• 25-02-2018, 23:54:20
    #55
    torino7 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Anladığım kadarıyla bu yaşadığınız tam olarak varoluş sancısı. Ve gayet normal bir durum, insanın özünde var. Seni çok iyi anlayabiliyorum.

    Kendisine bir amaç bir hedef belirleyen ve gelecek, başarı planları kuran insanlar yaşama daha çok bağlı oluyor. Öbür türlü kendimizi hayattan, dünyadan her şeyden soyutlamış oluyoruz. Yarını niye yaşamak isteyesin ki değil mi? Bunu yenmek için yarından bir şekilde beklentin olmalı. Ne bileyim avm de toyota chr çekilişinin yarın açıklanması bile insanı yarına karşı bir bekleyişe sokuyor, umutlarını canlandırıyor. Misal seo çalışması yapıyorsundur acaba yarın sıralamada nasıl değişikler olacak, diğer gün bu iş olacak herhalde bekleyelim görelim tarzında kendine bir hedef belirlemelisin; bunu nasıl yaparsın bilemem ama emin ol üzerine düşün, etkilerini hemen fark edeceksin.

    "Sonuç" odaklı düşünüyorsun. Direk sonuca bakıyorsun ve sonra ee ne olacak? bu beni mutlu etmez ki diyerek hayal kırıklığı yaşıyorsun. Unutmamalısın ki başarıya giden yolda en çok o süreçteki yaşadıkların insanı tatmin eder sonuç değil.

    Konu sahibi arkadaşa ithafen diğer bir konu yani hiçbir şeyin tadı tuzu olmaması olayı beynin bir şeye takılı kalmasından kaynaklanıyor. Anksiyete bozukluğu yaşayan biri mutlu ve güzel bir olay karşısında mutlu olamaz çünkü yaşadığı kaygı yoğundur ve birçok duyguyu yaşamasının önüne geçmiştir. Öncelikle kaygı sorununu yardım alarak çözmen gerekiyor psikologları küçümseme, iyi bir psikolog seni anlayıp nokta atışı ile hayatını değiştirir. İlaçlar da kısa vadade çok etkili.
    Dünya yaşamımla ilgili benimde maddi hedeflerim var, o konuda bir sıkıntı yaşamıyorum. Ama o maddi hedefler benim için yeterince doyurucu gelmiyor. Onlar tamamen yarın aç kalmamak için içine girdiğim bir uğraştır. Diğer tarafta ise içimde ciddi bir boşluk var ve bunu dolduramıyorum. Bir ara bunu dinle doldurabilir miyim diye uğraştım ve yıllarca manevi olarak kendimi geliştirim ancak o boşluğun dolmadığını fark edince din ile aramda ki bağları tamamen kopardım. O anlamsızlık hissini gideremezsem büyük ihtimalle sonraki gün çok daha derin boşluğa uyanacağım ve nihayetinde de içine düşeceğim.



    xPeace adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    O zaman o insanlardan biri olmayı amaçlayarak yaşa. Yaşam sebebin bu olsun.

    Bi kitap yaz, kaliteli bi film üret. Sezen gibi bi şarkı yaz. Hatırlan, unutulma. Bunun için yaşa.

    Neden olmasın?
    Tek hayalim o zaten ama bunun için çabalamak değil yetenek gerekiyor. Çalışmak sadece beni bir süre ayakta tutar, sonraki seviye için yeterliliğim olduğunu düşünmüyorum. Tanrı'nın masasından geçerken O başka yöne bakıyordu.
  • 26-02-2018, 00:04:33
    #56
    Öğretim değil Eğitim + Kültür + Bilgi + Sanat + Sağlıklı Beslenme ( Yedikleriniz bile ruh halinizi etkiler) + Spor (Vücuttan toksinleri atar ve seratonin üretimini artırır) + Hobi + Sosyal Yaşam (size ilaç olan insanları bulun ve siz de başkalarına ilaç olun) + Kişisel ve Ruhani Gelişim (İç dünyanızda yanlış düşüncelerden oluşan kendi negatifliğinizden kurtulmak ve doğru enerjilerden oluşan gerçek benliğinizi oluşturmak) + Acil Yardım İçin, Önce Hayatta Kalmak İçin Başlangıçta Psikolojik/Psikiyatrik Destek.

    Size özel bir durum değil bu, hem ülkemizde hem de dünyada sürekli artan, gittikçe daha çok insanın girdabına düştüğü, mevcut düzenlerin yukarıdaki sağlıklı yaşam için gerekenleri eksilttiğinden içine girdiğiniz matematiksel bir ruh hali bu.

    Kendinizi çok başıboş, bakımsız ve bilgisiz bırakmışsınız, sağlıksız bir dalgınlık içindesiniz. Bu da sürüklenmenize yol açıyor. Uyanmanız, kontrolünüzü elinize almanız ve kendinizi sürekli uyanık ve bu tür olumsuz düşünce vampirliklerine karşı tetikte tutmayı öğrenmeniz gerek.

    Çözülemez bir şey değil ama her güzel şey gibi zaman alır ve o oranda da kalıcılığı artar. Hızlı bir hap yok her şeyi bir anda geçiren, biliyorum istediğiniz bu ama, kendiniz için savaşmak zorundasınız. Ama önereceğim ve başlangıç için gerekli basitlikte bir kitap var; Eckhart Tolle'nin "Şimdinin Gücü" kitabı. Ayrıca Youtube'da Türkçe altyazılı videoları da var, onları da izleyebilirsiniz.

    "Kendini bilmek": Hayatınızı elinize almanızı sağlayacak anahtar kelimeniz budur. Google'da aratın, sayısız bilgiye ulaşırsınız.

    Geçer, düzelirsiniz, sadece yanlış yöne bakıyor ya da yanlış yöne yönlendirilmenize izin veriyorsunuz

    Yaradan nazarında hepiniz seviliyorsunuz.

    Kendinizi sevin, başkalarını sevin, hayvanları, bitkileri, doğayı sevin, sevilir olun.

    Bencilce değil kendiliğinden, gönülden. O zaman yaşamın sesi size ulaşmaya başlar.

    Sadece Ol'un.
  • 26-02-2018, 00:07:56
    #57
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    cin musallatı , saffat suresi ilk 10 ayeti 20 kere oku bakalım vucudunda bir tepki oluşucakmı mide bulanması kasılmalar şu bu...
    kaynak Erol Tangut hoca mi ?
  • 26-02-2018, 00:11:21
    #58
    madredeus adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öğretim değil Eğitim + Kültür + Bilgi + Sanat + Sağlıklı Beslenme ( Yedikleriniz bile ruh halinizi etkiler) + Spor (Vücuttan toksinleri atar ve seratonin üretimini artırır) + Hobi + Sosyal Yaşam (size ilaç olan insanları bulun ve siz de başkalarına ilaç olun) + Kişisel ve Ruhani Gelişim (İç dünyanızda yanlış düşüncelerden oluşan kendi negatifliğinizden kurtulmak ve doğru enerjilerden oluşan gerçek benliğinizi oluşturmak) + Acil Yardım İçin, Önce Hayatta Kalmak İçin Başlangıçta Psikolojik/Psikiyatrik Destek.

    Size özel bir durum değil bu, hem ülkemizde hem de dünyada sürekli artan, gittikçe daha çok insanın girdabına düştüğü, mevcut düzenlerin yukarıdaki sağlıklı yaşam için gerekenleri eksilttiğinden içine girdiğiniz matematiksel bir ruh hali bu.

    Çözülemez bir şey değil ama her güzel şey gibi zaman alır ve o oranda da kalıcılığı artar. Hızlı bir hap yok her şeyi bir anda geçiren, biliyorum istediğiniz bu ama, kendiniz için savaşmak zorundasınız. Ama önereceğim ve başlangıç için gerekli basitlikte bir kitap var; Eckhart Tolle'nin "Şimdinin Gücü" kitabı.

    "Kendini bilmek": Hayatınızı elinize almanızı sağlayacak anahtar kelimeniz budur. Google'da aratın, sayısız bilgiye ulaşırsınız.

    Geçer, düzelirsiniz, sadece yanlış yöne bakıyor ya da yanlış yöne yönlendirilmenize izin veriyorsunuz

    Yaradan nazarında hepiniz seviliyorsunuz.

    Kendinizi sevin, başkalarını sevin, sevilir olun.

    Bencilce değil kendiliğinden, gönülden.

    Sadece Ol'un.
    Ben böyle muazzam bir yazı görmedim hocam.
  • 26-02-2018, 00:14:39
    #59
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yav adamlara bak. *** böyle konuları görünce cinlerim tepeme çıkıyor. Ne yaşadınız arkadaş siz intiharı düşünüyorsunuz?

    Eliniz ayağınız mı yok? Ananızı babanızı mı kaybettiniz? Borç batağında mısınız? Kardeşinizi sevgilinizi mi kaybettiniz? Sakat mısınız? Eviniz mi yok? Sokakta mı yaşıyorsunuz? İnsanlar tarafından bir ayıbınız yüzünden dışlanıyor musunuz? Ailenden biri yada sen kanser falan mısın?

    Ne ulan sizin derdiniz? İntihar edecekmiş. Bir cacık yapamaz öyle avel avel bakarsın ekrana.

    Yazık yahu hiç mi vicdanınız sızlamıyor ne halde insanlar var. Bir gün olsun isyan etmemeye çalışıyorlar bizimkilere rahat batıyor anasını satayım. Neymiş efendim hayattan zevk almıyor can sıkıntısı intiharı düşündürüyormuş.
    Benim de bu tarz yorumları görünce cinlerim tepeme geliyor. Bu şekilde düşünmek tamamen cahillik, bilgisizlik. Zaten bu kişilere en çok zarar verenler senin gibi düşünenler. Biraz empati eksikliği biraz narsistlik yatıyor yorumun altında. Koskoca psikoloji bilimini yok sayıyorsun, eğer açta açıkta değilsen ailen varsa vs.vs.vs mutlu olacaksın. Sana göre şu koşulları sağlayan kişinin mutsuzum demeye hakkı yok. İntihar edeceğim diyen birini şaka da yapıyorsa ciddiye alın derim. Foruma yazan biri hiçte şov yapıyor olamaz gerçekten bir şeyler yolunda gitmiyordur. Bunun için onu suçlayamazsın, çaresizliği buna süreklemiş olmalı ki konu açıyor; görüş istiyor ve tekrardan söylüyorum kimseyi yaşadığı duygulardan, yaşadıklarından dolayı sorumlu tutamazsın.. Emin ol bu arkadaş da kederden öleceğine senden benden daha çok mutlu olmayı şükretmeyi istiyordur.

    Sana göre depresyon, anksiyete bozukluğu gibi kavramlar ne ifade ediyor? Çok merak ediyorum. Dünyanın milyaderleri her şeye sahip insanlar bile depresyona giriyor. Sence bu olay şımarıklıktan vs kaynaklanıyor ama psikoloji literatüründe beynin, bilişsel sürecin bozulmasından.

    Sizi bu yorumu yapmaya götüren şeyde psikoloji de belki şu şekilde açıklanabilir. Çocuklukta alınamayan yeterli sevgi veya ilgi eksikliği.. Gerçekten hâkaret olsun diye söylemiyorum sadece sizi anlamaya çalışıyorum. Kesin böyle böyledir de demiyorum zaten hepsi ihtimaller dahilinde.
    Muhtemelen şu 2 düşünceden birine sahip olabilirsin. Ben hiç bu adamın yaşadıklarını yaşamadım, onu anlamıyorum, onun hissettiklerini bilmiyorum ve bu bana çok tuhaf geliyor öyleyse onu suçlayabilirim.
    Ya da ben bu adamın yaşadıklarını az çok yaşadım ama stres vs. ile baş edebildim zor oldu ama başardım, kimse de bana yardım etmedi. Bu yüzden bu adamın hemen mızmızlanması haksızlık, beni rahatsız ediyor.
  • 26-02-2018, 00:17:56
    #60
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    mamifilm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İntiharı düşünmemin ne işle ne sevgiliyle ne de fiziksel bir durumla alakası yok. Çok fazla kız arkadaşım da oldu, genç yaşta güzel paralar da kazandım harcadım. Benim durumum daha çok yaşamaya bir anlam katamamaktan kaynaklanıyor. İnsanları izlemeyi seven birisiyim, bazen sokakta öylece durur geçip giden insanları düşünüyorum. Onların yaşantıları hakkında hayaller kuruyorum ve hepsinin sonucu bana boş geliyor. Boş, yaşamak tamamen boş. Bana göre öyle. Doğuyoruz, büyüyoruz, yaşlanıyoruz ve ölüyoruz. Arkamızda ise hiçbir şey bırakmıyoruz, yok olup gidiyoruz, elimizde kalansa dünyanın çilesini çekmek için harcadığımız yıllar. Dünyanın sistemi insanları öyle köreltiyor ki yaptığımız şeyleri ne için yaptığımızı veya anlamının ne olduğunu dahi bilmiyoruz. Ölümün tek gerçek olduğu bir yerde ben niye bu kadar acıya katlanayım ki? Sanatçıları, düşünürleri, büyük liderleri bu durumun dışında tutuyorum çünkü onlar ölümsüzlüğe ulaşmış çok özel insanlardır. Peki ya ben? Benim hiçbir yeteneğim, vasfım yok, sıradan bomboş bir insanım. Bugün ölsem 50 yıl sonra beni hatırlayan dahi olmayacak, zihinlerden dahi kaybolacağım ve tamamen yok olacağım. Dünyada ki maddesel işler bana tamamen boş geliyor, her gün 10 saat çalışan bir insanın tek amacı kendi ve ailesinin karnını doyurmak, böyle bir yaşam mı olur?
    kardeş çoğu konuda çok haklısın. sana akıl vermeye çalışan bir çok kişi senin yaptığını yapmadığı için yani düşünmediği için mutlu ve seni anlayamaz. sen ölümün gerçek ve mutlak bir son olduğunu kavramışsın. insanlar hiç ölmicekmiş gibi gaflet içinde yaşar. (dilleriyle ne kadar ölümü biliyoruz deseler de)
    benzer şeyleri düşünmüşüz, bugün ölsek ağlarsa anamız ağlar yalan ağlar demiyecem, gerisi ağlamaz bile. 1-2 gün sonra bütün arkadaşların akrabaların vs. normal hayatına dönecekler hatta onları güzel yemekler yerken kahkahalar atarak şakalaşırken bile hayal edebiliyorum. istediğin kadar zengin ol, başarılı ol... bu 1-2 gün belki 3-4 gün olur belki olmaz. aslında aklı olan herkes düşünmesi lazım değil mi bunları. ben de korkuyorum, ben de bunalıyorum. bazen de yaşlandığım ve kırış buruş olduğum elden ayaktan düştüğüm günleri hayal ediyorum. gençler eğlenip gezerken kendimin ne kadar önemsiz bir köşede terkedildiğimi, amansız hastalıklara yakalandığımı bazılarının hakkımda ölse de kurtulsak diye düşündüklerini fln hayal ediyorum. insanın aklına binbir türlü şey geliyor. sonra kendimi yapayanlız hissediyorum, bana hiç kimsenin zerre kadar yardımcı olamayacağı gerçeğini anlıyorum. (sözde değil, yaşayarak anlamak gibi...)
    tüm bunlara rağmen mantık yürütüyorum, ölümün bu durumları değiştirmeyeceği açık. ölmekten de korkuyorum ve hiç kolay olmadığını düşünüyorum açıkçası. ve yaşamayı seçiyorum, en azından şu an yaşıyorum ve yaşadığım sürece ilerde belki bazı şeyleri anlama ihtimalim var. ve karmaşayı çözüp belki mutlu olma ihtimalim var. ve bunları düşünmek bence yanlış değil, bunları düşüne düşüne bir yere varırız mutlaka bazı şeyleri anlarız. ama bu tehlikeli kaygan yolda ayağını kaydırıp intihar gibi şeylere bulaşmaktan uzak dur lütfen, kaderde varsa ölürüz zaten en azından ölümden(kaçınılmaz son) çok korkmamış oluruz
  • 26-02-2018, 00:20:15
    #61
    OzerSengezer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kaynak Erol Tangut hoca mi ?
    yok kendim.
  • 26-02-2018, 00:25:45
    #62
    hocam o işi yapacağınız zaman haber edin birlikte gidelim tek gitmeyin öbür tarafa
  • 26-02-2018, 00:29:26
    #63
    Sen daha oncede boyle bir konu acmissin orada yol gosterenler care olmadi yine mi konu acdin gelen yorumlar ayni olacak fazlasini bekleme

    https://www.r10.net/off-topic/174598...-ediyorum.html