Bizler tarihi bizim ders kitaplarından ve yarısından fazlası yancı veya örtbasçı tarihçilerin araştırmalarından öğreniyoruz.
Oysaki başka ülkelerin kaynaklarına bakmıyoruz.
Timur ile Beyazid arasındaki mektuplardan 8 adetinin kayp olduğu söylenmektedir.
Oysa o mektuplar semerkandtadır.
Selçuklu Universitesi Türkoloji çalışmaları bu mektupların bazılarını günümüz Türkçesine çevirdi.
----
Bak bir bölümn özeti
.....................
b. MEKTUPLARIN ÖZET İÇERİĞİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ
I. Mektup ve Cevabında
Timur;Yıldırım Bayezid’e yazdığı birinci mektubunda özetle; “...Kara
Yusuf ile Bağdat Sultanı olan Ahmed Celâyir’in, Osmanlı idaresine sığınma
taleplerini kabul etmemesini, bu iki kişiyi yakalayıp aileleri ile birlikte ya
kendisine teslim edilmesini, veya öldürülmelerini, ya da ülke sınırları dışına
çıkarılmaları...”21 gibi alternatif tekliflerini iletmiştir.
Yıldırım Bayezid; Timur’un bu gibi isteklerini emr-i vâki saymış,
muhtemelen kendisine iltica edenlerin kışkırtmaları ve onun daha önceki Sivas
kuşatması da dahil, Osmanlıya karşı beslediği istilâ planları sebebiyle çok sert
ve hakaret edici cevabî mektubunda ; “...Ey ihtiyar köpek, tekfurdan daha
şiddetli kâfirsin. Mektubunda bizi korkutmak ve hile ile kandırmak istemişsin.
Osmanlı sultanlarını, Acem padişahlarına benzetme. Osmanlı askerleri de, ne
Kıpçak ülkesi Tatarı gibi sıradan insanlar, ne de Hint toplulukları gibi başı boş,
sere serpe avare kalabalıklar değildirler. Osmanlı askerleri, Irak ve Horasan
askerleri gibi hamiyetsiz ve perişan olmayacak kadar onurlu askerlerdir. Yine
sen, Osmanlı askerlerini Şam ve Haleb(Memlûk) askerlerine de
benzetmeyesin...” şeklinde ifadeler kullanmıştı
---------------
Kardeşler ben bir konuyu söyledim. Ben Tamamıyle doğru demedim. Bizim en büyük hastalığımız bu.
Mesela bir adam bir konuda kötüyse her konuda kötü görmek isteriz. Her yaptığını kötülüğe yorarız. Bir adam bir konua iyiyse ona körü körüne bağlanırız.
Timur bir konuda iyiyse başka konuda kötü olabilir. Veya Beyazıt bir konuda iyiyse başka konuda kötü olabilir. Bunlar benim konum değil. Ben sadece o olaya bakarım.
Benim yazdıklarımdan farklı birşey göremedim. Kısaca özetlemiştim ben "diğer devletlere benzemeyiz" diyerek.
Peki daha ayrıntılı cevap vereyim o zaman.
Timur'un kitap ve bilgi sevdalısı olduğunu yazmışsın.
Bağdat Timur tarafından 2 kez ele geçirildi. Özellikle 2. girdiğinde, şehirdeki tüm kütüphaneleri yaktırdığı, kitapları nehirlere döktürdüğü biliniyor. Araştırabilirsin.
Osmanlı Devleti'ne zarar vermek istememiş, geldiği gibi geri gitmiş demişsin.
Timur Sivas'a geldiğinde tüm şehri yakıp yıkmış mesela. Sivas, tarihinde böyle bir olayla birdaha karşılaşmamış. Yıldırım Bayezıd'ın oğlu Ertuğrul da burada öldürülmüş. Timur, Sivas halkından birçok kişiyi de esir olarak götürmüş yine yanında. Bayezıd'ın mektubunda da ifade ediliyor zaten;
"Siz ki Sivas'ı harap edip, İslam ehlinin mallarını yağmaladıktan sonra ne denilebilir ki!"
Bayezıd ve oğlunu yanında götürdüğü de herkes tarafından biliniyor zaten.
Beyazıd Türklere ve Müslümanlara hakaret etti demişsin,
Beyazıd'ın o mektupta saydığı bütün yerler Timur'un ele geçirdiği yerler. O sayılan yerlerde binlerce Müslüman katledildi.
Timur'un Türklere verdiği bir diğer büyük zararın Rusya'daki devleti yıkması olduğunu yazmıştım zaten.
Mektup konusuna gelecek olursak,
Timur yine mektubunda diyor ki;
"Siz niçin bize hizmet etmekten kaçıyorsunuz?"
Açıkça bağımsızlığımızdan vazgeçilmesi istenirken yazılıyor yani mektuplar. Bu bağlamda değerlendirmelisin.
"İsteğimiz, Erzincan'a varmadan ve askerimiz şehre girmeden önce Sivas,Malatya,Elbistan ve Erzincan'ın bize bırakıldığını bildirmenizdir."
Selçuk Üniversitesinin araştırmasını ben de okumuştum, ilk mesajımdaki Beyazıd'ın mektubunun bir bölümünü ordan alıntıladım zaten.
O yazının sonuç bölümünde de,
"Timur, yazdığı mektuplarda isteklerine her defasında bir yenisini eklemiş ve Beyazıd'ı savaşa mecbur etmiştir" diyorlar zaten.
Sağolun verdiğiniz bilgiler için.