Usta ben kişinin görüşüyle ilgilenmiyorum. Yani neye inandığı benim için problem değil. Ama dediğin şekilde bir problem de mevcut.
Kişinin görüşüyle ilgilenmiyorsunuz ancak, kişisel görüşlerini söylediği cümleleri eleştiriyorsunuz.. Madem kişinin görüşleri sizin için önemsiz neden böyle bir topik açma ihtiyacı hissettiniz ?
Konuyu dine bağlayarak açabilirdim felsefe yönünden açtım. Konu tamamen felsefe üzerinden yürürse iyi olur. Konuya girişte buna değinmedim değinmekte istemedim. Herkes farklı yorumluyor ben eğer din konusu dersem farklı felsefe dersem farklı yorumlar gelecekti herkesin olduğu gibi düşüncesini merak ettim. Tepki gösteren oldu görüşünü yazan oldu yorumu olan herkese teşekkür ederim.
Rica ederim.
Yazmak istediklerimi bir anda yazıp bırakmamaya çalışıyorum. Devam ediyorum.
Ateistleri anlayamadığımızı düşünüyorum onlarda bizi anlayamıyor. Dışarıdan bakınca farklı bir yönümüz yok. Kafalarının içinde olanı merak ediyorum. Nasıl düşünüyorlar ve bilgileri ile bir karara nasıl varıyorlar belli ki fark var. Şimdi sen Celal hocayı tanıyor olabilirsin hatta böyle düşünmesinin doğal olduğunu yazanlar oldu tamam bunda sıkıntı yoktur. Beni tanıyan var mı? Konuya öyle girdiğim için beni tanıdığını düşünen varsa adamı tanımadığımı söyleyerek beni çözdüklerini sanmaları normal mi?
Ateist olduğu için veryansın ediliyor cümlem sadece size değil, konu içerisinde benim mesajıma gelene kadar yazılanları ele alarak yazılmış bir cümle. Ayrıca yazmış olduğum mesajda sizin şahsınızın veya şahsi fikirlerinizin eleştirildiği bir nokta bulamazsınız. Bu paragrafı benim mesajıma istinaden yazmışsanız; hüsnü kuruntu yapıyorsunuz. Ateizm hakkında çok fazla araştırma yaptım aynı şekilde İslamiyet hakkında da bir çok araştırma yaptım. Manevi duygularım ağır bastığı için Elhamdülillah Müslümanım. Kafamda henüz cevap bulamadığım yüzlerce soru yatıyor. Bu soruları cevaplamak için bilim gerekiyor ancak bilim bu soru cevaplarında İslamiyet ile ters düşüyor. Bu nedenle artık araştırmayı bıraktım. Dilerseniz kafanızda ateizm ile ilgili yatan soruları biliğim kadarıyla cevaplayabilirim.
Bir problem de burada yatıyor. Hepimiz her şeyi herkesi hemencecik çözüyoruz sınıflandırıyoruz ve etiketi basıyoruz. Ben ise farklı şeyler düşünmediğim halde buna rağmen içimdeki varlığım bunları yazmam için beni zorluyor. Sizi de tepki gösterirken zorluyordur ama işte ben farkındayım siz değilsiniz. Varlığınızın size ne yaptırdığından ziyade onun sizi kontrol ettiğinin farkına varamıyorsunuz. Ben yaptım ben düşündüm diyorsunuz. Ben yaptım ben düşündüm derseniz kendinizi tanıdığınızı iddia ettiğinizi gösterir. Ancak ben diye geçiştirdiğiniz şeyi ben demeniz tanıdığınızı bildiğinizi ispatlamıyor.
Sanırım sabah mahmurluğundan olsa gerek, bu paragrafı anlamadım
Evren diyorum bu bildiğimi keşfettiğimi göstermez halbuki evren hakkında hiçbir şey bilmiyorum sadece isim koydum evren dedim. Önceki zamanlarda dünya denildiği halde keşfedilmediği için hiçbir bilgi yoktu ama üstünde yaşıyorduk. Dünya nerededir hangi biçimdedir büyüklüğü nedir yapısı nasıldır hiçbir şey bilinmiyordu. İnsanı çözdüğümüz kanısına nasıl varabiliyoruz. Eğer çözdüysek bende diyorum ki hiç birimizin değeri bulunmuyor. Ama sen ısrarla hayır değerlidir diyorsan bunu sana yazdıran içindeki varlıksa çözülmediğinin ispatı olabilir.
Evren diyorsun, hiç bir şey bilmiyorsun adını evren koymuşsun.. Belkide ismi başka bir şey bu olgunun.. Sen ihtiyacın olanı kadarını veya çözebildiğin kadarını isimlendiriyorsun.. Kaldı ki bu çok normal, İçinde bulunduğumuz sektörden yola çıkarsak bir çok arkadaş burada php, asp vb. programlama dilleri kullanarak yazılım üretiyor. Adamın bildiği yazılım düzeyi php'nin giriş seviyesiyesinin belkide %0,01'i ama sonuç olarak php biliyor olarak nitelendiriliyor, çünkü ihtiyacı karşılıyor.. İnsan kelimesi benim içinde bulunduğum beden ve ruhu temsil ediyorsa, ki ettiğine inanıyorum; Ben kendimin iyi ve kötü yönlerini tanıyarak insanı çözdüğüme inanıyorum.
Değerli olup olmadığını bana söylemeyeceksiniz kendinize söyleyeceksiniz. Cadı avına çıkmış gibi beni küçültmeye çalışarak yazdıklarımı çürütmeye çalışmakta neyin nesi. Bilim gelişmiş olabilir ama cadı avı her zaman olacak. Benim cadı avına çıktığımı düşündünüz geldiğiniz yerde siz cadı avcısı oldunuz.
Ben sizi küçültmeye çalışmadım, sizinde Sn. Şengör'ü küçültmeye çalıştığınıza inanmıyorum. İnsan karşısındaki kişiyi 2 sebeple küçültmeye çalışır; Ya onu kıskanıyordur kendisini daha üstün kılmak ister, yada bir düşmanlık söz konusudur. Burada tanımadığınız bir insana düşmanlık güdeceğinizi sanmıyorum açıkçası, diğer unsur olarak ta burada Sn. Şengör'ü kıskanabilecek düzeyde ben dahil birisi olduğunu düşünmüyorum. Cadı avından kastınız nedir onu anlamadım ?
Uyuşturucu kullanan birisi kafa yaşıyor deriz. Kafa yaşıyor ama nedir nasıl bir kafa yaşadığını bilir miyiz? İmkan yoktur. Bilim insanı olması beni ilgilendirmiyor bende bilim adamıyım. Bu konu için ilgilendirmiyor konumuz felsefe olduğu için yani kişisel olarak ilgilendirmez. Ateist olduğu için ilgileniyorum. Müslüman olmadığı veya bir dine inanmadığı için değil ateist olduğu için.
Uyuşturucu kullanan birisinin yaşadığı kafayı %100 aynı olmasada %90 seviyelerinde anlayabilmek için aynı uyuşturucuyu kullanmanız yeterli olacaktır
Ateizm ve dinler hakkında bir çok açıklaması mevcut. Ben Sn. Şengör adına ateist olduğu için üzülüyor, ölmeden doğru yol olan İslam'ı tercih etmesini istiyorum.
Ve kafasında neler yaşadığını merak ediyorum. Nasıl düşündüğünü değil, zaten bu yüzden yazdım bende bilime ilgili biriyim.
Nasıl olur da bu kadar bilgili bir insan yaratıcıya inanmaz, evrenin yaratıcısı olduğuna dair düşüncelerim beni buna iterken onu neden aynı sonuca çıkarmıyor. Şimdi aslında bu sorunun cevabına az buçuk hakimim. Ancak onun böyle bir sonuca ulaşması bilgisinin çok olmasıyla ilgisiz kalıyor bana göre. İnsanı sevmek için sizler bilgi peşinde koşarsınız bu nasıl konuşuyor, ne diyor, nasıl düşünüyor benimle ortak noktaları nedir. Sahip olduğun bilginin çokluğu, detaylar daha çok etiket vurmanıza neden oluyor. Her insanı sadece insan olduğu için sevemiyorsunuz.
Bu söylediğiniz benim düşüncelerimde tamamen zıt bir olgu.. Ben insanı sadece insan olduğu için seviyor, ve sadece insan olduğu için herhangi bir duyguyu öne koymadan insanlık için yaptığı işlere bakarak yargılıyorum. Eğer aksi olmuş olsaydı Sn. Şengör'ü ötekileştirerek bizden değil damgası vurur, nefret söylemleri kusardım. Paragrafın başındaki açıklamanızda ise her ne kadar kabul edilmese de, İslam bir çok konuda bilim ile ters düşüyor.
Part 2
Yok ne olacaktı adam müslümandır sevmemen için yeterde artar bir neden. Yok içki içiyordur cehennemliktir nesini seveceksin. Adama laf etmişim asıl değersiz benim! Belki de sonuna kadar haklısınızdır ama bu sizin kontrol altında olduğunuzu ispatlamaktadır. Herkesi sev dediğimde bunu isteseniz de yapamıyorsunuz çünkü içinizde bu sevgi yoktur ve aslında siz insanları belki sevmiyorsunuz sevdiğinizi sanıyorsunuz. Celal Şengör'ü çok seviyorsun öyle sanıyorsun belki ikiniz farklı konumlarda olsaydınız sen Celal Şengör o da sen olsaydın yer değiştirseydiniz seven ve sevilende yer değiştirmiş olurdu. Sokaktaki tanımadığın insana aynı değer verebilir misin?
Bir insanı sevmem için dil, din, ırk olguları benim için bir anlam ifade etmiyor. Sokaktaki bir insanı sevebilmem için düşüncelerini bilmem gerekir, duygularını bilmem gerekir, Ancak; bu olguları bilmediğim bir insana karşı güdebileceğim tek duygu Saygı dır.
Bildiklerinizi sandığınız şeyler size hamallık yaptırır hamallığını yaptığınız odunu sobaya atarsınız ısınırsınız. Yeni doğan bir bebek düşün hiçbir bilgisi yoktur çaresizdir muhtaçtır ama hepimizden saftır temizdir güzeldir. Sizin arkasına sığındığınız bilim bu saflığı elimizden alacak. Bebekler için çiftlikler üretilecek. İnsanlık namına bildiklerinizi unutacaksınız sizin için önemli olan tek şey bilim olarak kalacak. Bilime önem vermenizi anlıyorum bende önem veriyorum gelişmemiz gerektiğini savunuyorum. Ama bilim insanlık değerlerimizi süpürecek yok edecek.
Bilim'in amacı insanlığa hizmettir hocam bunu nasıl bu noktaya getirebiliyorsunuz. Olayın temeline kadar inecek olursa yediğimiz ekmek dahi bilim içerir. İnsanlar bilimin arkasına saklanmaz tam aksine, onu kullanırlar.
Ben sizi anlamaya nasıl düşündüğünüzü kavramaya çalışmıyorum. Nasıl olur da kendinizle, söylediklerinizle, davranışlarınızla, rahatça umursamaz şekilde çelişkiye girdiğinizi anlayamıyorum.
Bir çelişkiye girdiğimi düşünmüyorum, yada yazdığınızı tam olarak anlamadım.
300 yıl sonra çok gelişen makineler bizi yok etmek isteyebilir. Korktuğum için yazmıyorum öyle yaparlarsa hak veririm. Çünkü bize sebep soracaklardır sizi yok etmememiz için sebep söyleyin diyecekler. Ve siz cevap veremiyorsunuz. İnsanlık onlara evrimin çok fazla kusur barındırdığını söyleyebilir kusursuz olan bilinçli makineler bizi bir böcek gibi ezer geçerler.
Çok gelişen makineleri neden negatif düşünüyorsunuz? Çok gelişen makineler belki bugün 10 hastahanenin yaptığı hizmeti tek başına çok daha kısa sürede yapacaklar.. Belki doğa ananın yaşadığı sorunları çözecekler.. Bunları yapması için onu geliştirenlerin insani duygularla değil, bilimsel duygularla geliştirmesi gerekiyor. Çünkü insanlığın fıtratında savaşmak var bilimin değil.
Bilim geliştikçe insan beyni ve bilinci gelişir ama bu ikisi birlikte yürümelidir. Ayda pamuk yetiştirmişler birde bizim halimize bak diyorlar. Ben gayet memnunum halimden. Ayda pamuk yetiştirmenin tek başına hiçbir anlamı olmadığını bile anlamamaya başladılar. Sanma ki pamuk yetiştirilecek dünyaya pamuk gelecek ulan sanki dünyada pamuk kalmadı. Dünyayı yok ediyoruz sonra ayda çıkmış oyun oynuyorsunuz. Aydan altın getireceklermiş. Altını kullanmak yerine oramıza buramıza takarsak ne değeri kalacak. İnsanlar sanıyor ki altını süs eşyası olarak kullanınca değerli oluyor. Hayır altını amacı doğrultusunda kullanırsak değerli olur.
Hocam siz konuyu çok yanlış anlamışsınız, Ayda pamuk yetiştirmek pamuk üretileceği anlamına gelmiyor.. Bir bitkinin yetişmesi için başlıca Karbondioksit, ışık ve ısı gibi bazı etmenlere ihtiyacı bulunuyor. Bir bitkiyi aya gönderip yetiştirecek seviyeye geldiyseniz arada kullanılan teknolojileri ve ay gezegeninin bize sunduğu imkanları anlamanız gerekiyor. Yoksa pamuk olmasa da olur yani
Yoruldum ve zamanımı harcıyorum. Açıkçası buna değiyor musunuz görmek isterdim. Yoksa dağılalım hem anlamıyorsunuz ben de yoruluyorum. Celal hocanın avukatlığını yaptığınız kendinizi kanıtladınız işiniz bitti bugünlük bu kadar? Bırakın artık başkalarının sırtından geçinmeye. Kendi değerinizin farkına varın. Benim değerli olmam için bilgiye ihtiyacım yok mala mülke ihtiyacım yok ben kendime yeterim. Kafamı bilgiyle doldurayım cebimi doldurayım nereye kadar sonu yok amaç ne peki? O halde bu açıkça göstermez mi aslında değersiz olduğunuzu ve değerli olmaya çalıştığınızı... Ne zaman değerli olacaksınız kaç paraya kaç dolara hangi arabayla değerli olacaksınız hangi cep telefonuyla. Suriyeliler insan değil ama zengin olsaydı Türk olarak etiketi olsaydı bilim insanı olsaydı değerli olurdu öyle mi. Bence siz sahip olduğunuz dünya kadar bilgiye rağmen bu kadar nasıl cahil kalabilediğinizi merak etmeye başlarsanız iyi olacak.
Antalya'ya yaz aylarında sık sık gelip giderim, umarım bir gün oturup çay içme fırsatımız olur.
Ben düşüncelerini benimsediğim her insanın avukatlığını yapabilirim. Çünkü benimsediğim zaman ben onun gibi veya o benim gibi düşünüyor demektir. Onu savunmak sadece kişi olarak değil fikir savunmak anlamına gelir.
Benim değerli olmam için mala mülke paraya pula muhakkak tabiki gereksinim duyarım aksi halde açlıktan ölecekken kendimi değerli hissetmem beklenemez 
Suriyeli konusunda gelecek olursak; Ülkemize sığınan kadın, çocuk ve yaşlıların başımızın üstünde yerleri olduğunu düşünüyor ve sokakta bir suriyeli çocuk gördüğümde ona gülümsemek benim sanki bir görevimmiş ve onu gerçekleştirmişim edasıyla mutlu olmamı sağlıyor. Yetişkin erkeklerin ise kendi topraklarını her ne pahasına olursa olsun savunmamaları beni çıldırtıyor. Ağızlarının ortasına ortarsına vurasım geliyor. ( Bu güdü bilimsel değil bak tamamen fıtri )
Gerçek bilgi var olan bir şeyin nedenlerini sorgulamak değildir olanı olduğu gibi doğasıyla kabullenmektir. E=mc2 bilimsel olarak böyle ama birisi öldüğünde ışıklar içinde yatsın nur içinde yatsın demezmiyiz. Bilmek farklıdır yaşamak deneyimlemek farklıdır. Ben size deneyimlediğim şeyleri farkına rahatça vardığım şeyleri nasıl anlatayım veya nasıl anlayabilirsiniz. Anlamaya çalışmıyorsunuz en büyük engeliniz bildiğinizi düşünmeniz. Ve doğruyu bildiğinizi sanmanız. İstediğin kadar iyi yüzücü ol bir balıktan daha iyi yüzemezsin. Balığı küçümseyemezsin. Yaratılan mükemmel bir varlık olan balığı hapur hupur götürüyorsun hiç düşünmüyorsun sanki evrenin sana borcu var. Gayenin mideni tıka basa doldurmak olduğunu sanıyorsun.
Altını çizdiğim cümle tamamiyle yanlış.. Bir olguyu olduğu gibi kabul etmek sorgulamamak onu geliştiremeyeceğiniz anlamına gelir. Size bu cevabı yazdığım bilgisayarım tamamen var olan bir olguyu sürekli sorgulayarak bu denli iyi bir cihaz haline gelmiştir. Aksi takdirde halen mürekkepi okkaya batırıp etrafta güvercin arıyor olacaktım. Balığı geçiyorum hiç bir canlıyı kimse küçümseyemez. Ben balıktan daha daha iyi yüzemem ama bilimi kullanarak milyonlarca balıktan daha iyi yüzebilen bir makine geliştirebilir, bu makinenin içinde bende var olabilirim değil mi ?
Şükür edeceksin kendini avutmak için değil değer verdiğini göstermek için anlamak için bilmek için farkına varmak için. Amaç ne kardeşim zevk almak mı öyleyse zarar vermeyen en çok kafayı bulduran dopamin salgılatan maddeyi bulalım makineye bağlı şekilde kalalım zevk içinde yüzelim. Amaç bu değil amaç fazlası değil. Zengin olayım, yetenekli olayım, 3 dil bileyim o zaman sen bunlarla varsın bunlar yoksa yoksun?
Mutlu olmak için sativa genlerini taşıyan thc tüketmenizi öneririm, fazla aramanıza gerek yok maddeyi
Kişilerin kendi hayatlarındaki amaçları farklı olabilir sizin amacınızın ne olduğunu sorgulama haddine sahip değilim, benim amacım bana biçilen ömrü hedeflerimi gerçekleştirerek tamamlamak
Kendimi geliştiriyorum derler yapma yahu kendini geliştiriyorsun! Sen kendini bilmiyorsun ki nasıl geliştireceksin. Nereye gittiğimizi değil nereden geldiğimizi düşünmeliyiz. Bir bebeğin ki kadar saf bilincimizi kaybetmemeliyiz. Daha çok bilgi edinmek yerine bildiklerimizi unutmalıyız ta ki bildiklerimiz bize engel olmayana kadar.
Bu söylediğinize yukarıda cevap verdim diye hatırlıyorum, ben bana ihtiyacım olan kadar beni biliyorum
Gelelim benim eklemek istediğime;
Mantığıma ve mensubu olduğum İslam dinine göre; Vefat etmiş kişilerin cesetlerinin bir birlerinden hiç bir farkı yoktur. Bu demek oluyor ki Hz. Muhammed'in naaşı ile bizim mahalledeki Ahmet amcanın naaşı teorik olarak tamamiyle aynıdır. Manevi olarak bizde farklı duygular uyandırabilir ancak, ruh bedenden ayrıldıktan sonra beden et parçasından ibarettir. Araştırdığım kaynağı bulamadım ancak hatırladığım kadarı ile yazayım; Cesetlerin gömülmesi olayı geçmiş tarihlerde ölen kişilerin kendi evlerinde durmasından ve çürümeye başlamasından dolayı bulunmuş bir olay. Bu mevzu İslamiyetten daha öncesine dayanıyor. Kaldı ki Müslümanlıkta bile mezar taşlarının yapılmaması sadece yerinin belli edilmesi için küçük bir taş dikilmesi ve hatta istenirse bunun bile gereksiz olduğu söylenmektedir. Yani cesetlerinizin bir önemi yok onlara türbe muamelesi yapmayın hayattayken yaptıklarınızla geleceksiniz karşımıza öldükten sonra bir öneminiz yok demeye getiriliyor 
Diyorum ki insan ölüsü et parçasıdır. Öbür taraftaki tanıdığı burdaki tanıdıklarından daha fazla olan bir insan söylüyor sana bunları. Sevdiğimiz insanları o buz gibi toprağın içine koymak adamın canına okuyor, kahroluyoruz ama gerçek bu.
Sürç-i lisan ettiysem affola, amacım sizi kırmak, incitmek değil sadece fikirlerimi söylemek istedim. Aşağıdaki kitap öneriniz için teşekkür ederim listeme ekledim ancak sırada bekleyen o kadar çok kitap var ki bunu hemen okuyup burada kritik yapmayacağım