• 07-12-2014, 02:50:06
    #28
    Kardeşim bak ben 2 yıl önce 2.5 yıllık sevgilim tarafından terk edildim ve o sırada başka bir kızla konuşuyordum ve onu hiç istemiyordum sevmiyordum ama terk edeni zamanla unuttum ve bu kıza aşık oldum onunla da 2 yılı geçti ama şu an o kız da beni terk etti. Yani biri çıkar biri gider kimse kimsenin yerini dolduramaz değil. Şimdi diyorum ki eskisine lanet olsun ve şu anki kız için üzülüyorum. Ama nolcak başka biri çıkacak ve yeniden devam. Sorun yok içini rahat tut. Arkadaşlarına zaman ayır. Sosyal olmak daha da mutlu eder adamı. Onu takip etmeyi de bırak. Gerekirse sosyal hesaplarını kapat ve yoluna bak !
  • 07-12-2014, 03:51:30
    #29
    Unutuyorsun veya bir süreden sonra sana hiç bir şey ifade etmiyor. Zamanla olacak şeyler bunlar zamana bırak her şeyi. Bu işlerin ilacı tesellisi yok.

    Bir süre acı çekiyorsun sonra unutuyorsun hepsi bu. )
  • 07-12-2014, 04:43:53
    #30
    edit : ilk msjı okuyup cevap yazdıktan sonra diğer arkadaşların yorumlarını okudum onlarda pek farklı şeyler söylememişler zaten.

    insan gerçekten unutmak istediği zaman unutur. Sen onu her unutmak istediğinde kendine onu hatırlatırsın. Buda tam bir paradoxtur. Ve dolayısıyla unutamazsın.

    Bu konuda kararlı olmak çok önemli. Şu an bu başlığa her girişin bile sana onu hatırlatacaktır.

    1- kararlı olacaksın.
    2- sana onu hatırlatacak herşeyden bir anda kurtulacaksın.

    kurtulunacaklar listesi

    2a - varsa tüm fotoğraflar. (direk çöp belediyenin çöpü. kesinlikle yakma kesme merasimi yapma. merasimler o kişiyi dahada hatırlatacak ve seni depresyona sokacaktır)

    2b - varsa alınan verilen hediyeler vs. (fotoğraflar gibi direk çöpe)

    2c - kendi kokunu değiştir. Daha sonra üzerinde unutmak istediğin kişinin kokusu sinmiş ne varsa değiştir yada bir çırpıda at.

    2d - account lar yorumlar beğeniler paylaşımlar. Tamamını sil. profillerin o kişi ile tanışmadan önceki zamana geri dönsün. Bunu yapamıyorsan tüm accountları kapat.

    2e - telefon numaranı değiştir. (her telefon çalışında o mu aradı bu mu aradı acaba paniklemesinden kurtulmanın tek yolu).

    3 - o kişinin senin sevgini haketmediğine kendini inandır. Onu gözünde büyüttüğün en yüksek noktadan indir.

    4 - Bir tek insana bile güçsüzmüş gibi görünme. Güçsüz olduğunu kimseye belli etme. Güçsüz olmadığına önce kendini sonra insanları inandır.

    5 - Moderatörler ile konuş. bu konuyu kapattır. Her girdiğinde onu hatırlayacaksın.


    sonuç. geçmiş olsun.. (elbette söylediklerim sana bazı şeyleri unutturmayacaktır. izleri kalacaktır. ama unutmanı hızlandıracaktır).
  • 07-12-2014, 06:18:49
    #31
    Alıntı
    Mükemmel bir boşluktayım. Düşmek istiyorum düşemiyorum. Çünkü sanırım en dipteyim.
    olay işte tam burda bitiyor hocam. mükemmel bir boşluktasın bu boşluğu doldurmadan normal hayatına dönemezsin hocam. Başkası, yeni sevgili vs. demiyorum işinle ailenle arkadaşlarınla doldurmalısın bu boşluğu. Hayattaki önceliklerinizi değiştirin sevdiğiniz 1. plandadır bu konumdaysanız şuan, hedefler koyun kendinize küçük büyük farketmez kafanızı meşgul edecek hedefler. Hedeflerinize ulaşana kadarda durmayın. Kafanız bir şekilde bu hedeflerle meşgul olacak ve odak noktanız 9 ay öncesi değilde şuanki hedefleriniz olacaktır. Belki geçmeyecek ama bugünkinden daha iyi hissedeceksiniz. Bir yerden devam etmek gerekiyor bir adım atın devamı gelecektir.
  • 07-12-2014, 08:28:11
    #32
    http://www.youtube.com/watch?v=RMpX61SXhMY


    Unutmak yok hocam. Alışmak var da diyemem, alışmaya çalışmak var, insan alışamıyor kolay kolay. Tavsiye verecek yaşta değilim, 21 yaşındayım ama ne yaşadığınızı çok iyi anlayabiliyorum. Ben de aylar önce forumda BU konuyu açmıştım hatırlayanlar vardır mutlaka. (Bu arada konuyu kimse güncellemezse sevinirim, hortlamasın konu)

    Açtığım konuya biraz bakarsanız anlayacaksınız, bir kızı şehir değiştirecek kadar sevdim, aptallık ettim. İnanın şuan kız için geldiğim bu şehirde çok yalnızım, ne derslere girebiliyorum ne dışarı çıkıyorum.Kısa sürede 20 kilo verdim, 2-3 günde 1 öğün yiyorum. Ölü gibi yaşıyorum, evde yatıydorum sadece. Aylardır sabah 9-10'a kadar yatakta dönüp dolaşıyorum, uykuya dalsam bir anda rüyama giriyor uyanıveriyorum. Son 1-2 gündür kendime geldim gibi. Alışmaya çalışıyorum kısaca. Kolay kolay da alışamıyor insan, hayatımda sevdiğim tek, ilk ve son kız olacak.

    Açtığım konuyu bu konu üzerinden güncellemek istiyorum, konu sahibinin affına sığınarak. Son güncellemeyi 3 Ağustos'ta yapmışım. Kız birini bulup benden ayrılmak istediğini söylemişti, 1 ay sonra bana tekrar döndü. Ben de eşeklik edip kabul ettim, yukarıda bahsettiğim gibi ölü gibi yaşıyordum çünkü, ondan başkasını sevemezdim. Neyse yine her şey iyi güzel giderken, "Başkasını buldum hayatımdan çıkmanı istiyorum." cümlesini duydum. Aynı senaryo tekrar yazıldı yani, çocuk oyuncağına çevirdi işi. Ben de ona uzun bir yazı yazdım ve bana bir daha geri dönmemesini, onu artık sevmeyeceğimi söyledim. 2 ay geçti, hala unutamadım ben onu. Bu arada pek önemi yok belki ama geçen hafta o kişiden de ayrıldı.

    Marttan beri toplam 3 ay ayrı kaldık, geri kalan günlerde gece gündüz hep konuşurduk. Sevmiyorum diyemem, o benim her şeyim, bana hayatta yaşadığım onca acıyı unutturan, konuşabildiğim tek kızdı. Onu ne kadar sevdiğimi o da biliyor, ama istemiyor işte yapacak bir şey yok. Beni birazcık sevseydi inanın onu şu hayattaki en mutlu kız yapacaktım.

    Ama en önemlisi, ben ona hâla her şeyden çok değer verdiğimi burada söylüyorsam, aynı samimiyetimle söylüyorum bana bir daha dönmesini istemiyorum. Yavaş yavaş alışmaya başlıyorum çünkü, kendimi son birkaç gündür toparlamaya başladım. Günü gününe yemek yemeye, yavaş yavaş kilo almaya, derslere girmeye başladım. Bu kadar sevdiğimi göre göre başkasına gidip kendi yolunu çizebiliyorsa, ben de kendi yolumu çizebilmeliyim, kendimi harap ettiğim sürece aptallık edeceğim çünkü. Bu yolu bir kızla da çizmeyeceğim, hiçbir kıza bu denli değer vermeyeceğim bu saatten sonra orası ayrı.

    Önünüze bakın, başka kız bulun vs. demeyeceğim hocam. Unutamazsınız, aylar yıllar geçse elbet aklınıza gelir bir şekilde. Alışırsınız zamanla. Her şeyin ilacı zaman, kendinizi harap etmeyin, hiçbir şey değiştirmiyor. Açın eğlenceli şarkılar dinleyin, yukarıda bir arkadaşımızın bahsettiği gibi "php dersleri" yazıp php öğrenmeye çalışın. Veya yazı yazmayı seviyorsanız açın kız hakkında bir şeyler yazın. Ne zaman aklıma gelse, gözlerim dolmaya başlasa ağlamamak için girer bir şeyler yazarım kız hakkında. 250'ye yakın makale oldu. Hatırladıkça aralarından seçer okurum bazen. Daha fazla aklına gelir, unutamazsın demeyin. Her gün denk gele açar okurum birkaç makale. Bu denli gereksiz bir kişiyi nasıl bu kadar sevmişim hissi uyandırıyor her seferinde, daha da motive oluyorum hayata. Neyse çok uzattım, dediğim gibi kendinizi harap etmeyin hocam. Hiçbir şey benliğinizden önemli değil. Varsın başkası girmesin hayatınıza, hayat sizin, daha fazla üzülmenin bir manası yok.
  • 07-12-2014, 08:47:24
    #33
    insanoğlu'nun En zayıf bölümüdür duyguları , bu tür yaşanan olaylara anlam veremezken , bir anda kendini bırakıveriyorsun , ve kendi kendine ediyorsun..
    size bir nasihatim , bir an evvel toparlanmanız. Bunun için roman okuyabilirsiniz. ( şahsi düşüncem )
  • 07-12-2014, 09:07:27
    #34
    İnsanlar (biz) genel olarak iyi niyetten kaybediyoruz.3-4 sene önce bende kötü bir tecrübe yaşadım. Hayatta şunu öğrendim.İsteyen katılır isteyen katılmaz. Aşk konusunda 4S kuralını unutmayın arkadaşlar. Artık zaman öyle ki 4S kuralı büyük oranda gerçek oluyor.
  • 07-12-2014, 09:55:33
    #35
    Hayatınıza biri girer, en değerli varlığınız olur çeker gider... Dünyanın bütün kadınları sizinle sevişse bile, onun tırnağının tırnağınıza değmesi kadar mutlu edemez. Biri gelir en değerli köşenize oturur... Milyarlarınız olsa, hiç bir şeye ihtiyacınız olmazsa bile, onun ısmarladığını bir bardak çay yoksa, fakirlikten ölmek üzere olan bir sokak köpeği kadar aciz hissedersiniz... Bilirim hocam ne demek bilirim...

    Öyle yalnız öyle kimsesiz kalırsınız ki, etten örülmüş duvarlar içerisinde hapis yatarsınız. Hangi şehre gitseniz, sığmaz yalnızlığınızın kalabalığı...

    Biri gelir, kalbinize cemre gibi düşer... Sevdikçe büyütürsünüz bir fidan gibi... Özledikçe kök salmaya, sevdikçe sarmaşık olup kalbi sarmaya başlar... Kalbiniz her attığında o sarmaşıklara değer ve siz dünyanın en mutlu insanı olursunuz... Her şeyin değeri kat bi kat artar... Sanki, gözlerinizdeki perdelerden bir kaçı kalkar kalbiniz attıkça, öyle delice seversiniz bazen...

    Sonra dediğim gibi gider... Size yaşama sevinci veren o sarmaşıklar, yerini dikenli tellere bırakır. Kalbiniz her attıkça, her anınızı düşündükçe o dikenlere çarpar... Canınız yanar hocam... Kalbiniz attıkça canınız yanar...

    Çaresi var mı bilmiyorum, ama aşk acısının tek bir çaresi var, oda hiç aşık olmamak...

    Benimde canım yanıyor kalbim her attıkça... Dindirmek için farklı farklı bedenlere hendek kazıp, mutluluk definesi arıyorum ama her kazma darbesini kendi bedenime vuruyorum sanki... Eninde sonunda bulduğum tek şey, onun saldığı kökler...

    Allah sabır versin cümlemize... Murat MENTEŞ boşuna dememiş : Aşk birine seni mahvetme yetkisi vermek ve bunu kullanmayacağına dair güvenmektir....

    Bıraksan sayfalarca yazacak kadar acı mürekkebi var da elimde, yazdıkça ondan nefret ederim diye susuyorum. Sende sus be hocam. Şöyle böyle et yap diyenlere kulak asma. Seni senden baskası anlayamaz, sana yardan başkası çare olamaz.

    Eyvallah...
  • 07-12-2014, 09:59:47
    #36
    Kızlar - bayanlar hep böyledir , aşkım cicim sensiz 1 dk yapamam ömrümsün vs derler , daha iyisini buldular mı çeker giderler. Bu mantık böyledir. Ben çıktığım hiç bir kıza alışmıyorum aşık olmuyorum çünkü bırakıp gidecekler belli. Anladıkları dilden konuşup davranmak lazım.