• 17-10-2023, 10:39:38
    #10
    By_ReFLeX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam ben bu foruma üye olduğumda 18 yaşındaydım


    buyrun 18 yaşında ki yazışmalarım ;
    https://www.r10.net/search.php?searc...pp=25&page=212

    yani iş kişinin kendisinde bitiyor. o zamanda böyle yazışmıyordum şimdide.
    Selam olsun,

    Kalitesiz eğitim sistemiyle yetişen nesli eleştirmek sel olduğunda yağmuru eleştirmek gibi.

    Benim ortaokulumdaki tarih öğretmenimin, edebiyat öğretmenimin yayınlamış kitapları vardı. Fizik kimya öğretmenlerimiz kendi ceplerinden para verip deney tüpleri alırdı.

    Bu çocuklara eğitim verenlerin basılı yayınlarını geçtim gerçekten bizim dönemimizde öğretmen olabileceğine inanıyor muyuz?

    Bir nesil erozyona uğruyorsa bunun sorumlusu önceki jenerasyondur. Suçlu biziz yani, sonuç nedenden doğar.
  • 17-10-2023, 11:54:48
    #11
    Yazım dili bir iletişim aracıdır. İki kişi anlaşabiliyorsa ve anlayabiliyorsanız bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Çünkü yazım dilinin amacı anlaşmayı, anlaşabilmeyi sağlamaktır. Ve amacına ulaşmış demektir.

    Şunları şunları yazan insan maldır, cahildir, kusurludur gibi insanları sınıflandırmak ya da ayrıştırmak bana kalırsa daha büyük kusur ve cahilliktir.

    Bir insan dış görünüşüyle değerlendirilemeyeceği gibi konuşma tarzıyla, yazım diliyle de değerlendirilemez. Bu şekilde bir değerlendirme tam tersine bizim ne kadar sığ olduğumuzu gösterir.

    Baş örtüsü takanlar şeriatçıdır, mini etek giyenler hayat kadınıdır demekten bir farkı olmaz bu tarz insanları ayırırsak. Bu da ne bize, ne vatana hiç bir şey kazandırmaz bölünmekten başka.

    İnsanların giyimine, konuşmasına, yazmasına, bakışına, davranışına, hareketine laf etmek hiç birimizin haddi değil. Sanırım bizim ülkemizde özgürlük ve insanların istediği gibi yaşaması kavramları hiç bir zaman oturmayacak ve hiç bir zaman özgürlükten bahsedemeyeceğiz. Çünkü sürekli bir sınıflandırma, ayrıştırma, ötekileştirme ve müdahale halindeyiz.

    Bugün biz onun yazım şekline laf edersek, yarın o da bizim taktığımız gözlüğe laf eder bu kısır döngü sonsuza kadar gider.

    Dil denilen şey gençlerin nabers, baby, gelio, gidiyo yazmasıyla bozulmaz. Binlerce yıllık dili içiniz rahat olsun 5 milyonluk genç nüfus bozamaz. Bozuyorsa da emin olun o dilin değişim ve reform zamanı gelmiştir.

    Madem Türkçe'mize bu kadar bağlıyız Atatürk'ün getirdiği Türkçe'yi kullanalım o zaman, ya da daha eskiye gidelim Uygur Türkçesi kullanalım. Gençliğe hitabeyi, İstiklal Marşının 10 kıtasını ne kadar anlıyoruz ki? İstiklal Marşını günümüz Türkçesine çeviriyoruz anlayabilmek için. O zaman biz de bozduk Türkçe'yi. Hangimiz rahatsızız mevcut Türkçe'den?

    Dil yaşar arkadaşlar, sürekli değişir ve çağa uyum sağlar. Değişimden korkmayalım.

    "Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok." (Hz. Mevlana)

    Önemli olan insan olabilmek değil mi? Gerisinin ne önemi var?
  • 17-10-2023, 12:39:57
    #12
    smsonaylar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazım dili bir iletişim aracıdır. İki kişi anlaşabiliyorsa ve anlayabiliyorsanız bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Çünkü yazım dilinin amacı anlaşmayı, anlaşabilmeyi sağlamaktır. Ve amacına ulaşmış demektir.

    Şunları şunları yazan insan maldır, cahildir, kusurludur gibi insanları sınıflandırmak ya da ayrıştırmak bana kalırsa daha büyük kusur ve cahilliktir.

    Bir insan dış görünüşüyle değerlendirilemeyeceği gibi konuşma tarzıyla, yazım diliyle de değerlendirilemez. Bu şekilde bir değerlendirme tam tersine bizim ne kadar sığ olduğumuzu gösterir.

    Baş örtüsü takanlar şeriatçıdır, mini etek giyenler hayat kadınıdır demekten bir farkı olmaz bu tarz insanları ayırırsak. Bu da ne bize, ne vatana hiç bir şey kazandırmaz bölünmekten başka.

    İnsanların giyimine, konuşmasına, yazmasına, bakışına, davranışına, hareketine laf etmek hiç birimizin haddi değil. Sanırım bizim ülkemizde özgürlük ve insanların istediği gibi yaşaması kavramları hiç bir zaman oturmayacak ve hiç bir zaman özgürlükten bahsedemeyeceğiz. Çünkü sürekli bir sınıflandırma, ayrıştırma, ötekileştirme ve müdahale halindeyiz.

    Bugün biz onun yazım şekline laf edersek, yarın o da bizim taktığımız gözlüğe laf eder bu kısır döngü sonsuza kadar gider.

    Dil denilen şey gençlerin nabers, baby, gelio, gidiyo yazmasıyla bozulmaz. Binlerce yıllık dili içiniz rahat olsun 5 milyonluk genç nüfus bozamaz. Bozuyorsa da emin olun o dilin değişim ve reform zamanı gelmiştir.

    Madem Türkçe'mize bu kadar bağlıyız Atatürk'ün getirdiği Türkçe'yi kullanalım o zaman, ya da daha eskiye gidelim Uygur Türkçesi kullanalım. Gençliğe hitabeyi, İstiklal Marşının 10 kıtasını ne kadar anlıyoruz ki? İstiklal Marşını günümüz Türkçesine çeviriyoruz anlayabilmek için. O zaman biz de bozduk Türkçe'yi. Hangimiz rahatsızız mevcut Türkçe'den?

    Dil yaşar arkadaşlar, sürekli değişir ve çağa uyum sağlar. Değişimden korkmayalım.

    "Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok." (Hz. Mevlana)

    Önemli olan insan olabilmek değil mi? Gerisinin ne önemi var?

    ben bu tarz yaklaşımları samimi bulmuyorum hocam.

    giydiği kıyafetle yargılama seçimlere saygımız var,
    konuşma tarzıyla yargılama, her konuşma tarzına saygımız var,
    fikriyle yargılama çünkü her fikre saygımıza var.
    vs
    vs

    kusura bakmayın böyle bir dünya yok. iş veren olduğunuzu düşünelim, bahsi geçen tarzda konuştuğunu, sayko bir kıyafetle geldiğini düşünün. iş verir misiniz ?
    ya da yeni bir arkadaş ortamına böyle birinin dahil olduğunu düşünün, o kişiyi önemser misiniz ?

    yorumunuzu sırf zıt bir görüş belirtmek için yaptığınızı düşünüyorum. çünkü polyanna sadece bir çizgi film karakteri. gerçek dünya malesef böyle değildir.

    Insan kıyafetiyle karşılanır, konuşmasıyla ağırlanır, ahlakıyla uğurlanır (Mevlana)
  • 17-10-2023, 12:47:57
    #13
    By_ReFLeX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ben bu tarz yaklaşımları samimi bulmuyorum hocam.

    giydiği kıyafetle yargılama seçimlere saygımız var,
    konuşma tarzıyla yargılama, her konuşma tarzına saygımız var,
    fikriyle yargılama çünkü her fikre saygımıza var.
    vs
    vs

    kusura bakmayın böyle bir dünya yok. iş veren olduğunuzu düşünelim, bahsi geçen tarzda konuştuğunu, sayko bir kıyafetle geldiğini düşünün. iş verir misiniz ?
    ya da yeni bir arkadaş ortamına böyle birinin dahil olduğunu düşünün, o kişiyi önemser misiniz ?

    yorumunuzu sırf zıt bir görüş belirtmek için yaptığınızı düşünüyorum. çünkü polyanna sadece bir çizgi film karakteri. gerçek dünya malesef böyle değildir.

    Insan kıyafetiyle karşılanır, konuşmasıyla ağırlanır, ahlakıyla uğurlanır (Mevlana)
    Hocam bu mantıkla bakarsanız cinsel tercihleri için de insanları yargılamak serbest olur. Eş cinsel birine de iş verilmesin, ölsünler o zaman.

    Ben fikirlerimde gayet samimiyim ve insanları ayrıştıran zihniyeti tehlikeli buluyorum.

    Sizin samimiyetsiz dediğiniz düşünce tarzı tam tersine birleştirici bir bakış açısı. R10da yazı ile samimiyetime karar vermeniz, önceki düşüncede olduğu gibi yine bir ön yargı.

    Kimseye şirin görünme çabam yok, muhalefet olmak için de yazmadım. Bu benim bakış açım ve insanlar sizden farklı düşünebilir ve sizden farklı düşündü diye samimiyetsizlikle suçlamanız yine yanlış Sevseniz de sevmeseniz de sizden farklı insanlar olacak ve saygı duymak, kabul etmek zorundasınız.

    Hiç kimse sizinle aynı şeyleri düşünmek ya da yapmak zorunda değil önce bunu kabul etmelisiniz.

    Sizden ricam, yurtdışındaki programları izleyin, eğer İngilizceniz varsa İngilizcenin içinden geçtiklerini göreceksiniz. Yazışma dillerini zaten saymıyorum bile.

    Bir gün Hakkari'de bir adam geldi yanıma, sanırım giyim tarzım oraya farklıydı ve sohbet etmek istedi. Yöresel kıyafetler giymiş, şiveli, biraz da kirliydi. İnanın aynı sizin gibi rahatsız oldum, çünkü benim gibi değildi. Adam ısrarla konuşmaya çalıştı. Nereden geldiğimi sordu, İstanbul dedim. Ben İstanbul'u Orhan Pamuk'tan, Ahmet Ümit'ten öğrendim, her sene para biriktirip otobüsle İstanbul'a giderim ve kitaplarında anlattıkları yerleri görürüm dedi. O kadar küçük düştüm ki adamın karşısında ve ön yargılarımdan dolayı utandım.

    Yukarıda sayko kıyafetle gelse biri demişsiniz. Gelsin, oturup tinerciyle de konuşuyorum, karton toplayan kardeşlerimle de, cezaevinden yeni çıkan biri denk gelse onunla da konuşurum.

    Tam tersine görüşününe göre biriyle samimiyet kurmak bana çıkarcı ve samimiyetsiz geliyor.

    Nabers, geliyo, gidiyo yazan biri de kültürlü ve kendini geliştirmiş olabilir ama öyle yazmayı tercih eder. Bu bir tercihtir kimseyi ilgilendirmez.
  • 17-10-2023, 12:57:59
    #14
    smsonaylar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bu mantıkla bakarsanız cinsel tercihleri için de insanları yargılamak serbest olur. Eş cinsel birine de iş verilmesin, ölsünler o zaman.

    Ben fikirlerimde gayet samimiyim ve insanları ayrıştıran zihniyeti tehlikeli buluyorum.

    Sizin samimiyetsiz dediğiniz düşünce tarzı tam tersine birleştirici bir bakış açısı. R10da yazı ile samimiyetime karar vermeniz, önceki düşüncede olduğu gibi yine bir ön yargı.

    Kimseye şirin görünme çabam yok, muhalefet olmak için de yazmadım. Bu benim bakış açım ve insanlar sizden farklı düşünebilir ve sizden farklı düşündü diye samimiyetsizlikle suçlamanız yine yanlış Sevseniz de sevmeseniz de sizden farklı insanlar olacak ve saygı duymak, kabul etmek zorundasınız.

    Hiç kimse sizinle aynı şeyleri düşünmek ya da yapmak zorunda değil önce bunu kabul etmelisiniz.

    Sizden ricam, yurtdışındaki programları izleyin, eğer İngilizceniz varsa İngilizcenin içinden geçtiklerini göreceksiniz. Yazışma dillerini zaten saymıyorum bile.

    hocam ben dil bilimciyim. 6 dil konuşuyorum. yabancı dillerde insanların nasıl konuştuğunu gayet iyi biliyorum. ingilizceyi örnek vermişsiniz, bizde olduğu kadar, yahut abarttığınız kadar değil malesef bu bir.
    mesela başka bir dilden örnek vereyim,
    rusça,
    noktalama işaretlerine dikkat etmezseniz cümlenin anlamı değişir, ya da bir anlamı olmaz, karşı taraf sizi anlamayabilir. bakın noktalama işaretleri diyorum !
    gibi
    gibi

    herşeyi geçtim, avrupadan örnek alacağımız bir bu mu var sizce ?

    malesef iktidarın da sık sık kullandığı gibi, işimize gelince avrupada böyle, işimize gelmeyince avrupanın adı geçmez.


    sizin savunduğunuz düşüncenin gerçek hayatta yeri yok, kıyafetine bakma, konuşmasına bakma, fikirlerine bakma, ee neye bakıpta bir insan hakkında fikir sahibi olacağız ? bana bunu açıklar mısınız ? var mı böyle mantık ? böyle dünya ?

    insan olduğu için saygı duyacakmışız, hayır efendim, bir canlı sırf insan diye ona saygı duymak zorunda değilim. kim çıkarıyor bunları anlamış da değilim. tecavüzcü ya da terörist adama sırf insan diye saygı mı duyacağım şimdi ?

    +hmmm evet yolda yürüyen bir kadına tecavüz etmişsiniz. insan olduğunuz için size saygı duyuyorum.

    bu mu abi ?
  • 17-10-2023, 13:03:24
    #15
    By_ReFLeX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam ben dil bilimciyim. 6 dil konuşuyorum. yabancı dillerde insanların nasıl konuştuğunu gayet iyi biliyorum. ingilizceyi örnek vermişsiniz, bizde olduğu kadar, yahut abarttığınız kadar değil malesef bu bir.
    mesela başka bir dilden örnek vereyim,
    rusça,
    noktalama işaretlerine dikkat etmezseniz cümlenin anlamı değişir, ya da bir anlamı olmaz, karşı taraf sizi anlamayabilir. bakın noktalama işaretleri diyorum !
    gibi
    gibi

    herşeyi geçtim, avrupadan örnek alacağımız bir bu mu var sizce ?

    malesef iktidarın da sık sık kullandığı gibi, işimize gelince avrupada böyle, işimize gelmeyince avrupanın adı geçmez.


    sizin savunduğunuz düşüncenin gerçek hayatta yeri yok, kıyafetine bakma, konuşmasına bakma, fikirlerine bakma, ee neye bakıpta bir insan hakkında fikir sahibi olacağız ? bana bunu açıklar mısınız ? var mı böyle mantık ? böyle dünya ?

    insan olduğu için saygı duyacakmışız, hayır efendim, bir canlı sırf insan diye ona saygı duymak zorunda değilim. kim çıkarıyor bunları anlamış da değilim. tecavüzcü ya da terörist adama sırf insan diye saygı mı duyacağım şimdi ?

    +hmmm evet yolda yürüyen bir kadına tecavüz etmişsiniz. insan olduğunuz için size saygı duyuyorum.

    bu mu abi ?
    İddia ettiğiniz gibi dil bilimciyseniz, bir kişi hakkında fikir sahibi olabilmek için dilinizi kullanmanız gerektiğini bilmeniz lazım. Yani konuşarak fikir sahibi olursunuz. Düşünce yapısını, kültürünü, bakış açısını anlarsınız. Dış görünüşe bakarak sadece önyargınız olur. O yüzden dışarıdan çok havalı bir tipe benziyorsun ama konuşunca çok güzel bir insanmışsın derler mesela.

    Tecavüz konusuna gelince, bir başkasının hak ve özgürlüğüne saygı duymayıp bu eylemi gerçekleştirmiş biriyle konuşmak istemeyebilirsiniz bu farklı bir durum. Başkasının özgürlüğüne saygı duymayan birinden bahsediyorsunuz. Sapla samanı ayırmak lazım.

    Bu arada insanlar kendisine tecavüz eden, ya da oğlunu öldürenleri bile affedebiliyor. Hayat sizin düşündüğünüz gibi kesin çizgileri olan bir kavram değil emin olun. Sadece sizin doğrularınız yok, ya da sadece sizin doğrularınız doğru demek değil.
  • 17-10-2023, 13:12:59
    #16
    smsonaylar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İddia ettiğiniz gibi dil bilimciyseniz, bir kişi hakkında fikir sahibi olabilmek için dilinizi kullanmanız gerektiğini bilmeniz lazım. Yani konuşarak fikir sahibi olursunuz. Düşünce yapısını, kültürünü, bakış açısını anlarsınız. Dış görünüşe bakarak sadece önyargınız olur. O yüzden dışarıdan çok havalı bir tipe benziyorsun ama konuşunca çok güzel bir insanmışsın derler mesela.

    Tecavüz konusuna gelince, bir başkasının hak ve özgürlüğüne saygı duymayıp bu eylemi gerçekleştirmiş biriyle konuşmak istemeyebilirsiniz bu farklı bir durum. Başkasının özgürlüğüne saygı duymayan birinden bahsediyorsunuz. Sapla samanı ayırmak lazım.
    demek ki neymiş ?
    kişinin konuşma tarzı önemliymiş
    demek ki neymiş ?
    kişinin fikirleri önemliymiş.
    bakın sizde aynı düşünceye geldiniz. çünkü bunun başka bir cevabı yok.

    hem diyorsunuz ki insana insan olduğu için saygı duymalıyız. tecavüzcü de insan, Aziz Sancarda insan, sizin düşüncenize göre her ikisine de insan olduğu için saygı duymalıyız.
    demek ki neymiş ?
    herkese saygı duymak gibi bir görevimiz misyonumuz yokmuş.
    demek ki neymiş ?
    hakedene saygı duyulması gerekiyormuş.
    demek ki neymiş ?
    ilk yorumda yazdığım gibi zıt bir görüş belirtmek için yapılmış yorumdan fazlası değilmiş ilk yorumunuz.


    ilk yorumunuz ? '' Bir insan dış görünüşüyle değerlendirilemeyeceği gibi konuşma tarzıyla, yazım diliyle de değerlendirilemez. ''
    sorduğum soru '' kıyafetine bakma, konuşmasına bakma, fikirlerine bakma, ee neye bakıpta bir insan hakkında fikir sahibi olacağız ? ''
    verdiğiniz cevap ''Yani konuşarak fikir sahibi olursunuz. Düşünce yapısını, kültürünü, bakış açısını anlarsınız. ''

    sonuç ? hemfikir olduk mu ?
  • 17-10-2023, 13:15:12
    #17
    Hayır olamadık. Geliyo, gidiyo diye yazan ya da konuşan herkesin cahil, kültürsüz olduğunu savunmak ön yargıdır. Benim savunduğum şey anlaşılamadı sanırım.

    Özür dilerim alıntısız yazmışım, sonradan da düzeltmeyi beceremedim @By_ReFLeX; hocam.
  • 17-10-2023, 13:16:37
    #18
    Kişisel Rütbe
    çupamizu verun daaa