• 19-04-2014, 10:30:27
    #55
    sarfom94 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dünya düzeni doğayı korumayı engelliyor.Etraftaki santralleri kapatamadığımız sürece bizim kurmamamız hiç bir şeyi değiştirmez.Üstelik bizim etrafımızda hiç yeni santral yok.Biz yeni yapacağız? Sizce tehlike bizde mi yoksa komşularda mı?
    Tamam da konu zaten bu değil. Komşuların da kapatması gerekiyor. Onların dahi kapatması gerekiyorken, üzerine bir de biz neden kuralım? Riski, tehlikeyi neden daha da arttıralım?

    Alıntı
    Ya iyileştir ya kapat

    ERMENİSTAN’ın büyük güvenlik riski nedeniyle tepki çeken Metsamor Nükleer Santralı’nın işletme süresini uzatacağını ilişkin haberler Ankara’da da anında yankı buldu. Ankara’dan, Erivan’a “Metsamor’u ya iyileştirin ya kapatın” mesajı gitti.

    BİR AN ÖNCE KAPATILMALI

    Türkiye sınırına 16 kilometre uzaklıkta bulunan ve büyük tehlike olarak görülen Metsamor için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı nezdinde geçmişte defalarca girişimlerde bulundu. Bakanlık yetkilileri, ömrünü dolduran Metsamor’un artık süresinin uzatılmasının değil bir an önce kapatılması gerektiğini belirttiler. Yetkililer, “Nükleer Güvenlik Sözleşmesi ‘sorunlu olan santraller ya iyileştirilir ya da kapatılır’ diyor. Ancak Ermenistan bu santralı ne iyileştiriyor ne de kapatıyor. Ermenistan tarafının aynı sözleşmenin ‘iyileştirme ya da kapatma yapılırken ülkenin enerji ihtiyacı gözönüne alınır’ maddesine dayanarak santralle ilgili bir girişimde bulunmamış olabilirler” dedi.
    Sınıra 16 km'de olan bir yer, 35 yıllık santral. Bugün orada bir kaza olsa ne olacak? Bakanlık gidip bu konuda onları uyarıyor, onlar da diretiyor kapatmamak için. İleride Türkiye'de böyle bir durum olduğunda, komşular kapat dediğinde ne olacak?
  • 19-04-2014, 12:32:43
    #56
    CtrlInformatics adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gönül isterdiki yenilenebilir enerjiden nükleerin vereceği enerjiyi elde edelim. Fakat 12 tane rüzgar türbini Hatay gibi rüzgarın uçuruğu bi yerde sadece 30 mW kapasite ile çalışıyor. Oysa zayıf bir nükleer reaktör 300 mW enerji verebiliyor. 12 tane rüzgar türbini yerine 3 tane reaktör dikilebiliyor diyelim. 3 x 300 = 900 mW enerji.

    Bizim enerji tüketimimize maalesef yenilenebilir enerji santralleri yetişemez. Ya enerji kullanımını azaltacağız ki biz su kuraklığında bile hortumla araba yıkıyoruz yada kömürle çalışan santralller kuracağız. Nükleer santralin öldürme tehlikesi doğru işletildiği, doğru kurulduğu sürece minimum seviyededir. Oysa termik santral canlı yaşamını geçtim dünyayı öldürmektedir. Hemde hergün, her çalıştığında.

    Nükleer enerji; üzerinden rant sağlanmadığı, doğru noktalara kurulduğu ve reaktör ömrünü tamamlandığında kaldırıldığı sürece evinizdeki çoğu elektronik eşyadan daha az zararlıdır. Atıkları denize dökülmediği, toprağa gömülmediği sürece insan sağlığını etkileyen bir durum olması nerdeyse imkansızdır. Ama tutup kepçeyle atıkları toplayıp denize dökerseniz değil insanları tüm canlıları öldürürsünüz.

    Patlama konusunda ise doğru kullanılan, doğru kurulan santrallerin patlama ihtimali nerdeyse sıfır. İlla patlayacak gözüyle bakmak yanlış. Patlayan çoğu santral ya eski yada protondan koşarak kaçma planı yapan mimarlar tarafından tasarlanmış.

    Özetle doğru bilgi, insan hayatına değer veren diplomatlar, uzman çalışanlar, uzman kurucular, doğru tercihler ile bir nükleer santral güvenlidir. Ama hiç bir şeye %100 güvenli diyemeyiz maalesef.

    Unutmadan Türkiye'de 2 aktif çekirdek var. Yani nükleer santralin korktuğunuz yeri olan kalbi aslında yıllardır Türkiye'de işletiliyor. Özel firmalarda nükleer üzerine çalışıyor. Yani yıllardır Türkiye'de nükleer çalışmalar var aslında ama çoğu kimsenin hala haberi yok. Çünkü TAEK çekirdek çalışmaları yerine tohum üretiyor. Rant, torpil yada adına her ne derseniz. Çekirdek uzmanı yerine tohum geliştiren adamların çekirdekle çalışan bir kurumda olmasını anlamak gerçekten güç. Asıl yoğunlaşılması gereken konu bu işte.
    İlkokul mezunları başvuru yapmış diyorsunuz, nereden başvuru yapabiliriz söyleyin bari ben çalışayım gidip.

    http://www.akkunpp.com/turkiyedeki-i...i-duyan-kostu/

    --R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 12:32:43 -->-> Daha önceki mesaj 12:05:18 --

    CND adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Olası bir nükleere maruz kalma durumunda, olası bir kazada kaybedilecek binlerin, milyonların canını, 100'lerce yıl verimsiz kalacak toprakların, doğanın maliyetini çıkartır mısınız bana?
    Tartışmak yersiz çünkü kimse bize sormadı yapılsın mı diye.
  • 19-04-2014, 12:55:38
    #57
    JustRulz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ham halde bulunan bir elementin bulunması işlenmesi ve kullanılabilir hale gelmesi şuan Türkiye ' de mümkün değil.
    Mümkün. Fakat bu işe kıyıdan köşeden bulaşan her bilimadamı şaibeli bir şekilde ya uçağının düşmesiyle yada arabasının denize uçması ile hayatını kaybediyor. Fakat nükleer bir maddenin işlenerek kullanıma hazır hale getirilmesi akademik alanda şu an için mümkün. Sanayidede mümkün fakat daha çok yatırıma ve bilinçlenmeye ihtiyaç var. Yoksa 1999 İkitelli olayını tekrar yaşarız. Diğer yazdıklarınıza kısmende olsa katılıyorum.


    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İlkokul mezunları başvuru yapmış diyorsunuz, nereden başvuru yapabiliriz söyleyin bari ben çalışayım gidip.

    http://www.akkunpp.com/turkiyedeki-i...i-duyan-kostu/[COLOR="Silver"]
    %3 ilkokul mezunu denmiş. Bu çalışma aşaması için olan rakam. Kurulum aşaması çok daha fazla. Orda çalışacak her adamın aylarca nükleer eğitiminden geçmiş olması lazım, eğitim seviyesi çekirdek dışı çalışma aşaması için çok önemli değil. Fakat kurulumunda görev alacak adamların katrilyonda bir olacak hatayı göz ardı etmemesi gerekiyor. Katrilyonda bir dediğimiz hata yıllar içerisinde tiroit kanserinden ölmenize yol açabilecek bir hata. Biz normal bir inşaat yapmıyoruz, reaktör inşa ediyoruz. Nokta kadar bir delik bile önemli.
  • 19-04-2014, 13:13:02
    #58
    CtrlInformatics adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Mümkün. Fakat bu işe kıyıdan köşeden bulaşan her bilimadamı şaibeli bir şekilde ya uçağının düşmesiyle yada arabasının denize uçması ile hayatını kaybediyor. Fakat nükleer bir maddenin işlenerek kullanıma hazır hale getirilmesi akademik alanda şu an için mümkün. Sanayidede mümkün fakat daha çok yatırıma ve bilinçlenmeye ihtiyaç var. Yoksa 1999 İkitelli olayını tekrar yaşarız. Diğer yazdıklarınıza kısmende olsa katılıyorum.




    %3 ilkokul mezunu denmiş. Bu çalışma aşaması için olan rakam. Kurulum aşaması çok daha fazla. Orda çalışacak her adamın aylarca nükleer eğitiminden geçmiş olması lazım, eğitim seviyesi çekirdek dışı çalışma aşaması için çok önemli değil. Fakat kurulumunda görev alacak adamların katrilyonda bir olacak hatayı göz ardı etmemesi gerekiyor. Katrilyonda bir dediğimiz hata yıllar içerisinde tiroit kanserinden ölmenize yol açabilecek bir hata. Biz normal bir inşaat yapmıyoruz, reaktör inşa ediyoruz. Nokta kadar bir delik bile önemli.
    Bunları sen söylüyorsun peki onlar bilmiyor mu?
  • 19-04-2014, 16:08:31
    #59
    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bunları sen söylüyorsun peki onlar bilmiyor mu?
    Bilmiyor tam olarak kullanmak istediğim tabir değil. İşlerine gelmiyor demek daha mantıklı. Bugüne kadar gördüğüm yapılar bana bunu anlatıyor. @JustRulz; nickli arkadaşın yukarıdaki mesajındaki son paragrafı korkularımızın nedenini açıklıyor aslında.

    Ha madem bu işi yapacağız, madem kimse bizim fikrimizi sormadı o zaman tutupta santrale fen mezunu olmayan adam almanın hiç bir mantığı yok. Ne ilkokul ne yüksek lisans mezunu adama ihtiyacımız var. Nükleer alanında eğitim almış mühendislere ve fencilere ihtiyacımız var o santralde. Ve maalesef bunu yapacaklarına inanmıyorum.
  • 19-04-2014, 16:37:35
    #60
    CtrlInformatics adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilmiyor tam olarak kullanmak istediğim tabir değil. İşlerine gelmiyor demek daha mantıklı. Bugüne kadar gördüğüm yapılar bana bunu anlatıyor. @JustRulz; nickli arkadaşın yukarıdaki mesajındaki son paragrafı korkularımızın nedenini açıklıyor aslında.

    Ha madem bu işi yapacağız, madem kimse bizim fikrimizi sormadı o zaman tutupta santrale fen mezunu olmayan adam almanın hiç bir mantığı yok. Ne ilkokul ne yüksek lisans mezunu adama ihtiyacımız var. Nükleer alanında eğitim almış mühendislere ve fencilere ihtiyacımız var o santralde. Ve maalesef bunu yapacaklarına inanmıyorum.
    Umarım dediğin gibi olmaz.
    http://gkd.comu.edu.tr/images/form/d...sya_433418.pdf
  • 19-04-2014, 17:09:56
    #61
    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tamam fikir almışlar, araştırmadan haberim yoktu kusura bakmayın. Gerçi sadece o yörelerde yapılmış. Çevre illere sorulduğuna dair bir ibareye rastlamadım.

    Verdiğiniz araştırmanın sonuçlarından bazı önemli gördüğüm noktalar:

    Alıntı
    Nükleer enerjide kullanılan teknoloji, niteliği gereği
    kendine özgü yüksek düzeyde uzmanlık ve titiz çalışma
    gerektirmektedir. Uzun dönemli, yüksek maliyetli, karmaşık ve
    yüksek teknolojiye dayanan, herhangi küçücük bir aksaklığın ya
    da yanlışın telafisi olanaksız ya da çok zor zararlara neden
    olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve projenin her
    aşamasında buna uygun proje yönetimine mutlak surette
    uyularak hareket edilmelidir. Projenin yer seçiminden
    başlayarak, projelendirme, inşa, işletme ve sonlandırılması
    süreçlerindeki lisans verme ve uygulamalara her aşamada üst
    düzeyde güvenlik ve kalite gerekleri egemen olmalıdır...

    Türkiye’de nükleer enerjinin, enerji temininde ‘seçenek’
    olarak yer alabilmesi bilinçli ve istikrarlı siyasal iradenin varlığına
    bağlıdır...

    Öncelikle siyasal irade halkı bir değer olarak görmeli;
    halkın görüş ve düşüncelerini, daha etkin ve başarılı bir yönetim
    için önemsemelidir. Siyasal irade, ne salt bürokratik yaklaşımla
    ‘emret-yaptır’, ne de popülüst bir yaklaşımla ‘halk istiyor istemiyor’
    şeklinde davranmalıdır. Karar süreçlerinde sosyal
    kabul dikkate alınmalıdır...
    Aslında çoğu şeyi açıklıyor.

    Ve korkularımızın nedeni olan bir sonuç:

    Alıntı
    Kurulacak olan santralin “güvenli
    işletilemeyeceği” nedeniyle tehlikeli bulan katılımcılar önemli
    çoğunluktadır. Katılımcıların %81,5’i güvenli işletilemeyeceği için
    santrali tehlikeli bulurken %4,6’sı bu düşüncede değildir. %13,9
    oranındaki katılımcı ise kararsızdır.
    Araştırmayı paylaştığınız için teşekkürler...
  • 14-05-2014, 01:36:48
    #62
    Üyeliği durduruldu
    Maximusfel adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tabi nükleer ne kadar zararlı olsada maddi yönden ülkemize büyük rant sağlayabilir.
    Bosver hocam maddi geliri. Bu adamlar para gidecek diye madeni denetlemiyor, gerekli onlemleri almiyor. Yarin bigun nukleer santral olacak, sahibi rusvet verip, gerekli onlemleri almayacak, al basina belayi. Bugun Somada yuzlerce kisi sirf birilerinin cebi dolsun diye can verdi, yarin bigun nukleerde sorun cikarsa, bizde milyonlar olur. Kader diye aglasip dururlar sonra, olan olen milyonlara olur. Bosver nukleeri, biz normal elektrige cok para verip, hayatta kalalim daha iyi.
  • 14-05-2014, 03:40:02
    #63
    WapZap adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Nükleer'e karşı çıkanları da hiç anlamıyorum...

    edit: malum pqrtiyi desteklemiyorum.
    Koskoca Japonya bile nükleer kazayı önleyemedi. Radyoaktif çöp boğazlardan geçip Rusya'ya gidecek. İstanbul boğazında olası bir kazayı düşün ?

    İstanbul'un 100 yıl boyunca tahliye edildiğini düşün !!!
    T.C Ekonomisi çöker...

    Gelişmiş ülkeler yavaş yavaş nükleerden kurtulmaya bakıyor!