• 10-12-2023, 01:21:29
    #82
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam arada bir kelime kullandım onu görmemiş olabilirsin.
    İnsanı insan yapan değerler dedim. Zeka, bilinç, şuur, empati gibi hayvanlarda olmayan özelliklerimiz var. Bu özellikler insana ruhu ile gelmiyor sosyalleşme sürecinde toplum içinde kazanılıyor.
    Dini kitaplarda ruhtan ve kalpten bahsedilir. Bir ruh vardır bir de duyguları istekleri yöneten kalp vardır kuranda da hep kalpten bahsedilir. Oysa ne ruh vardır ne kalp vardır. İnsan beyni ile sever, beyni ile aşık olur. Yani tüm duygular ve düşünceler dinlerin söylediği gibi kalpte değil yağlı bir madde olan beyindedir.
    Kalp krizi geçirenin aşkı bitmez, kalp krizi geçirenin vicdanı ahlakı sevgisi azalmaz.
    Ama beyin sarsıntısı geçiren hafıza kaybı yaşayıp 30 senelik aşkını karısını bile unutabilir.
    Diğer kısımları tam okumadım, ilk okuduğum yer burası ve şaşırdım. Bunları neye göre söylüyorsunuz ?
    İnsanın kalbi ile sevmediğini nasıl anladın ?
  • 10-12-2023, 01:27:31
    #83
    Mustafakutlu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Peki hocam şöyle basit bir şablon bırakayım size bakarsınız belki
    hocam gece gece kafam karıştı yıllardır aynı soruyo sorup duruyorum halen mantıklı bir cevap alamadım bana kalırsa yok olup gideceğiz ,doğumdan önce nasıl sonsuz bir karanlık hatırlıyorsak bence ölümden sonrada öyle olacak reankarnasyon vs bana kalırsa bunlar palavra ,sonsuz bir siyah duyuların organların bilincin olmadığı sonsuz bir boşlukta olacağız ,evrende o kadar küçüğüz ki bir toz tanesinin milyarda biri bile değiliz ama ne hikmetse kendimizi çok üstün görüyoruz. dinler bana kalırsa toplumda düzeni sağlamak için varlar, doğumumuzdan itibaren görmediğimiz bir şeye kalpten inanmamız söyleniyor ,peygamberimizin zamanında ayı 2 böldüğü söyleniyor fakat bugün ayı karış karış teleskoplar ve uydular ile inceleyen binlerce bilim adamı halen ayın yarıldığına dair bir veri bulamıyor bunu gibi tonlarca çelişen şeyler var. Bana kalırsa hayatın tadını çıkarın dolu dolu yaşayın her zaman mutlu son yoktur.
  • 10-12-2023, 02:00:49
    #84
    ejder024 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Diğer kısımları tam okumadım, ilk okuduğum yer burası ve şaşırdım. Bunları neye göre söylüyorsunuz ?
    İnsanın kalbi ile sevmediğini nasıl anladın ?
    Kalp kan pompalamaya yarayan bir organdır. Duygu ile arzu ile fikir ile hiç bir alakası yoktur.
    Yazının tamamını okursanız örnekleri verdim.

    Kalp ve damar hastalıkları diye bir tıp uzmanlığı var. Bu adamlar gönül yarasını değil kanın bedendeki dolaşımı ile ilgileniyorlar.

    Beyni hastalanan bir insan akıl hastası oluyor. Kişiliği duyguları karakteri tavırları değişiyor. Ama kalbi hastalanan bir insanın kişiliği karakteri duygusu aşkı değişmez.

    Yani kalp kastan meydana gelmiş bir pompadır. Sevmek, üzülmek, sinirlenmek ve tüm diğer duygular ve düşünceler beyinde oluşur.

    Başka bir arkadaş da güneş her gün doğuyorsa düzen vardır demiş. Kendi 70 senelik hayatı ve 300.000 senelik homo sapiens tarihine bakan için güneş hergün doğuyor gibi görünebilir. Ama 5 milyar yıl önce güneş doğmuyordu 7-8 milyar yıl sonra da doğmayacak genişleyip dünyayı yutacak. Evrenin içinde nasıl toz tanesiysek bizim düzen sandığımız döngüler de kozmik zaman içinde mikro saniye gibi. Bir gün güneş dünyayı yutacak. O dönemde andromeda galaksisi samanyolu galaksisi ile çarpışacak. İnsanlık becerebilirse başka yerlere göç etmiş ya da yok olmuş olacak ama kıyamet falan kopmamış olacak.
    Bunları nereden biliyorsun diyenler çıkacaktır. Sen yarın sabah güneşin doğacağını nereden biliyorsan orada biliyoruz. Gözlemlerimizle döngüleri analiz edip bir sonraki adım üzerine beklentiyi kuruyoruz.
  • 10-12-2023, 02:48:00
    #85
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kalp kan pompalamaya yarayan bir organdır. Duygu ile arzu ile fikir ile hiç bir alakası yoktur.
    Yazının tamamını okursanız örnekleri verdim.

    Kalp ve damar hastalıkları diye bir tıp uzmanlığı var. Bu adamlar gönül yarasını değil kanın bedendeki dolaşımı ile ilgileniyorlar.

    Beyni hastalanan bir insan akıl hastası oluyor. Kişiliği duyguları karakteri tavırları değişiyor. Ama kalbi hastalanan bir insanın kişiliği karakteri duygusu aşkı değişmez.

    Yani kalp kastan meydana gelmiş bir pompadır. Sevmek, üzülmek, sinirlenmek ve tüm diğer duygular ve düşünceler beyinde oluşur.

    Başka bir arkadaş da güneş her gün doğuyorsa düzen vardır demiş. Kendi 70 senelik hayatı ve 300.000 senelik homo sapiens tarihine bakan için güneş hergün doğuyor gibi görünebilir. Ama 5 milyar yıl önce güneş doğmuyordu 7-8 milyar yıl sonra da doğmayacak genişleyip dünyayı yutacak. Evrenin içinde nasıl toz tanesiysek bizim düzen sandığımız döngüler de kozmik zaman içinde mikro saniye gibi. Bir gün güneş dünyayı yutacak. O dönemde andromeda galaksisi samanyolu galaksisi ile çarpışacak. İnsanlık becerebilirse başka yerlere göç etmiş ya da yok olmuş olacak ama kıyamet falan kopmamış olacak.
    Bunları nereden biliyorsun diyenler çıkacaktır. Sen yarın sabah güneşin doğacağını nereden biliyorsan orada biliyoruz. Gözlemlerimizle döngüleri analiz edip bir sonraki adım üzerine beklentiyi kuruyoruz.
    Sen olaya tamamen somut bakmışsın. Oysaki verdiğin örnekte sevgi somut bir şey değildir. Sevgi kalp ve beyin aralarında beraber karar verirler. Kalp olmadan beyin tek başına sevginin ne olduğunu anlayamaz. Senin ayağına diken battığında beyne sinyali gönderen ayağın oluyor. Beyin bunu kendiliğinden bilmiyor bak aa ayağım acıdı demiyor
    Diğer konu evren insan yaşamı için gerekli şartları sunuyorsa bu bize bir düzenin varlığından delildir. Uzayda yıldız patlamış gezegenler çarpışmış bunlar düzenin bir parçasıdır. Atoma bütün olarak bakarsan mükemmel bir düzen var ama atom altı parçacıklarına bakarsan ters istikamette hareket eden ve kaosun hüküm sürdüğünü gösteren bulgulara rastlarsın.
    Düzeni oluşturan kaostur.
  • 10-12-2023, 03:02:24
    #86
    ejder024 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sen olaya tamamen somut bakmışsın. Oysaki verdiğin örnekte sevgi somut bir şey değildir. Sevgi kalp ve beyin aralarında beraber karar verirler. Kalp olmadan beyin tek başına sevginin ne olduğunu anlayamaz. Senin ayağına diken battığında beyne sinyali gönderen ayağın oluyor. Beyin bunu kendiliğinden bilmiyor bak aa ayağım acıdı demiyor
    Diğer konu evren insan yaşamı için gerekli şartları sunuyorsa bu bize bir düzenin varlığından delildir. Uzayda yıldız patlamış gezegenler çarpışmış bunlar düzenin bir parçasıdır. Atoma bütün olarak bakarsan mükemmel bir düzen var ama atom altı parçacıklarına bakarsan ters istikamette hareket eden ve kaosun hüküm sürdüğünü gösteren bulgulara rastlarsın.
    Düzeni oluşturan kaostur.
    Ayağına diken battığında bunu beyne ayak bildirmez beyne dahil olan sinir sistemi bildirir. Beyin tüm bedene yatılmış bir sinir sistemine sahiptir ayak dahil tüm derinin altında sinir uçları vardır
    .
    Kalp ile beynin ortak karar verdiği tek şey kan pompalamak için ne kadar basınçla dakikada kaç kere atım yapılacağıdır.

    Kalbin hiç bir duygusal süreçte yeri yoktur. Öyle olsa dünyada her sene 5000 kalp nakli yapılıyor. Bu insanların dini aşkı duygusu imanı değişirdi kalp naklinden sonra. Ya da kalbi hastalanın karakteri imanı duyguları değişirdi. Kalp hastası olduğu için davranışları duyguları değişen kimse yok ama beyni hastalanınca herkesimkarakteri duygusu tavırları değişir.

    Yani tüm düşünceler duygular ve inançlar beyindedir. Kalpte kan ve kastan başka duygu ve düşünce ile ilgili hiç bir şey yoktur.

    Evrende şartlar stabil değil. 13 milyar yıl içinde evrenin köşesinde rastgele bir gezegende şartlar tesadüfen yaşam için uygun hale geldiyse buna düzen denemez. Çünkü bu şartlar kalıcı değil. Dünyada defalarca kitlesel yokoluşlar yaşandı yine yaşanacaktır. Yani 2 trilyon galaksideki kaos içinde bir gezegende koşullar yaşama uygun diye evren düzen içinde denemez. Evren kozmik düzeyde de kuantum düzeydeki kadar kaos içinde ilerliyor…
  • 10-12-2023, 03:22:01
    #87
    Bu tür konuları her gördüğümde Allah'a şükrediyorum.
  • 10-12-2023, 03:27:56
    #88
    Üyeliği durduruldu
    ölüm sonrası yaşama inanmamak için aslında dünya da var olmadığına inanmak gerekir. akıl da dünya da var olduğumuzu gösteriyor. tabi septik ve sofistlik gibi akımların kendince mantıklı gördüğü düşünceler var ama komik düşünceler bunlar.kısaca burada varsak bundan sonrası da olmak zorunda.
  • 10-12-2023, 03:31:14
    #89
    Demek ki gece garip şeyler düşünen sadece ben değilmişim rahatladım
  • 10-12-2023, 03:48:16
    #90
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ayağına diken battığında bunu beyne ayak bildirmez beyne dahil olan sinir sistemi bildirir. Beyin tüm bedene yatılmış bir sinir sistemine sahiptir ayak dahil tüm derinin altında sinir uçları vardır
    .
    Kalp ile beynin ortak karar verdiği tek şey kan pompalamak için ne kadar basınçla dakikada kaç kere atım yapılacağıdır.

    Kalbin hiç bir duygusal süreçte yeri yoktur. Öyle olsa dünyada her sene 5000 kalp nakli yapılıyor. Bu insanların dini aşkı duygusu imanı değişirdi kalp naklinden sonra. Ya da kalbi hastalanın karakteri imanı duyguları değişirdi. Kalp hastası olduğu için davranışları duyguları değişen kimse yok ama beyni hastalanınca herkesimkarakteri duygusu tavırları değişir.

    Yani tüm düşünceler duygular ve inançlar beyindedir. Kalpte kan ve kastan başka duygu ve düşünce ile ilgili hiç bir şey yoktur.

    Evrende şartlar stabil değil. 13 milyar yıl içinde evrenin köşesinde rastgele bir gezegende şartlar tesadüfen yaşam için uygun hale geldiyse buna düzen denemez. Çünkü bu şartlar kalıcı değil. Dünyada defalarca kitlesel yokoluşlar yaşandı yine yaşanacaktır. Yani 2 trilyon galaksideki kaos içinde bir gezegende koşullar yaşama uygun diye evren düzen içinde denemez. Evren kozmik düzeyde de kuantum düzeydeki kadar kaos içinde ilerliyor…
    Sen olaya tamamen materyalist açıdan yaklaşıyorsun. Bazı şeyler sadece bilimsel yaklaşırsan öyle olduğunu zan edip durursun. Aşk, sevgi, saygı, merhamet, vicdan bunlar maddecilik ile açıklanabilir şeyler değil.
    Beyin tek başına bunları algılayamaz, anlayamaz. Dinde de olduğu gibi kalbin his eder beyin tasdik eder. Kalp sadece kan pompalamaya yarayan bir alet değildir. Günümüzde bilim bile kalp ve beynin beraber hareket ettiğini anlamış durumda. Yapılan araştırmalarda kalp ve beynin ortak hareket ettiği söylenmektedir. Bütün organların arasında elle tutulmayan ve gözle görülmeyen bir bağlantı vardır. Bu bağlantıyı ruh sağlamaktadır.
    Sen işini içine ruhu koyma maneviyatı koyma sonra aralarında bir bağlantı yoktur de geç. Sizlerin yanılgısı bütün olaylara sadece maddesel baktığınızdandır.
    Yaşamın var olması için rastgele 1 milyonda 1 bile olanak yok iken sonuçta varız.
    Yani yaşamın oluşabilmesi için bir milyar deneme yapılsa yine de başarı sağlanmayacak bir durumda yaşam oluşmuş. Siz bu oluşan enerjiyi rast gele oluştu diye basit örnekler vermeye çalışıyorsunuz.
    Yaşamın oluşumu bir süreç ve bitişi de olacak bunda hemfikirim. Ama bu tasarlanmış bir süreç başı boş rastgele bir süreç değil.
    Şu anda neden herhangi bir yerde durduk yere enerji oluşmuyor, yaşam oluşmuyor. Eğer dediğiniz gibi olsaydı mutlaka bilim bir yerlerde kendiliğinden oluşan canlılar varlıklar keşif etmiş olurdu.
    Sadece bilime bakarak bazı sonuçlara varamazsın. Bu işin içinde mantık var, ruh var, aşk var, varda var.