Kuran'da defalarca apaçık ifadesi geçiyor. Yani Kuran'ın apaçık olduğu Kuran'da defalarca tekrar ediliyor.
Kuran'ın neresinde bu kitabı sadece alimler anlar, normal insanlar sizin kafanız basmaz siz gibin alimlere sorun boşuna bu kitabı okumayın yazıyor?
Şimdi Kuran, kendisi için apaçık ifadesini kullanırken hangi hadis Kuran'ı sadece alimler anlar normal insanlar anlayamaz diyebilir? Bu hadise ben ne kadar güvenirim. Hadis'in ayet ile çelişmesi mümkün müdür? Nüfusun %99,99'unun okuma yazma bilmediği bir dönemde alim demek ile bugün alim demek aynı şey midir?
Kuran'ı Türkçe okumak sonra okunan ayetler ile ilgili bir kaç farklı tefsirden fikir almak ve sonra kendi kararını kendi vermek lazım.
Kuran'ın sözlü sevabı olduğu da söylenir. Ama tecvidle okumaktan bahsediyor arkadaşlar. Ben arap değilim ve arapça okuma diksiyon kurallarını öğrenmek zorunda değilim. Ben Allah'ın mesajını ve isteklerini öğrenmek zorundayım. Ben Kuran okurken söylediğim sözlerin ne anlama geldiği değil, benim kalbimde ne anlama geldiği önemlidir.
İslamın %99'u niyettir. Siz iyi niyetle yanlış okusanız da sevabını alırsınız. Kötü niyetle doğru okusanız da günaha girersiniz.
O yüzden tüm ibadetlerden önce niyetlenilir. Niyetlenmeden oruç tutarsanız sayılmaz. Niyetlendiğiniz oruçta unutarak kötü niyet olmadan yerseniz oruç bozulmaz...
Okumakta da niyet önemlidir. Sen arapça bilmedikten sonra yanlış okurken yanlış kelime söylesen ne farkeder? Allah bilmiyor mu senin kalbinden geçeni? Bile bile yanlış ve çarpıtarak okumuyorsun ki?
Bu konuda sana kısmen katılıyorum.
Yusuf 2 derki; inna enzelnehü kur'anen arabiyyellealleküm tekilun.
Yani bu kitabı anlayasınız diye açık bir arapça dil ile indirdik diyor.
O zamanki dil haliyle arapçaydı o yüzdende arapça indi. Oyle tahmın ediyorum.
Sahabeler tarafındanda (Allah onlardan razı olsun) harekeler ve kolay okumamızı saglayacak yontemler geldı. Bu kur'anı arapca okumamızında sevap olduğunu göstermektedir bi nevi.
Sonucta kur'anında bazı kesımlerınde gecer bu "biz hayret verici bir kuran dinledik" diye.
Ve unutmayınki idarecilere (alimler sahabeler) itaat emredildi.
Kur'anda gecer bu "Allaha ve muhammede itaat edin ve sizden olan ulul emrede." Ulu'l emr idareci alim anlamına geliyordu öyle hatırlıyorum.
Yani gerçekler ve doğrular olduğu sürece bırakın hadislere, alimlere bile inanmayı emrediyor kur'an bize. (yanlış hatırlamalar olabilir hatam varsa düzeltin.)