Anket Kuran-ı Kerim'in Türkçe mealini tamamen okudunuz mu?
Toplam Katılımcı Sayısı: 92
Kuran-ı Kerim'in Türkçe mealini tamamen okudunuz mu?
Evet
%22,83 (21 Oy)
Hayır
%77,17 (71 Oy)
  • 07-05-2013, 01:36:50
    #19
    NetMaster adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bende şunu sorayım arapça okumak farzdır ewt fakat arapçayı anlamadan sadece okursak bunun bize faydası olmayacak. Türk'çesini okuyup anlamak daha iyi değilmi dicem topa tutacaksınız beni anlamak istiyorsan arapça oku diye.
    Şöyle bir şey söyleyeyim, bize helal-haram dairesini çizen Allah'tır. Buradan yola çıkarak namaz herkes istediği gibi kılamaz, namazın içinde ve dışında sıhhat şartları vardır. Biz bu çizgiyi aşamayız. Kuran-ı Kerim'i Arapça okumak mutlaka şarttır ve yanında meal ve tefsirini okumakta bir o kadar gereklidir. Kuran bize ne diyor? Ne anlatıyor? Bunları mutlaka bilmemiz lazım. Ben sadece Arapça okunmasına da karşıyım. Hırvatistan'da Cuma günü bir imam Arapça okuyordu ayet bitince diğeri Boşnakça yada Hırvatça ayeti açıklıyordu. Doğru olanı da budur.

    Yusuf Süresi: Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.

    Bakınız Fatiha süresi Arapça 29-30 kelimedir fakat hangi dile çevirirseniz çevirin mutlaka manası bozulacak ve en az 50 kelime olarak karşımıza çıkacaktır.

    Namaz kılıyoruz? Ne dediğimizi biliyor muyuz? Bilmemiz lazım Kuran okuyor bilmemiz lazım, Hz.Ali bu noktada şöyle diyor; düşünülmeden yapılan bir ibadette hayr yoktur. Dikkat edin hayr yoktur diyor, sevap yoktur demiyor.
    Bu sebeple Arapça okuyan da sevap alır ama en faziletli Arapça okuyup ardından mealini ve tefsirini türkçe okumaktır. Bir kaç örnek vereyim; SubhanAllah bu kelimenin tam olarak Türkçe karşılığı yoktur. Hamd kelimesinin tam olarak Türkçe karşılığı yetersizdir. Hz. Ali diyor ki; eğer Fatiha için tefsir yazsaydım kırk deve yükü kitap olurdu.

    Allah bize Fatiha süresinde dua etmeyi öğretiyor, Bizi dosdoğru yola ilet,-6.ayet- eğer orada duayı bize yapsaydık ev, araba, kadın, mal, şöhret vs. daha neler istemezdik ki? Arapça dünyanın en geniş dilidir, günlük Türkçemizde 6 binden fazla Arapça kelime vardır ve bir kelimeden bin mana çıkabilir. Son olarak Türkiye Türkçe Ezan zulmünü gördü bu konuda halkın ön yargıları vardır bu da doğru değildir. Arapça, filmlerde dalga geçildiği gibi bir değildir. Kuran Arapçası daha farklıdır, Arapçanın en üstün halidir. Ayrı bir güzelliği vardır.

    Bunlar örnek gösterebilir;


    https://www.youtube.com/watch?v=DHOyYEQ6A58



    https://www.youtube.com/watch?v=SQmbq_YXp8s
  • 07-05-2013, 01:38:45
    #20
    NepenTheS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Müslüman gibi yaşamadıktan sonra ne anlamı kalır ki ? İngilizce bir kitap okuyorsunuz, ama İngilizce bilmiyorsunuz, sadece alfabeyi biliyorsunuz, okuyabilirsiniz ne anlamı kaldı ? Kuran-ı Kerim'de hayatımızın şekilleneceği kurallar yer almıyor mu ki ?


    Yani hayatı her şekilde farklı yaşıyorsunuz ama Kuran-ı Kerim'i çok iyi ve tecvidli okuyorsunuz, bunun kime faydası olacak ?
    Zaten asıl temelde olan şey anlayıp uygulamaktır. Bir kişi Kuran'ı anlamayıp okursa zaten birçok konuda bilinçsizdir. Haberi olmadan o kadar çok günah işlerki okuma sevabı, günahının yanında gözükmez bile. Bu konudaki en doğru bilgi için alimlere sormak gerekli. Peygamberimiz zamanında benim bildiğim kadarıyla bu konu hakkında hadis yok çünkü zaten Arapça konuşan Arap toplumundalar. Sevap konusunda şu biliniyor: tek harf için 10 sevap. bu miktar katlana da bilir. Kuran okunurken melekler orada bulunur.
  • 07-05-2013, 01:46:15
    #21
    KRMVC adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Zaten asıl temelde olan şey anlayıp uygulamaktır. Bir kişi Kuran'ı anlamayıp okursa zaten birçok konuda bilinçsizdir. Haberi olmadan o kadar çok günah işlerki okuma sevabı, günahının yanında gözükmez bile. Bu konudaki en doğru bilgi için alimlere sormak gerekli. Peygamberimiz zamanında benim bildiğim kadarıyla bu konu hakkında hadis yok çünkü zaten Arapça konuşan Arap toplumundalar. Sevap konusunda şu biliniyor: tek harf için 10 sevap. bu miktar katlana da bilir. Kuran okunurken melekler orada bulunur.
    Teşekkür ederim hocam bende bu şekilde düşünüyorum. @Segoe üstad haklısın.

    Fakat benim şöyle bir teorim var. Bildiğiniz üzere, ülkemizde Müslümanım diyen bizler %80'i temsil etmekteyiz, fakat ciddi manada Müslüman gibi yaşayan insanımız belki %20 belki %25dir. Bunun sebebi de, ülkemizde hala tesfir okumak anlatılanı anlamak bir türlü oturmadı. 5 vakit namazını kılan, her şekilde ibadetini yapan insanlar bile güncel hayatında Müslümanlığı yansıtamıyor maalesef. "Komşun eğer senden memnun değilse Cennete giremezsin." " Dilin ile kalbin aynı şeyi söylemiyorsa Cennet'e giremezsin." gibi düşünce biçimini baz alan bir inancın, inananları olarak bunu yansıtamıyoruz hayata. Bundandır ki hayatımızda hep sorunlar var.
  • 07-05-2013, 01:57:30
    #22
    NepenTheS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Teşekkür ederim hocam bende bu şekilde düşünüyorum. @Segoe üstad haklısın.

    Fakat benim şöyle bir teorim var. Bildiğiniz üzere, ülkemizde Müslümanım diyen bizler %80'i temsil etmekteyiz, fakat ciddi manada Müslüman gibi yaşayan insanımız belki %20 belki %25dir. Bunun sebebi de, ülkemizde hala tesfir okumak anlatılanı anlamak bir türlü oturmadı. 5 vakit namazını kılan, her şekilde ibadetini yapan insanlar bile güncel hayatında Müslümanlığı yansıtamıyor maalesef. "Komşun eğer senden memnun değilse Cennete giremezsin." " Dilin ile kalbin aynı şeyi söylemiyorsa Cennet'e giremezsin." gibi düşünce biçimini baz alan bir inancın, inananları olarak bunu yansıtamıyoruz hayata. Bundandır ki hayatımızda hep sorunlar var.
    konu biraz daha genişledi Ben de daha genişten bakayım

    o kadar çok yanlış var ki, hangi birisini sıralayalım. Türkiye çok sert bir kıştan çıktı İnşaAllah bahara doğru gideceğiz. Çok fazla yanlış yaptık. Yaşayış bakımından Avrupalı ile arada bir fark kalmadı.

    1934 yılında ilk bira fabrikası kuruldu ve propagandası 6 ok içeren resimle gösterildi:

    zaten içki ve kadın (düşkünlük) artınca ortada din kalmaz.

    Bu dinin şuan bu şekilde olması için çok şeyler planlandı ve tuttu da.
  • 07-05-2013, 01:58:17
    #23
    Üyeliği durduruldu
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kuran'da defalarca apaçık ifadesi geçiyor. Yani Kuran'ın apaçık olduğu Kuran'da defalarca tekrar ediliyor.

    Kuran'ın neresinde bu kitabı sadece alimler anlar, normal insanlar sizin kafanız basmaz siz gibin alimlere sorun boşuna bu kitabı okumayın yazıyor?

    Şimdi Kuran, kendisi için apaçık ifadesini kullanırken hangi hadis Kuran'ı sadece alimler anlar normal insanlar anlayamaz diyebilir? Bu hadise ben ne kadar güvenirim. Hadis'in ayet ile çelişmesi mümkün müdür? Nüfusun %99,99'unun okuma yazma bilmediği bir dönemde alim demek ile bugün alim demek aynı şey midir?


    Kuran'ı Türkçe okumak sonra okunan ayetler ile ilgili bir kaç farklı tefsirden fikir almak ve sonra kendi kararını kendi vermek lazım.
    Kuran'ın sözlü sevabı olduğu da söylenir. Ama tecvidle okumaktan bahsediyor arkadaşlar. Ben arap değilim ve arapça okuma diksiyon kurallarını öğrenmek zorunda değilim. Ben Allah'ın mesajını ve isteklerini öğrenmek zorundayım. Ben Kuran okurken söylediğim sözlerin ne anlama geldiği değil, benim kalbimde ne anlama geldiği önemlidir.

    İslamın %99'u niyettir. Siz iyi niyetle yanlış okusanız da sevabını alırsınız. Kötü niyetle doğru okusanız da günaha girersiniz.
    O yüzden tüm ibadetlerden önce niyetlenilir. Niyetlenmeden oruç tutarsanız sayılmaz. Niyetlendiğiniz oruçta unutarak kötü niyet olmadan yerseniz oruç bozulmaz...
    Okumakta da niyet önemlidir. Sen arapça bilmedikten sonra yanlış okurken yanlış kelime söylesen ne farkeder? Allah bilmiyor mu senin kalbinden geçeni? Bile bile yanlış ve çarpıtarak okumuyorsun ki?
    Bukadar güzel anlatılır
  • 07-05-2013, 02:03:32
    #24
    Üyeliği durduruldu
    arada açıp okuyorm ama tamamını okumadım
  • 07-05-2013, 02:05:13
    #25
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kuran'da defalarca apaçık ifadesi geçiyor. Yani Kuran'ın apaçık olduğu Kuran'da defalarca tekrar ediliyor.

    Kuran'ın neresinde bu kitabı sadece alimler anlar, normal insanlar sizin kafanız basmaz siz gibin alimlere sorun boşuna bu kitabı okumayın yazıyor?

    Şimdi Kuran, kendisi için apaçık ifadesini kullanırken hangi hadis Kuran'ı sadece alimler anlar normal insanlar anlayamaz diyebilir? Bu hadise ben ne kadar güvenirim. Hadis'in ayet ile çelişmesi mümkün müdür? Nüfusun %99,99'unun okuma yazma bilmediği bir dönemde alim demek ile bugün alim demek aynı şey midir?


    Kuran'ı Türkçe okumak sonra okunan ayetler ile ilgili bir kaç farklı tefsirden fikir almak ve sonra kendi kararını kendi vermek lazım.
    Kuran'ın sözlü sevabı olduğu da söylenir. Ama tecvidle okumaktan bahsediyor arkadaşlar. Ben arap değilim ve arapça okuma diksiyon kurallarını öğrenmek zorunda değilim. Ben Allah'ın mesajını ve isteklerini öğrenmek zorundayım. Ben Kuran okurken söylediğim sözlerin ne anlama geldiği değil, benim kalbimde ne anlama geldiği önemlidir.

    İslamın %99'u niyettir. Siz iyi niyetle yanlış okusanız da sevabını alırsınız. Kötü niyetle doğru okusanız da günaha girersiniz.
    O yüzden tüm ibadetlerden önce niyetlenilir. Niyetlenmeden oruç tutarsanız sayılmaz. Niyetlendiğiniz oruçta unutarak kötü niyet olmadan yerseniz oruç bozulmaz...
    Okumakta da niyet önemlidir. Sen arapça bilmedikten sonra yanlış okurken yanlış kelime söylesen ne farkeder? Allah bilmiyor mu senin kalbinden geçeni? Bile bile yanlış ve çarpıtarak okumuyorsun ki?
    Öncelikle hadislerin sahih, hasen ve zayıf olma gibi durumları vardır.
    Bahsettiğim hadis hasen hadistir. Hadis ayet ile çelişmez fakat kendimize göre yorumlarsak çelişir işte sorun burada başlıyor.
    Bunun size bir örneğini vereyim;

    Bakara süresi 62: Şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir.

    Feth süresinden: Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, etmeyen Cehenneme gider. Feth 13

    (Ey iman edenler, Yahudileri de, Hıristiyanları da dost edinmeyin! Onlar birbirinin dostudur. Onları dost edinen de onlardandır. Allah, zulmeden kavme hidayet etmez.) [Maide 51]

    3 farklı ayet şuan Hristiyanlar ve Yahudiler Allah ve rasuluna iman etmiyor bir ayette ecirleri vardır deniliyor, diğer ayette Allah zulmeden kavme hidayet etmez diyor?

    Yine bir hadiste (hasen hadis); Nefsim yed-i kudretinde olan ALLAH’a yemin ederim ki, bu ümmetten biri veya Yahudi ve Hıristiyan bir kişi beni dinlemez ve getirdiğimi kabul etmeden ölürse, kesinlikle Cehennemlik olur.

    Evet, sizce kuranı ve hadisi sadece düz okuyan bir kişi bu Kuran'da çelişki bu dinde çelişki var demez mi? Der...

    İslam hüküm konusunda dört temele dayanır; Kuran, sünnet, icma ve kıyas.
    Bir konu için Kuran'a bakılır, mesela Kuran-ı Kerim'de nasıl namaz kılacağını tam olarak anlatan bir ayet yoktur. Sünnet'e gidiyoruz, Peygamber efendimiz (sallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki; Ben nasıl namaz kılıyorsam siz de öyle kılın. (Buhari-Sahih) Sünnete gittik namazı nasıl kılındığını öğrendik.

    Kıyas, bir konu hakkında Kuran'dan veya sünnetten delil yoksa sebep-sonuç ilişkisiyle konuyu bağlamak.
    İcma'da kök itibarı ile derlemek ve toplamak anlamına gelir bu konular daha çok fetva ve hüküm konuları ile alakalıdır. Ve icmanında kıyasında şartları vardır, alimler içtihat etmelidirler. Bu konuyu diğer mesajımda istiyorsanız daha detaylı açıklayabilirim.

    Diğer sorunuza gelelim, Alim kavramına bakış açım çok farklıdır. Mesela Türkiye'de alim demek; medresede eğitim görmüş arapça, tefsir, fıkıh vs. bilgisi yeterli kişilerdir. Gerçek bir alim Fen ilminide bitirmelidir, bu sebeple her gördüğümüze hoca diyebiliriz ama alim asla. Örnek vermek gerekirse; Fizilal-i Kuran bir tefsir kitabı. Seyyid Kutup yazarıdır ve büyük bir alimdir bunun gibi bir çok örnekler verebilirim. Bir de şu vardır İslam'ın şartı 5 değildir, İslam'ın şartı daha fazladır her zaman görürüz 32-54 farz vs. Mesela bir Müslüman'ın kendisine yeterli mutlaka bir fıkıh bilgisi olması şarttır. Sabah namazına istenmeden cünup bir şekilde uyandınız sabah namazını kılmak zorundasınız su çok soğuk ne yaparsınız? Yada uçağa bindiniz Afrika'ya ve Abd'ye gidiyorsunuz namaz vakitleri geçiyor ne yapacaksınız? Fıkıh demek uygunluk demektir aslında, bunları bilmemiz farzdır. Yoksa ibadet yapamayız bu sebepledir ki fıkhı konuların bir kısmı her müslümanın üzerine farzdır.
  • 07-05-2013, 02:16:59
    #26
    KRMVC adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    konu biraz daha genişledi Ben de daha genişten bakayım

    o kadar çok yanlış var ki, hangi birisini sıralayalım. Türkiye çok sert bir kıştan çıktı İnşaAllah bahara doğru gideceğiz. Çok fazla yanlış yaptık. Yaşayış bakımından Avrupalı ile arada bir fark kalmadı.

    1934 yılında ilk bira fabrikası kuruldu ve propagandası 6 ok içeren resimle gösterildi:

    zaten içki ve kadın (düşkünlük) artınca ortada din kalmaz.

    Bu dinin şuan bu şekilde olması için çok şeyler planlandı ve tuttu da.

    İşi siyasete döken kardeşim.
    Şu yazıyı da bir oku elin değmişken.
    Bazı halifelerin nasıl şarap düşkünü olduklarını.
    Bira fabrikası yokken Kıbrıs şaraplarının müptelası olanları öğren...
    Osmanlı padişahlarının yarısının nasıl alkolik olduklarını bir oku...
    http://www.haberturk.com/yazarlar/mu...n-ickisi-yikti

    Hatta o da kesmezse divan edebiyatında oğlancıların yazdığı tonla şiirler var, oğlancılık gibi fuhuş da Osmanlı'nın her devrinde vardı.

    Ben alkol kullanmam, fuhuşa da yaklaşmam.
    Ama sana muhalif siyasi görüşleri karalamak için kullandığın önerme çok komik...
  • 07-05-2013, 02:17:24
    #27
    Bakara 45.ayete kadar okudum , bakara 45.ayet beni resmen ürpertti ve nedense sonrasını okuyacak cesareti kendimde bulamamıştım.

    Merak edenler olursa diye aşağıya da yazıyorum. Farklı mealleride var fakat anlam olarak diyanet vakfının yayınlamış olduğu meale çıkmakta.

    "Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir."