meali okununca mutlaka tefsiri de okunur. Çünkü bazı ayetler olaylar üzerine inmiş. Olaylar bilinmeden bahsedilen ayet tam anlaşılamaz.
Mesela:
---BAKARA 284---
göklerde ve yerdekilerin hepsi allah'ındır. içinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir, sonra dilediğini affeder, dilediğine de azap eder. allah her şeye kadirdir. (284)
Yani bu ayette içinizden kötülük geçirsenizde bundan dolayı yargılanacaksınız deniliyor.
Bakara Sûresinin 284. âyeti nazil olduğunda Sahabe-i Kiramın içine büyük bir telâş, kaygı, korku ve üzüntü düştü. Ağlamaya, ahiret noktasından endişe ve kaygı duymaya başladılar. Nihayet Peygamber Efendimiz’e (asm) geldiler ve ağlayarak:
“Ya Resulallah! Namaz, oruç, cihad ve sadaka gibi şeylerle yükümlü tutulduk. Biz bunları yapabiliyoruz. Şimdi de bu âyet nazil olmuştur ve bizi içimizden geçenlerden sorumlu tutmuştur.
Buna gücümüz yetmez. Kalbimiz elimizde değil.” dediler.
Resulallah ise: "sizden evvelki iki ehli kitab'in dedigi gibi
isittik ve isyan ettik mi demek istiyorsunuz" dedi ve onlara "Semi’na Ve Ata’na" yani işittik ve itaat ettik demelerini buyurdu.
Şüphesiz bu büyük bi imtihan. Eğer başarısız olurlarsa diğer 2 din gibi yoldan sapılmaya doğru gişdilecek. Fakat sabaheler isyan etmedi ve sürekli işittik ve itaat ettik dediler ve yanılmıyorsam
yaklaşık 1 yıl sonra 285 ve 286. ayetler indi.
BAKARA 285 ve 286
Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. «Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş sanadır» dediler. ﴾285﴿ Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et! ﴾286﴿
Sahabeler ayete koşulsuz itaat ettikleri için 1 yıl sonra yukarıdaki ayet indi. Bu ayetler ile birlikte 284ün hükmü kalktı. Artık insanlar kalbindekiyle sorumlu değil, dil ile söze dökerlerse sorumlu olacaklardı. Tüm bunlar tefsirde yer alır.
Yine aynı şekilde bu kez yanılmıyorsam nur suresinde temiz erkekler temiz kadınlarla evlenebilinir deniliyor. Yani zina etmemiş olanları kasdediyor. Bu ayetle kısa bir dönem hükmediliyor. Bir süre sonra gelen yeni ayette bir önceki belirttiğim ayetin hükmü kaldırılarak artık zina eden etmeyenle de evlenebilir hükmü geliyor.
Şimdi Sadece türkçe meal okuyan bir kişi ard arda gelen bu ayetlerde bir çelişki görür mü? tabii ki görür. Biraz araştırmak gerekiyor. Allah araştırmamızı ve düşünmemizi ister.
Din ciddi bir olaydır. Anadan babadan çevreden duyulan birkaç bilgiyle yürümez. Detaylıca araştırmak gerekir. Ben araştırmaya devam ediyorum henüz.