• 18-04-2014, 21:44:45
    #46
    JustRulz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    temiz ve nükleer yan yana mide bulandırıyor yapmayın
    Bana istinadenmi yazdınız bilmiyorum fakat kendi mesajımı açıklamak ve yanlış anlaşılmayı düzeltmek isterim. Temiz nükleerden kastım yakıt olarak geliştirilmiş uranyum yerine toryum kullanılmasıdır. Toryum, uranyuma nazaran dünyanın en toksik elementi kabul edilen plütonyumu daha az üretir. Bu yüzden temiz nükleer olarak adlandırılır. Denemeleri başarılı sonuçlar versede kullanımı konusu hala tartışılır. Türkiye'nin toryum rezervi pek çok nükleer santral sahibi ülkeden kat kat daha fazladır.

    -------------------

    Türkiye nükleer çay sağlığa yararlıdır diyen adamları gördü, bu yüzden korkuyorum ben. Ayrıca 1. derece fay hattının geçtiği noktada nükleer santral kurmak ne kadar mantıklı oda tartışılır. Tartışılması gereken en önemli nokta nükleer enerjinin zararları değil, onu kuranların bilgisi, zihniyeti ve amaçlarıdır.
  • 18-04-2014, 21:48:49
    #47
    @evileye98;

    Hocam benim demek istediğim şu biz onlara enerjide bağımlı kalıyorsak onlarda fikirde,beyinde bize bağımlı kalsın anlatabiliyor muyum?Evet tükettiğimiz enerji oldukça fazla ve bunu karşılayabilecek en cazip yöntemlerden biri nükleer enerji ama bu unuttuğunuz bir şey eminim o nükleer santralin malzemesini de biz dışardan temin edeceğiz.O zaman ne anlamı kaldı özgürlüğün?

    Bu işin profesyonelleri yanlışlarımı belirtirlerse sevinirim.Ama bu tip yüksek radyoaktif enerji içeren sistemlerde denizdeki suyla soğutmak ne kadar mantıklı?Olası bir damla zararlı sıvı tüm denizin içini etkiler.Yani demek istediğim o şekilde bir enerji üretimi yapmaya çalışacağımıza misal güneş panelleri ve bataryalar üzerine araştırmalar ve üretimler yapılsa,arttırılsa yani bu alanda işin profesyoneli olsak hem diğer ülkelere başarılı ürünlerimizi satarız insanımız,doğamız zarar görmez.

    Ya da ne bileyim yani daha çok üretmek yerine daha az tüketmeyi denesek belki daha başarılı olabiliriz?Verimlilik günümüzün çok büyük bir problemi.Hele yakıtlı araçlarda verimlilik çok kötü.Verilen enerjinin bir kısmı tamamen boşa gidiyor.
  • 18-04-2014, 22:03:03
    #48
    Kurumsal PLUS
    pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    @evileye98;

    Hocam benim demek istediğim şu biz onlara enerjide bağımlı kalıyorsak onlarda fikirde,beyinde bize bağımlı kalsın anlatabiliyor muyum?Evet tükettiğimiz enerji oldukça fazla ve bunu karşılayabilecek en cazip yöntemlerden biri nükleer enerji ama bu unuttuğunuz bir şey eminim o nükleer santralin malzemesini de biz dışardan temin edeceğiz.O zaman ne anlamı kaldı özgürlüğün?

    Bu işin profesyonelleri yanlışlarımı belirtirlerse sevinirim.Ama bu tip yüksek radyoaktif enerji içeren sistemlerde denizdeki suyla soğutmak ne kadar mantıklı?Olası bir damla zararlı sıvı tüm denizin içini etkiler.Yani demek istediğim o şekilde bir enerji üretimi yapmaya çalışacağımıza misal güneş panelleri ve bataryalar üzerine araştırmalar ve üretimler yapılsa,arttırılsa yani bu alanda işin profesyoneli olsak hem diğer ülkelere başarılı ürünlerimizi satarız insanımız,doğamız zarar görmez.

    Ya da ne bileyim yani daha çok üretmek yerine daha az tüketmeyi denesek belki daha başarılı olabiliriz?Verimlilik günümüzün çok büyük bir problemi.Hele yakıtlı araçlarda verimlilik çok kötü.Verilen enerjinin bir kısmı tamamen boşa gidiyor.
    Hocam demek istediğinizi anlıyorum ve şunuda eklemek isterim nükleer santral, güneş panelleri ve rüzgardan enerji üreten sistemler kadar yer kaplamıyor böylede bir avantajı var.Güneş panelinden üretilen değerler az çok belli(1 panel hesabından) ve bizim ihtiyacımızın karşılanması gerçekten felaket bir alan gerekir.

    Ülkemize kurulacak olan nükleer santral abd yada vb. kapalı sistem olarak satış gerçekleştiren ülkelere yaptırılmayacak,az çok bilirsiniz bu nükleer evresinde abd den de teklif verildi ama reddedildi(ben böyle biliyorum).Şuan nükleer santrali açmamıza yardımcı olacak ülke japonya diye biliyorum bu ülke ilede yapılan anlaşma ile kapalı sistem kurulmayacak teknik bilgiler Türk mühendislerede açılacak ve o bilgileri bizde öğreneceğiz daha sonraki projeleri kendi personelimizi yetiştirerek yapabileceğiz

    Ayrıca sayın @CtrlInformatics inde söylediği gibi toryum rezervimiz diğer ülkelere kıyasla fazla.Eğer yazdıklarımda hatam varsa CtrlInformatics düzeltirse sevinirim .

    Şimdi gelelim sızıntı kısmına: Hocam avrupa düzinelerce nükleer santral var burnumuzun dibinde iran,ermenistan var hele o ermenistandaki tam bir facia ömrü bittiği halde kullanmaya devam ettikleri sık sık haber kaynaklarında denk geliyorum.Bakın siz dediniz japonya örneğini japonyada bir sızıntı oldu bulutlarla birlikte dünyanın çok geniş bir kısmına dağıldı bunu haberlerde görmüşsünüzdür.Japonyadaki bir sızıntı çok büyük alanlara yayıldı ya ermenistandaki problem çıkarırsa ne yapacağız ? ayda iran daki yada o avrupadaki düzinelercesi ?

    Kısacası demek istediğim pek kaçış yolumuzda yok CtrlInformatics bu konudaki fikrinide belirtirse sevinirim.

    Allaha emanet olun Hayırlı geceler
  • 18-04-2014, 22:38:17
    #49
    Gönül isterdiki yenilenebilir enerjiden nükleerin vereceği enerjiyi elde edelim. Fakat 12 tane rüzgar türbini Hatay gibi rüzgarın uçuruğu bi yerde sadece 30 mW kapasite ile çalışıyor. Oysa zayıf bir nükleer reaktör 300 mW enerji verebiliyor. 12 tane rüzgar türbini yerine 3 tane reaktör dikilebiliyor diyelim. 3 x 300 = 900 mW enerji.

    Bizim enerji tüketimimize maalesef yenilenebilir enerji santralleri yetişemez. Ya enerji kullanımını azaltacağız ki biz su kuraklığında bile hortumla araba yıkıyoruz yada kömürle çalışan santralller kuracağız. Nükleer santralin öldürme tehlikesi doğru işletildiği, doğru kurulduğu sürece minimum seviyededir. Oysa termik santral canlı yaşamını geçtim dünyayı öldürmektedir. Hemde hergün, her çalıştığında.

    Nükleer enerji; üzerinden rant sağlanmadığı, doğru noktalara kurulduğu ve reaktör ömrünü tamamlandığında kaldırıldığı sürece evinizdeki çoğu elektronik eşyadan daha az zararlıdır. Atıkları denize dökülmediği, toprağa gömülmediği sürece insan sağlığını etkileyen bir durum olması nerdeyse imkansızdır. Ama tutup kepçeyle atıkları toplayıp denize dökerseniz değil insanları tüm canlıları öldürürsünüz.

    Patlama konusunda ise doğru kullanılan, doğru kurulan santrallerin patlama ihtimali nerdeyse sıfır. İlla patlayacak gözüyle bakmak yanlış. Patlayan çoğu santral ya eski yada protondan koşarak kaçma planı yapan mimarlar tarafından tasarlanmış.

    Özetle doğru bilgi, insan hayatına değer veren diplomatlar, uzman çalışanlar, uzman kurucular, doğru tercihler ile bir nükleer santral güvenlidir. Ama hiç bir şeye %100 güvenli diyemeyiz maalesef.

    Unutmadan Türkiye'de 2 aktif çekirdek var. Yani nükleer santralin korktuğunuz yeri olan kalbi aslında yıllardır Türkiye'de işletiliyor. Özel firmalarda nükleer üzerine çalışıyor. Yani yıllardır Türkiye'de nükleer çalışmalar var aslında ama çoğu kimsenin hala haberi yok. Çünkü TAEK çekirdek çalışmaları yerine tohum üretiyor. Rant, torpil yada adına her ne derseniz. Çekirdek uzmanı yerine tohum geliştiren adamların çekirdekle çalışan bir kurumda olmasını anlamak gerçekten güç. Asıl yoğunlaşılması gereken konu bu işte.
  • 18-04-2014, 22:58:45
    #50
    @evileye98; bilinçlenip o insanları da bilinlençdirmek gerekiyor @CtrlInformatics; hocam nükleer santral hakkında detaylı bilgilere ve kritik yerlere değinmiş sağolsun.(Bilgilendirme için teşekkürler hocam) Nükleer enerji tüm yenilenebilir kaynaklardan daha fazla üretebilir ama önceki mesajımda dediğim ve sizinde hak verdiğiniz gibi önemli olan tutumluluk.Bugün bir tane nükleer santral kurarız yine tutumlu olmadıktan sonra yetmez 2.si gerekir yetmez 3.sü.

    Tabi böyle diyorum da ben tutumlumuyum?Olmaya çalışıyorum diyelim

    Elektronik cihazlar gereğinden fazla enerji harcıyor.Misal bazı şeylerde harcanan ve elde edilen enerji miktarları söz konusu olur.Örnek olarak ses sistemleri;

    20W nominal ses seviyesine sahip bir ses sistemi prizden 30W çekiyor olsun ne yaparsak yapalım prizden 20W çektirip 20W ses üretemeyiz bunu biliyorum(yanlış mıyım?) Lakin diğer teknolojik cihazlarda aynısı geçerli değil diye düşünüyorum.Yani bir laptop,kendi bataryası ile çok uzun süre çalışılabilecek hâle getirilebilir.Çünkü bilgisayara verip karşılığında aldığımız şey (ses dışında) bir enerji değil.(Ki bilgisayarlarda bile ısı yüzünden ciddi bir enerji kaybı var.)

    Hayırlı akşamlar ben kaçtım.Yarın yarışmadan sonra devam ederiz tartışmaya
  • 19-04-2014, 00:57:39
    #51
    CtrlInformatics adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bana istinadenmi yazdınız bilmiyorum fakat kendi mesajımı açıklamak ve yanlış anlaşılmayı düzeltmek isterim. Temiz nükleerden kastım yakıt olarak geliştirilmiş uranyum yerine toryum kullanılmasıdır. Toryum, uranyuma nazaran dünyanın en toksik elementi kabul edilen plütonyumu daha az üretir. Bu yüzden temiz nükleer olarak adlandırılır. Denemeleri başarılı sonuçlar versede kullanımı konusu hala tartışılır. Türkiye'nin toryum rezervi pek çok nükleer santral sahibi ülkeden kat kat daha fazladır.

    -------------------

    Türkiye nükleer çay sağlığa yararlıdır diyen adamları gördü, bu yüzden korkuyorum ben. Ayrıca 1. derece fay hattının geçtiği noktada nükleer santral kurmak ne kadar mantıklı oda tartışılır. Tartışılması gereken en önemli nokta nükleer enerjinin zararları değil, onu kuranların bilgisi, zihniyeti ve amaçlarıdır.
    Bende tam Toryumu yazacaktım. Uzun zamandır bu madeni biliyorum.
    Toryumun dünya üzerindeki %70 civarlarında rezervi Türkiye'de.
    Topraklarımızdaki Toryum madeni ile Dünyanın Elektrik ihtiyacını 550 yıl, Türkiye'nin, Dünya yok olana kadar elektrik ihtiyacını karşıladığını açıklıyorlar.
  • 19-04-2014, 07:10:51
    #52
    ham halde bulunan bir elementin bulunması işlenmesi ve kullanılabilir hale gelmesi şuan Türkiye ' de mümkün değil.

    Bu düşüncenin özelleştirilip devlet kontrollü aranması ve işletilmesi hakkında gerçekleşecek olan düzenlemeler ile bir adım atılabilir fakat hala burada kalkıpta nükleer enerjide kullanılacak olan yakıtın zararsız olup olmamasından bahsediyoruz.

    Yıllarca bu işin başında olup nükleer bir sızıntıyı durduramayan koskoca teknolojilerin sahibi kimseler ile bizim karşılaştırılmamızı kafanızda bir daha gözden geçirin.

    biz ki daha rüzgar yönü hesaplamalarını bile adam akıllı yapamayan dünyanın en büyük hava limanlarını yapmaya kalkan bir milletiz.
    biz ki potansiyal torpil alanında nobele ödül bir milletiz
    biz ki g8 ülkeleri tarafından en fazla pohpohlanıp uçuruma sürüklenmek istenen tek milletiz
    biz bu teknolojileri kullanabilecek en alt yapıya ne de bilgiye sahibiz.İnsanların gelip ülkemizde bu tür araştırlamarı yapıp işletip bize satmalarını ben anlamıyorum arkadaş anlamakta istemiyorum.
    bizim ülke olarak düşünce sistemimiz değişmeden bu tür tehlikeli olaylara bulaşmamız hali hazır yeni bir nükleer patlamanın çok geç olmayacak kara haberidir.
  • 19-04-2014, 09:57:39
    #53
    SzolnoK adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Rüzgar Türbini fiyatları hakkında bilgi verir misiniz bir de? 1 tanesi kaç paraymış 1 tanesi ile kaç tane eve elektrik verebilirmiş? Bir de 1 tanesi ne kadar enerji depolayabilirmiş?
    Hatay gibi bu konuda en iyi rüzgar alan biryerde bile enerji yükünün şimdiye kadar kurulan rüzgar gülleri ne kadarını karşılayabilirmiş? Bu enerji yaz kış sürekli elde edilebilir miymiş? Nükleer enerji ne kadar maliyet ile yapılabilir ve ne kadar evin elektrik ihtiyacını karşılayabilir? Bu konularda bizi aydınlatırsanız seviniriz.
    Olası bir nükleere maruz kalma durumunda, olası bir kazada kaybedilecek binlerin, milyonların canını, 100'lerce yıl verimsiz kalacak toprakların, doğanın maliyetini çıkartır mısınız bana?
  • 19-04-2014, 10:22:17
    #54
    CND adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Olası bir nükleere maruz kalma durumunda, olası bir kazada kaybedilecek binlerin, milyonların canını, 100'lerce yıl verimsiz kalacak toprakların, doğanın maliyetini çıkartır mısınız bana?
    Dünya düzeni doğayı korumayı engelliyor.Etraftaki santralleri kapatamadığımız sürece bizim kurmamamız hiç bir şeyi değiştirmez.Üstelik bizim etrafımızda hiç yeni santral yok.Biz yeni yapacağız? Sizce tehlike bizde mi yoksa komşularda mı?