• 12-12-2009, 14:22:18
    #1
    Buraya tarih çoğrafya Türki ülkelerin yaşam tarzı finans elektronik ürünler hakkında bilinmeyen veya az bilinen veya farklı bilinen bilgileri yazacağım.
    Bazıları belgelidir, bazıları benim kendi görüşümdür. Sizlerde kendinizden ekleyebilirsiniz. Bazıları acı olabilir ama hakaret olarak algılamayın
    ---Karaman ve Konyanın Akdeniz bölgesi tarafındaki ilçelerin aslı şiiliğin sapık bir kolu olan bahailiktir. 1800lü yıllara kadar devam etmiş olan bu inançdan gelme adetler şuanda yer yer de olsa inanılmaktadır.Karamanbeyin babası nurisofi baba şii şeyhidir. Karaman bey ise bahailiğin liderliğini üstlenmiştir.
    ---Türkiye'de en çok fidan Konya'da bulunmaktadır. Konya ve İçanadolu çoğrafya derlerinde bozkır olarak tanımlanmaktadır. Oysa karaman ve konyanın bazı kesimlerinde devlet yüzyıllık tomrukları kese kese bitirememiştir. Konyaşeker, Gönüllü kuruluşlar, Tema, Orman Bölge müdürlüğü, Çevre vakıfları vs Toplamda Konyaya 8.000.000 fidan dikmişlerdir.
    ---Mevlana Celaleddini Rumiii Belhten gelme Karamanlıdır.
    ---Karaman Bölgesinin aslı Türkmenlerin salurlarından değil, avşarlarındandır.
    ---Dünya da en çok Türk İranda yaşamaktadır. İranda nesfehan, urumiye, neşhed gibi bölgelerde 35 milyon azeri türkünün yanı sıra, avşarlar, iskit türkleri, türkmenler.... bulunmaktadır
    ---İranın çoğunluğu Türkdür. Böylece İrana Türk devleti olarak bakabiliriz.
    ---Dünyada en çok bulunan Türk topluluğu Azerbeycan Türkleridir. Rusya da, Türkiye de, Türki ülkelerde, Ukrayna da, Ermenistan da Gürcistan da, Amerika da ve diğer devletlerde 6.000.000 Azerbeycan Türkünün yanı sıra, Azerbeycan ve İranda Toplam 43.000.000 Azerbeycan Türkü Genel Toplamda 49.000.000 Nufustur.
    ---Dünyada en çok şii %liğe sahip devlet Azerbeycandır. Azerbeycanın %80i şii veya şii asıllı muhafazakarlardan oluştuğu düşünülmektedir.
    --Ankara savaşı Tarihde gördüğümüz gibi beyliklerin kışkırtmasından değil, Timurun kitap bilgin toplama sevdasından dolayı, Anadoluya gönderdiği adamlarının Osmanlı askerleri tarafından öldürülüp kulakları ve elleri Timura gönderilmesi dolayısıyle Beyazıd Timur arasında mektuplaşmalarda Osmanlı Devleti padişahının asyadaki tüm türk ve müslümanlar ile birlikte timura ve ordusuna ağır hakaretler, küfürler ve tehditler etmesinden kaynaklanmıştır. Timur Beyazıda dersini vermek amacıyla gelmiştir. Maksadı Devlet yıkmak değildir. Savaşı kazanıp geldiği yere geri dönmüştür.
    ---Nasreddin hoca bir efsanedir. Aynı efsane hem kırgızistanda hem özbekistanda hem azerbeycanda vardır. Özbekistanda Nasreddin hoca heykelleri mevcuttur. Ama ordaki hocamız çekik gözlüdür. Ve fıkralarıyla değil ilmi sözleriyle meşhurdur.
    ---Osmanlı devletinin Ertuğrul Gazi 2.Abdülhamid arasındaki padişahları hiçbir zaman Türkçü olmamışlardır. Osmanlı devleti Türkçülüğü sadece Anadolu halkına bir simge olarak kullanmıştır.Osmanlı Devleti diğer türk devletlerinin yaşamasını istememiştir.
    ---Osmanlının Son toprağı İstanbul değil, bugünki çin işgalindeki Uygur Türklerinin bulunduğu Doğu Türkistandır. Doğu Türkistanın Lideri Atalık Gazi Han 1915-19 yıllarında osmanlı devletine bağlılığını bildirmiş Osmanlı devleti adına paralar bastırmış, yazı dilini ise osmanlıcaya yakın bir dile çevirmiştir. Uyguristanda bugün bile hala o arabi harfler kullanılmaktadır. Uygur devleti kısa zaman sonra Rus Çin arasında kalmış, devlet dağılsa bile kalan liderler osmanlı parasını ve tuğrasını kullanmaya devam etmişlerdir.Çinin Doğu Türkistanı tamemen etki altına alması 1937-1948 li yıllara kadar sürmüştür.
    ---Osmanlı Devleti ile Azeri halk hiçbir zaman kardeşane yaşamamıştır. Çünkü Osmanlı devleti onların dini inancının(Şii) yayılmasını istememiş sürekli savaşır duruma gelmiştir.
    ---Türki devletlerde gördüğümüz ev-eva(kızı), ov ova(oğlu) eklemeleri Rus dili değildir. Rusların eklemeleri eviç iviç şeklindedir. ev ov eklemeleri Tatar Türklerinin dilinden Rusçaya geçmiştir. Tatarları ise Arap türccarların etkilediği düşünülmektedir.
    Mesela isim ve soy isim
    Abdullah abdullaova (Abdullah oğlu Abdullah), Arabçadada Abdullah Bin Abdullah, veya ibni Abdullah aynı manaları taşımaktadır.
    ---Dünyada en çok maliki Müslüman Moroccoda yaşamaktadır. 30 milyon Küsür.
    ---Gerçek Türk dilinde q x o' harfleri mevcuttur.
    ---Dünyada Türk birliğini en çok isteyen devlet yönetimi Kazakistandır.
    ---Yumurtanın Kabuğu mineralden oluşmaktadır. Çöpe atılması büyük bir kayıptır.
    ---Türkiyede EBuCehil keleği, Deli kelek, Gebere otu, Mor cırtatan gibi mahalli isimlerle anılan hayvanların yemediği, pis koku yayan ve insanların nefret ettiği bitki Dünyanın en pahalı bitkilerindendir. İspanya İtalya gibi ülgeler turşusunun kilosuna 30 dolara kadar para ödeyebilmektedir.Türkiyede bu ot kendiğinden bitmektedir. Ama bizim çiftçilerimiz kurutmak için üstüne para verip ilaç almaktadır.
    --Elma kabuğu aslında en süper diş macunu ver fırçasıdır. Bas bas 15 günde beyaz diş diye reklam veren firmalara inat 15 gün boyunca elma kabuğunu dişlerinize sürtdüğünüzde beyazladığını ve parladığını göreceksiniz. Üstelik içind ehiçbir katkı maddesi yoktur.
    --Aynı çekilde parlak ve dinç yüz için yüzünüze sürebilirsiniz.
    --Söğüt yaprağı ve çiçeği en faydalı bitkilerdendir. Ama bizler malesef yemiyoruz. Aspirin ilacının ana hammeddesi söğüttür.
    --Borsada işlem göçrebilmek için 15.000.000 yanı sıra fısıltı haberleri yayacak ekibe ihtiyaç vardır.Çünkü borsanın en kötü düşmanı belirsizlik en güzel dostu ise olumlu fısıltılardır.
    ---Pekmez yapmak için şırakmana denilen üzüm teknesinin içine toprak karıştırılmaktadır. Bu toprakların büyük bölümüne hiçbir temizleme yapılamamaktadır.
    ---Dünyanın en değersiz paralarından biriside özbekistan somudur. 1 özbekistan somu 0,002 Dolardır. Özbekistan somunda büyük bankonatlar yoktur. Bir pahalı restarana gitmek için 2 deste dolusu som götürmek lazımdır. Bir araba almak için araba ile gitmeniz ve bagaja çuval dolusu som koymanız gerekmektedir.
    --Kazaklar Türkiyenin en çok oyun oynadığı milletdir. En ağırı ise ortak dil anlaşması ile demirel tarafından kandırılan kazaklar, ortak dile geçilecek diye 15 yıldır beklemişlerdir. Ve halen ortak dil için beklemektedirler ve Türki devletler arasında dil bütünlüğüne erişememiş tek devlettir.
    --Kazak devlet başkanının yazlığı Antalyadadır. Ailesi antalyada yılın bir bölümünü geçirmektedir.
    ---Azerbeycan devletin eski efsanevi başkanı Turgut Özala Tek devlet olma için başvuruda bulunmuş, Turgut özal ve siyasiler muhtemelen şiiliklerinden dolayı çekinmişlerdir. Yani Türkiye Tek devlet isteğini reddetmiştir.
    ---Kars bölgesindeki Terekeme Türkleri diye bilinen Türkler aslında Azeri sunnileridir.
    ---Türkiyenin İlk Yerel Televizyonu(dolasıyle özel tv) KonTV dir.
    --
    ---
    ---Alıntı kes kopyala değildir tamamen kendim elimle yazıyorum---- Devamı gelecek arkadaşlar..................Lütfen sizlerde paylaşın
  • 12-12-2009, 14:37:36
    #2
    Alıntı
    --Ankara savaşı Tarihde gördüğümüz gibi beyliklerin kışkırtmasından değil, Timurun kitap bilgin toplama sevdasından dolayı, Anadoluya gönderdiği adamlarının Osmanlı askerleri tarafından öldürülüp kulakları ve elleri Timura gönderilmesi dolayısıyle Beyazıd Timur arasında mektuplaşmalarda Osmanlı Devleti padişahının asyadaki tüm türk ve müslümanlar ile birlikte timura ve ordusuna ağır hakaretler, küfürler ve tehditler etmesinden kaynaklanmıştır. Timur Beyazıda dersini vermek amacıyla gelmiştir. Maksadı Devlet yıkmak değildir. Savaşı kazanıp geldiği yere geri dönmüştür.
    Diğerlerini bilemem de, buna gülerler. Türklere en büyük zararı verenlerden biridir Timur. Ayrıca Bayezıd'a gönderdiği mektupta, gönderdiği külahla kemerin kabul edilmesini istemiştir. O bahsedilen mektuplarda geçen metinlerde Timur'un istekleri de şöyle;

    "Bizden kaçarak devletinize sığınan hükümdarların teslim edilmesi,

    Devletimize sığınan Anadolu beylerinden alınan yerlerin yine kendilerine verilmesi,

    Şehzadelerdenizden birinin yanımıza gönderilmesi,

    Üstünlüğümüzü gösteren size gönderdiğimiz külahla kemerin kabul edilmesi".


    Bayezit'in cevabı;

    "Devletimiz diğer devletlere benzemez. Bu nedenle bize sığınanları asla geri vermeyecektir.

    Mektuplarınızda sertlik,kabalık,kibir gururundan başka bir nesne yoktur. Al-i Osman, hile ile ülkeleri kendisine mülk edinmemiştir. Mektuplarımız akıllı devlet adamlarımızla yapılan görüş alışverişi sonrası yazılmıştır.

    Şerefimiz, istiklalimiz ve karşı koyacak gücümüz vardır. Sizin bu isteklerinize tabi olamayıaz ve istiklalsiz yaşayamayız."


    Daha sonra Ankara savaşında Bayezit'in, yanında kalan birkaç yüz kişiyle, ölmek pahasına teslim olmadığı ve altında 2 atın yorgunluktan öldüğü de biliniyor.

    Timur'un Türk dünyasına bir zararı da; Altın Orda devletini yıkması. Bu devlet Rusların biraraya gelmesini önlüyordu, Rusların devlet olmasını engelliyordu. Bu devlet yıkılınca Ruslar yayılmaya başladı.

    Geçtiği yerleri yakıp yıkması da cabası.

    Kitap ve bilgi merakı olduğu söyleniyor. Bağdat'a girip yüzlerce yıllık eserleri yakıp yıkan, nehirlere döken de yine Timur'dur.

    Ha bir de, savaşı kazanıp geldiği yere dönmedi. En büyük şehzedeyi ve Bayezıd'ı yanında götürdü. Üstelik Bayezıd'ı bir kafese kapatıp yanında dolaştırdı. Bu denli özgürlük düşkünü birini.. Bu yaptıkları da Osmanlı Devleti'ni fetret dönemine soktu, devlet yıkılma aşamasına geldi.
  • 12-12-2009, 14:50:17
    #3
    Bizler tarihi bizim ders kitaplarından ve yarısından fazlası yancı veya örtbasçı tarihçilerin araştırmalarından öğreniyoruz.
    Oysaki başka ülkelerin kaynaklarına bakmıyoruz.
    Timur ile Beyazid arasındaki mektuplardan 8 adetinin kayp olduğu söylenmektedir.
    Oysa o mektuplar semerkandtadır.
    Selçuklu Universitesi Türkoloji çalışmaları bu mektupların bazılarını günümüz Türkçesine çevirdi.
    ----
    Bak bir bölümn özeti
    .....................
    b. MEKTUPLARIN ÖZET İÇERİĞİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ
    I. Mektup ve Cevabında
    Timur;Yıldırım Bayezid’e yazdığı birinci mektubunda özetle; “...Kara
    Yusuf ile Bağdat Sultanı olan Ahmed Celâyir’in, Osmanlı idaresine sığınma
    taleplerini kabul etmemesini, bu iki kişiyi yakalayıp aileleri ile birlikte ya
    kendisine teslim edilmesini, veya öldürülmelerini, ya da ülke sınırları dışına
    çıkarılmaları...”21 gibi alternatif tekliflerini iletmiştir.
    Yıldırım Bayezid; Timur’un bu gibi isteklerini emr-i vâki saymış,
    muhtemelen kendisine iltica edenlerin kışkırtmaları ve onun daha önceki Sivas
    kuşatması da dahil, Osmanlıya karşı beslediği istilâ planları sebebiyle çok sert
    ve hakaret edici cevabî mektubunda ; “...Ey ihtiyar köpek, tekfurdan daha
    şiddetli kâfirsin
    . Mektubunda bizi korkutmak ve hile ile kandırmak istemişsin.
    Osmanlı sultanlarını, Acem padişahlarına benzetme. Osmanlı askerleri de, ne
    Kıpçak ülkesi Tatarı gibi sıradan insanlar, ne de Hint toplulukları gibi başı boş,
    sere serpe avare kalabalıklar değildirler. Osmanlı askerleri, Irak ve Horasan
    askerleri gibi hamiyetsiz ve perişan olmayacak kadar onurlu askerlerdir. Yine
    sen, Osmanlı askerlerini Şam ve Haleb(Memlûk) askerlerine de
    benzetmeyesin...” şeklinde ifadeler kullanmıştı
    ---------------
    Kardeşler ben bir konuyu söyledim. Ben Tamamıyle doğru demedim. Bizim en büyük hastalığımız bu.
    Mesela bir adam bir konuda kötüyse her konuda kötü görmek isteriz. Her yaptığını kötülüğe yorarız. Bir adam bir konua iyiyse ona körü körüne bağlanırız.
    Timur bir konuda iyiyse başka konuda kötü olabilir. Veya Beyazıt bir konuda iyiyse başka konuda kötü olabilir. Bunlar benim konum değil. Ben sadece o olaya bakarım.
  • 12-12-2009, 14:58:12
    #4
    Merḥūm Ṣulṭān Yıldırım Ḥān, Nāme-i Merḳūma Virdügi Cevāb-ı Bā-
    Savābın Ṣuretidur36
    Ḥamd-ı b-nihāye ol ḥüdāya ki, bizi dn-i İslām’la müşerref iyledi, ve
    selāṭn-i ‘Arab u ‘Acem’den, sa‘ādet-i ġāzā ve cihād ile, mu‘azzez ve mümtāz
    iyledi, ve salāvāt-i (l04a) b-ġāye, ḥayrü’l-enām olan, Resūlü Muḥammed
    üzerine ve anuň asẝāb-ı kirāmı ve āl-i i‘zāmı üzerine ilā yavmi’l-ḳıyām. Bil ve āgāh ol ey kelb-i ‘uḳūr u Timur ki, tekfūr u la‘nden eşed kāfirsün. Taẝḳḳ i
    mektūb i şe‘āmet-ūslübuň[nu] oḳunup[yup], me‘āni mühmelesine muṭṭali‘
    oldum[duḳ]. Ol maḳūle mühmelāt ve türrehāt ile bizi ḳorḳudup, ḥile ve ẝud‘a
    itmek istemişsün. Şöyle mi ẓan idersin ki, ben ‘Acem pādişāhları gibi olam,
    veya ‘askerüm [leşkerüm] deşt-i Ḳıpçaḳ-i Tatarı gibi, ‘avāmu’n-nās ola, veya
    Hind ṭāifesi gibi, b-ser-ā-pā ola veya ‘Irāḳ ve Ḥorasān sipāhisi [gibi] mānend-i
    cemi‘ ve perişān olup, b ḥamiyyet [ġayret] olalar ve bizüm ile olan ġuzāt-i
    İslām’ı,‘asākr-i Şām ve Ḥaleb gibi olmaḳ fehm eylemeyesün. Halā anlaruň
    ḳatında ẟābit olmuşdür ki “Leste ‘aleyhim bi musayṭ irin illā men tevellâ ve
    kefer. Feyüa‘zzibuhullāhu’l-azābe’l-ekber”37 [“keyfe tevellâ ve kefer”] kelāmına
    mā ṣadaḳ ve maẓharsın. Zrā [senün] ef‘ālüne ‘uhūd ve zimemi naḳṣ idüp ve nā
    ḥaḳ yire ḳan döküp,(l04b)‘ırz-ı müslimni hetk itmekdür. Lillāhi’l-ḥamd, biz
    selāṭn-i İslām’ın eşrefi ve havāḳn-i enāmuň efḍaliyüz.‘Asākr-i zaferme‘
    āsirimizüň niẓāmını ve tenāṣr-i teẓāfirimüzün ḳıyāmını ẝūd bilürsün
    , ve
    şübhe yoḳdur ki, mükteżā-yı ḳavm-i dāll olanla, pşvā-yı ehl-i cidāl ve ḳitālin
    mā beyninde farḳ çoḳdur. Zrā bizüm re’yimüz ḥaḳ yolunda ġazā ve cihād
    itmekdür. Ve sanatımız süratla ġazāya varmaḳdur. Ve rūz u şeb, kelimetullāhi
    ‘ulyā olmaḳ içün, muḳāteleden ẖāli degilüz. Ve leşkerimüz nefslerüni ve
    mallarını dünyada bezl itmüşlerdür. Aẖiret’de Cennet olmaḳ ümidine, muḥaṣṣılı
    kelām, bizüm külli eşġālimüz ve cüz-i aḥvālimüz, ‘adā-yı dn ile ḳitāl ve
    kefere ve merede[mürted]ile ceng u cidāldür. İmdi mütenebbih olasın ki, bu
    mektūbdan ṣonra, erlik meydanına her ki gelmeyüp ḳaçarsa, ṭalāḳ-ı ẟelāẟe anūň
    üzerine olsun
    , fe la‘netullāhi ‘aleyke.
    ..
    ..
    ...
    Buradan bakabilirsiniz. http://www.turkiyat.selcuk.edu.tr/pdfdergi/s15/das.pdf
    ..
    Zaten ben sadece bilinmeyenleri paylaşmak istedim. İlmi tartışma yapmak istemem. İsteyen gider araştırır, girer araştırır
  • 12-12-2009, 15:23:38
    #5
    TBUDT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bizler tarihi bizim ders kitaplarından ve yarısından fazlası yancı veya örtbasçı tarihçilerin araştırmalarından öğreniyoruz.
    Oysaki başka ülkelerin kaynaklarına bakmıyoruz.
    Timur ile Beyazid arasındaki mektuplardan 8 adetinin kayp olduğu söylenmektedir.
    Oysa o mektuplar semerkandtadır.
    Selçuklu Universitesi Türkoloji çalışmaları bu mektupların bazılarını günümüz Türkçesine çevirdi.
    ----
    Bak bir bölümn özeti
    .....................
    b. MEKTUPLARIN ÖZET İÇERİĞİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ
    I. Mektup ve Cevabında
    Timur;Yıldırım Bayezid’e yazdığı birinci mektubunda özetle; “...Kara
    Yusuf ile Bağdat Sultanı olan Ahmed Celâyir’in, Osmanlı idaresine sığınma
    taleplerini kabul etmemesini, bu iki kişiyi yakalayıp aileleri ile birlikte ya
    kendisine teslim edilmesini, veya öldürülmelerini, ya da ülke sınırları dışına
    çıkarılmaları...”21 gibi alternatif tekliflerini iletmiştir.
    Yıldırım Bayezid; Timur’un bu gibi isteklerini emr-i vâki saymış,
    muhtemelen kendisine iltica edenlerin kışkırtmaları ve onun daha önceki Sivas
    kuşatması da dahil, Osmanlıya karşı beslediği istilâ planları sebebiyle çok sert
    ve hakaret edici cevabî mektubunda ; “...Ey ihtiyar köpek, tekfurdan daha
    şiddetli kâfirsin
    . Mektubunda bizi korkutmak ve hile ile kandırmak istemişsin.
    Osmanlı sultanlarını, Acem padişahlarına benzetme. Osmanlı askerleri de, ne
    Kıpçak ülkesi Tatarı gibi sıradan insanlar, ne de Hint toplulukları gibi başı boş,
    sere serpe avare kalabalıklar değildirler. Osmanlı askerleri, Irak ve Horasan
    askerleri gibi hamiyetsiz ve perişan olmayacak kadar onurlu askerlerdir. Yine
    sen, Osmanlı askerlerini Şam ve Haleb(Memlûk) askerlerine de
    benzetmeyesin...” şeklinde ifadeler kullanmıştı
    ---------------
    Kardeşler ben bir konuyu söyledim. Ben Tamamıyle doğru demedim. Bizim en büyük hastalığımız bu.
    Mesela bir adam bir konuda kötüyse her konuda kötü görmek isteriz. Her yaptığını kötülüğe yorarız. Bir adam bir konua iyiyse ona körü körüne bağlanırız.
    Timur bir konuda iyiyse başka konuda kötü olabilir. Veya Beyazıt bir konuda iyiyse başka konuda kötü olabilir. Bunlar benim konum değil. Ben sadece o olaya bakarım.
    Benim yazdıklarımdan farklı birşey göremedim. Kısaca özetlemiştim ben "diğer devletlere benzemeyiz" diyerek.

    Peki daha ayrıntılı cevap vereyim o zaman.

    Timur'un kitap ve bilgi sevdalısı olduğunu yazmışsın.

    Bağdat Timur tarafından 2 kez ele geçirildi. Özellikle 2. girdiğinde, şehirdeki tüm kütüphaneleri yaktırdığı, kitapları nehirlere döktürdüğü biliniyor. Araştırabilirsin.

    Osmanlı Devleti'ne zarar vermek istememiş, geldiği gibi geri gitmiş demişsin.

    Timur Sivas'a geldiğinde tüm şehri yakıp yıkmış mesela. Sivas, tarihinde böyle bir olayla birdaha karşılaşmamış. Yıldırım Bayezıd'ın oğlu Ertuğrul da burada öldürülmüş. Timur, Sivas halkından birçok kişiyi de esir olarak götürmüş yine yanında. Bayezıd'ın mektubunda da ifade ediliyor zaten;

    "Siz ki Sivas'ı harap edip, İslam ehlinin mallarını yağmaladıktan sonra ne denilebilir ki!"


    Bayezıd ve oğlunu yanında götürdüğü de herkes tarafından biliniyor zaten.

    Beyazıd Türklere ve Müslümanlara hakaret etti demişsin,

    Beyazıd'ın o mektupta saydığı bütün yerler Timur'un ele geçirdiği yerler. O sayılan yerlerde binlerce Müslüman katledildi.

    Timur'un Türklere verdiği bir diğer büyük zararın Rusya'daki devleti yıkması olduğunu yazmıştım zaten.

    Mektup konusuna gelecek olursak,

    Timur yine mektubunda diyor ki;

    "Siz niçin bize hizmet etmekten kaçıyorsunuz?"

    Açıkça bağımsızlığımızdan vazgeçilmesi istenirken yazılıyor yani mektuplar. Bu bağlamda değerlendirmelisin.

    "İsteğimiz, Erzincan'a varmadan ve askerimiz şehre girmeden önce Sivas,Malatya,Elbistan ve Erzincan'ın bize bırakıldığını bildirmenizdir."

    Selçuk Üniversitesinin araştırmasını ben de okumuştum, ilk mesajımdaki Beyazıd'ın mektubunun bir bölümünü ordan alıntıladım zaten.

    O yazının sonuç bölümünde de,

    "Timur, yazdığı mektuplarda isteklerine her defasında bir yenisini eklemiş ve Beyazıd'ı savaşa mecbur etmiştir" diyorlar zaten.

    Sağolun verdiğiniz bilgiler için.
  • 12-12-2009, 15:27:24
    #6
    Ben zaten hakaretler dedim. Öyle hakaretler geliyorki Beyazıddan akıllara ziyan. Devamını okuyun veya semerkanttan kaynak veriyim. Tanıdığınız varsa size göndersin. Daha ilk mektupta kafirsin , gel çarpılaşım savaştan kaçan karısından boş olsun diyor. Dinimizde %100 Kafir olduğu bilinmeyen kişiye şaka ile bile olsa kafir demek imansız gitmeye sebep hallerden biridir. Çok büyük bir günahtır. Diğer mektuplarda devam ediyor ve en sakin bir adamı dahi kışkırtacak sözlerde bulunuyor.
    Felan padişahın veya felan adamın yaptığı başka hatalar veya iyilikleri ilişiklendirmeyelim.
    ----
    Önce başta dediğim gibi ben tartışmak amacıyla açmadım. İlginize teşekkür ederim ancak tartışma konusu değil bu konu. Konu bilinmeyen farklı bilinen veya az bilinenler konusu.
    Merak eden belge ister.Kendi düşüncem se belge kaynak veremem. Ama belgeli ise yerini veririm istediğiniz gibi araştırırsınız.
    Lütfen bilmediğimiz farklı bildiğimiz veya azımızın bildiği şeyleri kısa kısa paylaşınız.
  • 12-12-2009, 16:01:53
    #7
    Sadece Timur ve Beyazıd'a takmayalım bence, çünkü Osmanlı her zaman Türklüğü veya Türkleri kötü bilmiştir. Türkler devlet içinde çalıştırılmaz, göçebe olarak osmanlının feth ettikleri yerlere konulurdu. Ayrıca Osmanlıda tek silahlı Türk Gücü Akıncılardı.

    Ancak bu Akıncılarda yıllar içerisinde sürekli kötülenmiş, eşkiya olarak adlandırıldıkları dönemler olmuştu. Kendine özgün olan Akıncıları kötü göstermek isteyen muhakkak birileri çıkacaktır.

    Bunun yanında Avrupa devamlı olarak Osmanlı ahaline TÜRK demiştir. Osmanlı ahalisi ise bu kelimeyi tabiri caizse "kıro" olarak algılamıştır.

    Atatürk bir TÜRK'tür. Göçebe olarak yaşatılan insanların genelide öyledir. Mesela Konya, geneli yörük Türkleridir. Ve bir çoğu göçe zorlanmıştır. Hatta Boşnakların geneli buradan gitmektedir. Hatta Atamızın nereli olduğunu araştırırsanız Karaman & Konya Yörük Türklerinden olduklarınıda açıkça görmüş olursunuz.

    Ayrıca Ülke sınırlarımıza bakarsanız eğer o kadar çok Osman oğullarından yoktur. Osman Oğulları bir Aşirettir. Diğer aşiret liderleri ile görüşüp, Befaus savaşı başlamıştır. Bu savaş Osmanlının asıl kuruluş tarihi olarak lanse edilir. Yıl 1302'dir.

    Osmanlı imparotorluğu Bilecik ilinin Söğüt ilçesinde kurulmuştur. Genel olarak tarihte bize sanki daha aşağıda kurulmuş gibi gösterilmek istenir, bunun sebebi kuruluş döneminde en çok desteği, Konya Karaman gibi illerden almasıdır.

    Neyse bu kadar yeter...
  • 12-12-2009, 16:09:48
    #8
    Devam ediyorum.
    ---Dünyada en toplu halk kırgız Türkleridir. Bunlar kendi vatanları dışında yaşamak istemezler. Dünyadaki kırgızların %96 sı Kırgısiztanda yaşamaktadır. %2 si İse Türkiyede çeşitli yerlerde yine toplu olarak yaşamaktadır.
    ---Anadolunun en eski yerleşim kenti Konyadır. Çatal hüyüğün MÖ 10.000 li yıllara kadar tarihi vardır.
    ---Haritalarda geçen suğla gölü aslında olmayan bir göldür. Eskiden varmş ama şimdi yok. Sadece kış ayları bahçelerin tarlaların üstüne su birikir.Yazın tarla haline gelir.
    ---Konyanın Bozkır ilçesi bitlki örtüsünden dolayı değil fatihinin adından dolayı Bozkırdır. Bozkırbey Fethetmiştir.
    ---Karaman Ermeneğin adının ermenilerle alakası yoktur. Ermeniler daha güneylerde yaşamışlardır. Ermen-AK kahraman adamın adı demektir. Çünkü ermeneğin fatihi Battaldır.
    ---Konya çumra ilçesinde yaşayanların hiçbirisi çumranın yerlisi değildir. Çünkü çumra önceleri bir bataklıktan veya bahçelerden oluşmakta idi. Oraya gelenlerin büyük bölümü eskiden içeri çumraya bağlı olan köyler ve çevre ilçelerden oluşmaktadır.
    --Kazakistanın Astana şehri(Yeni başkent)de aynı çumra gibidir.
    ---Rus mafyasının Kazakistana en büyük katkısı Astana olmuştur.Çünkü başkent almaty iken rus mafyasından rusşların nufusundan kurtulabilmek ve dünyanın en modern şehri hayalini yeşertebilmek için kurulmuştur.
    --Astana dünyanın en planlı şehridir. Uzay filimlerine konu olacak şehirdir. İleriki yıllarda film endüstirisininde merkezi olacağı düşünülmektedir. Kazak vergilerinin en büyük pastası Astana Şehrinin gelişimine gitmektedir.
    ---İranlılar ve Filistinliler arap değillerdir.
    ---Dünyada ilk güneş enerjisi Osmanlı devletinin ilerleyen zamanlarında İbrahim Hakkı Erzurimi Hazretleri tarafından geliştirilmiştir.
    ---Türk hukuku avrupa devletlerinden alsada, Türkçenin katillerindendir. Bilişimden sonra en fazla yabancı kelime(arapça farsça çoğunluğu) hukuktadır.
    --Sevgiliye veya başka bir olayda ilah kelimesini kullanmak imandan çıkmaya sebep hallerden biridir. Mesela Sen benim ilahımsın aşkımsın. Arabeskin Allahı vs(Her ne konuda olursa olsun Allahın sıfatları sadece allah için geçerlidir)
    ---Çocuklara Allahın adını koymak hem günah hem zararlıdır. Kadir Aziz gibi. Bunun yerine Abdülkadir veya hüdaverdi gibi Allahın kulu olduğunu işaret eden eklemeler konulmalıdır.
    ---Türkçenin En büyük isimlerinden veya 2. babası sayılan Ali Şir Nevai katı bir farsça aşığıdır.
    ---Ali Şir nevainin kabrinde veya köyü(şimdi il oldu) ana dil olarak Rusçayı kullanmaktadır.
    --Büyük isimlerden babürhan ismi rusların en büyük ***** sitesinin isminde kullanılmıştır.
    --Özbekistanda selam vermek en büyük adetlerdendir. Selam alıp vermeyen kişilere iyi gözle bakılmaz. Tanısın tanımasın büyük çoğunluk her söze Salom ile başlar.
    --Özbek veya Kazak Kültüründe el öpmek yoktur. El öpene iyi gözle bakmazlar.
    --Kazaklar el öpme yerine sarılırlar
    --Çinde ekmek fırını yoktur. Sadece lüx marketlerde dilim ekmek satılmaktadır.
    --Dünyada en az Türk yaşayan Türk kenti Urumçidir.
    --İzmirlilerin ve Balkan Türklerinin büyük bölümünün aslı Karamanlılardır.
    --Avrupada başarı kazanmış Tek Türk takımı Galatasaray değildir. Rubin Kazanda Türk takımıdır. Tatar Türklerinin takımıdır.
    --Türkiyeyi ilk tanıyan Ülke söylenildiği gibi pakistan, afganistan veya belçika değil, Rusyadır.
  • 21-12-2009, 22:07:57
    #9
    Kültürel konularda hiç etkin olmadığımızı görüyorum arkadaşlar.
    Köpek ağaç spor hertür konuyu açtım ama 200 okuma 10 cevabı geçmedi.
    Lütfen bişeyler kaybetmeyiz 2 dakikada bu tür konulara ayırsak