• 24-12-2009, 00:23:52
    #46
    ahtapot adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ya Osmanlı'ya dil uzatmaya utanmıyor musun?

    Osmanlı'yı tanıyamayan basit örneklerle lekelemeye çalışıyor. Koca hanedanın tek amacı İslamiyet ve Devletin devamlılığı. Padişahlarda Devlet ve Din aşkı o kadar büyükki düşünmeden kardeşini öldürebiliyorlar. Padişah diyorsa Türkmenlere şuraya gideceksiniz, buna kimse karşı çıkamaz.

    Cumhuriyet aklıyla Hanedan'ı yorumlamakta bu oluyor sanırım.

    Ayrıca ben müslümanım deyip Hz. Ebu Bekir'e küfreden biri nasıl cennete girecek çok merak ediyorum. Hz. Ali'nin ağzından, Cennetin kapısında Hz. Ebu Bekir'in adının yazdığı söylenmiştir.

    Bir şeyleri savunuyorsun ama ne savunduğunu ne sen, ne ben, nede başkasının anladığını sanmıyorum.

    Arkadaş diyor ki Fatih Sultan Mehmet ten sonra (sadece devlet olarak yoksa Sultan Mehmet de iyi bir Milliyetçi olmasına karşın Türk değildir.) neredeyse hiçbir padişah milliyetçi olmamış saray erbabında hiç Türk bırakmamış yüksek mevkilerde Türkleri barındırmamıştır ve Osmanlı ardında Türk adıyla bir ülke kurulmuş ve adı TÜRKİYE olmuştur diyor yani Türkiye F.Sultan Mehmet e kadar olan (ki bu arada da birkaç padişah hariç) hanedanlığın devamıdır bizim Osmanlı imparatorluğyla tam bir bağımız yok diyor.
  • 24-12-2009, 20:40:31
    #47
    Allah bilir ömründe 50 defa şii görmemiştir 10 tanesi ile sohbet etmemiştirordan burdan duyduklarıyla veya şer odaklarının duyurmak istedikleriye yetinmiştir çoğu insanlarımız.
    Evet ehlibeyte küfür eden hakaret eden şii veya alevi veya vahhabi veya sunni veya islami kardeşlerden olsun imansız gider.
    Ama şiilerin büyük bölümü maalesef ehlibeyte küfür etmezler.
    Sevmeyebilirler, ama inanıyorlarsa müslümandırlar.
    Benim Osmanlı devleti düşmanlığım yok. Çok da severim. Kaç defa yazduım.Okuma yazma bilmeyenler için bu konuda 10 defa tekrar etmişim ne yazar ki?
    Bu konuyu yazış amacım bellidir. Sizlerde yazarsınız buna benzer.Beyin beyinden üstündür. Hepimizin hepimizden öğreneceği çok şey vardır. İsteyen araştırır isteyen gerek duymaz.
  • 24-12-2009, 23:29:08
    #48
    ahtapot adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

    Cumhuriyet aklıyla Hanedan'ı yorumlamakta bu oluyor sanırım.

    Ayrıca ben müslümanım deyip Hz. Ebu Bekir'e küfreden biri nasıl cennete girecek çok merak ediyorum.
    Hz. Ali'nin ağzından, Cennetin kapısında Hz. Ebu Bekir'in adının yazdığı söylenmiştir.

    Bir şeyleri savunuyorsun ama ne savunduğunu ne sen, ne ben, nede başkasının anladığını sanmıyorum.
    Acaba ömründe kaç defa şii gördün, kaç defa sohbet ettin kaç defa bir kitaplarını okudun kaç defa bir ilahilerini düşündün.
    Mesela acaba tebrizden kaç arkadaşın oldu. Ya Kerbelayı düşünerek gözlerinden bir damla yaş akıttın mı?
    Çoğumuzun aklına bile gelmez kerbela ve çoğuöuz kendilerine acı çektirenleri eleştirirz bizde hiç suç hiç günah yokmuşuz ki bilmişlik taslarız değil mi
    Zaten en kolay yapabildiğimiz bu
    Bir mızrak darbesi bile bir insanı öldürürken, 2-3 mızrak bir aslanı bile öldürürken, Pyegamber Efendşimizin vucutlarından bir parça, ehlibeytin son üyeleri sahabelerin büyükleri Hz Ali Efendimizin çocuklarına onlarca mızrak ve kılıç darberiyle şehit etmişler mübarek vucutlarını heba etmişlerdir.
    Dediğim gibi bir hayvana bile bu kadar kötü muamele edilmiyor. Peki biz bir damla gözyaşı döküyormuyuz o günde. Ama onlar ayptıkları yanlışda olsa ehlibeyt için kendilerini feda edebiliyor. Acaba kim ehlibeyte daha sadık.
    http://www.facebook.com/video/video....2454471&ref=nf
    Bak bakalım nerede ehlibeyte küfür var, nerede peygambere hakaret var. Aksine Peygamberimizin sözleri ile donatılmış
    Allah bilir bu sözlerin çoğunu en bilgin geçinen sunni veya islami kardeşler grup üyeleri bilmiyordur. Hiçbir vahhabi bilmi,yordur bu sözlerin tümünü belki de.
    Bunlar münafıkların başının 1400 yıldır müslümanları bölmek için bir oyunudur.
    Bizim inanışımıza göre ibadet edişleri tasdik edilmese bile onlar bizim kardeşimizdir.
    Onlarda müslümandır.
    Ama günahkar müslüman
    Heryere bu misali yazarım
    Mevlana Celaleddini Belhi KAS birgün aleaddinden şemsi tebrizi medresesine giderken bir grub insanın birkaç kadınbı taşladıklarını görür. Neden taşlıyorsunuz diye sorar onlara
    Ya Mevalana onlar günahkar der grub(Zina yapan fuhuşçu kadınlar muhtemelen)
    Mübarek mevlana da o kadınların arasına girer. Halk şaşarırır. Ya Mevlaba ne yapıyorsunuz çıkın oradan derler
    Mübarek derki, benide taşlayın o zaman bende günahkarım.
    İnsanları günahlarına göre sınıflandırmak bizim işimiz değildir. Bizim işimiz kulluktur.Her koyun kendi bacağından assılır.
    Her insan muhakkak öyle veya böyle günah işlemiştir. Günahsız insan başta dediğim gibi sadece Peygamberlerdir ki onlşar bile daha önce dediğim gibi nübüvvetlerinden önce günaha dalmışlardır.
  • 25-12-2009, 23:01:46
    #49
    TBUDT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kaç defa yazduım.Okuma yazma bilmeyenler için bu konuda 10 defa tekrar etmişim ne yazar ki?
    diyorsun ama ben şii yazmadığım halde saydırmışsın maşallah. öncelikle okumayı sen öğrenirsen, sonra okumayı bilmiyorsunuz diye ahkam kesmeye kalkarsan böyle rezil olmazsın. şii veya herhangi birileriyle derdim yok. Hz. Ebubekir'i, Hz. Ömer'i, Hz. Osman'ı, Hz. Ali'yi sevmeyeni bende sevmem. Babam olsun farketmez.

    sonraki cümlelerinde de hemen başlamışsın yok şiir gördün mü, kerbelayı düşünerek ağladın mı? diye. evet zırladım bunun sana ne faydası olacak? boş yazmayı bırak istersen. kurt kocayınca kuzuların maskarası olurmuş. kurt ölüncede kuzular böyle iftiraya kalkıyor demek büyük Osmanlıya.

    TBUDT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Acaba ömründe kaç defa şii gördün, kaç defa sohbet ettin kaç defa bir kitaplarını okudun kaç defa bir ilahilerini düşündün.
    Mesela acaba tebrizden kaç arkadaşın oldu. Ya Kerbelayı düşünerek gözlerinden bir damla yaş akıttın mı?
    Çoğumuzun aklına bile gelmez kerbela ve çoğuöuz kendilerine acı çektirenleri eleştirirz bizde hiç suç hiç günah yokmuşuz ki bilmişlik taslarız değil mi
    Zaten en kolay yapabildiğimiz bu
    Bir mızrak darbesi bile bir insanı öldürürken, 2-3 mızrak bir aslanı bile öldürürken, Pyegamber Efendşimizin vucutlarından bir parça, ehlibeytin son üyeleri sahabelerin büyükleri Hz Ali Efendimizin çocuklarına onlarca mızrak ve kılıç darberiyle şehit etmişler mübarek vucutlarını heba etmişlerdir.
    Dediğim gibi bir hayvana bile bu kadar kötü muamele edilmiyor. Peki biz bir damla gözyaşı döküyormuyuz o günde. Ama onlar ayptıkları yanlışda olsa ehlibeyt için kendilerini feda edebiliyor. Acaba kim ehlibeyte daha sadık.
    http://www.facebook.com/video/video....2454471&ref=nf
    Bak bakalım nerede ehlibeyte küfür var, nerede peygambere hakaret var. Aksine Peygamberimizin sözleri ile donatılmış
    Allah bilir bu sözlerin çoğunu en bilgin geçinen sunni veya islami kardeşler grup üyeleri bilmiyordur. Hiçbir vahhabi bilmi,yordur bu sözlerin tümünü belki de.
    Bunlar münafıkların başının 1400 yıldır müslümanları bölmek için bir oyunudur.
    Bizim inanışımıza göre ibadet edişleri tasdik edilmese bile onlar bizim kardeşimizdir.
    Onlarda müslümandır.
    Ama günahkar müslüman
    Heryere bu misali yazarım
    Mevlana Celaleddini Belhi KAS birgün aleaddinden şemsi tebrizi medresesine giderken bir grub insanın birkaç kadınbı taşladıklarını görür. Neden taşlıyorsunuz diye sorar onlara
    Ya Mevalana onlar günahkar der grub(Zina yapan fuhuşçu kadınlar muhtemelen)
    Mübarek mevlana da o kadınların arasına girer. Halk şaşarırır. Ya Mevlaba ne yapıyorsunuz çıkın oradan derler
    Mübarek derki, benide taşlayın o zaman bende günahkarım.
    İnsanları günahlarına göre sınıflandırmak bizim işimiz değildir. Bizim işimiz kulluktur.Her koyun kendi bacağından assılır.
    Her insan muhakkak öyle veya böyle günah işlemiştir. Günahsız insan başta dediğim gibi sadece Peygamberlerdir ki onlşar bile daha önce dediğim gibi nübüvvetlerinden önce günaha dalmışlardır.
  • 26-12-2009, 06:46:17
    #50
    Dil uzatmak, iftira atmak, utanmamak, terbiyesizlik .... söylemlerinizi size iade ediyorum. X SONSUZ olarak.
    Eğer konu hakkında mantıklı bir açıklaman yoksa genelleme hakaret vaya düz mantıkla yazmamanızı öneririm.
    Eğer konu hakkında (SADECE BU KONU) bilmediğimiz bişeyler varsa yazarsınız. Yanlış bildiğimiz bişey varsa yazarsınız. Zaten amacımızda o. Bilinmeyen veya yanlış bilinen.
    Sizin kestirme mimlemeleriniz, hakaretleriniz ve basit savunma dürtünüz konu içeriğine uymamakta ve konudışı sayılmaktadır.
    Beni çekmeye çalıştığınız seviyesizleştirme ve şahsileştirme boyutuna asla girmeyeceğim.
    Lütfen bilinmeyen az bilinen veya yanlış bilinen konular hakkında paylaşım yapınız
  • 26-12-2009, 11:06:40
    #51
    benikaydet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    yazdıklarının "diş fırçası-yumurta" harici hepsi yalan , ayıp günah değil mi,,,

    ayrıca bi ... bilmediğin de
    "karamanın koyunu sonra çıkar oyunu" atasözünün neden ATASÖZÜ olduğudur....

    karaman'lıların Osmanlı ya neler çektirdiğini, hep arkadan vurduğunu da yazsana arkadaşım...

    aslında biliyorsun da işine gelmiyor değil mi,

    yalan yazılarla insanları kandıracağını sanıyorsun...
    Doğru söze can kurban. +
  • 26-12-2009, 11:16:09
    #52
    slmgl adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konun içeriğini kaydırma adam bilgi vermiş saçma saçma şeyler sorma.



    Kurtuluş Savaşı’nda Türkler ve Kürtler
    Oldukça güzel bir makale-Bazı Kürtçülerin aradıkları istatistikler burada.

    İSTİKLAL SAVAŞI TÜRK IRKININ ZAFERİDİR..



    ''Bu vatanı düşmanlardan sadece Türkler değil, kürtlerle Türkler beraber kurtarmışlardır. Ancak Atatürk ortaya bir Türklük dehşeti saçıp, kürtleri sindirmiş ve kürtlerin haklarını vermemiştir. Yani devletin kurucu unsuruna kürt halkını eklememiştir.''

    İşte kürtçü DEHAP takımı bu fikri savunarak her alanda kürt propagandası yapar. Devletin resmi organları ve bizim milliyetçi camia ne hikmetse kürtçü DEHAP tezlerine karşı çıkacağı yerde ''kürtleri kazanalım'' parolasıyla bu tezlerin hemen hemen aynılarını savunmuşlardır. ''bu devleti kürdüyle Türküyle birlikte kurduk, Çanakkale savaşında beraber savaştık'' söylemleri son 20 yılda adeta resmi politika haline geldi. Devlet ve bazı milliyetçi ağabeylerimiz kürt tezlerinin aynıları savunarak bir anlamda kürtçülere hizmet ettiklerini anlayamıyorlardı. Bu tezler o kadar taraftar topladı ki yalnızca kürtler değil bazı Türkler bile devleti beraber kurduğumuza ve Çanakkalede birlikte savaştığımıza inanmışlardı. Bu tezlere inanan Türk ırkının evlatları tepkisiz, tavizkar bir insan haline geliyorlardı.


    Peki gerçek neydi? Hakikaten kürtlerle beraber mi kurulmuştu bu vatan?


    İstiklal savaşımız yıllarında kürtlerin nüfusu sadece 300,000 kadardı. Bu nüfusun büyük çoğunlugu Güney doğuda 'sarp dağ köylerinde' yaşıyordu. Sadece azlık bir kısmı birkaç şehirde bulunuyordu. Kurtuluş savaşımıza hiç bir katkıda bulunmadıkları gibi çıkardıkları isyanlar ve kurdukları cemiyetlerle Kuvayı Milliye ordularına ve Ankara Hükümetine ayak bağı olmuşlardır. Seferberlik emri çıktığında kürtlerin istisnasız tamamı askere katılmamak için dağlara kaçmıştır. Fakat bir kısmı inzibatlar tarafindan yakalanarak kısa bir süre hapiste yatırıldıktan sonra silah altına alınmıştır. Savaşa zoraki katılan bu kürtler en ufak bir işe yaramamış, bir kısmı tek kurşun bile sıkmadan karşılarına çıkan ilk düşman birliğine teslim olurken, diğer bir kısmı da cepheden firar etmiştir. Düşmana teslim olmaya veya cepheden firar etmeye fırsat bulamadan bir kaza kurşununa denk gelenlerin ise adı "şehit" olmuştur. Bunların sayısı bir elin parmaklarını geçmez.


    İstiklal savaşımızda Türk ırkının evlatları yaşlı - genç, kadın - erkek demeden cepheye koşarken kürtlerin bir kısmı Kuvay-ı Milliye ordularına karşı isyan ediyor, bir kısmı savaşmamak için dağların doruklarına saklanıyor, okuması yazması olan kısmıda İngiliz parasıyla kurdukları cemiyetlerle Türk milletine zarar veriyorlardı.


    Kürtlerin KURTULUŞ SAVAŞIMIZ sırasında çıkardıkları önemli isyanlar:


    1- ALİ BATI İSYANI: (11 mayıs-18 ağustos 1919) Ali Batı isimli kürt, Midyat'ın güneyinde hayatlarını sürdüren bir aşiretin başına geçer ve İngilizlerden yardım alarak isyan eder. Amacı burada bir kürdistan devleti kurmaktır. Yaklaşık bir ay süren ve çevre yerleşimlere de yayılan bu kürt isyanı Yüzbaşı Yusuf Ziya ve emrindeki askerler tarafından bitirilir ve Ali Batı öldürülür.


    2- CEMİL ÇETO İSYANI: (7 haziran 1920) Bahtiyar aşireti reisi Cemil Çeto tarafından Fransız ve İngiliz yardımıyla çıkarılmıştır. Kürt Teali Cemiyeti'nin vasıtasıyla Doğuda bir kürdistan kurulması amaçlanmıştır. Cemil Çeto denen kürt, kısa sürede yakalanmış ve öldürülmüştür.


    3- KOÇGİRİ İSYANI: (6 mart-17 nisan 1921) Türkler İstiklal savaşı verirken, kürt eşkiyalar 1920 sonlarında Erzincan, Tunceli, Sivas ve çevresinde pislik saçıyorlardı. Koçgiri aşireti reisi Haydar Bey Kürt Teali Cemiyeti'nin bir şubesini İmranlı'ya açmış ve merkezi yönetime karşı geliyordu. Biraz palazlandıklarında bölgede asker kaçaklarını arayan Türk ordusuna savaş açtılar ve bölgenin kürdistan olmasını istediler. Görüşmeler ile bir sonuç alınamayacağını anlayan Ankara hükümeti bu isyanı bastırdı ve isyancılar teslim oldu.


    4- MİLLİ AŞİRET İSYANI: (24 ağustos-8 eylül 1920) Urfa'da Milli Aşiret tarafından çıkarılan ayaklanmadır. Milli Aşiret'in reisi İsmail ile birlikte Halil, Bahur, Abdurrahman ve Mahmut adlı elebaşıları, Doğu'da bir Kürdistan Devleti kurmak düşüncesi ile ayaklanmışlardır. Büyük bir kuvvetle harekete geçen asiler, Viranşehir'i aldıktan sonra Karakeçi Aşireti'ne mensup olanları öldürmüşler, fakat daha sonra yapılan çatışmada, büyük çoğunluğu ortadan kaldırılmıştır.


    Bunlar yalnızca kürtlerin Kurtuluş Savaşımızda ki isyanlarıdır. Kürtler son 150 yılda otoriteye karşı 38 defa isyan ederek adeta bir rekor kırmışlardır. Bu gün Musul, Kerkük sınırlarımız dahilinde değilse bunun sorumlusu 1925 yılında devlete karşı ayaklanan Şeyh Said ve çevresidir.


    Görülüyor ki kürtlerin Kurtuluş savaşımızda Türk ırkına en ufak bir yardımı olmadığı gibi çıkardıkları isyanlar ve kurdukları cemiyetlerle (Kürt teali cemiyeti, Teali islam cemiyeti vs.) bizi sırtımızdan vurmuşlardır.


    Hala Kurtuluş Savaşımızda kürtlerin yardımı var diye iddia eden varsa onlara yarım milyona yakın can kaybımızın olduğu Kurtuluş savaşımızda bazı şehirlerimizin şehit sayısını yazmak istiyorum.

    Van 36
    Tunceli 30
    Mus 8
    Mardin 7
    Kars 2
    Adiyaman 12
    Bitlis 63
    Bingöl 8
    Siirt 40
    Diyarbakir 49

    Bu şehirlerimizin o yıllarda nüfusunun büyük bölümünün Türk olduğunu da unutmayalım.


    Türkiye'de yaşayan kürtlerin PKK propagandasının etkisinde kalarak isyan etmelerini istemeyen Devlet'in ilgili birimleri, 1980'li yılların sonlarında Çanakkale Şehitliği'ne kürt isimleri ilave etmiştir. Amaç kürtlerin beynine "Türk ile kürt kardeştir, bakın biz beraberce savaşarak bu vatanı kurtarıp cumhuriyeti kurduk, bu ülke hepimizindir" fikrini sokarak uslu durmalarını sağlamaktı. Fakat uğraş ters tepmiş, hiç bir işe yaramaması bir yana kürtçülerin tezlerinede kaynak olmuştur.



    KURTULUŞ SAVAŞIMIZ DA DİĞER ZAFERLERİMİZ GİBİ TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİDİR. BU SAVAŞ KÜRTLERLE BİRLİKTE DEĞİL, KÜRTLERE RAĞMEN KAZANILMIŞTIR...


    Ayrıca askeri kayıtlarda da bu böyledir Osman Pamukoğlu Paşa belgeleriyle göstermiştir araştır bulursun.
    İnsanlarıda birbirine düşürmek için bazı kişiler tarafından yazıları kopyala yapıştır yapmayın. Sana zahmet kopyala yapıştır yaptığın yerden Doğu Anadolu bölgesinden kaç tane askerin cephelerde şehit olduğunu yazarmısın.
    Not : (Kafkas ,Kanal ,Filistin ,Irak, Çanakkale, Suriye ,Hicaz-Yemen)
  • 26-12-2009, 12:29:10
    #53
    TBUDT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dil uzatmak, iftira atmak, utanmamak, terbiyesizlik .... söylemlerinizi size iade ediyorum. X SONSUZ olarak.
    Eğer konu hakkında mantıklı bir açıklaman yoksa genelleme hakaret vaya düz mantıkla yazmamanızı öneririm.
    Eğer konu hakkında (SADECE BU KONU) bilmediğimiz bişeyler varsa yazarsınız. Yanlış bildiğimiz bişey varsa yazarsınız. Zaten amacımızda o. Bilinmeyen veya yanlış bilinen.
    Sizin kestirme mimlemeleriniz, hakaretleriniz ve basit savunma dürtünüz konu içeriğine uymamakta ve konudışı sayılmaktadır.
    Beni çekmeye çalıştığınız seviyesizleştirme ve şahsileştirme boyutuna asla girmeyeceğim.
    Lütfen bilinmeyen az bilinen veya yanlış bilinen konular hakkında paylaşım yapınız
    bu yazdıklarının çoğu yalan. yeterli mi bu paylaşım. yalan yanlış konu açan sensin, yalan yazıyorsun deyince konuyu başka yerlere çeken sensin, konuyu saptırma diyen yine sensin.

    Alıntı
    ---Osmanlı devletinin Ertuğrul Gazi 2.Abdülhamid arasındaki padişahları hiçbir zaman Türkçü olmamışlardır. Osmanlı devleti Türkçülüğü sadece Anadolu halkına bir simge olarak kullanmıştır.Osmanlı Devleti diğer türk devletlerinin yaşamasını istememiştir.
    ---Osmanlının Son toprağı İstanbul değil, bugünki çin işgalindeki Uygur Türklerinin bulunduğu Doğu Türkistandır. Doğu Türkistanın Lideri Atalık Gazi Han 1915-19 yıllarında osmanlı devletine bağlılığını bildirmiş Osmanlı devleti adına paralar bastırmış, yazı dilini ise osmanlıcaya yakın bir dile çevirmiştir. Uyguristanda bugün bile hala o arabi harfler kullanılmaktadır. Uygur devleti kısa zaman sonra Rus Çin arasında kalmış, devlet dağılsa bile kalan liderler osmanlı parasını ve tuğrasını kullanmaya devam etmişlerdir.Çinin Doğu Türkistanı tamemen etki altına alması 1937-1948 li yıllara kadar sürmüştür.
    ---Osmanlı Devleti ile Azeri halk hiçbir zaman kardeşane yaşamamıştır. Çünkü Osmanlı devleti onların dini inancının(Şii) yayılmasını istememiş sürekli savaşır duruma gelmiştir.
    1- Osmanlı'da Türkçülük zaten yoktu. Türkçülük milleti ayrıştırır, çatışmalara yol açar.

    2- Osmanlı hristiyanlara bile dokunmamış, şiilere mi savaş açmış? Tam aksine Şii İran, Osmanlı her Avrupaya Sefere çıktığında arkadan saldırmış, Osmanlıyı rahatsız etmiştir.

    böyle bir dağarcık sende kalsın. sallamak prim yapmıyor. hele Osmanlı hakkında hiçbir zaman. Açtığın konu saçma bir kere. Tarih kendi kafandan yazılmaz. Eski kaynakları, Osmanlıca belgeleri çevirerek öğrenilir.

    Osmanlı Devleti Hiçbir zaman Türkçülük yapmayan bir Müslüman Devletidir. Bazı soysuzlar kabul etmesede bizim atalarımızdır.
  • 26-12-2009, 13:16:20
    #54
    Zaten sizde sözlerinizle beni destekliyorsunuz. Bende baştan beridir aynı şeyi söyledim osmanlı devleti türkçü olmamıştır dedim.
    Körlük kötü bir durum değil. Merhamet edilecek bir durum. Seni anlıyorum arada aracaı var.Sana bu yazıları okuyan arkadaşa selam ederim lütfen düzgün okusun.
    Saygıdeğer aracı kardeşim kimse inanmak zorunda değil. İsterse araştırır isterse araştırmadan inanır.Baştan bu yana kaç defa söyledim. Hatta sözlerine dikkat etmesini seviyesizlik boyununa çekmemesi gerektiğinide. Bu arkadaşıma okuyuculuk görevi yaptığın için aslında suçlu sensin çünkü türkçülük konusunda aynı fikirde olduğumuzu söylemiyorsun.
    Ben burda sizlere karşı seviyesiz veya terbiyesizliğe varacak kelimeler söylemedim. Sizlerede tavsiyem mahalli ağızla değil, kahvane tartışması ağzıyla değil. gayet nizami şekilde cevap vermenizdir.
    Eğerki ben bilmiyorsam güzelce özür dilerim ve o yazımı değiştiririm. Ama korkarimki bunu aynı dili konuşan değilde, dışarıdan birisi konuşsaydı veya kötü niyetli birisi konuşsaydı verecek cevabınız olmazdı.Yalancı sallama kallama soysuz iftiracı bölücü sahtekar vs vs vs gibi sözlerle ancak siz altta kalırdınız.
    Güzel bir şekilde şunu söylersiniz.
    ----------- sözünüze katılmıyorum. Aslında şu olmuştu dersiniz bende o konuyu araştırırım. Eğer bilmiyorsam sizi tebrik ederim.
    Onur mücadelesi felan yapmam. Peygamber Efendimiz ilim kafirin dudaklarında bile olsa o ilmi alınız ve ona saygı gösteriniz diye buyururken ilim bir kardeşimin ağzında ise ben o kişiye mi saygı duymayacağım. Üstümde taşırım. Yeterki seviye ve art niyet konularına dikkat edilsin.
    -----------------------------------------------------------------------------------------------
    Ben burada aman şiilerin hiç suçu yok demiyorum. Onlar melekde demiyorum. Dediğim şuki onlar müslümandırlar, müslümansa bizim kardeşimizdirler
    İşine gelmiyorsa sen kardeşim değil dersin. Ve kuran ayetini inkar edersin.
    "İnnemel Mu'minine İhvetün fe aslihü beyne ehaveyküm"Hucurat 10(İman etmişler kardeştir----emene inandı>>yekmenü inanır>>imanen inanıcı>>ve huve mu"minün inananlar---Onların arasını bulunuz)
    Delil isteyene Allahın ayeti en büyük delildir. Ondan daha büyük delil yoktur.
    Kafirlerin Müşriklerin neler yaptığını hepimiz biliyoruz. Mü'minlere neler çektirdiklerini. Ki onların yanında şiilerinki(eğer gerçekten şiiler osmanlı halkına eziyet etmişlerse) ödül kalır.Öyle olmasına rağmen Peygamberimiz Efendimiz ve Ashabı müşrikleri ancak Allah için savaş anında öldürmüşlerdir. Savaş harici öldürmek yerlerinden yurtlarından etmek yasaktır.(Sadece yahudiler için bir defa savaş harici yapıldı -yahudilerde bile insani duygular ön planda tutuldu)
    Şöyle bir örnek var. Efendilerimizden biri savaş anında ünlü bir kafiri öldürecekti. Tam kalıcı kaldırıp öldürecekken kafir, efendimizin yüzüne tükürdü(Allahın Kılıcı veya Adetin kılıcı olabilir tam emin değilim hangisi). Efendimizde öldürmekten vazgeçti. Kafir şaşırdı. Neden beni öldürmedin. Ben sana tükürdüm bile.
    Efendimiz dediki" ilkinde ben Allah için öldürecektim, ama sen bana tükürünce sinirlendiğim için kendi nefsim için öldürmekten Allaha sığınırım dedi

    Bana Azerilerin kurduğu ve Osmanlıya arkadan saldıran devletleri sayarsan çok memnun olacağım.

    Birde sunnileri yok etmek için tuzak kuran kalleşlik yapan sunni düşmanı müslüman düşmanı şii devletleri sayarsan