• 18-04-2014, 10:43:27
    #28
    WapZap adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Orası İngiltere, orada rüzgarlar çok güzel eserler, yani belki de nükleerden daha verimlidir orada.

    Ülkemizde rüzgar tirbününün F/P, Çevreye Zarar/P gibi oranlarına bakarsanız nükleerin en mantıklısı olduğu açık şekilde görülecektir.
    Orada rüzgarlar çok güzel eserler nedir ya Bu mu bilimsel veri ile karşılığı? Hadi rüzgar orada daha güzel esiyor Türkiye kadar güneşli bir ülke mi İngiltere? Güneş enerjisi kullanalım?

    Rüzgâr enerjisinin başlıca etki, fosil yakıtlı santrallerin elektrik üretiminde neden olduğu kirliliği göstermemesidir. Değişik enerji kaynakları, klasik enerji kaynaklarıyla yer değiştirebilirken, rüzgâr enerjisinin çevresel maliyeti çok daha düşük olabilir.

    Rüzgâr gücünden türetilen enerji yakıt tüketmez ve fosil yakıtlı güç kaynakları gibi hava kirliliğine neden olmaz.

    Vahşi yaşam ölümlerini engelleme ve azaltma rüzgâr türbinlerini yerleştirirken ve kurarken dikkat edilmesi gereken etkidir.

    Rüzgâr gücü üretimi sağlamak için yakıt tüketmez ve elektrik üretimi için doğrudan emisyonu yoktur. Rüzgâr türbinlerinde, karbondioksit (CO2), kükürt dioksit, cıva, partikül veya fosil yakıtlardaki gibi hava kirliliğine neden olan diğer türler yoktur. Rüzgâr güç santralleri, yapım ve kurulumda kaynakları kullanır. Rüzgâr türbinlerinin inşası esnasında çelik, beton, alüminyum ve yapım için gerekli diğer materyalları kullanır ve genellikle fosil enerji kaynakları kullanılarak elde edilen enerji yoğunlaştırma işlemine dönüştürülür. Rüzgâr türbin imalatçısı olan Vestas ilk karbon dioksit emisyonunun, yerleşim yeri dışındaki türbinlerde çalışmanın yaklaşık olarak 9 ay içinde "geri ödeneceğini" iddia ediyor.

    - Güneş ve rüzgar enerjisi nükleere bir alternatif olabilir mi?

    Teknolojiler ne kadar eskiyse, o kadar çok uygulama şansı buluyor ve vazgeçmesi de o kadar zor oluyor. Örneğin nükleer enerji santralleri özellikle 1970’li yıllardan itibaren yoğunlukla kullanıma giriyor. Bugün özellikle birçok endüstrileşmiş ülke, enerji üretimlerinin önemli bir kısmını özellikle 20-40 yıl önce yapılmış nükleer enerji sanralleriyle karşılıyor. Bununla birlikte 1990’lı yılların ortalarından itibaren kendini teknoekonomik olarak kanıtlamaya başlamış yeni ve yenilenebilir enerji teknolojilerine geçişin bir anda gerçekleşmesi mümkün olmayacaktır.

    Bunların dışında başka hangi kaynaklar kullanılabilir?

    Türkiye yenilenebilir enerji kaynakları açısından oldukça zengin bir ülkedir.
    Türkiyenin 31500 MW kurulu eşdeğer güce kadar kurulabilecek jeotermal enerji kapasitesi bulunmaktadır.

    Biyokütle potansiyeli henüz kesin olarak öngörülmemiş olmasına rağmen çok büyüktür. Şöyle ki bugün dahi tezek, odun vs gibi organik maddelerin direk yakılmasıyla toplam birincil enerji ihtiyacının %10'una yakın kısmı biyokütle ile karşılanmaktadır. Yeni teknolojiler kullanılarak bu organik atık veya maddelerden çok daha verimli yararlanmak teknolojik olarak mümkündür.

    Çevreye, bölge sosyo ekonomik düzenine ve kültürel varlıklarımıza zarar vermemek koşuluyla halen hidrolik potansiyelimizde bulunmaktadır.
    http://www.ntvmsnbc.com/id/25192762/
  • 18-04-2014, 11:11:04
    #29
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    ülkelerin enerjiyi nerden elde ettiğine bakarken şunları da inceleyelim, fransanın enerji ihtiyacı her sene sabit nüfus sabit, yok yüzde 70 miş, fransada bu santralleri kullanımdan kaldırmak için neler konuşuluyor haberiniz var mı?
    batılı devletler nükleer artıkları nerlerde depoluyor, söyleyeyim tonunu birkaç dolara afrika topraklarında, sizce biz nerde depolarız, eminim anadolu dışına çıkaramayız.
    kaldı ki türkiye güneşlenme süresi, rüzgar gücü olarak çok iyi durumda bu tarz faaliyetlere girince elektrik ulaştırma maaliyetleri de çok düşük,
    nükleer denizaltı denmiş,
    bir denizaltı yapmak için santral mi kuruluyor yapmayın allah aşkına, nükleer güçle çalışan gemiler ve denizaltıların hepsi birer santral zaten,
    türkiye bir tarım ülkesi, sızıntı söylentisi bile ihracatımıza darbe indirir,
    türkiye de nükleer bir ihtiyaçtan değil siyasi söylem geliştirmek için yapılıyor
  • 18-04-2014, 11:30:42
    #30
    CND adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Orada rüzgarlar çok güzel eserler nedir ya Bu mu bilimsel veri ile karşılığı? Hadi rüzgar orada daha güzel esiyor Türkiye kadar güneşli bir ülke mi İngiltere? Güneş enerjisi kullanalım?

    Rüzgâr enerjisinin başlıca etki, fosil yakıtlı santrallerin elektrik üretiminde neden olduğu kirliliği göstermemesidir. Değişik enerji kaynakları, klasik enerji kaynaklarıyla yer değiştirebilirken, rüzgâr enerjisinin çevresel maliyeti çok daha düşük olabilir.

    Rüzgâr gücünden türetilen enerji yakıt tüketmez ve fosil yakıtlı güç kaynakları gibi hava kirliliğine neden olmaz.

    Vahşi yaşam ölümlerini engelleme ve azaltma rüzgâr türbinlerini yerleştirirken ve kurarken dikkat edilmesi gereken etkidir.

    Rüzgâr gücü üretimi sağlamak için yakıt tüketmez ve elektrik üretimi için doğrudan emisyonu yoktur. Rüzgâr türbinlerinde, karbondioksit (CO2), kükürt dioksit, cıva, partikül veya fosil yakıtlardaki gibi hava kirliliğine neden olan diğer türler yoktur. Rüzgâr güç santralleri, yapım ve kurulumda kaynakları kullanır. Rüzgâr türbinlerinin inşası esnasında çelik, beton, alüminyum ve yapım için gerekli diğer materyalları kullanır ve genellikle fosil enerji kaynakları kullanılarak elde edilen enerji yoğunlaştırma işlemine dönüştürülür. Rüzgâr türbin imalatçısı olan Vestas ilk karbon dioksit emisyonunun, yerleşim yeri dışındaki türbinlerde çalışmanın yaklaşık olarak 9 ay içinde "geri ödeneceğini" iddia ediyor.

    - Güneş ve rüzgar enerjisi nükleere bir alternatif olabilir mi?

    Teknolojiler ne kadar eskiyse, o kadar çok uygulama şansı buluyor ve vazgeçmesi de o kadar zor oluyor. Örneğin nükleer enerji santralleri özellikle 1970’li yıllardan itibaren yoğunlukla kullanıma giriyor. Bugün özellikle birçok endüstrileşmiş ülke, enerji üretimlerinin önemli bir kısmını özellikle 20-40 yıl önce yapılmış nükleer enerji sanralleriyle karşılıyor. Bununla birlikte 1990’lı yılların ortalarından itibaren kendini teknoekonomik olarak kanıtlamaya başlamış yeni ve yenilenebilir enerji teknolojilerine geçişin bir anda gerçekleşmesi mümkün olmayacaktır.

    Bunların dışında başka hangi kaynaklar kullanılabilir?

    Türkiye yenilenebilir enerji kaynakları açısından oldukça zengin bir ülkedir.
    Türkiyenin 31500 MW kurulu eşdeğer güce kadar kurulabilecek jeotermal enerji kapasitesi bulunmaktadır.

    Biyokütle potansiyeli henüz kesin olarak öngörülmemiş olmasına rağmen çok büyüktür. Şöyle ki bugün dahi tezek, odun vs gibi organik maddelerin direk yakılmasıyla toplam birincil enerji ihtiyacının %10'una yakın kısmı biyokütle ile karşılanmaktadır. Yeni teknolojiler kullanılarak bu organik atık veya maddelerden çok daha verimli yararlanmak teknolojik olarak mümkündür.

    Çevreye, bölge sosyo ekonomik düzenine ve kültürel varlıklarımıza zarar vermemek koşuluyla halen hidrolik potansiyelimizde bulunmaktadır.
    http://www.ntvmsnbc.com/id/25192762/
    Aslında haksız değilsin arkadaş rüzgardan bahsetmiş ama en çok güneş alan ülkelerin başındayız buna değinmemiş. Lakin bu konu çok tartışıldı hiç birisi nükleer enerjiye alternatif olarak gösterilemiyor. Alternatif enerji kaynaklarının bir çok maliyet ve iletim zorluğu mevcuttur. Japonya'da insanlar bizi düşünüyor doğrudur fakat kendi başlarına gelene kadar öyle bir şey düşünülemezdi. Korku üzerinden yola çıkarak endişelerini dile getirmişler. Şuanda Japonya'da ki bütün santraller kapatılsa halleri ne olur acaba. Türkiye'nin nükleer enerji politikası sadece enerji için düşünülmüyor nükleer güç geliştirmek içinde bir kozdur. Maalesef dünya yeşilci değil, bizim ise her şeyi geçtikte yeşili düşünmemiz kaldı deme küstahlığını gösterirsem beni kınama lütfen çünkü gerçekler hiç masumane olmuyor ne yazık.
  • 18-04-2014, 12:11:16
    #31
    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında haksız değilsin arkadaş rüzgardan bahsetmiş ama en çok güneş alan ülkelerin başındayız buna değinmemiş. Lakin bu konu çok tartışıldı hiç birisi nükleer enerjiye alternatif olarak gösterilemiyor. Alternatif enerji kaynaklarının bir çok maliyet ve iletim zorluğu mevcuttur. Japonya'da insanlar bizi düşünüyor doğrudur fakat kendi başlarına gelene kadar öyle bir şey düşünülemezdi. Korku üzerinden yola çıkarak endişelerini dile getirmişler. Şuanda Japonya'da ki bütün santraller kapatılsa halleri ne olur acaba. Türkiye'nin nükleer enerji politikası sadece enerji için düşünülmüyor nükleer güç geliştirmek içinde bir kozdur. Maalesef dünya yeşilci değil, bizim ise her şeyi geçtikte yeşili düşünmemiz kaldı deme küstahlığını gösterirsem beni kınama lütfen çünkü gerçekler hiç masumane olmuyor ne yazık.
    Zaten çok uzun süredir Japonya Nükleer enerjiyi kullanmıyor.

    http://www.bbc.co.uk/turkce/multimed..._nuclear.shtml

    Bunu izleyin, 54 santralin hemen hemen hepsi kapanmış durumda, ne zaman açılacağı henüz belli değil. Sadece geçenlerde 1 tanesi geri açıldı.

    Yani hallerinde çok bir değişiklik olmadı bu süreçte.
  • 18-04-2014, 12:44:34
    #32
    CND adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Zaten çok uzun süredir Japonya Nükleer enerjiyi kullanmıyor.

    http://www.bbc.co.uk/turkce/multimed..._nuclear.shtml

    Bunu izleyin, 54 santralin hemen hemen hepsi kapanmış durumda, ne zaman açılacağı henüz belli değil. Sadece geçenlerde 1 tanesi geri açıldı.

    Yani hallerinde çok bir değişiklik olmadı bu süreçte.
    Orada yazıyor zaten 3 te 2 sini karşılıyor diye. Elektrik kesintileri ve artan faturalardan bahsedilmiyor, elimizde sağlam bir veri yoktur ancak ne kadar devam ettirecekleri meçhul halk yatışana kadar en fazla. Diğer enerji kaynaklarının hepsi geçici çözümlerden ibaret tüketim ve sanayileşme artarken bunlara bağlanmak doğru değil. Petrol tükenmek üzere, kullanılan arabalar yavaş yavaş elektrikle çalışan modellerine dönüyor. Yeşil enerji kaynakları ancak bugün bu şartlarda bir çözüm olabilir ancak ülkenin büyümesi de üretebildiğiniz enerji miktarına bağlıdır. İleride elektrikler kesilmeye başlanırsa aynı şeyleri savunamayız çünkü önceliğimiz yeşilci olmak değil tüketmektir. Bu konulara bile siyasi yaklaşanlar olmakta ancak 50 sene önce bulunan bir teknolojiyi bugün uygulamamız bu kişilerin dedikleri ile bağdaşmıyor. Dün Japonya'da tsunami yaşanmasaydı zaten bunları konuşan pek fazla olmayacaktı. Çernobil ve diğerleri zaten eski teknoloji ve bakımsızdılar. Başınıza gelecekse zaten her yerden gelir, şuan Türkiye sınırına çok yakın Ermenistan'da ömrünü doldurmuş bir santral var geçenlerde de sızıntı iddiaları yayılmıştı.
  • 18-04-2014, 12:50:43
    #33
    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Orada yazıyor zaten 3 te 2 sini karşılıyor diye. Elektrik kesintileri ve artan faturalardan bahsedilmiyor, elimizde sağlam bir veri yoktur ancak ne kadar devam ettirecekleri meçhul halk yatışana kadar en fazla. Diğer enerji kaynaklarının hepsi geçici çözümlerden ibaret tüketim ve sanayileşme artarken bunlara bağlanmak doğru değil. Petrol tükenmek üzere, kullanılan arabalar yavaş yavaş elektrikle çalışan modellerine dönüyor. Yeşil enerji kaynakları ancak bugün bu şartlarda bir çözüm olabilir ancak ülkenin büyümesi de üretebildiğiniz enerji miktarına bağlıdır. İleride elektrikler kesilmeye başlanırsa aynı şeyleri savunamayız çünkü önceliğimiz yeşilci olmak değil tüketmektir. Bu konulara bile siyasi yaklaşanlar olmakta ancak 50 sene önce bulunan bir teknolojiyi bugün uygulamamız bu kişilerin dedikleri ile bağdaşmıyor. Dün Japonya'da tsunami yaşanmasaydı zaten bunları konuşan pek fazla olmayacaktı. Çernobil ve diğerleri zaten eski teknoloji ve bakımsızdılar. Başınıza gelecekse zaten her yerden gelir, şuan Türkiye sınırına çok yakın Ermenistan'da ömrünü doldurmuş bir santral var geçenlerde de sızıntı iddiaları yayılmıştı.
    Sana da hak verdiğim noktalar var ama bu sistemi değiştirmek insanların elinde. Bugün Nükleere ya da farklı alanlara yapılan yatırımlar kadar diğer enerjilere yatırım yapılmıyor bu ülkelerde. Gelecekte hemen hemen bütün arabalar, motorsikletler vs elektrikli olacak. Bütün dünya devleri uğraşıyor bunun için. Güneş ve rüzgar olduğu sürece elektrik enerjisi de sınırsız bir enerji. Ancak petrol böyle değil. Güvenlik önlemlerinin tam olarak alınabileceğini düşünmüyorum ben Türkiye'de.
  • 18-04-2014, 13:06:07
    #34
    CND adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sana da hak verdiğim noktalar var ama bu sistemi değiştirmek insanların elinde. Bugün Nükleere ya da farklı alanlara yapılan yatırımlar kadar diğer enerjilere yatırım yapılmıyor bu ülkelerde. Gelecekte hemen hemen bütün arabalar, motorsikletler vs elektrikli olacak. Bütün dünya devleri uğraşıyor bunun için. Güneş ve rüzgar olduğu sürece elektrik enerjisi de sınırsız bir enerji. Ancak petrol böyle değil. Güvenlik önlemlerinin tam olarak alınabileceğini düşünmüyorum ben Türkiye'de.
    Güneş ve rüzgardan üretilen enerji stabil değildir bir yerde üretip istediğiniz yere aktaramazsınız. Önlemler alınmalı.
  • 18-04-2014, 16:20:09
    #35
    bende bir yeni çamlı sporlu olarak diyorumki nükleer = güç bunun başka açıklaması yok ! nükleeri ülkeye sokmaz iseniz sömürü ülkesi olmaktan ileri gidemezsiniz bu devirde artık.
  • 18-04-2014, 17:08:44
    #36
    Ben bir nükleer uzmanıyım. Konuyu okumaya ihtiyaç duymadım.

    Nükleer enerjiye karşı değilim, zira her gün nükleer santralden alacağınız radyasyonun belkide kat kat fazlasını alıyorum.

    Ben bilinçsizliğe karşıyım. Nükleer santral şakaya gelebilecek bir yapı değildir. Ne HES'e benzer ne jeotermale, nede kömüre. Koskoca uçak gemilerini yürüten bir pinpon topundan daha küçük bir maddedir. 1 santimetreküp atom çekirdeği doğu akdenizi tamamiyle haritadan silebilecek enerjiyle yüklüdür. Bu yüzden oldukça dikkatli çalışılmalı, santraller rant sağlamak için kullanılmamalıdır. O santrallerde çalışacak temizlikçinin bile en az lise mezunu ve nükleer üzerinde eğitim almış olması gerekir. Aktif çekirdekte yapılacak en ufak bir hata ülkenin yarısını haritadan siler. Bu yzden mümkün olduğunca yerleşim yerlerinden uzağa hatta denizin ortasına kurulmalıdır nükleer santraller. Soğutma için kullanılacak deniz suyuna insanlar girmemelidir. Fakat çok ters yerler seçildi kurulmaları için, iş başvurularının çoğu ilkokul mezunu adamlar. Yapıyı kuracak mimarın nükleer mühendislerle ortak çalışması ve reaktörlerin binlerce kez test edilmesi gerekir. Yap işlet devret modeli nükleer santraller için geçerli olmamalı bana göre. Aktif çekirdekleri kontrol edecek adamlar umarımki torpille alınmış aklı bir karış havada, nükleerin n'sinden anlamayan adamlar olmaz. Hacettepe mezunu onlarca başarılı nükleer mühendis, ODTÜ'lü çok değerli nükleer akademisyenleri var bu ülkede.

    Enerjinin temiz nükleerden sağlanmasını isterdim. Sanırım klasik bir santral olacak. Umarım protondan koşarak kaçmaya çalışan adamlar tarafından yönetilmez.

    Doğru kurulur ve işletilirse nükleer mükemmel bir enerji kaynağıdır. Fakat şaka yapmaz ve hata kabul etmez.