Usta ben kişinin görüşüyle ilgilenmiyorum. Yani neye inandığı benim için problem değil. Ama dediğin şekilde bir problem de mevcut.
Konuyu dine bağlayarak açabilirdim felsefe yönünden açtım. Konu tamamen felsefe üzerinden yürürse iyi olur. Konuya girişte buna değinmedim değinmekte istemedim. Herkes farklı yorumluyor ben eğer din konusu dersem farklı felsefe dersem farklı yorumlar gelecekti herkesin olduğu gibi düşüncesini merak ettim. Tepki gösteren oldu görüşünü yazan oldu yorumu olan herkese teşekkür ederim.
Yazmak istediklerimi bir anda yazıp bırakmamaya çalışıyorum. Devam ediyorum.
Ateistleri anlayamadığımızı düşünüyorum onlarda bizi anlayamıyor. Dışarıdan bakınca farklı bir yönümüz yok. Kafalarının içinde olanı merak ediyorum. Nasıl düşünüyorlar ve bilgileri ile bir karara nasıl varıyorlar belli ki fark var. Şimdi sen Celal hocayı tanıyor olabilirsin hatta böyle düşünmesinin doğal olduğunu yazanlar oldu tamam bunda sıkıntı yoktur. Beni tanıyan var mı? Konuya öyle girdiğim için beni tanıdığını düşünen varsa adamı tanımadığımı söyleyerek beni çözdüklerini sanmaları normal mi?
Bir problem de burada yatıyor. Hepimiz her şeyi herkesi hemencecik çözüyoruz sınıflandırıyoruz ve etiketi basıyoruz. Ben ise farklı şeyler düşünmediğim halde buna rağmen içimdeki varlığım bunları yazmam için beni zorluyor. Sizi de tepki gösterirken zorluyordur ama işte ben farkındayım siz değilsiniz. Varlığınızın size ne yaptırdığından ziyade onun sizi kontrol ettiğinin farkına varamıyorsunuz. Ben yaptım ben düşündüm diyorsunuz. Ben yaptım ben düşündüm derseniz kendinizi tanıdığınızı iddia ettiğinizi gösterir. Ancak ben diye geçiştirdiğiniz şeyi ben demeniz tanıdığınızı bildiğinizi ispatlamıyor.
Evren diyorum bu bildiğimi keşfettiğimi göstermez halbuki evren hakkında hiçbir şey bilmiyorum sadece isim koydum evren dedim. Önceki zamanlarda dünya denildiği halde keşfedilmediği için hiçbir bilgi yoktu ama üstünde yaşıyorduk. Dünya nerededir hangi biçimdedir büyüklüğü nedir yapısı nasıldır hiçbir şey bilinmiyordu. İnsanı çözdüğümüz kanısına nasıl varabiliyoruz. Eğer çözdüysek bende diyorum ki hiç birimizin değeri bulunmuyor. Ama sen ısrarla hayır değerlidir diyorsan bunu sana yazdıran içindeki varlıksa çözülmediğinin ispatı olabilir.
Değerli olup olmadığını bana söylemeyeceksiniz kendinize söyleyeceksiniz. Cadı avına çıkmış gibi beni küçültmeye çalışarak yazdıklarımı çürütmeye çalışmakta neyin nesi. Bilim gelişmiş olabilir ama cadı avı her zaman olacak. Benim cadı avına çıktığımı düşündünüz geldiğiniz yerde siz cadı avcısı oldunuz.
Uyuşturucu kullanan birisi kafa yaşıyor deriz. Kafa yaşıyor ama nedir nasıl bir kafa yaşadığını bilir miyiz? İmkan yoktur. Bilim insanı olması beni ilgilendirmiyor bende bilim adamıyım. Bu konu için ilgilendirmiyor konumuz felsefe olduğu için yani kişisel olarak ilgilendirmez. Ateist olduğu için ilgileniyorum. Müslüman olmadığı veya bir dine inanmadığı için değil ateist olduğu için.
Ve kafasında neler yaşadığını merak ediyorum. Nasıl düşündüğünü değil, zaten bu yüzden yazdım bende bilime ilgili biriyim.
Nasıl olur da bu kadar bilgili bir insan yaratıcıya inanmaz, evrenin yaratıcısı olduğuna dair düşüncelerim beni buna iterken onu neden aynı sonuca çıkarmıyor. Şimdi aslında bu sorunun cevabına az buçuk hakimim. Ancak onun böyle bir sonuca ulaşması bilgisinin çok olmasıyla ilgisiz kalıyor bana göre. İnsanı sevmek için sizler bilgi peşinde koşarsınız bu nasıl konuşuyor, ne diyor, nasıl düşünüyor benimle ortak noktaları nedir. Sahip olduğun bilginin çokluğu, detaylar daha çok etiket vurmanıza neden oluyor. Her insanı sadece insan olduğu için sevemiyorsunuz.
Yok ne olacaktı adam müslümandır sevmemen için yeterde artar bir neden. Yok içki içiyordur cehennemliktir nesini seveceksin. Adama laf etmişim asıl değersiz benim! Belki de sonuna kadar haklısınızdır ama bu sizin kontrol altında olduğunuzu ispatlamaktadır. Herkesi sev dediğimde bunu isteseniz de yapamıyorsunuz çünkü içinizde bu sevgi yoktur ve aslında siz insanları belki sevmiyorsunuz sevdiğinizi sanıyorsunuz. Celal Şengör'ü çok seviyorsun öyle sanıyorsun belki ikiniz farklı konumlarda olsaydınız sen Celal Şengör o da sen olsaydın yer değiştirseydiniz seven ve sevilende yer değiştirmiş olurdu. Sokaktaki tanımadığın insana aynı değer verebilir misin?
Bildiklerinizi sandığınız şeyler size hamallık yaptırır hamallığını yaptığınız odunu sobaya atarsınız ısınırsınız. Yeni doğan bir bebek düşün hiçbir bilgisi yoktur çaresizdir muhtaçtır ama hepimizden saftır temizdir güzeldir. Sizin arkasına sığındığınız bilim bu saflığı elimizden alacak. Bebekler için çiftlikler üretilecek. İnsanlık namına bildiklerinizi unutacaksınız sizin için önemli olan tek şey bilim olarak kalacak. Bilime önem vermenizi anlıyorum bende önem veriyorum gelişmemiz gerektiğini savunuyorum. Ama bilim insanlık değerlerimizi süpürecek yok edecek.
Ben sizi anlamaya nasıl düşündüğünüzü kavramaya çalışmıyorum. Nasıl olur da kendinizle, söylediklerinizle, davranışlarınızla, rahatça umursamaz şekilde çelişkiye girdiğinizi anlayamıyorum.
300 yıl sonra çok gelişen makineler bizi yok etmek isteyebilir. Korktuğum için yazmıyorum öyle yaparlarsa hak veririm. Çünkü bize sebep soracaklardır sizi yok etmememiz için sebep söyleyin diyecekler. Ve siz cevap veremiyorsunuz. İnsanlık onlara evrimin çok fazla kusur barındırdığını söyleyebilir kusursuz olan bilinçli makineler bizi bir böcek gibi ezer geçerler.
Bilim geliştikçe insan beyni ve bilinci gelişir ama bu ikisi birlikte yürümelidir. Ayda pamuk yetiştirmişler birde bizim halimize bak diyorlar. Ben gayet memnunum halimden. Ayda pamuk yetiştirmenin tek başına hiçbir anlamı olmadığını bile anlamamaya başladılar. Sanma ki pamuk yetiştirilecek dünyaya pamuk gelecek ulan sanki dünyada pamuk kalmadı. Dünyayı yok ediyoruz sonra ayda çıkmış oyun oynuyorsunuz. Aydan altın getireceklermiş. Altını kullanmak yerine oramıza buramıza takarsak ne değeri kalacak. İnsanlar sanıyor ki altını süs eşyası olarak kullanınca değerli oluyor. Hayır altını amacı doğrultusunda kullanırsak değerli olur.
Yoruldum ve zamanımı harcıyorum. Açıkçası buna değiyor musunuz görmek isterdim. Yoksa dağılalım hem anlamıyorsunuz ben de yoruluyorum. Celal hocanın avukatlığını yaptığınız kendinizi kanıtladınız işiniz bitti bugünlük bu kadar? Bırakın artık başkalarının sırtından geçinmeye. Kendi değerinizin farkına varın. Benim değerli olmam için bilgiye ihtiyacım yok mala mülke ihtiyacım yok ben kendime yeterim. Kafamı bilgiyle doldurayım cebimi doldurayım nereye kadar sonu yok amaç ne peki? O halde bu açıkça göstermez mi aslında değersiz olduğunuzu ve değerli olmaya çalıştığınızı... Ne zaman değerli olacaksınız kaç paraya kaç dolara hangi arabayla değerli olacaksınız hangi cep telefonuyla. Suriyeliler insan değil ama zengin olsaydı Türk olarak etiketi olsaydı bilim insanı olsaydı değerli olurdu öyle mi. Bence siz sahip olduğunuz dünya kadar bilgiye rağmen bu kadar nasıl cahil kalabilediğinizi merak etmeye başlarsanız iyi olacak.
Gerçek bilgi var olan bir şeyin nedenlerini sorgulamak değildir olanı olduğu gibi doğasıyla kabullenmektir. E=mc2 bilimsel olarak böyle ama birisi öldüğünde ışıklar içinde yatsın nur içinde yatsın demezmiyiz. Bilmek farklıdır yaşamak deneyimlemek farklıdır. Ben size deneyimlediğim şeyleri farkına rahatça vardığım şeyleri nasıl anlatayım veya nasıl anlayabilirsiniz. Anlamaya çalışmıyorsunuz en büyük engeliniz bildiğinizi düşünmeniz. Ve doğruyu bildiğinizi sanmanız. İstediğin kadar iyi yüzücü ol bir balıktan daha iyi yüzemezsin. Balığı küçümseyemezsin. Yaratılan mükemmel bir varlık olan balığı hapur hupur götürüyorsun hiç düşünmüyorsun sanki evrenin sana borcu var. Gayenin mideni tıka basa doldurmak olduğunu sanıyorsun.
Şükür edeceksin kendini avutmak için değil değer verdiğini göstermek için anlamak için bilmek için farkına varmak için. Amaç ne kardeşim zevk almak mı öyleyse zarar vermeyen en çok kafayı bulduran dopamin salgılatan maddeyi bulalım makineye bağlı şekilde kalalım zevk içinde yüzelim. Amaç bu değil amaç fazlası değil. Zengin olayım, yetenekli olayım, 3 dil bileyim o zaman sen bunlarla varsın bunlar yoksa yoksun?
Kendimi geliştiriyorum derler yapma yahu kendini geliştiriyorsun! Sen kendini bilmiyorsun ki nasıl geliştireceksin. Nereye gittiğimizi değil nereden geldiğimizi düşünmeliyiz. Bir bebeğin ki kadar saf bilincimizi kaybetmemeliyiz. Daha çok bilgi edinmek yerine bildiklerimizi unutmalıyız ta ki bildiklerimiz bize engel olmayana kadar.