• 22-12-2009, 08:06:00
    #19
    kadir007 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yumurtanın Kabuğu mineralden oluşmaktadır. Çöpe atılması büyük bir kayıptır.
    Yiyor musun peki sen?
    yeterki iş değerlenmesine kalsın
    bizler ilaç diye, bakım ürünleri diye, süt ve türevlerini bozmasın diye, cola veya şeker diye ne kimyasalları tüketiyoruz ki bazılarının ana yurtları o kadar tuhafki, yumurta kabuğu yanında ödül kalır
    .......
    DR. FERİDUN KUNAKTAN KİREÇLENMEYE KARŞI YUMURTA KABUĞU,LİMON,SAR
    24/12/2008 · Kategori: FERİDUN KUNAK

    Dr Feridun Kunak,23 aralık 2008 de esra ceyhanla adlı programda kemik erimesine iyi gelecek ve bazı diz problemlerine karşı fayda sağlayacak bir kür tarifi verdi. MALZEMELER :
    *40 tane limon
    *20 diş sarımsak
    *10 adet yumurtanın kabuğu (Eğer kemik erimesi fazla ise, 15 adet yumurtanın kabuğunu kullanın)
    *1-2çorba kaşığı toz zencefil
    *1 avuç kaparı bitkisi (Her hangi bir kan hastalığınız varsa, kapari bitkisini kul-***-ma-yın).
    HAZIRLANIŞI VE KULLANIMI : Limonların suyunu sıkıp, cam bir kavanoza koyun. İçine, dövülmüş sarımsakları ekleyin.Toz zencefili de ilave ettikten sonra, kapariyi ( Eğer kapariyi konserve olarak almışsanız,suda bekletin ki tuzu çıksın) blendırdan çekerek ilave edin. Yumurta kabuklarını da blendırdan çekip karışıma ilave edin. Hazırlamış olduğunuz karışımı 1 hafta buzdolabında beklettikten sonra, boza kıvamına gelen karışımı, hergün, kahvaltıdan sonra 1 fincan için.bu karışım sizin dizinnizdeki kireçlenmeye ve diz ağrılarına iyi gelecektir. ödül kalır.
    ....
    Burda kurumlara geçmişimize dair bir hakeret yok. Bir kişinin bir yeri kötü ise diğer yeri iyi olabilir. Osmanlı devleti mükemmel devlettir. Siyasetinden binlerce tez konusu çıkar binlerce eğitim olur.
    Ama bu 4 x4 olacak anlamına gelmez. Evet lerzenin dediği gibi osmanlı devleti türkçü değildir. Türkçü olmadığı gibi türkçülük ve türk dilinin en büyük düşmanlarından olmuştur.
    Manastaki dostumun dediği gibi Türkçülük Osmanlı için sadece bir semboldür. Dara düştüğünde bu sembolü Anadoluya karşı kullanmıştır.
    Eğerki başta Osmanlının yok etmek için tarihini dilini kültürünü ve nufusunu değiştirdiği iskan ve melezleştirme polikitalarında başlıca kobay ettiği halk türkmenler başta karamanlılar olmasaydı maalesef türk dili diye bir dil çoğrafyamızda olmayacaktı. Atatürkümüz geçse bile bizim bu dili kabullenmemiz asırları bulacaktı. Zaten 1950 li yıllara kadar siyasetçi ve aydınların arapça ve farsçadan kurtulamadıklarını görüyoruz.
  • 22-12-2009, 10:59:17
    #20
    kadir007 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yumurtanın Kabuğu mineralden oluşmaktadır. Çöpe atılması büyük bir kayıptır.
    Yiyor musun peki sen?
    Konun içeriğini kaydırma adam bilgi vermiş saçma saçma şeyler sorma.

    benikaydet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hangileri kendi görüşünüz, hangileri belgeli,

    merak ettim, acil cevap vermenizi istiyorum....
    Kurtuluş Savaşı’nda Türkler ve Kürtler
    Oldukça güzel bir makale-Bazı Kürtçülerin aradıkları istatistikler burada.

    İSTİKLAL SAVAŞI TÜRK IRKININ ZAFERİDİR..



    ''Bu vatanı düşmanlardan sadece Türkler değil, kürtlerle Türkler beraber kurtarmışlardır. Ancak Atatürk ortaya bir Türklük dehşeti saçıp, kürtleri sindirmiş ve kürtlerin haklarını vermemiştir. Yani devletin kurucu unsuruna kürt halkını eklememiştir.''

    İşte kürtçü DEHAP takımı bu fikri savunarak her alanda kürt propagandası yapar. Devletin resmi organları ve bizim milliyetçi camia ne hikmetse kürtçü DEHAP tezlerine karşı çıkacağı yerde ''kürtleri kazanalım'' parolasıyla bu tezlerin hemen hemen aynılarını savunmuşlardır. ''bu devleti kürdüyle Türküyle birlikte kurduk, Çanakkale savaşında beraber savaştık'' söylemleri son 20 yılda adeta resmi politika haline geldi. Devlet ve bazı milliyetçi ağabeylerimiz kürt tezlerinin aynıları savunarak bir anlamda kürtçülere hizmet ettiklerini anlayamıyorlardı. Bu tezler o kadar taraftar topladı ki yalnızca kürtler değil bazı Türkler bile devleti beraber kurduğumuza ve Çanakkalede birlikte savaştığımıza inanmışlardı. Bu tezlere inanan Türk ırkının evlatları tepkisiz, tavizkar bir insan haline geliyorlardı.


    Peki gerçek neydi? Hakikaten kürtlerle beraber mi kurulmuştu bu vatan?


    İstiklal savaşımız yıllarında kürtlerin nüfusu sadece 300,000 kadardı. Bu nüfusun büyük çoğunlugu Güney doğuda 'sarp dağ köylerinde' yaşıyordu. Sadece azlık bir kısmı birkaç şehirde bulunuyordu. Kurtuluş savaşımıza hiç bir katkıda bulunmadıkları gibi çıkardıkları isyanlar ve kurdukları cemiyetlerle Kuvayı Milliye ordularına ve Ankara Hükümetine ayak bağı olmuşlardır. Seferberlik emri çıktığında kürtlerin istisnasız tamamı askere katılmamak için dağlara kaçmıştır. Fakat bir kısmı inzibatlar tarafindan yakalanarak kısa bir süre hapiste yatırıldıktan sonra silah altına alınmıştır. Savaşa zoraki katılan bu kürtler en ufak bir işe yaramamış, bir kısmı tek kurşun bile sıkmadan karşılarına çıkan ilk düşman birliğine teslim olurken, diğer bir kısmı da cepheden firar etmiştir. Düşmana teslim olmaya veya cepheden firar etmeye fırsat bulamadan bir kaza kurşununa denk gelenlerin ise adı "şehit" olmuştur. Bunların sayısı bir elin parmaklarını geçmez.


    İstiklal savaşımızda Türk ırkının evlatları yaşlı - genç, kadın - erkek demeden cepheye koşarken kürtlerin bir kısmı Kuvay-ı Milliye ordularına karşı isyan ediyor, bir kısmı savaşmamak için dağların doruklarına saklanıyor, okuması yazması olan kısmıda İngiliz parasıyla kurdukları cemiyetlerle Türk milletine zarar veriyorlardı.


    Kürtlerin KURTULUŞ SAVAŞIMIZ sırasında çıkardıkları önemli isyanlar:


    1- ALİ BATI İSYANI: (11 mayıs-18 ağustos 1919) Ali Batı isimli kürt, Midyat'ın güneyinde hayatlarını sürdüren bir aşiretin başına geçer ve İngilizlerden yardım alarak isyan eder. Amacı burada bir kürdistan devleti kurmaktır. Yaklaşık bir ay süren ve çevre yerleşimlere de yayılan bu kürt isyanı Yüzbaşı Yusuf Ziya ve emrindeki askerler tarafından bitirilir ve Ali Batı öldürülür.


    2- CEMİL ÇETO İSYANI: (7 haziran 1920) Bahtiyar aşireti reisi Cemil Çeto tarafından Fransız ve İngiliz yardımıyla çıkarılmıştır. Kürt Teali Cemiyeti'nin vasıtasıyla Doğuda bir kürdistan kurulması amaçlanmıştır. Cemil Çeto denen kürt, kısa sürede yakalanmış ve öldürülmüştür.


    3- KOÇGİRİ İSYANI: (6 mart-17 nisan 1921) Türkler İstiklal savaşı verirken, kürt eşkiyalar 1920 sonlarında Erzincan, Tunceli, Sivas ve çevresinde pislik saçıyorlardı. Koçgiri aşireti reisi Haydar Bey Kürt Teali Cemiyeti'nin bir şubesini İmranlı'ya açmış ve merkezi yönetime karşı geliyordu. Biraz palazlandıklarında bölgede asker kaçaklarını arayan Türk ordusuna savaş açtılar ve bölgenin kürdistan olmasını istediler. Görüşmeler ile bir sonuç alınamayacağını anlayan Ankara hükümeti bu isyanı bastırdı ve isyancılar teslim oldu.


    4- MİLLİ AŞİRET İSYANI: (24 ağustos-8 eylül 1920) Urfa'da Milli Aşiret tarafından çıkarılan ayaklanmadır. Milli Aşiret'in reisi İsmail ile birlikte Halil, Bahur, Abdurrahman ve Mahmut adlı elebaşıları, Doğu'da bir Kürdistan Devleti kurmak düşüncesi ile ayaklanmışlardır. Büyük bir kuvvetle harekete geçen asiler, Viranşehir'i aldıktan sonra Karakeçi Aşireti'ne mensup olanları öldürmüşler, fakat daha sonra yapılan çatışmada, büyük çoğunluğu ortadan kaldırılmıştır.


    Bunlar yalnızca kürtlerin Kurtuluş Savaşımızda ki isyanlarıdır. Kürtler son 150 yılda otoriteye karşı 38 defa isyan ederek adeta bir rekor kırmışlardır. Bu gün Musul, Kerkük sınırlarımız dahilinde değilse bunun sorumlusu 1925 yılında devlete karşı ayaklanan Şeyh Said ve çevresidir.


    Görülüyor ki kürtlerin Kurtuluş savaşımızda Türk ırkına en ufak bir yardımı olmadığı gibi çıkardıkları isyanlar ve kurdukları cemiyetlerle (Kürt teali cemiyeti, Teali islam cemiyeti vs.) bizi sırtımızdan vurmuşlardır.


    Hala Kurtuluş Savaşımızda kürtlerin yardımı var diye iddia eden varsa onlara yarım milyona yakın can kaybımızın olduğu Kurtuluş savaşımızda bazı şehirlerimizin şehit sayısını yazmak istiyorum.

    Van 36
    Tunceli 30
    Mus 8
    Mardin 7
    Kars 2
    Adiyaman 12
    Bitlis 63
    Bingöl 8
    Siirt 40
    Diyarbakir 49

    Bu şehirlerimizin o yıllarda nüfusunun büyük bölümünün Türk olduğunu da unutmayalım.


    Türkiye'de yaşayan kürtlerin PKK propagandasının etkisinde kalarak isyan etmelerini istemeyen Devlet'in ilgili birimleri, 1980'li yılların sonlarında Çanakkale Şehitliği'ne kürt isimleri ilave etmiştir. Amaç kürtlerin beynine "Türk ile kürt kardeştir, bakın biz beraberce savaşarak bu vatanı kurtarıp cumhuriyeti kurduk, bu ülke hepimizindir" fikrini sokarak uslu durmalarını sağlamaktı. Fakat uğraş ters tepmiş, hiç bir işe yaramaması bir yana kürtçülerin tezlerinede kaynak olmuştur.



    KURTULUŞ SAVAŞIMIZ DA DİĞER ZAFERLERİMİZ GİBİ TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİDİR. BU SAVAŞ KÜRTLERLE BİRLİKTE DEĞİL, KÜRTLERE RAĞMEN KAZANILMIŞTIR...


    Ayrıca askeri kayıtlarda da bu böyledir Osman Pamukoğlu Paşa belgeleriyle göstermiştir araştır bulursun.
  • 22-12-2009, 11:11:56
    #21
    Ayrıca bazı arkadaşlara katılıyorum Orhan Gaziden sonraki tüm Padişahlar devşirmedir fakat aralarında Fatih Sultan Mehmet gibi Türk milliyetçileride çıkmıştır ama diyemezsinki Yavuz Sultan Selim bizim padişahımızdır.Sarayda hiçbir Türk soyluyu barındırmamıştır.Ayrıca Şah İsmaille yaptığı savaşda hiçbir zaman Osmanlı taraftarı olmadım

    Bakın Yavuzun Şiirine
    : (daha anlaşılmaz şiirleri vardı ama bulamadım.)

    merdümü dideme bilmem ne füsun etti felek
    giryemi etti füzun eşkımı hun eyledi felek
    şirler pençe-i kahrımda olurken lerzan
    beni bir gözleri ahuya zebun eyledi felek

    Şah İsmailin yazdığı şiir:

    Açıldı cennet kapısı
    Girebilirsen gel beri
    Kıldan incedir köprüsü
    Geçebilirsen gel beri

    Can melek canıdır
    Ten Süleyman tenidir
    Suyum arslan kanıdır
    İçebilirsen gel beri

    Bahçelerin gülüyüm
    Ayn-ı cem bülbülüyüm
    Kırk kapı kilidiyim
    Açabilirsen gel beri

    Hatayi'm eyder heman
    Dağı bürüdü duman
    İşte İncil ü Kur'an
    Seçebilirsen gel beri
  • 22-12-2009, 15:30:32
    #22
    İlgilerinize teşekkürler. Arkadaşlar paylaşımlarınızı bekleriz
  • 22-12-2009, 15:31:25
    #23
    benikaydet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Türkler değil, müslüman olanlar olacaktı...


    yuh diyorum, tühhhh yazıklar olsun, merak ettim siz nesisiniz acaba...

    kime hizmet ettiğinizin de farkındasınız ,

    Olmadı benikaydet, Osmanlı kurumlarında çalışmanın ilk koşulu sanırım II.Abdülhamit'e kadar müslüman olmaktı.Yüksek devlet pozisyonlarında genellikle devşirmeler çalıştırılmıştır, türkler değil.

    ...


    Evet Osmanlı Türklere gereken önemi vermemiştir.Arı Türk olmaktan hızlı büyüme ile çıkmış tekrarda dönemeyince ümmetçiliği benimsemiştir.
  • 22-12-2009, 16:26:48
    #24
    Üyeliği durduruldu
    slmgl adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konun içeriğini kaydırma adam bilgi vermiş saçma saçma şeyler sorma.
    Sana mı sorcam arkadaş! ne sorup sormayacağımı? Merak ettim yumurtanın kabuğunu ne şekilde değerlendirdiğiniz sordum, boş konuşma.
  • 22-12-2009, 16:30:27
    #25
    kadir007 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sana mı sorcam arkadaş! ne sorup sormayacağımı? Merak ettim yumurtanın kabuğunu ne şekilde değerlendirdiğiniz sordum, boş konuşma.
    Git googleden bak.Senin amacın konuyu dağıtmak,dalga geçmek.
  • 22-12-2009, 18:07:53
    #26
    merak ettim soruma hala cevap bile alamadım, lafı döndürüp duruyorsun,

    bu fikirlerin taraf gazetesinde baya bi yer bulur, körler sağırlar birbirini ağırlar misali...

    evet arkadaş; hangi yazıların belgeye dayanıyor, hangi yazıların kafandan(beyninden değil) uydurman , yazsana şuraya,



    bak ata sözü bile der ki,

    karamanın koyunu sonra çıkar oyunu..
  • 22-12-2009, 19:07:17
    #27
    benikaydet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    merak ettim soruma hala cevap bile alamadım, lafı döndürüp duruyorsun,

    bu fikirlerin taraf gazetesinde baya bi yer bulur, körler sağırlar birbirini ağırlar misali...

    evet arkadaş; hangi yazıların belgeye dayanıyor, hangi yazıların kafandan(beyninden değil) uydurman , yazsana şuraya,



    bak ata sözü bile der ki,

    karamanın koyunu sonra çıkar oyunu..
    Genelkurmayın olmayan belgeleri var olarak göstermesi suç olur yani dediği belgeler gerçektir.
    http://h4bib.blogspot.com/2009/09/os...-kurtulus.html