• 07-10-2018, 02:03:46
    #10
    UbrTrade adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hayatım çok hızlı geçti çocuk olduğumu 6 – 7 yaşlarındaki zamanları sanki dünmüş gibi hatırlıyorum. İlk okul da silgimi düşürme bahanesi ile sıraların altında kızları dikizlediğimi , orta okulda sigaraya başladığımı , lise yıllarını Nothing Else Matters ile hatırlıyorum.

    Ama en güzeli 6 yaş idi.
    Sadece 6 yaşındaydım ve kimseden izin almadan sokakta özgürce oynuyordum ve insanların ezan okunmasıyla birlikte camiye girdiklerini gördüm bende peşlerinden gittim ne olacak 6 yaşındaki çocuk aklı işte.
    Namaz kılıyorlardı merak ettim bende onlar ne yaparsa yaptım Allahtan hiç korkmadım (Onu sevmek korkmadan daha etkili sevmeyi deneyin)ama hep sevdim ne cennet arzusu ile ne cehennem korkusu ile sade ve gerçek bir sevgi.


    Büyüdük yaş oldu 20 askerlik dediler ilk sırada koşarak gittim üniversiteyi düşünmedim bile Vatan Millet hizmet bekler Hatay Dörtyol Bol Bol ot yol 45 günde sarışın olan ben çingene karasına dönmüştüm. Oradan Mardin’e 16 ay toplamda 18 ay askerlik yaptım ama ne vatan için ne millet için olduğunu düşünmedim 2 takdirnamem var hiçbir işe yaramayan 23 şehit verdik bir tanesini terörist öldürmedi hepsi kaza intihar vs..

    Vatan için borcumdu ödedim 5 yıl psikolojisini atamadım üstünden milletle aynı adımda yürümeye çalışmaktan ve başaramamaktan çünkü onlar bana uymuyordu bende hangisine uyacağımı şaşırıyordum dişlerimi sıkmaktan dişlerimden oldum. Ama vatan için canını veren kahramanlar varken 3 , 5 dişin lafını asla etmedim.

    Yaş 24 e yaklaşırken ayrıldım vatandan 09,05,2005 yurt dışına çıktım 6 yıl gelmedim arada izinleri saymıyorum. 2011 de ülkeme geldim ama tek değildim bir ailem vardı düğün yapmadım Türkiye’de oradaki düğünde ailem yanımda değildi tek başıma ama haber ve izinleri olarak evlendim 3 kişilik bir mini aile olarak temelli döndüm vatanıma .
    Bu kadarlık hayatta çok zorluk çektim ailemin haberi olmasın diye hep sustum hep sakladım bazen o kadar sakladım ki onlarla 3 ay hiç konuşmadığım oldu. Hayat su gibi akıp gidiyordu durdurmak imkansızdı. Ülkeme geldikten sonra ailemin yanına yerleştim onlar evlerini bana verip kendileri bir üst kata bitmemiş eve taşındılar sonra orayı bitirip orada yaşamaya devam ettiler.


    3 kişilik ailem 4 kişi oldu ve hep istediğim ama bir türlü yapamadığım şeyi azda olsa başardım diyordum babam ve annem torunları ile iç içe yaşıyordu. Allahtan eşim Türk kızı trip ve gereksiz adetlerine sahip değildi ben bir çok kez kendisine isterse ayrı bir eve çıkabileceğimizi belirtmeme rağmen kabul etmedi o yüzden hiç gelin olmadı hep onların olmayan kızları oldu o boşluğu doldurdu.


    Geçen yıl tamda bu zamanlar iş için şehir dışına çıktım babam rahatsızlandı geri döndüm soğuk almıştı doktor olacak arkadaş öyle diyordu ilaç verdi gittim aldım ilaç bile alırken halen parayı bana ödetmemeye çalışıyordu dur artık baba yeter dedim artık büyüdük! Yada en azından büyüdüğümü sanıyordum her ne kadar o zamanlar yaşım 36 olsa ’da ben halen çocukmuşum. Babam az iyi gibi olunca yola çıktım ve şehir dışındaki işimle ilgilendim 12,10,2017 babamı hastaneye kaldırdılar koah hastası olduğu o gün ölüğü gün ortaya çıktı belki o doktor şüphelenip filim çekse yada bilmiyorum analiz yapsa babam yaşayacaktı yada ben öyle düşünüyorum ecel geldi mi bahanesi olmaz.


    Ben 37 yaşına girdiğimde büyüdüm babam beni ve kardeşimi çok severdi şimdi şunu soruyorum kendime hayatımın 10 yılı gurbetlerde geçti burada olduğumda da çok fazla görüşemiyordum bir üst katta oturmasına rağmen işlerimden dolayı eve az geldiğim için yada geç saate geldiğimden görüşemiyordum ne hissediyordu babam!.
    Ben sabah ofise giderken daha yolda iken çocuklarımı özlüyorum babam nasıl dayandı bunlara.


    Babanız var ise gidip sarılıp öpün ağa.
    Şimdi her şey boş geliyor ne iş ne para ne eğlence tam 30 yıl önce yaptığım gibi ibadet ediyorum her gün dua ediyorum Allah’ıma varsa bir günahı bana ver diye.


    Kısacası hayat boş ve kısa zaman çabuk geçiyor bir bakmışsınız 7 yaşındasınız birde bakıyorsunuz 37 olmuş.
    Gece gece yaktırdın, R10'da bugüne kadar beni en etkileyen konu bu oldu Ben de babama karşı hassasım hala, ama çok sık görüşemiyoruz
  • 07-10-2018, 02:04:58
    #11
    Kurumsal PLUS
    hiç ölmeyecek gibi konuşuyorsun hocam başın sağolsun ama yarın bir gün sen de öleceksin hepimiz gibi o yüzden fazla duygusallık yaşayacağımız günlere zarar verir ve de geleceğe bırakacaklarımıza
  • 07-10-2018, 02:05:01
    #12
    Ekpyrosis adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gece gece yaktırdın, R10'da bugüne kadar beni en etkileyen konu bu oldu Ben de babama karşı hassasım hala, ama çok sık görüşemiyoruz
    git yapış yakasına ağa sarıl sım sıkı seni seviyorum de diyemedim ben
  • 07-10-2018, 02:05:15
    #13
    UbrTrade adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ukrayna'da hususi pilot lisansı alacaktım hanımla aram bir tek bu konu yüzünden bozuldu yemedi 2 çocuğun var ne pilotluğu cevap veremedim ben halen 20 yaşında sanıyorum kendimi
    ben halen 20 yaşındayım beni gönderin hayalinizi ben gerçekleştireyim
  • 07-10-2018, 02:07:38
    #14
    tatarhan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hiç ölmeyecek gibi konuşuyorsun hocam başın sağolsun ama yarın bir gün sen de öleceksin hepimiz gibi o yüzden fazla duygusallık yaşayacağımız günlere zarar verir ve de geleceğe bırakacaklarımıza
    insanız hocam duygularımızı fazla diye dizginleyemiyorum çok geçmişiniz varsa ve çok samimi iseniz ve siz görüşemiyorsanız imkan yaratamıyorsanız ağır geliyor biraz yoksa ne ölümden korkmak ayıp nede düşünmek ölümü
  • 07-10-2018, 14:54:13
    #15
    Tüm haşmetiyle dünyada gezen insan sonunda ölüyor. Sevgili kardeşim seni hiçbirşey teselli etmez. Gidelecek veya teselli aranacak tek kapı var, her işte olduğu gibi oda Alemlerin Rabbi dir. Sana sabırlar diliyorum gönlüne ferahlık diliyorum. Fakat şunu hiçbir zaman aklından çıkarma. Ölüm sonu hiçlik olan bir yok oluş değildir. Madem hayat geçici ise ölüm neden kalıcı olsunki. Hiç bilinmeyen Ölümün algoritması aslında bilinen bir şeyin algoritmasında yatıyor. Oda ölümünde geçici olduğudur. Sevgili kardeşim ne diyim, Babanızla Cennet sahillerinde buluşmanız ümidi ile Allaha emanet ol.
  • 07-10-2018, 22:30:01
    #16
    Genç kardeşlerimize ilham olsun. bu konu
    Bir arkadaş hayat boş değil biz fakiriz demiş.
    Kardeşim cebine 1 milyar dolar ile kanserle mücadele eden bir kız çocuğu vereyim eline.
    Bak bakalım o zenginliğin hayata bir anlam katabilecek mi?
    Ölümün olduğu yerde hayat çok anlamsızdır, hayatın anlamsızlığını ölüm karşısındaki çaresizlikte anlarsınız.
    Rahmetli Sakıp Sabancı'nın bir sözü vardı.
    Bir araba fabrikası alabildim ama oğluma bir araba alamadım diye...
    Çünkü bir araba fabrikası aldığınızda duyacağınız zevk oğlunuza alacağınız basit bir şahin arabada alacağınız zevki karşılamaz.

    Evlenip İstanbul a yerleştim.
    İstanbul da yaşadığım 10 sene annemi babamı hiç aramazdım. Annem her gün arardı. Babamla ise bayramdan kandile konuşurduk.
    Sonra ben boşandım yine istanbul da yaşamaya devam ettim.
    Bir gün babam hastalandı.
    Çok ağırdı durumu. Geldim İzmir'e. 6 ay çok uğraştık.
    Kendimi çok suçlu hissettim 10 senedir babamla doğru düzgün zaman geçirmemiştik.
    Ölüm döşeğinde gibiydi doktorlar çok kötümser konuşuyorlardı.
    Sonra çok şükür sağlığına kavuştu sonunda.
    Ben de ben tası tarağı topladım ve ailemin yan binasına taşındım.
    Şimdi her akşam ofisten çıkıp önce Annemi ve Babamı ziyaret ediyorum sonra eve geçiyorum.
    Her gün hal hatır soruyorum, günleri nasıl geçti dinliyorum, sevdikleri tatlılardan yemeklerden götürüyorum bazen.
    Kontroller için hastaneye kendim götürüp getiriyorum, ikisinin de tahlillerini sağlıklarını ben kontrol ediyorum.
    Annenizin Babanızın ve tüm sevdiklerinizin kıymetini bilin.
    Yarın güne annesiz ya da babasız başlayabilirsiniz.
    Sevdiklerinize zaman ayırın kıymet gösterin yoksa zaman geçiyor bir gün onlarsız kalacaksınız.

    Bir de ben hayatımı yaşayacağım diye çocuk yapmayan arkadaşlar. (benim gibiler)
    Büyük hata yapıyoruz (yaptım).
    Bu hatayı görmek için 35 leri devirmeniz gerekmesin benim gibi...
    Hayatınızın ilk 30 senesindesiniz, her şey çok güzel.
    Ama bir de son 20-30 senesi var.
    Ananız babanız ölecek, teyzeni amcanız ölecek.
    Kuzenleriniz arkadaşlarınız ya ölecek ya da yaşlanacak ve tüm ilgilerini kendi çocuklarına ve torunlarına verecekler.
    Enerjiniz azalacak, sağlığınız bozulacak, hareketleriniz kısıtlanacak tüm yaşıtınız arkadaşlarınız gibi...
    Yalnız kalacaksınız, sizi sadece çocuklarınız ve torunlarınız arayıp sorar hale gelecek.
    Bugün babam benim çocuğum oldu resmen elinden tutup doktora götürüyorum.
    Her pazartesi haftalık harçlığını ben veriyorum.
    Kredi kartı borcunu çok açtıysa elinden alıyorum kartı, kapatıyorum borcu, 3 ay sonra dayanamayıp geri veriyorum kartı.
    Her ay görmedikleri bir şehri bir yeri gösteriyorum gezdiriyorum.
    Yani çocuklarınız aslında gelecekteki arkadaşlarınızdır.
    Çocuk yaptığınızda kendinize arkadaş yapıyorsunuz.
    Anne babanıza ve çocuklarınıza gereken emeği ve kıymeti gösterin.
    Yoksa siz de hayatınızın son 20 senesinde yalnız ve mutsuz kalırsınız.
  • 07-10-2018, 22:35:48
    #17
    Selamlar abi, yaşım 28 18 yaşından beri bende kendi toprağım olan İzmirden çıktım, Erzincan, Ankara, Hakkari Yükselovadayım. Yaşadığın duyguları o kadar net anlıyorum ki seni benim kadar iyi anlayan kişi sayılıdır. Bunun adına kader diyorlar ama fakirlik ve doğuştan şanssız olmakla alakalı. Her geçen gün geçmiş pişmanlıklarımla bende kafayı yiyiyorum. Ama kader denilen dokunulamayan çizgide bunları yaşamak var.
  • 07-10-2018, 22:38:25
    #18
    AlperDemircan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hayat boş değil, sadece fakiriz.
    Nokta.