• 02-09-2020, 17:22:24
    #19
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Basiretsiz yöneticileri başa basiretsiz oy verenler geçirdiği için herkesin gelinen bu durumda az veya çok payı var.
    Ben muhalefet partisine oy veriyorum demek de sizi kurtarmıyor.
    Demek ki sadece oy vermekle olmuyor, çalışmak, emek vermek, protesto etmek, organize olmak ve kendi fikrini iktidara getirmek için mücadele etmek gerekiyor.
    Bu durumdan 20 senedir muhalefette kalan ve iktidar olmak için ne genel başkanını ne de propoganda çalışmalarını değiştirmeyen muhalefet partilerinin de suçu var.
    Bu partilere oy veren herkesin de suçu var.
    4 milyon Suriyeliyi kabul ederken kimse protesto etmedi.
    Bugün Suriyelilere bakmak için vergiler arttırılınca şikayet ediliyor.
    Sende haklısın.
    Adalet olmayan bir ülkede ne yapabilirsin ki
    Örnek olarak gezi olaylarını vereyim
    Bizim ülkede bir şeyi protesto etmek demek yakıp yıkmak gibi algılanıyor buda yine bize zarar veriyor.
    Zarar vermeden protesto etmeyi öğrenemeyen halk ile yola çıkılmaz.
    Yada şöyle söyleyeyim bir protesto yapmaya kalktığında emniyet güçlerimiz buna izin veriyor mu? Tabi onlar da emir kulu ayrı mesele yine dönüp dolaşıp konu baştaki yöneticilere geliyor.
    Tek çözüm yine sandıkta bitiyor ama ben inanmıyorum ki ülkemizi güzel yerlere getirecek yönetici yok ülkemiz de herkes çıkar peşinde haktan, hukuktan ve adalet den yana olan hiç kimse yok bu ülke de 100 yıl geçsede düzelmez bu ülke buna emin olabilirsiniz.
  • 02-09-2020, 17:26:06
    #20
    seric33 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Almanyadaki adam o arabaya daha çok çalışarak kendine hedefler koyarak cart curt yaparak binmiyor gayet de asgari ücretle çalışıp o araba ülkesinde üretildiği ve vergi olarak alınan paranın çokommelli bakanlarınca cebe indirilmediği evlerine altın kaplama musluk yapmadıkları için binebiliyor. Bırakın bu fakir avuntularını yeter artık çok çalışacağız da aman efendim didineceğizde niye kardeşim elin adamı benden az vergi verip benden az çalışıp benle aynı birim parayı alırken hergün et yiyebiliyorsa istediği arabaya binebiliyorsa benden daha insani şartlarda yaşayabiliyor ve tüm bunları bi tarafını yırtmadan yapabiliyorsa ben de aynı şartları istemekle gayet haklıyım. Bu ülkenin olayı bu zaten yıllar geçti bi kerede hırsızı suçlamadık ya sattılar savdılar üretim yapılan tüm fabrikaları yabancı sermayeye peşkeş çektiler halk açken en ufak krizde ilk desteği bankalara ve sermayeye attılar bir tane elle tutulur ülke yararına yatırım yapmadılar yediler allah yediler dolar düşünce bakın düşürdük yükselince maaşı dolarlamı alıyosunuz diye insanlarla dalga geçtiler. Şimdi herşey çok daha kötüye giderken de bu suçu mahvettikleri ülkenin vatandaşına atıyorlar. Muhalif partiler bile başa gelmek istemiyor zira ellerine geçecek tek şey mahvolmuş bir ekonomik düzen ve toparlanamaz bir yıkım. Şartlar buyken kimse kusura bakmasın ilk fırsatta bu ülkeden çıkıp asgari ücretle bile insani şartlarda yaşanan bir ülkeyi tercih edeceğim vatan millet sakarya diye diye geleceğimi çalanlara inat daha çok çalışıp daha çok didinecem diye zaten yarısı gitmiş ömrümün kalanını da açlık ve bilinmezlik bir düzene haryacamam. Babalarımız dedelerimiz bu ülkede Tekel kurdu Tüpraş kurdu şeker fabrikaları kurdu 2002 yılında dolar 1 tl idi neden ? Çünkü herşeyimizi üretebiliyorduk çünkü bina gibi asla birşey üretmeyen mütehhitlere kredi vermek yerine üreticiye verilirdi kredi babalarımız dedelerimiz zamanında almanyadan çok çalıştı bu ülkede herkes kanıyla teriyle bir değer yarattı ama bu kaşıkla yapılan değeri birileri kepçeyle savdusavurdu bir kişide 20 yıldır ses etmedi bir kişide hırsızı suçlu bulmadı.
    Teker teker yanıt vereyim.
    O adam o araba ülkesinde üretildiği için asgari ücretle o arabaya binmiyor.
    O ülkede de asgari ücretlinin binemediği arabalar var.
    Sadece bize lüks gelen arabalar onların ekonomik sistemi içinde bizdeki clio, egea düzeyinde kalıyor.

    Çünkü adamlar 300 senedir sanayileşmişler.
    Adamların bizim sahip olmadığımız kimya sanayileri var.
    Ben kozmetik bir ürün üretmek için aldığım kimyasalların yarısının Almanya'dan geldiğini biliyorum.
    Çünkü kaliteli mal kullanmak istiyorum ve kalitelisi Almanlardan geliyor.
    Adamlar bizim sahip olmadığımız ağır metal sanayisine sahipler.
    Bugün milli muharip uçak yapıyoruz, yerli iha yapıyoruz diyoruz ama kullanılan makinelerin kaçı Almanya'dan geliyor haberimiz yok.

    Adamlar tekstil gibi, basit kalıpçılık gibi düşük katma değerli sanayileri bizim gibi ülkelere terketmişler.
    Avrupa'da corona salgının da maske bulunamadı.
    Çünkü para etmeyen katma değeri düşük bir sektör olduğu için adamlar terketmişler.
    Adamlar tekstil makinelerini üretiyorlar, bir makine alıyorsun 500 bin parça kıyafet ürettiğinde makinenin parası çıkıyor.
    Yani biz millete maske göndererek siyasi show yaptık, çünkü bizim vatandaşımız cahil.

    Yani o adamların babaları dedeleri senin tabirinle kıçını bizimkilerden fazla yırtmış ve adamlara gelişmiş bir ekonomi ve sanayi bırakmış.
    Sen bugün onlardan daha fazla kıçını yırtmalısın ki aynı koşullara sahip olup çocuklarına daha iyi koşullar bırakabilmelisin.
    Yoksa orada tuvalet temizleyen adamın mercedese binebilmesinin sebebi ekonominin genelinin yüksek olması.
    Yüksek katma değer üretilen bir ekonomide en düşük işi üreten vasıfsız adamlara bile daha lüks arabaya binebilecek bir pay düşüyor.
    Senin ülkende ekonomik katma değer düşük. Ve sen istiyorsun ki o adamlar gibi vasıfsız bir iş icra ettiğinde bile lüks arabaya bin.
    Ayrıca Türkiye'de dolaylı vergiler yüksek çok doğrudan vergiler toplanamıyor. Yoksa doğrudan vergilerde Almanya Fransa bizden yüksek.
    Maalesef bunlar hayal.
    Hayal kırıklığı yüzünden hiddetlendiğini düşünüyorum.
    Ama coğrafya kaderdir.

    Söylediklerinin içinde hiç bilmediğin ve kendi kafanda uydurduğun bölümler var.
    2002'de dolar 1 liraydı diyorsun. Dolar hiç bir zaman 1 lira olmadı. O zamanlar 1 milyon liraydı.
    Sen ufaktın ama ben hatırlıyorum.
    Ben hükümete tamamen muhalefet eden bir insanım ama bir konuda muhalefet ederken de doğru bilerek etmezsen haksız duruma düşersin.
    2002 de dolar 1 milyon 500 bin civarındaydı.
    Ama 2000 yılında 500-600 bin lira civarındaydı çünkü ben o zaman 1 milyar lira maaş alıyordum ve 2 bin dolara yakın yapıyordu.
    Sonra bir kaç ayda kriz çıktı ve dolar 1,3 milyon liralara çıktı benim aldığım maaş da 2 bin dolaran 700 dolarlara düştü ))
    Bu devletin verdiği krediler her zaman suistimal edildi.
    Bu hükümet müteahhitler ile suistimal etti.
    Eskiden esnafa bugün olduğu gibi ucuz kredi veriliyordu, çiftçiye kredi veriliyordu.
    Çiftçi aldığı krediyi tarlasına üretimine değil oğluna aldığı kamyona yatırıyordu, esnaf aldığı kredi ile oğluna düğün yapıyordu.
    Hala değişen bir şey yok.
    Bu ülkede değişen tek şey hortumlayanın hangi siyasi partiye mensup olduğu.
    Yoksa hortumlama kısmı değişmeden devam ediyor.
  • 02-09-2020, 17:29:50
    #21
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam rica ediyorum yazıyı sonuna kadar okuyun. Ben sizin fikrinizi sonuna kadar okudum.
    İlk paragrafa göre yorum yapınca tartışma doğru olmaz.
    Ben de ticaretle uğraşıyorum ama temel iktisadi açıdan yeterince katme değer üretemiyorum.
    Bunun bir çok nedeni var.
    Ben uluslararası fuarları gezdiğimde kendi ürünümün dünya çapındaki yerini beğenmiyorum.
    Bu benim ürünüm dünya piyasasında yeterince pazar bulamaz anlamına geliyor.
    Ben bu ürünü dünya pazarına sokabilecek duruma getirebilsem, sistem bana bu konuda destek olsa ben yurt dışından ülkeye para sokabileceğim.
    Bir müteahhite 7 milyar dolar kredi verip vergilerle geçiş garantili köprü yaptırılacağına senin benim gibi 70 bin kobiye 100 bin dolar kredi verilse ülke kalkınır.
    O zaman yurt dışıyla rekabet edebilecek daha fazla firmamız olur, ve daha geniş pazarlara yayılabiliriz.
    Senin de o araba 1 milyon da olsa alabilecek alım gücün olur.
    Yani bizim sorunumuz vergilerin yüksek olması değil, vergilerin verimsiz harcanması.
    Sen istiyorsun ki senin baban hem kumar oynasın hem de sana yüklü harçlık versin.
    Maalesef önce babana kumar oynama demen lazım iyi harçlık alabilmek için, bizim millet iktidara vergileri nereye harcadığını sormuyor neden vergileri arttırdığını soruyor.
    Okudum bitirdim hocam yazınızı. Dediklerinizde tamamen haklısınız size bir sözüm yok. Ancak belirtmek istediğim şey ''Verimsiz'' çalışan. Vasıfsız kısmını atıyorum çünkü altında 300.000TL'lik araba olup sokakta su satamayacak tanıdıklarım var. Ancak bu ülkenin insanı sizin de dediğiniz gibi atasından böyle gördüğü için böyle devam ediyor. Bunu değiştirecek olan da biziz. 21 yaşındayım. Çok şükür babamın bir işi var ve düzenli bir gelirimiz de var işler ve başka şeylerden çok şükür. Ama ben bunlara bel bağlamıyorum. Hayatım kurtuldu ya da ben 25 yaşımda gelmeden nasıl kendi başıma Audi'ye BMW'ye binerim bunun derdinde de değilim.

    Demek istediğim bu halde olmamızın sebebi işçi grubu kadar hükümettir. Sadece günümüz hükümetini kastetmiyorum. Hemen siyasete atıldı demesinler. Ülkemizde sanayilerde nerdeyse 25 30 yaşına kadar çırak ya da kalfa yardımcısı çalışan o kadar insan var ki. Bunun tek suçu hükümettir, hükümet insanlara kaliteli hayat sunmuyor demiyorum. Bunda o kişinin hatası çok fazla. Ancak tüm hatayı tek başına ''Vasıfsız ve Verimsiz'' çalışana yüklemek bence yanlış olur. Sonuçta bu bahsettiğim 1 10 100 kişi değil binlerce, yüz binlerce kişi. Buradaki suç birinci olarak kişinin kendini geliştirememesi ve hükümetin kendini kalkındıracak işçi gücüne gerekli olanakları verememesidir.
  • 02-09-2020, 17:46:15
    #22
    lviii adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Okudum bitirdim hocam yazınızı. Dediklerinizde tamamen haklısınız size bir sözüm yok. Ancak belirtmek istediğim şey ''Verimsiz'' çalışan. Vasıfsız kısmını atıyorum çünkü altında 300.000TL'lik araba olup sokakta su satamayacak tanıdıklarım var. Ancak bu ülkenin insanı sizin de dediğiniz gibi atasından böyle gördüğü için böyle devam ediyor. Bunu değiştirecek olan da biziz. 21 yaşındayım. Çok şükür babamın bir işi var ve düzenli bir gelirimiz de var işler ve başka şeylerden çok şükür. Ama ben bunlara bel bağlamıyorum. Hayatım kurtuldu ya da ben 25 yaşımda gelmeden nasıl kendi başıma Audi'ye BMW'ye binerim bunun derdinde de değilim.

    Demek istediğim bu halde olmamızın sebebi işçi grubu kadar hükümettir. Sadece günümüz hükümetini kastetmiyorum. Hemen siyasete atıldı demesinler. Ülkemizde sanayilerde nerdeyse 25 30 yaşına kadar çırak ya da kalfa yardımcısı çalışan o kadar insan var ki. Bunun tek suçu hükümettir, hükümet insanlara kaliteli hayat sunmuyor demiyorum. Bunda o kişinin hatası çok fazla. Ancak tüm hatayı tek başına ''Vasıfsız ve Verimsiz'' çalışana yüklemek bence yanlış olur. Sonuçta bu bahsettiğim 1 10 100 kişi değil binlerce, yüz binlerce kişi. Buradaki suç birinci olarak kişinin kendini geliştirememesi ve hükümetin kendini kalkındıracak işçi gücüne gerekli olanakları verememesidir.
    Hocam benim hayattan öğrendiğim şey. Hükümet halkın aynasıdır. Bu siyasetçileri Afganistan'dan ithal etmiyoruz. Bu adamların mitinglerine giden, partilerine üye olan ve bu adamlara oy veren insanlar var. Ve insanların çoğu oy vermek dışında herhangi bir eylemde bulunmuyorlar. İlla protesto etmek anlamına gelmiyor. Bir siyasi partiye üye olup kendi görüşleri için mücadele eden kaç kişi var? Sorsan iktidar partisine oy verenlerin içinde de muhalefete oy verenlerin içinde de partisinden memnun olmayanlar var. Ama başka bir altrnatifleri yokmuş gibi davranıyorlar. Çünkü elini suya sabuna değmek kendi mücadeleye girmek istemiyorlar.

    Yani hükümeti suçlayıp kenarı çekilenleri anlamıyorum. Bu hükümetin hiç bir başarısı ya da başarısızlığı yok. Bu ülke kurulduğundan beri ortalama %4 büyümüş. Bu iktidar zamanında da %3.9 büyümüş. İlk 10 senede hızlı bir büyüme, sonra düşük büyüme ve hatta küçülme ile ortalamada kalmış. Yani mesele iktidar değil. Mesele zihniyet. Biz teba millet olduğumuz için sürekli birilerinin çıkıp memleketi kurtarmasınıi kalkındırmasını özgürleştirmesini falan bekliyoruz. Bu talepler organize bir şekilde toplumun tabanından gelmezse tepeden gelerek başarılı olmuyor.

    Yani Almanlar ile Türkleri herşeylerini bırakıp karşılıklı nüfus mübadelesi yaptırsak. Tüm Almanlar Türkiye ye gelse tüm Türkler Almanya ya gitse. Biz oradaki sanayiyi ve ekonomiyi 20 senede batırırız, onlar Anadolu'da Asya, Ortadoğu ve Avrupa'ya doğrudan mal satabilecekleri sanayileşmiş bir ülke kurarlar.

    Mesele iktidar meselesi değil. Mesele toplum ve kültür meselesi.

    Son bir örnek vereyim.
    Neden Türkiye'den dünya çapında futolcu çıkmıyor ya da biz her dünya kupasına gidebilecek bir futbol ekolü yaratamıyoruz?
    Çünkü bizim futbolcular da siyasetçiler gibi bu toplumdan çıkıyor.
    Bu toplumdaki kafa yapısına sahipler.
    Burada araba fiyatlarından şikayet eden arkadaşlar gibi futbolcularımızın ideali de spor araba, manken sevgili, lüks villa sahibi olmak.
    İlk profesyonel sözleşmelerini imzalayıp bu hayallerine kavuştuklarında tüm gelişimleri duruyor.
    Oysa avrupalı topçunun hayali yeteneklerini performansını geliştiripi takımına, ülke futboluna ya da dünya futboluna damga vurmak oluyor.
    O yüzden arabası evi yatı katı hatta kendi adası olan Christiano Ronaldo farklı takımlara farklı liglere giderek her seferinde kendini daha da geliştirerek yeni bir meydan okuma ile adını dünya futboluna yazdırıyor.
    Bizim topçular parayı buldular mı adlarını dünya futbol tarihine değil, uzun bacaklı kızlarla magazin gazetelerine yazdırmaktan keyif alıyorlar.
    Bu bizim siyasetçimizin, işçimizin, çiftçimizin yani tüm toplumumuzun genel özeti aslında.
  • 02-09-2020, 21:22:01
    #23
    Yazdıklariniz çoğuna katılıyorum güzel yazmissiniz 😊ama Kimse kusura bakmasın.
    Ben çok çalışırım ama ülkeyi kendi başıma düzeltemem. Ekonomi yine kötü olur kötü olan yine kötü kalır. Burada harciyacagim enerjiyi yurt dışında harcarim karşılığını alırım. Çocuğuma torunuma orada daha kolay ve düzgün bir yaşantı bırakmak isterim
  • 02-09-2020, 21:30:09
    #24
    BatuHan00 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazdıklariniz çoğuna katılıyorum güzel yazmissiniz 😊ama Kimse kusura bakmasın.
    Ben çok çalışırım ama ülkeyi kendi başıma düzeltemem. Ekonomi yine kötü olur kötü olan yine kötü kalır. Burada harciyacagim enerjiyi yurt dışında harcarim karşılığını alırım. Çocuğuma torunuma orada daha kolay ve düzgün bir yaşantı bırakmak isterim
    Zaten tek kişi ile olmayacağını yazdım.
    Yurtdışına gidecek imkanı olanı kınamam.
    Ama maalesef çoğu blöf, zaten yurtdışına gitme imkanı olanları tutamıyoruz.
    Ben yurtdışına giderim diyenlerin çoğunun gidecek bir özelliği yok.

    Emeğiniz malınızdır ve daha malınızı daha zengin bir pazarda satarsanız daha yüksek fiyata satarsınız.
    Benim bahsettiğim yurtdışına gidecek imkanı olmayanların eğer yurtdışındaki imkanları istiyorlarsa daha verimli daha çok çalışmaları kendilerini daha fazla geliştirmeleri gerektiği.
    Avrupa'da bir garson bize lüks gelen bir araba alabiliyor.
    Ama bu ülkeden gidemiyorsanız ve lüks arabaya binmek istiyorsanız garsonluktan fazla katma değer üretecek bir vasfa sahip olmanız gerekir.

    Ben bu ülkede garsonluk yaparak lüks arabaya binmek istiyorum diyorsanız piyangoun size çıkmasını beklemeniz gerekir.
  • 02-09-2020, 21:30:49
    #25
    ben size katılmıyorum küçük esnafa destek olmadığı sürece bu iş böyle devam eder daha geçen konusu açıldı bir iş adamına kaç milyon lira vergi indirimi yapılmış ben de esnafım ama bana teşfik 75.000 tl ye kadar 3 yıl boyunca gelir vergisi ödememe
    ama gel gelelim internet işi yapıyoruz yurt dışı kaynaklarından bişeyler alıp satmaya çalışıyorum hadi onu geçtim en kötü googleye reklam verirken bile gider gösteremiyorum ha gider gösteririm gösterirsem %18 ini devlet gene benden alıyor aynı şey ben üretmeyi araştırmayı seven bir insanım ama şirketimi açtım açalı vergi muhasebe ben de bunaldım şuan ucu ucuna dönderiyorum tüm sistemlerimi faturalarını onunu bununu şimdi diyebilirsin başka bir alana yönel vs bu konuda haklı olabilirsin ama şuan devlet teşviği bile olduğu halde kendime bu gün bimden kazandibi tatlısı alırsam acaba sunucu makinemin kirasını ödeyebilecekmiyim diye 5 10 kere sordum çok canım çektiği için gittim aldım yedim vergi indirimi küçük esnafa yapılmalı üretim teşfik edilmeli bunaldım şuan kusura bakmayın kırıcı konuştuysam biraz içimi dökmek istedim
  • 02-09-2020, 21:41:22
    #26
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Zaten tek kişi ile olmayacağını yazdım.
    Yurtdışına gidecek imkanı olanı kınamam.
    Ama maalesef çoğu blöf, zaten yurtdışına gitme imkanı olanları tutamıyoruz.
    Ben yurtdışına giderim diyenlerin çoğunun gidecek bir özelliği yok.

    Emeğiniz malınızdır ve daha malınızı daha zengin bir pazarda satarsanız daha yüksek fiyata satarsınız.
    Benim bahsettiğim yurtdışına gidecek imkanı olmayanların eğer yurtdışındaki imkanları istiyorlarsa daha verimli daha çok çalışmaları kendilerini daha fazla geliştirmeleri gerektiği.
    Avrupa'da bir garson bize lüks gelen bir araba alabiliyor.
    Ama bu ülkeden gidemiyorsanız ve lüks arabaya binmek istiyorsanız garsonluktan fazla katma değer üretecek bir vasfa sahip olmanız gerekir.

    Ben bu ülkede garsonluk yaparak lüks arabaya binmek istiyorum diyorsanız piyangoun size çıkmasını beklemeniz gerekir.
    Ben şuan avukat olmak yolunda ilerliyorum ama durumu siz biliyosunuz zaten. Başka yapabileceğim iş yok. Yazılıma merakım var yapmaya çalışıyorum bir şeyler girişimler deniyorum ek gelir için biraz. Yani yapabilecegim her şeyi yapıyorum. Gerisi Allah'a kalmış.
  • 02-09-2020, 21:47:40
    #27
    muraatydn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ben size katılmıyorum küçük esnafa destek olmadığı sürece bu iş böyle devam eder daha geçen konusu açıldı bir iş adamına kaç milyon lira vergi indirimi yapılmış ben de esnafım ama bana teşfik 75.000 tl ye kadar 3 yıl boyunca gelir vergisi ödememe
    ama gel gelelim internet işi yapıyoruz yurt dışı kaynaklarından bişeyler alıp satmaya çalışıyorum hadi onu geçtim en kötü googleye reklam verirken bile gider gösteremiyorum ha gider gösteririm gösterirsem %18 ini devlet gene benden alıyor aynı şey ben üretmeyi araştırmayı seven bir insanım ama şirketimi açtım açalı vergi muhasebe ben de bunaldım şuan ucu ucuna dönderiyorum tüm sistemlerimi faturalarını onunu bununu şimdi diyebilirsin başka bir alana yönel vs bu konuda haklı olabilirsin ama şuan devlet teşviği bile olduğu halde kendime bu gün bimden kazandibi tatlısı alırsam acaba sunucu makinemin kirasını ödeyebilecekmiyim diye 5 10 kere sordum çok canım çektiği için gittim aldım yedim vergi indirimi küçük esnafa yapılmalı üretim teşfik edilmeli bunaldım şuan kusura bakmayın kırıcı konuştuysam biraz içimi dökmek istedim
    Değerli kardeşim kendini geliştirecek ne yapıyorsun? Bak 75bin TL gelir vergisi muafiyeti büyük bir imkan. Devlete vermeyip işini veya kendini geliştirmeye uğraşacağın 75 in lirayı devlet senden almıyor. Demek ki sen yeteri kadar katma değer üretemiyorsun. Yani ticareti verimsiz ve iyi yapmıyorsun. Mesela yeni bir dil öğrenip yeni bir pazara girmeyi denedin mi? Mesela o 75 bin lira ödemediğin vergiyi 3 sene bir dil kursuna yatırsan. İngilizce, Korece, Japonca gibi bir dil öğrenmeye uğraşsan ve daha zengin yeni pazarlara satış yapabilme imkanını araştırsam belki BİM'deki tatlıyı değil, Paris'ta bir kafede tatlı yemek sana ucuz gelecek.

    Yani yine aynı yere geliyoruz.
    Bir Alman bir ticari işletme kurmadan plan yapıyor. Program yapıyor. Pazar araştırıyor. Biz bu plan program işlerine hiç gelemiyoruz. Bence hesabını kitabını iyi yapmadan ticari işletme kurmuşsun. Ve şu anda işlerin iyi gitmiyor. Hem de 75 bin vergi muafiyeti, ki bildiğim kadarı ile size bir de sigorta bağkur muafiyeti var. Yani devletin sana ciddi desteği var. Ve sen başka işadamının silinen milyon liralık vergisini düşünüyorsun. Devlet bana 75 bin vergi muafiyeti vermiyor. Ben de sana verdiği muafiyetten mi şikayet etmeliyim.

    Bence devlet sana destek olmuş. Ama sen planını programını bir Alman kadar iyi yapıp, işini iyi kurgulayamamışsın. Bence işini geliştirmek için fikirler üretmeye devam et. Dil öğren. Öğrendiğin her yeni dil senin pazarını genişletir, daha zengin pazarlardan pay almanı sağlar. Sen yurtdışından bir şey alıp satmaya çalışıyorsun bu katma değeri düşük bir iş. İnsanların ellerinde internete var biraz dil bilen yurtdışı pazar yerlerine ulaşıp o ürünü kendileri getirtebiliyorlar. Dil bilmeyenler senden alabilirler. O zaman sen yeni diller öğren, yabancı dil bilmeyen koreliye, japona da dropshipping ürün satmaya çalış.

    Bak sen kendini geliştirecek bir şeyler yapmalısın. Yeni vasıflar edinmelisin. Sen gelirini arttırmak için kendini ve işini daha katma değeri yüksek bir hale getirmek yerine devletin sana destek olmasını bekliyorsun. Devlet sana destek olsa ne farkedecek? Bu çözüm değil. Çözüm senin işini geliştirmen ve daha karlı yani katma değeri daha yüksek bir ticaret yöntemi bulman. Çünkü yurtdışından ürün getirip satman için devlet sana destek olmaz, sen temel olarak bu ülkenin dövizlerini yurtdışına kaçıran bir iş yapıyorsun. Senin ticari modelin Türklerden aldığın paranın bir kısmını kendine kar olarak alarak kalanını yurtdışındaki üreticilere vermek.