Anladığım kadarıyla bu yaşadığınız tam olarak varoluş sancısı. Ve gayet normal bir durum, insanın özünde var. Seni çok iyi anlayabiliyorum.
Kendisine bir amaç bir hedef belirleyen ve gelecek, başarı planları kuran insanlar yaşama daha çok bağlı oluyor. Öbür türlü kendimizi hayattan, dünyadan her şeyden soyutlamış oluyoruz. Yarını niye yaşamak isteyesin ki değil mi? Bunu yenmek için yarından bir şekilde beklentin olmalı. Ne bileyim avm de toyota chr çekilişinin yarın açıklanması bile insanı yarına karşı bir bekleyişe sokuyor, umutlarını canlandırıyor. Misal seo çalışması yapıyorsundur acaba yarın sıralamada nasıl değişikler olacak, diğer gün bu iş olacak herhalde bekleyelim görelim tarzında kendine bir hedef belirlemelisin; bunu nasıl yaparsın bilemem ama emin ol üzerine düşün, etkilerini hemen fark edeceksin.
"Sonuç" odaklı düşünüyorsun. Direk sonuca bakıyorsun ve sonra ee ne olacak? bu beni mutlu etmez ki diyerek hayal kırıklığı yaşıyorsun. Unutmamalısın ki başarıya giden yolda en çok o süreçteki yaşadıkların insanı tatmin eder sonuç değil.
Konu sahibi arkadaşa ithafen diğer bir konu yani hiçbir şeyin tadı tuzu olmaması olayı beynin bir şeye takılı kalmasından kaynaklanıyor. Anksiyete bozukluğu yaşayan biri mutlu ve güzel bir olay karşısında mutlu olamaz çünkü yaşadığı kaygı yoğundur ve birçok duyguyu yaşamasının önüne geçmiştir. Öncelikle kaygı sorununu yardım alarak çözmen gerekiyor psikologları küçümseme, iyi bir psikolog seni anlayıp nokta atışı ile hayatını değiştirir. İlaçlar da kısa vadade çok etkili.
Dünya yaşamımla ilgili benimde maddi hedeflerim var, o konuda bir sıkıntı yaşamıyorum. Ama o maddi hedefler benim için yeterince doyurucu gelmiyor. Onlar tamamen yarın aç kalmamak için içine girdiğim bir uğraştır. Diğer tarafta ise içimde ciddi bir boşluk var ve bunu dolduramıyorum. Bir ara bunu dinle doldurabilir miyim diye uğraştım ve yıllarca manevi olarak kendimi geliştirim ancak o boşluğun dolmadığını fark edince din ile aramda ki bağları tamamen kopardım. O anlamsızlık hissini gideremezsem büyük ihtimalle sonraki gün çok daha derin boşluğa uyanacağım ve nihayetinde de içine düşeceğim.
O zaman o insanlardan biri olmayı amaçlayarak yaşa. Yaşam sebebin bu olsun.
Bi kitap yaz, kaliteli bi film üret. Sezen gibi bi şarkı yaz. Hatırlan, unutulma. Bunun için yaşa.
Neden olmasın?
Tek hayalim o zaten ama bunun için çabalamak değil yetenek gerekiyor. Çalışmak sadece beni bir süre ayakta tutar, sonraki seviye için yeterliliğim olduğunu düşünmüyorum. Tanrı'nın masasından geçerken O başka yöne bakıyordu.