• 03-09-2020, 16:08:39
    #73
    Tutan mı var
  • 03-09-2020, 16:24:26
    #74
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam hala ekonominin temel sistemini anlamadığın için arabaya 100 devlete 350 ödüyoruz diyorsun.
    O arabayı biz üretmiyoruz. O araba için verdiğin 100 lira yurtdışına gidiyor. Devlet de sana diyor ki sen yurt dışına 100 lira kaçırmak için bana 250 lira vermen lazım.
    Yani cari açığı bu şekilde kontrol altına alıyor.
    Çünkü Alman bir sürü araba markası var, bizim araba markamız yok.
    Biz 1 passat almak için tonlarca domates ihraç etmek zorundayız.
    Yani bizim bahsettiğin arabayı araba üreten ülkeler ile aynı paraya binememizin nedeni katma değer üretememiz.
    Araba üretmeye de gerek yok. Biz mikroçip üretsek ne olurdu?
    Biz bir kilo mikroçipe 150 ton araba alabilirdik.

    Bu devlet para harcıyor.
    Üniversite öğrencilerine kredi veriyor.
    Bu krediyi neden veriyor?
    Borcu alan okusun, katma değer üretsin ve borcunu ödesin diye.
    O para öğrencilere hibe değil.
    Başarılı öğrencilere zaten bir ton burs veriliyor.
    Eğer burs alacak düzeyde değilseniz yeterince başarılı değilsiniz demektir.

    O zaman üniversite okumak için borç alınıyor.
    Sonra bu borcu ödeyebilecek bir vasıf kazandırmayan üniversiteye gidiliyor.
    Sonra üniversiteden mezun olunca katma değer üretecek vasfa sahip olunmadığı için iş bulmakta zorlanılıyor ve kredi ödenemiyor.
    Bugün mühendisler iş bulamıyormuş.
    Ben hiç 3 dil bilen bir mühendisin işsiz kaldığını görmedim.
    Benim kargo şubemde otomotiv mühendisi var.
    Bu çocuğa gel maaşın kadar para vereyim 2 günde istediğim bir parçanın çizimini yap 3D yazıcıda basacağım dedim.
    Parça zor bir parça da değil.
    Ama yapamadı çünkü vasıfsız bir üniversitede okumuş ama kendini geliştirememiş.

    Ben bilgisayar üzerine tahsil yapmadım.
    Programlama, network yönetimi, seo, sem, smm, photoshop vs herşeyi kendi başıma öğrendim.
    Bunların hepsini de ingilizce bildiğim için öğrenebildim.
    İnternet çağında devletin kendisini eğitmesini bekleyenler daha çok bekler.
    Artık bilgi devletin elinde değil, bilgi siber uzayda dolaşımda.
    Elinin altındaki internetten bilgi edinmeyi bilmeyen kendini geliştirmeyen adamları devlet eliyle sınıflara kapatsan da bir şey öğrenmezler.

    Son olarak maddi durum bahanelerin tamamen hikaye.
    Günde 2 paket sigara içiyor senede 1 kitap almıyor o gariban yarınını göremiyor dediğin adamlar.
    Ukraynalı bir sevgilim vardı. Ukrayna feci şekilde fakir bir ülke.
    Kız 2 işte çalışıyordu. Ve çocuklarını kitap okumadan uyutmuyordu.
    Türkiye'de kadınların %99'u çocuklarını ayaklarında sallayarak uyuturlar.
    Çocuklarını kitap okuyarak uyutmayan bir milletin çocukları kitap okumaz.
    Kitap okumayan insanlar aydınlanamaz devlet eliyle de aydınlatılamaz...
    Çünkü anasının babasının kitap okduğunu görmeyen çocuklar da kitap okumazlar...
    Yani yapılması gereken şey devleti değiştirmek değil kültürü ve halkı değiştirmek.

    Ben daha çok çalışmalıyız derken 15 saat mesai yapmaktan bahsetmiyorum.
    Türkler ne zaman Almanlardan daha çok kitap okur, Almanlardan daha fazla sanatla kültürle siyasetle ekonomi ve kişisel gelişim ile ilgilenir o zaman bir süre sonra Almanlardan daha iyi yaşam koşullarına sahip olurlar.
    Biz şikayet etmiyoruz. Şikayet bile aktif bir eylemdir, ÖTV'den memnun olmayan adam imza toplar, gider devlete iktidara siyasi partilere başvuruda bulunur.
    Biz sadece söylenen bir milletiz.
    Bu forumda açılan konularda sadece söylenmektir.
    Hadi dernek kuruyorum ÖTV'ye karşı mücadel ebaşlatıyorum, ya da daha önce kurulmuş bir derneğe üye oluyorum diyeni duymadık.

    Yani değerli kardeşim devletin sistematik şekilde vasıfsız bir topluma vasıf kazandırıp bilinç kazandıracağını düşünmek saflıktır.
    Devlet iktidar tarafından yönetilir ve iktidardakiler vatandaşın bilinçlenmesine falan değil, bir sonraki seçimde tekrar iktidara gelecekleri işlere öncelik verir.
    kendin söylüyosun. aileler çocuklarını ayaklarına yatırıp uyutuyolar diye. kitap okumadan, dümdüz uyutuyolar. ailesinde kitap görmeyen çocuğun kendisi de zor kitap okur diye. ben de bu durumdan bahsediyorum zaten. 1 - aile 2 - devlet vizyon kazandırır 3 ise kendi imkanlarıyla vizyon kazanır çocuk dedim öncesinde. 3 ün olma ihtimali ise nadirdir. sen nadirsin bi başkası nadir. genele uyarladığında 2 temel sebep vardır, aile ve devlet. aileyi etkileyen en temel unsur da devletin aile kurumuna gösterdiği değer. onları hangi standartlarda yaşattığı, hangi hizmetleri yaptığıdır. alınan vergilerin halk için mi kendi cepleri ve menfaatleri için mi harcandığıdır. herkes kendini geliştirsin diyorsun ama bu bile bi vizyon meselesidir. adamın vizyonu darsa, bana aylık şu kadar ödensin yeter ben hayatıma bakarım kafasındaysa, yarını planlamıyor ve yarınları için bugün emek sarfetmiyorsa o adamı kazanman güçtür. bu vizyonun kazanılması da ya aileden gelir ya devletten ya da bireyin kendini gerçekleştirmesinden. kendini gerçekleştirmek çok zor olaydır ve öncesinde söylediğim gibi, az sayıda insanın yapabildiği bi şeydir. ama aileden ve devlet politikarıyla kazandırılan vizyon ise daha büyük ölçüde etkili olur daha çok insan kazandırır. bu sebeple eğer büyük kitlelerin iyi şekilde yönlendirilmesi isteniyorsa burada bireysel çabadan çok aile ve devlet yapısının etkisine bakılmalıdır. çocukluğundan itibaren sana kitap okuyan, senin gelişimin için mücadele veren bi ailede büyümek; sana her türlü hizmeti sağlayan ve başarılarıyla, çalışmalarıyla halkına güven veren bi ülkede dünyaya gözlerini açmak var; diğer tarafta sokağa salınmıştan farksız bi ailede, yine verdiğin vergilerin nereye gittiğinden bihaber, her sene sınav sistemi değiştirilen dandik bi eğitim sistemiyle yetişmek var. ilk seçenekte hayata gözlerini açan bireyin vizyonunun daha geniş ve gösterdiği emeğin çok daha fazla olma ihtimali çok çok yüksektir diğerine kıyasla. bu sadece devlet ve aile tarafından bakılan durum. bunun yanında toplum baskısı, örf adet gelenek, din gibi etkenler de kişilerin vizyonunu belirler. kendi vizyonunu kendi çizip kararlarını herkesten bağımsız ilerletebilen insan sayısı çok azdır aynı zamanda bu hayatı kabullenmek risklidir. bizim gibi garantici toplumlarda ise ay sonu maaşım yatsın yeter kafası hakim. vizyonsuzluktan ötürü.
    ekonomiden anlamama meselesine gelince. hepsini çok iyi idrak ediyorum o konuda endişen olmasın. orada kastettiğim şeyi sen anlamadığın yahut anlamamazlıktan geldiğin için başka yere çekmeye çalışıyosun konuyu cari açık şu bu meseleleriyle. benim bahsettiğim olay; dışardan alınan mala 3 kat fiyat ekleyip burada satma gayretiyle bedava gelir kapıları kovalamak yerine rekabet ortamı yaratılmalıydı çoktan. kendi arabanı da kendi mikroçipini de burada üretebilmeliydin şimdiye kadar ve yurtdışındaki firmalar buraya araç satmak istediğinde senin araçlarınla rekabete girip fiyatı düşük tutmalıydı satış istiyorsa. ama sen onu kovalamak yerine kendi ülkende hiç bi şey üretmeyip direkt dışardan aldın. çünkü sıfır iş gücü, sıfır sermayeyle bedavadan yüklü kazanç sağlıyordu bu sistem sana. böyle güzel, ballı bi yapı varken neden üretmeye gayret edesin, istihdam oluşturmaya çalışasın, işçi yetiştirmek için çaba gösteresin di mi? hali hazırda mis gibi kazanıyosun zaten. bahsetmek istediğim detay bu. o yüzden gereksiz yerlerden laf çarpıp ekonomiden anlamadığınız bariz gibisinden laflara girmenin lüzumu yok.

    hala daha bireysel gelişimden önce aile ve devlet yapısının geliştirilmeye çalışılmasını savunuyorum her zaman da savunucam. kimse bu dünyayı tek başına kurtarmak zorunda değil. madem birilerine oy veriliyor, madem birilerine vergi ödeniyor, madem bu dünyaya kendi seçimlerimiz dışında başkalarının iradeleriyle geliyoruz. o halde herkes üzerine düşeni yapıp kaliteli nesiller yetiştirmek için çaba gösterecek. sen kendini geliştirdiğini söylüyorsun 3 dil bilip üstüne şu şu programları öğrendiğini. ben de diyorum ki, öyle bi aile ve devlet yapısı oluşmalıydı ki bunca sene içerisinde; sen bu mücadeleyi tek başına değil, ailen ve devletinle beraber vermeli ve tek başına 5 yılda tamamladığın olayı bu desteklerle beraber 1 senede tamamlayabilmeliydin. eksiklik buradan doğuyor diyorum.
  • 03-09-2020, 21:35:05
    #75
    Digiklan öncelikle bu durumun ana temel noktasi devlet politikası. Konularini okudum. Bazı noktalarda güzel yerlere değinmişsin. Üretelim, kendimizi geliştirelim. TL ile alım yapıp döviz girdisi sağlayalım. Çok güzel söylüyorsun. Bu konularda aynı şekilde düşünüyorum.

    Affedersin milletin a..... diyen bir iş adamın borclari siliniyor. Sürekli betona yatırım yapılıyor. Onu da kendi tarafında olan bir kaç firmaya veriliyor. Sen bir şeyler üretmek istediğinde yapmak istediğinde kredi vermiyorlar ? Kredi verince de en yüksek faiz ödüyorsun? tonla vergi çıkarılıyor.

    Yurtdışından eskiden alışveriş yapmak için 150 Euro'ya kadar alışveriş yapabiliyordun ? Simdi 22 Euro'ya indirdiler ? Neden yaptılar sence ?

    Digiklan pekiyi önceden paypal ile yurtdışı alışveriş , alım satım yapıyordun ? Ülkeye döviz sokuyordun ? Üretiyor ve katma değer katıyordun. Şimdi ne oldu ? Paypal kapandı ?

    Gençler zaten kaç üniversite bitirirse bitirsin torpil olmadan ise giremeyeceklerini biliyorlar. Başkaları bakin okulda kalsa en düşük derece ile bile geçse o kişilerin kadroları ve işleri hazır oluyor. Pekiyi diğer üniversiteleri bitiren, master yapan , doktora yapan diller öğrenen kişiler neden iş bulamıyor? Çok mu beceriksizler, çok mu ozguvenleri düşük, ya da sizin tabirinizle az mı vasiflilarda bu insanlar ıssız kalıyorlar ?

    Eger üniversiteler bir değer katmiyorsa, oralarda bir şeyler ogrenilmiyorsa o zaman neden sürekli özel üniversiteler açılıyor ? Üniversite bitince az vasıflı olduğu ve arkasının olmadgi için kaçınılmaz son olacak. Neden üniversiteye gidiyorlar ? Üniversiteye gidip bitirince iş.mi bulacaklardı ?

    Sürekli vergiler alınıyor. Biz üretip geliştirmemizi istemiyorlar öyle olsaydı üretim için destekler olurdu. Bir de su bile saçma durum 29 yaş altına destek veriliyor. 30 yaş olunca komple bitik mi oluyor? Girişimci olamıyor mu ? Yaşlı mi oluyor ? Yani eğer destek oluyorsa üreten girişim yapanlara yaş sınırı koymamali. Çünkü Akıl yaşta değil baştadır. Ancak destek bir yana sürekli köstek olunuyor.

    Ayrıca kimseye az vasifli , vasıfsız demeye hakkiniz yok. Kimseyi bu şekilde kucumseyemezsiniz. Sizin yaşadığınız hayatı herkes yaşayacak diye bir şey yok. Herkes sizin gibi de olacak diye bir şey yok. İnsanlar geçmişten gelen ve gelecekte de sürecek olan güçlü bağlar ve gelenek göreneklerdwn hareket ediyor. Herkes sizin gibi değil.
    Altın alıyorlar, döviz alıyorlar, ya da yastık altında tutuyorlar. Çünkü guvendikleri onlar var.

    Yani resmen vatandaşlar komple suçlu isin başında olanların hiçbir suçu yok demişsin. Neden oy zamanı ceza kesemiyotlar sana oy vermeyeceğiz diyemiyorlar çünkü açlık yoksulluk yaşıyorlar. Kömür, makarna , ekmek gibi temel gıdalar için oylarını alıyorlar. İşte o bölgelerde okuma yazma oranı düşük bu şekilde sürekli kendisine bağımlı hale getirmek için bu gıdaları veriyorlar sonra oyleri alıyorlar. Bundan dolayı oy veriliyor. Bundan dolayı yüksek oy oranı ile iktidarda oluyorlar.

    Asgari ücretli bakın asgari ücret ile geçimini idame ettirmeye çalışan insanlar en yüksek gelir vergisini ödüyor. En düşük maaş ve en yüksek vergi. Zenginlerden çok daha fazla vergi ödüyor. Neden ?

    Yatlar, mücevherler de vergi oranı çok düşük diğer çoğu şeyde neden çok fazla vergi var ?

    ÖTV özel tuketim vergisi Van depreminde alınmaya başlanıp hala neden bu vergiler alınıyor ?

    İnsanlar istedikleri arabaları almak için neden 2-3 katı fiyat ödüyor vergi veriyor ?

    Devlet %0 kdv ve %10 gelir vergisi çalışın üretin siz kazanın bu sebeple ülkemiz kazansın dedi de biz mi üretim yapmadık, işler , projeler yapmadık. Var mı öyle bir destek ?

    İnsanlar neden sürekli vergilere , cezalara maruz kalıyor ?

    Enflasyon oranları yüksek olmasına rağmen neden düşük gösteriliyor ?

    Üretim, ham madde olarak her şeyi dolar uzerinden alınmasına rağmen , yapılan köprüler ve otoyollarda geçiş garantisi veriliyor ? Hadi verildi diyelim. Neden TL yerine dolar ile anlaşılıyor? İnsanlar bu köprüleri kullanmamalarına rağmen neden sürekli vergi kesintiler oluyor?

    Tarım için çiftçiler üretmek için mazota indirim istiyorlar sulama icin, üretim için destek istiyorlar az vasifli olmak istiyorlar neden destek olunmuyor ?

    Tarım ülkesi olmamıza rağmen neden diğer ülkelerden %0 vergi ile alımlar yapılıyor ? Bizim çiftçilere neden bu şekilde destek verilmiyor ?

    Tohumlarda neden İsrail tohumları alınıyor ? Türk tohumları alınıp destek olunmuyor ?

    Neden şeker pancarlar, un fabrikaları , üretim yapilan değerler çok az paralara satıldılar ?

    Neden Türkiye'nin milli değerleri ve katkıları olsm firmalar neden özelleştirildi. Özelleştiriliyor ?

    Neden güzel ülkemizin doğası hidro elektrik santralleri yüzünden doğa katlediliyor ? Neden bu firmalarin onu komple kesilemiyor ve engel olunamiyor ?

    Bu şekilde binlerce soru ve sorun varken sizin konu başındaki yaklaşımlarınizdan bizlerden bir şeyler beklemeniz kusura bakmayın bana çok samimi gelmiyor ?
  • 07-09-2020, 08:03:03
    #76
    GodLessTurtLe adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben senin niyetini biliyorum zaten seni takdirde ediyorum sende çok zeki birisin o konuda şüphem yok.

    Geçen otelde bir almancı abimiz ile derin derin sohbet ettik saatlerce, oteldekiler işi gücü bıraktı bizi dinledi. Adam bizim ülkemizi almanyadan daha verimli ve zengin görüyor, siz bolluk içindesiniz almanyada hiçbirşey yok diyor cumhurbaşkanınız çok iyi bizim merkel gibi değil biz sürünüyoruz almanyada senelerdir dedi. Adamlar almanyada a haber dinliyor sürekli + euro 8 olunca TR'ye gelince elbette seversiniz. Euro olsun 2 tl bakalım kaç kişi gelecek. Muhabbet çok uzun ama okadar çok gömdüm ki adama kalkıp gitmek zorunda kaldı. Düşün artık almancısınız oy bile kullanma hakkınız olmamalı sizin 11 ay almanyada çalış 1 ay ülkeye gel sonra ben Türküm deyip oy kullan ülke kaderini değiştir, neler neler söyledim adama

    Alım gücü konusunda hep tartışma oluyor.

    Şimdi audi a3 Türkiye'de 80bin TL olduğunu düşünelim. Daha fazladır ama ben böyle yazdım. Almanyada bu arada 8bin euro civarındaydı. Örnekleme yapalım,

    Ben TR'deyim asgari ücertliyim, sen almanyada asgari ücertlisin. ben alıyorum 2.500 TL maaş, sen alıyorsun 1.850 euro maaş.

    İkimizde ailemizle kalıyoruz, ailemiz dediki bize eve hiç para vermeyin maaşınızı kenara koyun arabanızı alın, tüm masraflarınız bizden.

    80bin tl lik araba için 32 ay yaklaşık 3 sene benim çalışmam gerekiyor. 32 maaş verip alabiliyorum.
    8bin euroluk araba için 4.5 ay çalışıp sen alabiliyorsun.

    günlük kafe garsonuyuz arabamıza benzin alacaz, sen 1 gün çalıştın saati 8 eurodan 10 saatte 80 euro aldın. Ben 100 tl aldım.

    Depo doldurmaya gittik arabalara almanyada 1.15euro litresi bizde 6 tl olsun hadi. Sen 50 litre deponu günlük 80 euro kazancından 57.5 euroya fulledin. Ben 50 litre depomu tüm gündeliğimle 16.6 litre alabildim.

    İşte bunları ben yurtdışındada yaşadım 1 2 sene çalıştığın ücretle araba alamıyorsan o ülke ekonomisi alım gücü kötüdür vasattır. Bunun sorumlusu elbette eskiler, düzeltmek için çalışan var mı? yok!! Olamıyorda çünkü eleştirilerede düşüncelerede kapalı çoğu kesim. Ağzını açarsan susturuyorlar, bir bir aklını kullanabilen gözünü karartan evlatlar kaçıyor bu ülkeden. Hani ben bu ülkeye 500tl vergi vereceğime 1000tl avrupaya veririm diyor ve gidiyor. Kimse senin dediğin gibi düşünmüyor hocam hep kendi cebini düşünüyor bizde tepedekiler bu zor değişir hiç sanmıyoruz. Biz adım atmaya kalksak adım arttığımız bacağı kırarlar.
    Az bile söylemişsiniz . Gel TR'da yaşa dersen, biri gelip dönmez. Ama bir emlakçı dostuma TR çok güzel, burada bolluk var deyip baklayı ağzından kaçıranlar, ''geçen yıl 100K euro ile 1 daire alabiliyorduk, şimdi ise 2 daire alabiliyoruz.'' diyerek meselenin vicdan ile değil, cüzdan ile ilgili olduğunu itiraf ederler.
  • 07-09-2020, 08:12:20
    #77
    gokhanimre0 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu kadar iyi anlatılamazdı bu konu, elinize sağlık
    Bir kac satir sonra sallayacaktim kilici sonra okumaya devam edince hak verdim sormayan toplumlar uyuyan toplumlardir uyuyan toplumlar ölümünü bekler öyle yada böyle buda gerceklesir
  • 07-09-2020, 13:54:41
    #78
    kurtdizayn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Digiklan öncelikle bu durumun ana temel noktasi devlet politikası. Konularini okudum. Bazı noktalarda güzel yerlere değinmişsin. Üretelim, kendimizi geliştirelim. TL ile alım yapıp döviz girdisi sağlayalım. Çok güzel söylüyorsun. Bu konularda aynı şekilde düşünüyorum.

    Affedersin milletin a..... diyen bir iş adamın borclari siliniyor. Sürekli betona yatırım yapılıyor. Onu da kendi tarafında olan bir kaç firmaya veriliyor. Sen bir şeyler üretmek istediğinde yapmak istediğinde kredi vermiyorlar ? Kredi verince de en yüksek faiz ödüyorsun? tonla vergi çıkarılıyor.

    Yurtdışından eskiden alışveriş yapmak için 150 Euro'ya kadar alışveriş yapabiliyordun ? Simdi 22 Euro'ya indirdiler ? Neden yaptılar sence ?

    Digiklan pekiyi önceden paypal ile yurtdışı alışveriş , alım satım yapıyordun ? Ülkeye döviz sokuyordun ? Üretiyor ve katma değer katıyordun. Şimdi ne oldu ? Paypal kapandı ?

    Gençler zaten kaç üniversite bitirirse bitirsin torpil olmadan ise giremeyeceklerini biliyorlar. Başkaları bakin okulda kalsa en düşük derece ile bile geçse o kişilerin kadroları ve işleri hazır oluyor. Pekiyi diğer üniversiteleri bitiren, master yapan , doktora yapan diller öğrenen kişiler neden iş bulamıyor? Çok mu beceriksizler, çok mu ozguvenleri düşük, ya da sizin tabirinizle az mı vasiflilarda bu insanlar ıssız kalıyorlar ?

    Eger üniversiteler bir değer katmiyorsa, oralarda bir şeyler ogrenilmiyorsa o zaman neden sürekli özel üniversiteler açılıyor ? Üniversite bitince az vasıflı olduğu ve arkasının olmadgi için kaçınılmaz son olacak. Neden üniversiteye gidiyorlar ? Üniversiteye gidip bitirince iş.mi bulacaklardı ?

    Sürekli vergiler alınıyor. Biz üretip geliştirmemizi istemiyorlar öyle olsaydı üretim için destekler olurdu. Bir de su bile saçma durum 29 yaş altına destek veriliyor. 30 yaş olunca komple bitik mi oluyor? Girişimci olamıyor mu ? Yaşlı mi oluyor ? Yani eğer destek oluyorsa üreten girişim yapanlara yaş sınırı koymamali. Çünkü Akıl yaşta değil baştadır. Ancak destek bir yana sürekli köstek olunuyor.

    Ayrıca kimseye az vasifli , vasıfsız demeye hakkiniz yok. Kimseyi bu şekilde kucumseyemezsiniz. Sizin yaşadığınız hayatı herkes yaşayacak diye bir şey yok. Herkes sizin gibi de olacak diye bir şey yok. İnsanlar geçmişten gelen ve gelecekte de sürecek olan güçlü bağlar ve gelenek göreneklerdwn hareket ediyor. Herkes sizin gibi değil.
    Altın alıyorlar, döviz alıyorlar, ya da yastık altında tutuyorlar. Çünkü guvendikleri onlar var.

    Yani resmen vatandaşlar komple suçlu isin başında olanların hiçbir suçu yok demişsin. Neden oy zamanı ceza kesemiyotlar sana oy vermeyeceğiz diyemiyorlar çünkü açlık yoksulluk yaşıyorlar. Kömür, makarna , ekmek gibi temel gıdalar için oylarını alıyorlar. İşte o bölgelerde okuma yazma oranı düşük bu şekilde sürekli kendisine bağımlı hale getirmek için bu gıdaları veriyorlar sonra oyleri alıyorlar. Bundan dolayı oy veriliyor. Bundan dolayı yüksek oy oranı ile iktidarda oluyorlar.

    Asgari ücretli bakın asgari ücret ile geçimini idame ettirmeye çalışan insanlar en yüksek gelir vergisini ödüyor. En düşük maaş ve en yüksek vergi. Zenginlerden çok daha fazla vergi ödüyor. Neden ?

    Yatlar, mücevherler de vergi oranı çok düşük diğer çoğu şeyde neden çok fazla vergi var ?

    ÖTV özel tuketim vergisi Van depreminde alınmaya başlanıp hala neden bu vergiler alınıyor ?

    İnsanlar istedikleri arabaları almak için neden 2-3 katı fiyat ödüyor vergi veriyor ?

    Devlet %0 kdv ve %10 gelir vergisi çalışın üretin siz kazanın bu sebeple ülkemiz kazansın dedi de biz mi üretim yapmadık, işler , projeler yapmadık. Var mı öyle bir destek ?

    İnsanlar neden sürekli vergilere , cezalara maruz kalıyor ?

    Enflasyon oranları yüksek olmasına rağmen neden düşük gösteriliyor ?

    Üretim, ham madde olarak her şeyi dolar uzerinden alınmasına rağmen , yapılan köprüler ve otoyollarda geçiş garantisi veriliyor ? Hadi verildi diyelim. Neden TL yerine dolar ile anlaşılıyor? İnsanlar bu köprüleri kullanmamalarına rağmen neden sürekli vergi kesintiler oluyor?

    Tarım için çiftçiler üretmek için mazota indirim istiyorlar sulama icin, üretim için destek istiyorlar az vasifli olmak istiyorlar neden destek olunmuyor ?

    Tarım ülkesi olmamıza rağmen neden diğer ülkelerden %0 vergi ile alımlar yapılıyor ? Bizim çiftçilere neden bu şekilde destek verilmiyor ?

    Tohumlarda neden İsrail tohumları alınıyor ? Türk tohumları alınıp destek olunmuyor ?

    Neden şeker pancarlar, un fabrikaları , üretim yapilan değerler çok az paralara satıldılar ?

    Neden Türkiye'nin milli değerleri ve katkıları olsm firmalar neden özelleştirildi. Özelleştiriliyor ?

    Neden güzel ülkemizin doğası hidro elektrik santralleri yüzünden doğa katlediliyor ? Neden bu firmalarin onu komple kesilemiyor ve engel olunamiyor ?

    Bu şekilde binlerce soru ve sorun varken sizin konu başındaki yaklaşımlarınizdan bizlerden bir şeyler beklemeniz kusura bakmayın bana çok samimi gelmiyor ?
    Sorularınnı tek bir yanıtı var. Herkes hakettiği şekilde yönetilir. Bu millet de hakettiği şekilde yönetiliyor. Ben bu milletin sınıf atlaması gerektiğine, ve bunun toplu şekilde olamayacağına inanıyorum. Ülkenin kalkınması bire birey katma değer yaratan insanların elindedir. Sen devletin seni kalkındırmasını beklersen çok beklersin çünkü değerli kardeşim devleti Norveç'ten siyasetçilerimizi Danimarka'dan ithal etmiyoruz. O devleti yöneten adamlar bu toplumun içinden çıkıyorlar bu toplumdan oy alıyorlar. Sen bu toplumu değiştirmek yerine devletin bir şeyler yapmasını bekliyorsun. Neden yapsınlar? Bu şekilde oy alabilirken neden bir değişiklik yapsınlar?

    İnsanları vasıflı ve az vasıflı diye ayırırım. Bu ülkede çöp toplayan adamların ceplerinde cep telefonu var. Artık insanların okullarda eğitildiği dönem bitti. Herkes cebindeki cep telefonu ile milyon kitaba ulaşabilirken sen devletin bu adamları polis zoru ile kütüphaneye oturtup okutmasını mı bekliyorsun?

    Bu ülkede Almanya'dan Fransa'dan daha çok kitap satılmaya başlarsa. Bu ülke insanı Alman'dan Fransız'dan daha fazla kişisel gelişimine, iş disiplinine özen göstermeye başlarsa hem bu ülke kalkınır, hem de bahsettiğin siyasetçiler ve onların milletin .... koyan müteahhitleri kaçacak delik ararlar.

    Yani sen bekliyorsun ki birileri çıksın bu ülke vatandaşını zorlaya zorlaya eğitsin adam etsin, ülkeyi kalkındırsın. Bunu yapmaya kalkan adam ilk seçimde iktidarı kaybeder. Çünkü bu ülkenin vatandaşı eğitime gelişime direnç gösteriyor. Tembellik ediyor. Babası Alman kadar verimli çalışmayan, kendisi de OECD pisa sınavında 55 ülkeden 44. sırada olan tembel öğrenciler kendilerinde o sınavda ilk 10'a giren ülkelerdeki çocuklarla aynı fiyattan playstation almak istiyorlar. Bu ülkenin çocukları bir japon çocuğu kadar bir koreli çocuk kadar çok ders çalışmaya başlarlarsa işte o zaman ülke kalkınmaya başlar ve playstationı bayram harçlıkları ile alacak hale gelirler.

    Bu tembellikle, bu gelişime kapalılık ile hiç bir şey değişmez. Sen ben biz Almanlardan daha fazla kişisel gelişim göstermedikçe, daha fazla katma değer yaratmadıkça Almanların aldığı maaşları alamayacağız Almanların bindiği fiyata arabaya binemeyeceğiz.

    Vatandaşın hiç suçu yok, tüm suç devlette ve devleti yönetenlerde demekle, bu iktidarın suçu yok ekonomik çöküşün nedeni dış mihraklar demek arasında bir fark yoktur.
    Bu ülkenin ekonomisini bu iktidar yönettiğinide göre ekonomik çöküşün tek sorumlusu bu iktidardır.
    Bu ülkeyi yönetenleri bu halk seçtiğine göre bu siyasetçilerin ve bu devletin yaptığı tüm hataların da tek sorumlusu bu halktır.
  • 07-09-2020, 14:10:02
    #79
    herkesin hiç değilse 1 yıl yurtdışına çıkıp yaşaması, çalışması lazım. kısyaslama yapmak için, kendini ve ülkesini geliştirmek için farklı şeyler görmesi gerek.
    yoksa buzdolabı satışları çoğaldı diyenler yönetmeye devam edecek ülkeyi.
    sosyal devlet nedir. devlet mi halka yardım etmeli, halkmı devlete yardım etmeli. hiç değilse bunları görürüz.