonuca bakıyorsun ve sonra ee ne olacak? bu beni mutlu etmez ki diyerek hayal kırıklığı yaşıyorsun. Unutmamalısın ki başarıya giden yolda en çok o süreçteki yaşadıkların insanı tatmin eder sonuç değil. Başarı, sorumlulukları yerine getirmen, kariyer yapmak gibi şeyler sana haz verecektir, o aradığın hazzı tekrardan tadarak yeniden doğmuş gibi oluyorsun.

    Konu sahibi arkadaşa ithafen diğer bir konu yani hiçbir şeyin tadı tuzu olmaması olayı beynin bir şeye takılı kalmasından kaynaklanıyor. Anksiyete bozukluğu yaşayan biri mutlu ve güzel bir olay karşısında mutlu olamaz çünkü yaşadığı kaygı yoğundur ve birçok duyguyu yaşamasının önüne geçmiştir. Öncelikle kaygı sorununu yardım alarak çözmen gerekiyor psikologları küçümseme, iyi bir psikolog seni anlayıp nokta atışı ile hayatını değiştirir. İlaçlar da kısa vadade çok etkili.
  • 25-02-2018, 23:48:56
    #52
    Çok intihar isteğin artış gösteriyorsa, tavsiyem şehrinde ki ruh ve sinir hastalıkları hastanesine başvuru yapman. Tedavi şart
  • 25-02-2018, 23:49:57
    #53
    Üyeliği durduruldu
    mamifilm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İntiharı düşünmemin ne işle ne sevgiliyle ne de fiziksel bir durumla alakası yok. Çok fazla kız arkadaşım da oldu, genç yaşta güzel paralar da kazandım harcadım. Benim durumum daha çok yaşamaya bir anlam katamamaktan kaynaklanıyor. İnsanları izlemeyi seven birisiyim, bazen sokakta öylece durur geçip giden insanları düşünüyorum. Onların yaşantıları hakkında hayaller kuruyorum ve hepsinin sonucu bana boş geliyor. Boş, yaşamak tamamen boş. Bana göre öyle. Doğuyoruz, büyüyoruz, yaşlanıyoruz ve ölüyoruz. Arkamızda ise hiçbir şey bırakmıyoruz, yok olup gidiyoruz, elimizde kalansa dünyanın çilesini çekmek için harcadığımız yıllar. Dünyanın sistemi insanları öyle köreltiyor ki yaptığımız şeyleri ne için yaptığımızı veya anlamının ne olduğunu dahi bilmiyoruz. Ölümün tek gerçek olduğu bir yerde ben niye bu kadar acıya katlanayım ki? Sanatçıları, düşünürleri, büyük liderleri bu durumun dışında tutuyorum çünkü onlar ölümsüzlüğe ulaşmış çok özel insanlardır. Peki ya ben? Benim hiçbir yeteneğim, vasfım yok, sıradan bomboş bir insanım. Bugün ölsem 50 yıl sonra beni hatırlayan dahi olmayacak, zihinlerden dahi kaybolacağım ve tamamen yok olacağım. Dünyada ki maddesel işler bana tamamen boş geliyor, her gün 10 saat çalışan bir insanın tek amacı kendi ve ailesinin karnını doyurmak, böyle bir yaşam mı olur?
    O zaman o insanlardan biri olmayı amaçlayarak yaşa. Yaşam sebebin bu olsun.

    Bi kitap yaz, kaliteli bi film üret. Sezen gibi bi şarkı yaz. Hatırlan, unutulma. Bunun için yaşa.

    Neden olmasın?
  • 25-02-2018, 23:53:13
    #54
    Kardeşim ne intiharı , o kadar aldığı oksijeni hak etmeyen insanlar varken ne intiharı ? Gel Ukrayna'da misafirim ol sana insanların 150 dolar maaş ile nasıl deli dolu yaşadıklarını bizzat kanıtıyla göstereyim. Benim son zamanlardaki yaşadıklarımı yaşasan demekki , şükür maddi açıdan bir sıkıntım yok ama bu aralar neye el attıysam kuruyor , son 2 yıl içerisinde 2 def farklı iş denedim olmadı , Coin alayım dedim girdiğimden 1 hafta içerisinde piyasa çöktü , ama zerre umrumda değil çünkü insan çabaladığı sürece birşey yapabilir. Elinde altın gibi her yerde üstesinden gelebileceğin mesleğin var , spor yap kardeşim spor bazı şeyleri unutturur ve güçlü olmanı hissetmeni sağlar. Ayrıca bu ara haberlerde durmadan Mavi Balina intaharları benzeri haberler görüyorum , Coin olayında her şeyini batırıp intaharı düşünen nice insan vardır. Ben her zaman batmak , dibe gitmek tekrardan en üste çıkmak için bir başlangıç diye görürüm. Aksine yerinizde sayıp monoton bir hayat yaşayıp hayat enerjisi olmadan yaşayıp yerinde saymaktansa dibe vurmak emin ol daha iyi ,çünkü o zaman sıfırdan çıkma azmi gelir insana. Senin ve ailenin sağlığı yerindeyse bence hiçbirşeyi takma kafana.