hocam sende kendini çok yoruyorsun

Allahın varlığını kanıtla şunlara 1 tane ateist deist kalmaz göster günlerini
hocam sende kendini çok yoruyorsun

Allahın varlığını kanıtla şunlara 1 tane ateist deist kalmaz göster günlerini
Dini tartışmak amacında değilim kişilerin görüşleri de çok takılacak şeyler değildir hatta kendimiz için takıntılı olabilir çoğu kez. Sende sorun yoksa hiçbir şey seni ilgilendirmez çünkü her şey olduğu gibi olur bunu kabullenmemek değiştirmeye çalışmak istersen sorunlar başlar. Sorun olur ama sorun doğru mu yanlış mı kısmına girmiyorum. Takılmakta öyle istersen takılırsın istersen takılmazsın. Farkları anlamak gerek.
Takıldığım husus çelişkilerin olması ama çelişki gördüm diye de yazmıyorum her insanın yaşadığı çelişkiler olduğunu sanıyorum bende buna değiniyorum lakin bu konulara çok fazla değinmek isteyen olmuyor. Aslında böylesi daha doğru diyebilirim fazla düşünmek eğer yeterince bilgin yoksa alışkın değilsen kafayı yersin. Bende herkes yorum yapsın demiyorum yapmak isteyen bunları düşünenler yorum yapabilir.
Dün kafamın içinde ortalarında bir noktaya odaklanmaya çalıştım neden yaptım bilmiyorum böyle çekercesine bütün düşüncelerin oraya odaklanmaya başladı delireceğimi düşündüm kayış kopuyor gibi hissettim bıraktım. Sonra bir daha denedim bu kez bilinçli şekilde ve yine aynı hissi yaşadım. Bazende şöyle oluyor tüm hafızamı istersem unutabilirim gibi silebilirim gibi hissediyorum sanki pamuk ipliğine bağlı şeylermiş.
Niye yazdım bilmiyorum yazdım işte paylaşmak istedim. İnsan kendisi hakkında pek bir şey bilmez bilmekte istemez akıl sağlığım gayet yerinde ama insan varlığını sorgulamaya başlayınca dikkatini nedense dış dünyaya vermesi kaçınılmaz oluyor. Bende durum bu şekilde belki başkaları en ufak bir girişimde bulunmuyor olabilir. 100 metre ötedeki şeyi rahatlıkla görebilirsin gözün iyi seçiyordur ama insan kendi kendisiyle bütün olduğu halde göremez! Bütün mesele görmekle ilgilidir.
Din alimi değilim ama bende bazı şeyleri görebiliyorum anlayabiliyorum.
Kanıtlanması gereken bir şey yoktur olan bir şey kanıtlanır mı. Görülmesi gereken şey olabilir.
Nefsini bilen rabbini bilir derler. Bana nefsini bilen tanıyan kimse söylesene.
Allah'ın varlığını sorgulamak kendi varlığını sorgulamaktan geçer. Nasıl sorguluyoruz varlığımızı; Ben şu kadar kitap okudum. Şu üniversiteye gittim. Hobilerim şunlardır...
Kendimizden başkasıymış gibi bahsederiz. Hatta bazıları vardır kendilerini başkalarının yanında sürekli över durur. O kimseye inanır mısınız? Tam tersine nasıl bir yalancı olduğunu düzenbaz olduğunu anlatıyordur.
Atatürk neden çok sevilir biliyor musun. Memleketi kurtardığı için mi? İçi dışı birdir ve kendini adamıştır. Bruce Lee, Mevlana gibi farklı kulvardaki yarışçılar farklı oyun sergileyen ama Allah'ın sıfatlarını yer yüzünde temsil eden kimselerdir. Kötülük nedir diye hep düşünürdüm. Kitabın birinde şöyle yazmakta: Bilincin uykudaysa yaptığın eylemler günah, uyanık bir insandan gelen eylem erdemdir. Mesele ne yaptığın değil mesele ne olduğundur...
Sizin düştüğünüz büyük yanılgıya gelelim. Bir şey yapmak zorunda olduğunuzu hissedersiniz. Bir şey yapmak bir şeyi değiştirmektir. Bu aslında bir kaçıştır. Kendi kuyruğunuzu kovalar durursunuz ve hareket ettiğinizi anlatarak övünürsünüz. Hakarete geçmekte aceleci olursunuz zaman yok dersiniz, zaman geçiyor bir şeyler yapmalıyım, ne olursa olsun...
Evet harekete geçtiniz ve koşmaya başladınız fakat doğru şekilde hareket etmiyoruz ve hareket etmemizin manası olmuyor. Örnek vermek istemiyorum kendi örneklerini düşünmelisin her şeyi sorarsan hafızanı kirletmekten başka bir getirisi olmaz. Arabayla yola çıkarken hedefin olur, zaten hedefe ulaşmak için arabaya binme eylemini gerçekleştirirsin. Arabaya binip boş boş gezen tiplerden hep nefret etmişimdir. Gezmekte anlamlıdır da hani var ya anladın sen onu. Kendinle gezersen ona eyvallah.
Arkadaşım beni aradı gittim buluştuk oturduk sohbet ediyoruz. Bunun aklı başka yerlerde, sonra elini cebine atıyor numara bakınıyor. Arkadaşa bakmıyor numaraya bakıyor! Aklı başka yerde, kendi yanımda aklı binlerce km ötede. Bilimsel olarak yanımda oturuyor ama öyle değil.
Atatürk'ün duruşu heybeti asaleti işte bundan dolayıdır. Zekası da öyle çünkü bölük pörçük dağınık değil. Atatürk olmak için yığınla kitap okumak yetmez, onun gibi olmaya çalışmak yetmez Atatürk gibi olmak için onun gibi aydın olmak gerekir. İçi dışı bir olduğu için çaba harcadığını düşünmüyorum.
Engelin biride budur. Çok çaba harcaman gerektiğini düşünürsün. Atatürk'ün kazanımları eylemlerine bağlıdır tamam ama Atatürk Atatürk'tür yani anlatabiliyor muyum. Atatürk'ü bilgisinden dolayı, asıp kestiği için! aldığı zaferler için sevmiyorum onu o olduğu için seviyorum ve her insanın sevilmesi gerektiğini ayrım görmemesi gerektiğini de yazmıştım. Kolayca sevemiyoruz çünkü bunun bazı nedenleri var. Hatta bu nedenleri çoğu zaman artı olarak görsek bile yük olarak bizi alıkoyan şeylerdir.
Birini seversin bu sevgi yaratıcıdan gelir kimi seviyorsan yaratıcıdan gelir. Ben içimdeki sevgini nereden geldiğini, bilgimin nereden aktığını geldiğini, içimdeki aydınlanmanın kaynağını biliyorum aramızdaki fark bundan başka bir şey değil. Ya senin içinde gerçek sevgiden eser yok veya kendinden biliyorsun. Kendinden habersiz olduğun halde her şeyi bildiğini sanman ayrıca seni bağlayan kibirden başka bir şey olmadığı gösteren şeylerdir.
Aslında sen yoksun ben de yokum, ben olanın tane tane yağan parçalarının dile gelmesiyim. Sen kendini bütünlükten izole etmeye çalışıyorsun, kaçmaya çalışıyorsun ve kaçışı kendince kolaylaştırmak adına şunu ispatla bunu göster diyerek saçmalıyorsun. Saçmaladığını söyledim küçümsemek için söylemiyorum. Nefsin diyor ki asıl sen saçmalıyorsun adama bak yahu! İspat istiyorum tabii ki ispatlamalısın neresi saçma olabilir ki! İspatlıyorum işte dinliyor musun.
Senin nasıl inançsız bir insan olduğunu ispatlıyorum. İnançsızlığı bırakırsan zaten olman gereken şey olacaksın. İnançta ispat istemekte ahmakların işidir. Ahmak bilimi ile uğraşmak istersen devam edebilirsin. Benim işim gerçek bilimdir. Aya çıkmışlar ne yapayım aya çıkmışlar ben çıkamadıktan sonra.
Gözünün önünde duran şeye seni çepeçevre kuşatan seni sen yapan şeyden, ispat istiyorsun. Bence ne istediğini bile bilmiyorsun. Evreni inceliyorlar gezegenleri izliyorlar ama insan kendisini hiç izlemez neyi niçin yaptığını sorgulamaz sadece yapar ve ben istediğim için yaptım der. O halde neden kötülük yapan insanları kınıyorsunuz. Hayvanlara eziyet edenleri neden hedef haline getiriyorsunuz. İstedi ve yaptı olay bu kadar basit değil mi ahmak bilimine göre. Belki de ruh hastası belki de kafayı sıyırdı belki hastaneden kaçmıştı en azından sorgulanması gerekmez mi. Neden kızıyorsun öfke saçıyorsun. Ben yaptım ve oldu? Evet biz yapıyoruz ama bilinçli mi yapıyoruz bilinçsizce mi. Bilmek yetmez bildiğinin de bilincinde olmalısın.
Bilmek yetseydi eğitim yetseydi... Adama sorarlar neden dolayı yaptın. Bahane üretemez, işte alkol almıştım şudur budur diyemez donar kalır kendisi bile neden yaptım ki böyle bir şeyi diye kendi kendine sorar. Hapse atarsın ki orada kendi başına kalsın yüzleşsin diye. Yüzleşmekten kaçarsan yenisi gelir sayısının önemli yoktur, şu kadar günah işledim durayım demezsin. Aydınlanmak ve yaratıcıyı tanımak kolay olandır biz ise zor olanlara meyilliyiz. Hiçbir şey yapmayacaksın aydınlanmak için. Işık seni bulacak ve karanlığın yerini dolduracak. Gözündeki nur bütün bedenine sirayet edecek.
Sende görürsün ispat istemenin cahil olduğunu itiraf etmekten farksız olduğunu. Hastasın ve ispat istemenin nedeni de hastalığına çare bulmak zorunda oluşundur ama nasıl bir ahmak doktora gidip hastayım dedikten sonra çaresini duyduktan sonra doktoru azarlayabilir tam aksi doktor seni azarlar.
Dünyadaki hiçbir hastalığa benzemez. Dişin ağrısa hastanenin yolunu koşarak geçersin de bu hastalığın ile neden övünürsün kurtulmanın yollarına bakmazsın. Seninle benim aynı olduğumu sanıyorsun kurtulman gereken bilmen gereken bir şey olmadığını sanıyorsun. Vicdanın rahat kimseye zararın yok her şey yolunda öyle mi? Ya öyle değilse? Uyandığın zaman boşa geçirdiğin neden daha önce çıkış yolu bulmayı aklına getirmediğin her saniye için pişmanlık duyarsın.
İnsanlara bakıp kendine bakıp aldanma kendi yolunu çiz aramaya başla. Görülmüş şey midir aramadan bulunsun. İspatladım aha ne olacak ne görmeyi ne öğrenmeyi bekliyorsun, nasıl bir ispat gerekiyor. Matematiksel ispat mı bilimsel mi. Yaratılmış olan şeyler yaratılanı ispatlayacaksa buyursun bilgisayarım beni ispatlasın. Karşında kim olduğunu biliyor musun?
Allah şurada burada olan bir şey değil ki. Allah sendedir. Ama sen sen değilsin! Allah ile bir olursun bilincin beraber olur. Sadece birliktelikten söz edebilirsin. İspat ise ikilikte mevcudiyet gösteren şeyler içindir. Bu yüzden size soruyorum ne soruyu anlıyorsunuz ne üzerinde düşünme gereği duyuyorsunuz. Yaşadığını bana ispatla! Biz size bir şey ispat etme amacında değiliz biz ölüyü diriltmeye çabalıyoruz. Sen ağzından yaşıyorum kelimesi çıkan ölüden farkı bulunmayan kapalı bir bilinç yansımasısın. Allah yok dediğinizde gerçeği haykırdığınızı sanıyorsunuz. Evet gerçeği haykırıyorsunuz ben yokum diyorsunuz.
Ölmeden önce ölün denilir. Bunun anlamı şudur; Arzularından heveslerinden amaçsızca yaptığın şeylerden vazgeçeceksin. Ölmeden önce seni körelten nefsini öldürecek huzura ereceksin. Egonun zaten sen olduğunu zanneder ve söylersin, nasıl yapacağını da bilemezsin. İlk duyduğunda kulağa çılgınca gelir şiddetli bir biçimde karşı çıkarsın. Israrla hayvan olduğumuzu söyleyenler var haklılar da.
Görülmüş şey midir bir köpek insana tasma taksın dilediği yere götürsün. Ama işte tamda böyledir. İçindeki hayvanı göreceksin takip edeceksin yaptıklarını yakından izleyeceksin hayvanı tespit ettiğin an onun sen olmadığını anlarsın ve yolu bulmuş olursun kapıyı aralarsın.
İnsanlar düşünen hayvanmış. Yine doğru bir cümle. O zaman ne yapacaksın aklına bir düşünce geldiğinde izleyeceksin, nasıl tepki verdiğini ne için bu tepkiyi verdiğini sürekli gözlemleyeceksin. O düşüncelerinde senden kaynaklı olmadığını bir zaman sonra anlamaya başlarsın. Bu dediklerimin hiçbir doğruluğu bulunmuyorsa kimseyi yaptıklarından dolayı sorgulamamız doğru olamaz. Bunu söyleyen kendini kandırır.
Neden sorgulayacağız? Bizim gibi düşünmediği için mi. Bizim gibi hareket etmediği için mi. Anlık yaptığı bir eylem yüzünden mi. Eylemin sonucu kötüyse ceza verilmesi gerektiğini söylersiniz. Nedir ceza vermek? İntikam mı, işkence mi? Yoksa yaptığının yanlış olduğunu öğrenmesi için onu yüzleşmeye zorlamak mı. Yoksa koşullu olarak bizim doğru ve yanlış dediklerimizi hafızasına kazımak mı. Neden bir diğer insanın aydınlanması bizim için önemlidir? Halen senin elinde olduğunu mu düşünüyorsun?
İspat istiyorsun yahu senden büyük ispat mı var. Düşüncelerin davranışların tavırların duyguların hepsi ispattır. İçinde hiç mi ışık yok! O ışıkta yoksa senin ne değerin var senin canına biri kastetti diyelim dur yapma dersin neden diyorsun neden razı gelmiyorsun? Kötü olana vur yok et ama sana gelince olmaz imkansız... Evrim mi? Ben topraktan bahsetmiyorum içindeki ışıktan bahsediyorum seni evrim mevrim kurtaramaz. İçindeki o ışık parçaları olmasaydı ölüme kucak açar teslim olurdun.
O ışık çoğalırsa ve ne kadar çoğalırsa aynı oranda farkındalığın artar daha çok şeyi anlarsın bağdaştırırsın. O ışık sana sadece gözünün önünde cereyan eden tehlikeyi göstermez öncesini de gösterir. Tedbir alabilirsin. Ben ahmak bilimini çoktan geçtim. Sen ahmak bilimi ile çözersen bana da haber ver uğraşmayayım bu kadar.
Bu boktan yazımla gurur duymuyorum ama yanlışlarım hatalarım olabilir çelişkiler de olabilir her şeyi çözdüğümü iddia etmiyorum. Neyi nasıl yazdığım önemi yoktur anlıyor musun ve anlamaya çalışıyor musun, anlamaya istekli misin. Sana saçma geliyorsa kendi yöntemlerini bul zor geliyorsa kendi yöntemlerini bul. Zor olan şey daha önce denemediğin şeyi denemeye çalışmandır. *** yemenizi söylemiyorum aksine daha önce tadına bakmadığınız çok lezzetli şeylerden bahsediyorum daha ne yazayım.
İnsan en azından şunu düşünür bir şeyler söylüyor demek ki var ki yazıyor. Doğruyu yanlışı kendiniz görürsünüz. Demek ki doğruyu söylüyor demenizi beklemiyorum öyle deseniz bile hiçbir anlamı olmaz. Ben ne anlıyorum buradan bende bir şey anladım demek ki *** daha değerliymiş. Merak etmek önemlidir ama neyi merak ettiğine de dikkat edeceksin. Ateş nasıldır diye merak ediyorsanız yapacak diyecek bir şeyim kalmıyor. Ateşe düştüm diye de üzülmece yok kendi düşen ağlamaz yöntem basit zaman var.
Size engel olan ne basit bir gurur mu basit bir ön yargı mı. Yoksa ele geçirilmekten mi korkuyorsunuz. Merak etmeyin ruhunuzu teslim etmiyorsunuz ben şeytan değilim ruhunuzu satmıyorsunuz. Egonuz gidiyor yerine dünyadaki hiçbir ölçüyle karşılaştırılmayacak biçimde sonsuzluk geliyor. Hiçlik değil şu an hiçliği deneyimliyorsunuz ama artık yeter değil mi. Benimle tartışmayın kendinize itiraf edin yetmez mi? Bıkmadınız mı? Ateşte yanmak yetmedi mi? Ateşe gitmeyeceksiniz zaten oradasınız. Kurtulduğunuzda ne büyük bir beladan lanetten kurtulduğunuz için her gün şükür edeceksiniz. Halen oturup bilim mi konuşalım gerçekten bunu mu istiyorsunuz. Bir şeyleri konuşmak zevk almak egonuzu büyütür egonuz güçlendikçe bilinciniz zayıflar.
Sigarayı bırakmak istersiniz çok zorlar sizi aldığınız zevk içmenizi sağlar. Sigarayı sadece birkaç hafta içmezseniz artık size bir dal sigara uzatıldığı zaman ve bıraktığınızı bilen birisiyse tuhaf tuhaf bakarsınız ne yapmaya çalıştığını anlayamazsınız.
Sigara içiyorsanız da şunu söylersiniz birisi bırak artık dediğinde sana ne seni ne ilgilendirir, parasını sen mi ödüyorsun. Bu şekilde sert karşılık verirsiniz. Ben isteyerek içiyorum dersiniz ki koca bir yalandır. Bırakmaya çalışmazsınız çünkü bırakamayacağınızı düşünürsünüz. Sigara içeni kınarsınız ama sizin düştüğünüz durum çok daha boktandır. Gerçi ikisi aynı kapıya çıkıyor egomuza olan bağlılık. İhtiyacımız yok ama alışkanlık olmuş.