Anket Kuran-ı Kerim'in Türkçe mealini tamamen okudunuz mu?
Toplam Katılımcı Sayısı: 92
Kuran-ı Kerim'in Türkçe mealini tamamen okudunuz mu?
Evet
%22,83 (21 Oy)
Hayır
%77,17 (71 Oy)
  • 07-05-2013, 09:36:50
    #37
    Tefsirini okuyorum.
  • 07-05-2013, 10:47:19
    #38
    Rudeboy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok afedersiniz de, içki içen kafir midir ?
    Günah olduğunu bilerek içerse kafir olmaz ama günah derecesi yüksektir, eğer içip günah değildir derse kafir olur.
  • 07-05-2013, 11:12:58
    #39
    -edit-
  • 07-05-2013, 12:14:15
    #40
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kuran'da defalarca apaçık ifadesi geçiyor. Yani Kuran'ın apaçık olduğu Kuran'da defalarca tekrar ediliyor.

    Kuran'ın neresinde bu kitabı sadece alimler anlar, normal insanlar sizin kafanız basmaz siz gibin alimlere sorun boşuna bu kitabı okumayın yazıyor?

    Şimdi Kuran, kendisi için apaçık ifadesini kullanırken hangi hadis Kuran'ı sadece alimler anlar normal insanlar anlayamaz diyebilir? Bu hadise ben ne kadar güvenirim. Hadis'in ayet ile çelişmesi mümkün müdür? Nüfusun %99,99'unun okuma yazma bilmediği bir dönemde alim demek ile bugün alim demek aynı şey midir?


    Kuran'ı Türkçe okumak sonra okunan ayetler ile ilgili bir kaç farklı tefsirden fikir almak ve sonra kendi kararını kendi vermek lazım.
    Kuran'ın sözlü sevabı olduğu da söylenir. Ama tecvidle okumaktan bahsediyor arkadaşlar. Ben arap değilim ve arapça okuma diksiyon kurallarını öğrenmek zorunda değilim. Ben Allah'ın mesajını ve isteklerini öğrenmek zorundayım. Ben Kuran okurken söylediğim sözlerin ne anlama geldiği değil, benim kalbimde ne anlama geldiği önemlidir.

    İslamın %99'u niyettir. Siz iyi niyetle yanlış okusanız da sevabını alırsınız. Kötü niyetle doğru okusanız da günaha girersiniz.
    O yüzden tüm ibadetlerden önce niyetlenilir. Niyetlenmeden oruç tutarsanız sayılmaz. Niyetlendiğiniz oruçta unutarak kötü niyet olmadan yerseniz oruç bozulmaz...
    Okumakta da niyet önemlidir. Sen arapça bilmedikten sonra yanlış okurken yanlış kelime söylesen ne farkeder? Allah bilmiyor mu senin kalbinden geçeni? Bile bile yanlış ve çarpıtarak okumuyorsun ki?
    Bu konuda sana kısmen katılıyorum.

    Yusuf 2 derki; inna enzelnehü kur'anen arabiyyellealleküm tekilun.
    Yani bu kitabı anlayasınız diye açık bir arapça dil ile indirdik diyor.

    O zamanki dil haliyle arapçaydı o yüzdende arapça indi. Oyle tahmın ediyorum.

    Sahabeler tarafındanda (Allah onlardan razı olsun) harekeler ve kolay okumamızı saglayacak yontemler geldı. Bu kur'anı arapca okumamızında sevap olduğunu göstermektedir bi nevi.

    Sonucta kur'anında bazı kesımlerınde gecer bu "biz hayret verici bir kuran dinledik" diye.

    Ve unutmayınki idarecilere (alimler sahabeler) itaat emredildi.

    Kur'anda gecer bu "Allaha ve muhammede itaat edin ve sizden olan ulul emrede." Ulu'l emr idareci alim anlamına geliyordu öyle hatırlıyorum.

    Yani gerçekler ve doğrular olduğu sürece bırakın hadislere, alimlere bile inanmayı emrediyor kur'an bize. (yanlış hatırlamalar olabilir hatam varsa düzeltin.)
  • 07-05-2013, 12:34:45
    #41
    Zafer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    alıntı
    çok özür dilerim öncelikle. haberin olması açısından istemesende küçük bi alıntı yaptım. lütfen oku

    Allah, insanlar araştırsın düşünsünler diye Kuran'da bazı konuları çoklu anlamlara gelen kelimeleri kullanmıştır. Bazı çok önemli konular hadislerle bildirilmiş. Mezheplerin ortaya çıkış nedenlerinden birisi de budur. Bazı alimler yaptıkları araştırmalar sonucu diğer alimlerin görüşleri ile çelişmiştir. Bu çok doğaldır. Allah bilmiyorsanız bilene sorun der. Biz de bilmediğimiz konular (hakkında tam hüküm çıkaramayacağımız konular) hakkında Kuran'a ters düşmeyen alimlere soruyoruz. Bu nedenle mezhepler çıkıyor.

    Mezhep konusunda şunu söyleyebilirim. Özellikle iranda şii mezhebi altında yaşayan çok farklı görüşlü alt mezhep(gibi) kişiler var. Şiilik çatışı altında sünni gibi yaşayan insanlar, Kuran'ın eksik indiğini Hz. Osmanın bazı ayetleri dahil etmediğini söyleyen gruplar, aslında Hz. Ali'nin peygamber olduğunu söyleyenler, haşa Hz. Ali'nin Allah olduğunu söyleyen gruplar var. Özellikle Nusayriler günümüzde Esedin yanında sünnilere karşı savaşıyor. Yani şialik bayağı karışık. Geneli Kuran'da eksik olduğunu belirttiği için, temziliği ayetle sabit olan Hz. Aişe'ye burada belirtemeyeceğim yakıştırmayı yaptıkları için hak yol sayılmazlar. Fakat tüm bu görüşlerin dışında dediğim gibi tam bir teslimiyetle Kuran'a ve sünnete uyan şiiler de vardır. Bu arada şiiler hangi 3 vakitte namaz kılıyorlar dı? tam bilgim yok, bi yazabilir misin.

    Sünnet konusuna gelirsek: Eğer sünnet olmassa emin ol din olmaz. Her konuya değinen koskoca islam dini sadece 600 sayfalık bir kitaba sığmaz. Sana peygambere tam anlamıyla (sünnetler) uyulması gerektiğini ayetlerle göstereyim:

    Haşr, 59/7
    Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir.

    (O, [Resulüm] vahiyden başkasını söylemez.) [Necm 3,4]
    (Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Araf 158, Nur 54]
    (Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
    (Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36]

    Enfal 20. Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlüne itaat edin, işittiğiniz halde O'ndan yüz çevirmeyin.

    Nisâ,64-65,
    Biz her peygamberi -Allah'ın izniyle- ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik.

    Hayır, Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.

    Araf, 7/158.
    Allah’a ve Allah’ın bütün
    sözlerine inanan ümmî peygambere uyun ki, kurtuluşa erebilesiniz

    Nisâ,69-70
    69. Kim Allah'a ve Resûl'e itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!

    Nur, 24/54
    De ki: Allah'a itaat edin; Peygamber'e de itaat edin.

    Okadar daha çok var ki. bulamadım hepsini.

    Hadisler bir kitapta toplandığı zamanlarda bir hadis duyan kişi(ismini hatırlamıyorum) söyleyenin yanına varmak için 2 ay yol yürüyor ve adamın yanına vardığında adamın atı kandırmak için ata yem gösterip istediğini yaptırdığını görüyor. Bu olayın üzerine hayvanı kandıran insanı da kandırır diyerek o kişinin rivayet ettiği hadisi sahih saymıyorlar. Yine aynı şekilde sünnetlerin sahih olabilmesi için rivayet eden kişilerin karakterlerine çok fazla dikkat edilir. Özellikle Buhari bu konulara çok dikkat etmiş, aralarında en sağlam kalanları da yazmadan önce gusül abdesti alıp istihare yapmıştır (her hadis için tek tek)

    Önceki mesajlarımda da belirttiğim gibi büyük bir Kış'tan geçtik. Allah araştırmamızı öğrenmemizi isterken maalesef nefsimize yenik düşürüldük ve düştük. Daha yazacak çok şeyim var ama dersim de var
  • 07-05-2013, 12:37:16
    #42
    Allah selamet versin hepimize gençlik.

    Anladığın dilde okumak diyorum ben.Arapça okumak sevap kazandırıyormuşa inanmıyorum şahsen,ha arapça okunmaz da demiyorum, çok isteyen varsa önce arapçayı öğrenir güzelce fiillerini sıfatlarını çekimlerini falan okuduğunu 4-4 lük anlar sonra açar kur'anı geldiği dilde okur eyvallah.

    Ama şimdi arapça bilmiyoruz anlamadan okusak kime faydası varki ?

    Geçenlerde Cuma'dayım işte herneyse müezzin başladı hutbe öncesi okumaya, bi okuyorki ama uykusu geldi milletin, böyle derinden şarkı söylermişcesine okuyor.Buna da anlam veremiyorum ben bi türlü.

    "Allah namaz kılmayı emretti" yi gidip Alllaaaaaaaahhhhhhhh namaaaaaaaaazzzzzzzz kıııııllllmaaaayııııııı eeeeee-mmmreeetttiii" diye okuyunca milletin uykusunu getirince olmuyor hani vesselam. Tabi bunu arapça okuyor ilahi gibi.
    Sonra namazı kıldıran hoca da bu şekilde devam etti fatihayı okurken falan.Bilmiyorum valla ama insanın esnemesine sebep oluyor gibi uykusunu getiriyorlar yahu
  • 07-05-2013, 12:40:22
    #43
    Okumadım. Kısmet olursa bir gün okurum.
  • 07-05-2013, 12:56:47
    #44
    Üyeliği durduruldu
    Ben mesajlardan şunu çıkarttım Farz olan Arap'ça okuyarak anlamamak yerine Türk'çe okuyarak anlamak daha iyi en azından farz olmasa bile hiçbirşey yapmamaktan iyidir.
  • 07-05-2013, 13:42:37
    #45
    Üyeliği durduruldu
    Kuran'ın arapça olarak inmesinin tek bir anlamı var, o da Kuran'ın indiği topraklardaki halkın arap olmasıdır.

    Yani arapçanın kutsallığından v.s değildir öncelikle bunu bilmek gerekir.

    İbrahim suresinin 4. ayetinde de bu belirtilmekte.

    "Her peygamberi kendi kavminin diliyle göndermişizdir ki, onlara açık açık tebliğini bildirsin"

    Kuran'ın arapça olmasının tek sebebi var, Peygamberimizin (sav) geldiği toplumun arap olmasıdır. Arapça dilinin kutsallığından v.s değildir.

    Kuran başka bir dilin konuşulduğu topraklara inseydi, oradaki dil orijinal Kuran dili olacaktı.

    Kuran okurkende önemli olan manadır.

    Kelimeler manaların koyulduğu kap gibidir. Yemeği ister porselen tabağa koyup yersin, istersen bakır tabağa koyar yersin....

    Esas olan yemeği yemektir, kabı değildir... Kelimeler de bunun kabıdır.. Esas olan manasını kavramaktır...


    Ama şunu da dipnot olarak eklemek isterim, Kuran'ı örneğin namaz kılarken türkçe okunmaz bu çok büyük bir yanlıştır. İbadet, orijinal dilde yapılır. Tercümesi kuran yerine geçemez.

    Yani işin özü, ibadet orijinal dil ile yapılır, ama İslamiyet evrensel bir din, bütün dünyayı kapsayan ilahi bir din olduğu için her ırktan insan, kendi diline çevrilmiş halini okuyarak anlamını bilmelidir.

    .