ahtapot madem adam yalan konular açıyor (!) (bilgiler yanlış bile olsa yalan ve yalancı çok ağır bir ithamdır.Bilimde yalan değil yanlış bilgi olur en fazla.) Aksini kanıtlasan da doğruyu öğrensek.
Benikaydet hepsinin yalan olduğunu söylüyorsun yahu az insaflı olun adama hakaret ediyorsunuz.Bilgi yanlışsa doğruyu açıklayın öğrenelim .Kişiye hakaret etmeden tabii ki
Dağarcığımızdan bilinmeyenler, farklı bilinenler
69
●4.439
- 26-12-2009, 14:00:17Yazılarıma devam ediyorum.
--Türkiye iklimlerinin bitki örtüsünün birleştiği yer taşeli platosudur. Öyleki burada İncir e yetişir, Fındıkta yetişir, Karpuzda yetişir, Narda zeytinde yetişir. Üzüm elma kiraz ceviz vs zaten bilinen şeyler.
--Halka kullandırılmayan veya kısıtlandırılan Çarşamba, Ermenek, Göksu nehrinin suları akdenize akıttırlarak İsraile satılmaktadır.
--Ermenek kendi iline geçmek için başika ilden geçen belkide tek ilçedir. İllerine gitmek için Mersşin Mut içinden geçmek zorundalar.
--Türkiyenin en tarihi projelerinden biriside Ermenek Karaman yolu projesidir. Osmanlı devletinin son yıllarında propjeye aldığı bu yol, savaş ve maddi yetersizlikten dolayı sadece tekaçatına kadar gidebilmiştir. Atatürkünde üzerinde durduğu yol hala bitirelememiştir. 16-30Km mevcuttur. 5 saat olan ermenek Karaman arası bu yol ile 1-1,5 saata düşecektir.
--Atatürkün Vasiyetlerinden birisi olan Ermeneğin il olma vasiyeti hala yerine getirelememiştir.
--Türk silahlı kuvvetlerinin F uçaklarınıon çoğu ikmal ve keşif amaçlıdır. Manevara kaabiliyeti yoktur. Rus yapımı mig uçaklar F uçaklarından daha iyidir. Gerçek savaş uçaklarıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin elinde keşke mig olsaydı
--Azerbeycanın bile elinde mig uçakları mevcuttur. Sayı ve tecrübe bakımından Türk devletlerinde TSK diyebilirken, savaş esnasında savaşan güç olarak En güçlü Azerbeycan diyebiliriz. Azerbeycanın gazetelerinin ve yazarlarının sözüne göre 75 adet mig uçağı mevcuttur.
--Konyanın Taşkent ilçesinin adı Pirlerkondudur. Ama Dünyada sayılı yerleşim şekillerinden biri olan kayalar üstüne yerleşmekten dolayı taşkent adını almıştır
--Bu yöre halkı Yüksekokul istemeyen tek yöre halkıdır belkide. Var olan yüksek okullarını eylem yaparak kapattırmışlardır.
--Türkiyenin ilk kültür şehri konyada olacaktır. Akp hükümeti ve belediyenin projesiyle Konyada 56 tarihi eserin bulunduğu alan KM ler boyunca tarih kültür kenti olarak yeniden imar edilmektedir.Hacıveyiszade camiinden itibaren, fuar, aleaddin, belediye otobüs garı, itfaiye, adalet sarayı, Mevlana Cad, Sahhaflar, Valilik, Meydan, Aziziye, Kapu camii civarı, Mevlana, Mezarlıklar, Akçaköşk, Mevlana kültür merkezine kadar olan alan tamamen turizm kenti olarak yeniden imar edilmektedir. Bu bölgelerdeki resmi daiereler binalar otoyolları kaldırılarak büyük bir yeşil alan ve parklar haline getirilecektir.
-- Daha önce demiş olabilirmiyim bilmem. Balkan Türkleri(Atatürkün dedeleride dahil), izmir karamanlı türkmenlerden oluşmaktadır.
--Bizim bildiğimiz manada kandil kutmalası emeviler devleti zamanında başlanmıştır. Daha önceleri daha çok ibadet edilen bir mübarek gündüler.
--Teravih namazı Peygamber Efendimizin kılmadığı bir namazdır. Ancak kılabilirsiniz dediği bir namazdır. Hz Osman zamanında ilk defa cemaatle kılınmıştır. O günden bu güne güzel bir gelenek olmuştur.
--Bu sebeple taravih kılan arkadaşların taravih namazına niyet etmek yerine geçirmiş oldukları namazların kazasına niyet ederlerse(tıpkı cuma namazın son sünnetinden sonraki 4 rekat gibi) teravih namazından daha çok ibadet yapmış olurlar, borçlar üzerlerinden kalkar.
--Mevlidin hiçbir hükmü yoktur. Osmanlı zamanında bir şaiirin yazmış olduğu methiye şiirlerden ibarettir. Onun yerine 1 sayfa daha kuran okunsa daha çok makbüle geçer.
--Mevlüd yurtlarda bulunan onlarca veya yüzlerce öğrenciden eğiticiden güzel seslilerini tespit ederek, o güzel sesleri kullanıp cenaze sahibini mutlu etmek suretiyle bağış toplayan bazı cemaatler veya derneklerin bir yöntemidir. Onlar mevlüdü olmassa olmazlar arasına koymuşlardır. Maksadınız bağış yapmaksa onlara kuranı kerim okutun ve o yüzden bağış verin.Elbette o güzel sözlerde insanın ruhunu temizler ama hiçbir söz kuranı kerimden etkili olamaz.
--İnsanların geçmişleri kendilerini kötülükten korumaz kendilerini geliştirmezler veya doğru yolu göstermezler. Elbet soy asalet güzeldir ama çakılıp kalmamak daha evladır. Size iyi kötü olarak 2 örnek vereceğim. İslamın Pyegamberden sonraki en büyüğü Hz Ebubekrin oğlunun Hz Osmanın şehit edilmesinde adı geçmiştir. Aksine İslamın en büyük düşmanlarından Ebu Cehilin oğlu İkrime RA ise Müslüman olmuş ve babasına karşı savaşmıştır. İlk şehitlerdendir. Cennetle müjdelenmiştir. - 26-12-2009, 14:16:06adam bunları kafasından yazdığını söylemişti üst mesajlarında. bilim bu mu?was adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
vaaz vermek serbest mi? üstelik yanlış. doğru olsa bari. Hz. Muhammed teravih namazını kılmıştır. Teravih farz olacak diye devamlı kılmamıştır.Alıntı
sallıyor diyorum sonra hakaret ediyor diyorsunuz. yalana yalan diyeceğim başka ne diyecektim. sizde bilip bilmeden savunun.
Teravih farz olmaığı için bu dediği doğrudur.
eklemeAlıntı
en basit haberlere kaynak kaynak diye sorarsınız. yalanın kralı var burada, kimse sesini çıkarmıyor kaynak sormuyor. - 26-12-2009, 14:31:26Molla cami de bir örnekte geçmişti. Kafiye veya izharda da olabilir. Benim aklıma ordan girdi.
2 çeşit yazma yöntemi vardır.
1-Tamamen kes kopyala yapıştır yöntemi
2- Dağarcıktan
Eğer siz dağarcığa sallama derseniz başta kendi sözlerinizle alaylarınızla ters düşersiniz.
Artık bırakın bu altta kalma üstte kalma mücadelesini. Güzelce konuşalım. Bende 18-22 yaşlarında iken tartışma esnasında karşıt fikirlere bazen seviyesizlik yapmışlığım olmuştu.Ama şuan dinliyorum. Bilmiyorsam o bahsedilen konuyu araştırıyorum.Biliyorsam o sözlere söz sahibini,n gönlünü kırmadan güzelce ilave ediyorum. Mesela bölücülük terimi yerine- bu sözlerimizi yanlış anlayabilirler kanataimce şöyle söylesek daha doğru olur derim. Veya yalan söylüyorsun yerine, kaynaklarınızın doğruluğundan eminmisiniz, kaynağı verirmisiniz birde bende araştırayım diyorum
Bölücülük konusu haricinde hiçbir sözlerinize kızmam güzelce sohbet güzelce yazışırsak.
Eğer araştırıcılık olsa beni ismimden soy ismimden yola çıkarak bile ne denli asil olduğumu araştırabilirsiniz. Osman Orhanoğlu gibi asilim. Ama son örnekte dediğim gibi bu gibi şeylerin arkasına sığınmam söylemeye bile gerek duymam. Bu yüzden sadece o sözünüzü Allaha Havale ederim. Diğer sözlerinize kızmam.
------------------
Şimdi bu teravih olayının dağarcığıma geliş şeklini söyledikten sonra(aranızda molla cami okuyan fıkıh almış arkadaşlarımız varsa bana o konuyu o fıkhı hatırlatsınlar(gel gelelim olaya:
Allahın Kılıcı , Zinnureyn , Sıddiki Alemdar veya Adaletin kılıcı efendilerimizden birisi ama bilemiyorum. Aşırı namaz bağımlısı olması sebebiyle Zinnureyn efendimiz(Bilerek lakablarını söylüyorum bilmeyen arkadaşlarımız merak etsinler diye, araştırsınlar diye) olabilir. Ramazan günü Yatsıdan sonra nafile namaz kılarmış.Diğer büyükler ise acaba ona özel bir namaz mı söyledi bizim bilmediğimiz onun özelliği nedir diye şüpheye düşüp(bakın Allahın rasülünden bile şüphe edilebiliyor-Vay siz Allahın Rasülünü neyle itham ediyorsunuz örgüt mü vs vs demiyor. hem edenler büyük, hem şüpheliler.Zaten Rasülüllah "şüphe aklın yarısıdır" buyurur) Ya Allahın Rasülü felan kişi yatsı namazından sonra namaz kılıyor ama biz neden kılmıyoruz anlamında sorarlar. Peygamber Efendimizde o namazan haberi olmadığını Nafile namaz olabileceğini söyler. Onlarında kılabileceğini söyler. Böylece Ashabın(Ashap sahabenin çoğuludur bu yüzden ashaplarımız gibi lar eki yanlıştır. Sahabelerler anlamına gelir)da bazıları kılmaya başlarlar.
---------------------
Ya arkadaşlar benim bu yazılarımı aska arkaya başta ekleme şansım yokmu - 26-12-2009, 14:46:21ya arkadaşım senden fetva mı istedim. yanlış yazıyorsun. kaynak olmadan dini bilgilerde yazıyorsun, Osmanlı hakkında yazıyorsun ve yalan yanlış yazıyorsun. Peygamber hakkında öğreneceğimi kendi bildiğim kaynaklardan öğreniyorum. Bana bilgi vermene gerek yok. Yanlış yazmaya devam etmezsende sevinirim.TBUDT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 26-12-2009, 15:03:34Yanılma ithimalim nedeniyle bir büyüğe sordum. Ve şu Hadisi Nakletti.
Ashabına seslenrek" ramazan akşamlarını cemaatle namaz kılma hususunda ne kadar arzulu olduğunuzu görüyorum. Size bu namazı kıldırmam için hiçbir nedende yoktu. Ancak Ben sizin Ramazan namazını farz sanmanızdan dolayı korktum ve size bu namazı kıldırmadım" Buharî, Teheccud, 57
Evet Tarevih Menduptur.
Peygamber Efendimizin yaptığı şeylere sünnet denir.
Ebu Hureyre RA ın rivayetine göre Peygamber Efendimiz ashabtan bir grubu Udbeydullah bin Kaab RA nın arkasında cemaatle nafile namaz kılarken gördü."Ve yaptıkları şey doğrudur güzeldir" diyerek tasvip etti.(Ebu Davud İkametüs sala s190)
Ancak Hanbeli ve İbni Maceye göre bazı menkıbelerde Peygamber Efendimizin de namaz kıldığı söylenmektedir. Ancak müctehidler Peygamber Efendimizin zaten geceleri şiabdetle geçirdiğini Nafile namazı devamlı kıldığını söylyerek bunun teravih olmadığı ancxak ümmetine ramazan gecelerini ibadetle ihya etmeyi tavsiye ettiği hususunda ittifak etmişlerdir.
Teravih mecburi bir namaz değildir, Hatta vacip veya devamlı sünnet bile değildir. Müstehap Mendup Sünneti Müekkide hakkında farklı yorumlar olsa da ittifak mendup olduğu yöndedir.
Anafikir şudur: Teravih namazı sadece nafile bir namazdır.Halifelik zamanında mecburi gibi kılınmıştır. Yerine farz vacip namazlar ile borca düşen kaza namazları kılınması daha doğrudur.
Sünneti müekkide dersen ahtopot kardeşim sana kızmam. Seni yalanlamam köçtülemem. Çünki sünneti müekkide olduğu yönündede ictihadlar var. Siz muhtelefün aleyhede uyabilirsiniz. Çünkü Peygamber Efendimiz " benim alimlerim gökteki yıldızlara benzer hangisine uyarsanız felaha ulaşırsınız veya bana ulaşırsınız gibi hadisi mevcuttur.
Yeterki müctehidin kaynakları cennetle müjdelenen kişilerden birine dayansın ve rivayet yolu sahih olsun. - 26-12-2009, 15:11:13Evet, davranış şeklinizi bu yönde değiştirdiğiniz için çok teşekkür ederim.ahtapot adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben kitapları mektupları, tarihi, halifeleri, sünneti ayeti hadisi belge olarak sundum
Eğer bunları söylememiş olsam o zaman bol keseden atıyor deniliebilirdi
Sizin kaynaklarınız sizin bilgileriniz sizlere yetiyorsa bu konuyu okumakla yükümlü değilsiniz elbette.
Ancak genelleme cevapler yerine daha çok nokta cevapler verirseniz belki bizimde sizlerden öğreneceğimiz şeyler çıkar.
Selametle - 26-12-2009, 15:16:44Kibarca, yanlış düşündüğünü söylememi istemişsin. "YANLIŞ DÜŞÜNÜYORSUN, YANLIŞ BİLİYORSUN."
Konuyu din boyutuna getirmişsin. Yazdıklarının arasına "Türk düşmanlığı" kılıfını sokarak Şah İsmail savaşını sokmuşsun, ama sonraki mesajlarından anlaşılıyor ki asıl tepkin dini sebepler yüzünden.
Osmanlı'yı zerre araştırmış biri bu yazdıklarını yazamaz bence..
İki lafından birinde Yavuz ve Yıldırım'ı dinden çıkmakla, kafir olmakla suçluyorsun. Ne sen, ne ben, dinden çıkmakla itham ettiğin padişahların zerresi kadar mümin değilizdir bunu bilir söylerim.
Böyle bir padişahı nasıl eleştirebilir insan?Alıntı
Osmanlı, Türkmen düşmanı demişsin.
İlk örneğin iskan politikaları.
Sevenler ailelerinden parçalanmış gibi söylemler çok acıklı gerçekten. Ama bırak iskanlar sırasında Türkmenleri ailelerinden ayırmayı, devşirme sisteminde aile rızası olmadan gayrimüslim çocukları bile ailelerinden ayırmamıştır. Sen, kanından insanlara bunu yaptığını iddaa ediyorsun.
İkinci örnek olarak Safevi devleti'yle yapılan savaşı vermişsin. Bu konuda Yavuz'u, Osmanlı'yı eleştirmek gerçekten insafsızlıktır.
Bu savaşı ırksal sebeplere bağlamak gerçekten komik. Son mesajlarına bakarsak bu savaştaki gayen "Türkmenler" değil, daha çok dini meseleler. Şah İsmail'in savaştan önceki tutumu ortada.
Yavuz'un savaşması sebebi, "100.000 Türkmen öldürelim" değildi elbette, sen de farkındasın. Açıklayalım.
Timur, Bayezıd'la savaşıp Anadolu'dan çekildikten sonra aldığı esirlerin bir kısmını, Şah İsmail'in büyük dedesinin ricası üzerine, İran'da bırakır. Burada kurduğu tarikatla (Safevi tarikatı) bu esirlerin büyük kısmının mezheplerini etkiler. Bu tarikat devlet yönetiminde tehlikeli görünür ve sürgün edilirler. Ölen tarikat lideri Safiyüddin İshak'ın oğlu ve torunu da kendi yolundan gidip Anadolu'da tarikatlarına müritler ve para toplamaya çalışır. -Safevi Devleti'nin temelleri için-. Hiçbirisi başarılı olamaz. Ta ki Şah İsmail'e kadar. Şah İsmail Yavuz döneminde de bu faaliyetlerine devam etmiş, hem Osmanlı'nın bütünlüğüne hem de İslam'a zararlı faaliyetlerde bulunmuştur. Üstelik Anadolu'dan Safevilere büyük bir göç hareketi başlamıştır. Devlet için tehlikeli bir durum olduğu ortada. Savaş sebebini idrak ettirebildiysem, söylediğin "Kürt" meselesine değineyim.
"Yüzde yüz Türk olan Safeviler katledilip, bölge Kürt çoğunluğa bırakıldı" demişsin. Kanımca Safevilerin Kürt düşmanı gibi olduğunu vurgulamışsın. Safevilere adını veren Safevi tarikatının kurucusu Safiyüddin İshak'ın birçok Kürtçe eseri mevcut. Hiç sempati, ilgi duymadıkları(?) buradan belli sanrım. Bölgedeki Kürtlerin Osmanlıları, Alevilerin Safevileri desteklediği doğrudur. Ancak bu durum, dediğine örnek olamaz. Kaldı ki, ne var yani Kürtler daha aktif olduysa o bölgede? Şiiler Osmanlı'yı her türlü zarara uğratırken, Osmanlı seferden sonra İstanbul'a döndükten sonra bile Kürtler Osmanlı adına Kuzey Suriye'ye kadar fetihlerlerde bulunmuştur.
Yani söylediğin ne bir Türkmen "katli" vardır ortada, ne de masum yere öldürülen insanlar.
İkinci örneğinle ilgili, bu yazdıklarımın bir kısmını da öğrendiğim bir kitap tavsiye edeyim, söylediklerinde ısrarcıysan oradan bak.
- "Kızılbaş Türkler| Tarihi, oluşumu ve gelişimi - Nihat Çetinkaya"
Şu da, Yavuz Selim henüz şehzadeyken Papa II. Julius'un Şah İsmail, Safevi-Osmanlı ilişkileri hakkında yaptığı değerlendirme;
"İsmail'in, İranlı tebasının, kendi ülkelerinde meydana gelen aşırı Türk yapılaşmadan rahatsız olduğunu söylüyorlar. Ancak İsmail, buna karşılık göç eden Türkmen aşiretlerinden Şiiliğe girmeye direnenleri acımasızca kırmaktan çekinmiyor."
Şu da, ülkemize casuslar gönderen kardinalin değerlendirmesi;
"Türkmenlere, göç evresinde şiiliğe geçiş telkin ediliyor. Direnenler çıkıyor elbet. O zaman, İsmail bunları gerekirse kitleler halinde ortadan kaldırmaktan çekinmiyor."
Aynı Kardinalden, göçlerin ve İsmail'in Osmanlı'ya ne gibi zararları olduğu;
"Osmanlılar o devasa tarım alanlarını işleyecek köylüleri ellerinde tutmazlarsa ekonomileri müthiş bir darboğaza düşer. Yolumuz açık seçik görülüyor sayın Galimberti(papa), İsmail, içindeki ayrılıkçı unsurlar canlı tutulacak şekilde desteklenmeli"
Yine Yavuz Selim'in, şehzadeyken yaptığı değerlendirmeler var ki, tutumunda ısrarcı olursan onları da eklerim.
Türkmenleri sevmesiyle övüp bitiremediğin Şah İsmail'in, savaştan sonra ne yaptığını biliyor musun?
Kaynak: Yavuz Selim'in yakın arkadaşı Hasan Can'ın günlüğünden, 1 Şevval 921.Alıntı
Eğer tüm bunlara rağmen, İsmail haklıydı, Yavuz Selim birşey yapmamalıydı diyorsan, kusura bakma da senin Osmanlı sevginden şüphe duyarım.
Metin içinde sürekli ordan oraya değindiğin için, anladığım kadarına cevap verdim.
Sen Osmanlı'yı, vatansever Osmanlı paşalarını Rus çarının eşiyle birlikte olmaktan dolayı savaşı bırakan, üstelik bu durum hakkında düşüncelerini Putin'e soran Ertuğrul Özkök gibilerin yazılarından -2 Eylül 2004, Hürriyet- öğreniyorsun sanırım. Bu düşüncelerin normaldir.
Hayatının büyük bir bölümünü Osmanlı düşmanlığıyla geçirip, son dönemlerinde başarılı sorgulamasıyla düşünceleri değişen Kemal Tahir'den alıntılarla bitireyim yazıyı.
Siz kendinizi ne olarak görürseniz görün, bizler Osmanlı'nın torunlarıyız. Atalarımıza layık olmalıyız, geçmişimizi tasfiye etmeye çalışmak yerine..
"Bir Dünya İmparatorluğu, yüzyıllar boyu, yüzlerce nesillerin birleşik gayretleriyle, kanları, canları, malları pahasına doğmuş, kökleşmiş, gelişmiş, yaşatılmıştır. Tarihin bir döneminde, herhangi bir nesil, tek başına bir tasfiye kararı verebilir mi? 'Veririm' derse, bu kararın meşruluğu nasıl ispatlanır? Mümkün olsun olmasın isteyeceksin! Çünkü, vazgeçmeye, bağışlamaya hakkın yok! Babanın malı değil! Dünyada çok az milletin eline geçmiştir bizimki kadar büyük tarih birikimi.. Eğer her millet ilk zorlukta, yüzyıllar boyu biriktirdiği haklarını(tarihini) kaldırıp atarsa, dünyada tarih diye birşey kalmaz."*
"Değil bir dünya imparatorluğunun mirası, bir mahalle bakkalının mirası bile, bu kadar kısa zamanda tasfiye edilip karara bağlanamaz."*
* : Kemal Tahir, Yol Ayrımı adlı kitabından.
Not: Son mesajında belirttiğin gibi, kopyala/yapıştır yapmadım. Alıntı yaptığım yerlerde kaynakları da ekledim, buyur araştır. - 26-12-2009, 15:51:58Güzelce yazdığın için teşekkür ederim. İçlerinden hepsi bana cevap değildi, Sanki hepsi bana gibi olmuş. 3 kişinin farklı bağlamda yazıları var tek kişi gibi görmessen sevinirim.
Bende güzelce okudum.
Evet bende azeriler üstünde şiilik konusunda bir basklı yaptıklarını duymuştum ama net bir araştırma bulamadım.
Birilerinin kürtçe kitap yazması onun Kürt sevdalısı olduğu anlamına gelmez. Ali şir Nevaide o zaman Türk dilinin değil Farsilerin en büyüğü diyebiliriz. Çünkü oda Farsça yazardı. Bir zamana kadar. Benimde kürt arkadaşlarım var şakasına onlarla bazen öyle konuşurum. Doğunun her iline elimi kolumu sallayarak giderim. Güzelce misafirperverlikde yaparlar. Şimdi ben tarihe not düşecek büyük bir adam olabilsem o zaman kürdiy olarak mı anlırım yoksa Ebabekir Bozkiri

olarak mı?
Oysa Bozkır halkıda aşırı genelleme yapar. Kürt düşmanlığı yüzünden her gelene kötü baktılar terör örgütünün eline bayrak verdiler istemeden hizmet ettiler
Ben böyle söyledim diye çok sıkıntı çektim. Nu yüzden en çok nefret ettiğim şeyde genellemedir.
Cem uzan Motorola davasında haklıdır derseniz cem uzancı olmazsınız. Onun her konusuna her ahlaka hak vermiş olmassınız veya onun adamı olmassınız
Osmanlı Devleti Türkçü değildi dediğinizde vay osmanlı düşmanı fitneci fesatçı olmassınız
Karaman, İran,Azerbeycan ve Horasan türklüğün simgeleridir derseniz, safevisi türk dilini kullanmış geliştirmiş türkçülüğe hizmet etmiş derseniz vayyy asaletsiz sallamacı bölücü arap zihniyetli vs de olmassınız
Şiiler müslüman dediğinizde vay sapık şiilerin felan hareketini falan hatalarını bilmezmisin sen sunni düşmanısın şiisin denilemez.
Kendi nefime öğütüm her zaman şu oldu"Düşmanın bile olsa her yerde doğru bildiğini söymeketen çekinmeyeceksin. Dostun bile olsa millete ammaye mal olan hatalarını seviyorum diye örtbas etmeyeceksin"
.
Kmlgrlr kardeşim(muhtemel kamil veya kemal gürler) sizinle sohbet etmekten büyük keyif duyarım.Ancak dediğim gibi genelleme ve yaftalama yapmayalım hiç kimseye
