abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Tamam fikir almışlar, araştırmadan haberim yoktu kusura bakmayın. Gerçi sadece o yörelerde yapılmış. Çevre illere sorulduğuna dair bir ibareye rastlamadım.

Verdiğiniz araştırmanın sonuçlarından bazı önemli gördüğüm noktalar:

Alıntı
Nükleer enerjide kullanılan teknoloji, niteliği gereği
kendine özgü yüksek düzeyde uzmanlık ve titiz çalışma
gerektirmektedir. Uzun dönemli, yüksek maliyetli, karmaşık ve
yüksek teknolojiye dayanan, herhangi küçücük bir aksaklığın ya
da yanlışın telafisi olanaksız ya da çok zor zararlara neden
olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve projenin her
aşamasında buna uygun proje yönetimine mutlak surette
uyularak hareket edilmelidir. Projenin yer seçiminden
başlayarak, projelendirme, inşa, işletme ve sonlandırılması
süreçlerindeki lisans verme ve uygulamalara her aşamada üst
düzeyde güvenlik ve kalite gerekleri egemen olmalıdır...

Türkiye’de nükleer enerjinin, enerji temininde ‘seçenek’
olarak yer alabilmesi bilinçli ve istikrarlı siyasal iradenin varlığına
bağlıdır...

Öncelikle siyasal irade halkı bir değer olarak görmeli;
halkın görüş ve düşüncelerini, daha etkin ve başarılı bir yönetim
için önemsemelidir. Siyasal irade, ne salt bürokratik yaklaşımla
‘emret-yaptır’, ne de popülüst bir yaklaşımla ‘halk istiyor istemiyor’
şeklinde davranmalıdır. Karar süreçlerinde sosyal
kabul dikkate alınmalıdır...
Aslında çoğu şeyi açıklıyor.

Ve korkularımızın nedeni olan bir sonuç:

Alıntı
Kurulacak olan santralin “güvenli
işletilemeyeceği” nedeniyle tehlikeli bulan katılımcılar önemli
çoğunluktadır. Katılımcıların %81,5’i güvenli işletilemeyeceği için
santrali tehlikeli bulurken %4,6’sı bu düşüncede değildir. %13,9
oranındaki katılımcı ise kararsızdır.
Araştırmayı paylaştığınız için teşekkürler...