Hayır olamadık. Geliyo, gidiyo diye yazan ya da konuşan herkesin cahil, kültürsüz olduğunu savunmak ön yargıdır. Benim savunduğum şey anlaşılamadı sanırım.
Özür dilerim alıntısız yazmışım, sonradan da düzeltmeyi beceremedim
@By_ReFLeX; hocam.
20 senedir cehalti kutsayan, cehaltin saygı değer bir şey olduğunu iddia eden varoş kültür iyice oturdu.
Hatta bu cahilperver kültür k kadar oturdu ki çıkmış cahil güzellemesi yapıyorsunuz.
Geliyo, gidiyo, babys yazan adamın kültürü olduğunu düşünecek kadar saf fikirlere kapılmışsınız.
Böyle yazan adamlar hayatlarında hiç bir ağır metin okumayan hatta doğru düzgün kitap okumayan zır cahil odunlardır.
Kitap bile okumayan bu adamların bir kültürü bir hayat görüşü olduğunu neye dayanarak iddia ediyorsunuz.
Herkez yazan bir adam, sağdan soldan duydukları ile kulaktan dolma yarı cahil karakter inşa etmiştir ve hiç bir saygıyı da hak etmez.
Desteksiz cahil güzellemenize bir de çıkmış siyasi derinlik, bireysel özgürlükler hatta Mevlana'dan sloganlar eklemeye kallkmışsınız.
Türk Milleti bir genetik üzerine kurulu değildir, bir dil ve kültür üzerine inşa edilmiştir.
500-1000 sene önce araba aceme özenenler yüzünden bugün dilimizde binlerce arapça farsça kelime var.
Yani neymiş? O yaşayan dil dediğiniz şey öyle hızlı evrilir ki siz 500 sene öncesinden bir kaside okuyup anlamaz hale gelirsiniz.
Geliyo gidiyo diyenler cehaletin dibine vururken siz çıkmış adamlar sanki yazdıkları şiirlerinde kitaplarında yeni betimlemeler üretmişler gibi dilin geliştiğini iddia ediyorsunuz.
Bugün Azerbaycan'da da aynı zırvalığı Rusça yapan ergen cahiller var.
"Sevgilim davay targovaya gidelim." diyen Azerbaycan apaçileri var.
2-3 kuşak sonra bir birini anlamayan nesiller yetişir bu görgüsüzlükle.
Ki Alper Tunga şiirini okurken, Avni'nin divanından daha iyi anlamanız da dilin nasıl kirlendiğinin kanıtıdır.
Cehaleti, kendi ana dilini konuşamamayı, giyim kuşamla, bireysel özgürlüklerle bir tutarak bir yere varamazsınız.
Ki giyim kuşam da insan hayatından çok önemlidir.
Kişinin giydiği kıyafetin markasına fiyatına bakılmaz, ama temizliğine, ütüsüne bakılır.
Ve doğru kıyafeti doğru yerde giymeyen adama özgür kıymetli birey muamelesi değil görgüsüz hödük muamelesi.
Bir resmi toplantıya ya da iş görüşmesine şortla katılan adam bireysel özgürlük değil görgüsüz bir varoş cehaleti yaşıyordur.
Siz kitap okumadığı için, cahil olduğu için görgüsüz olduğu için bozuk Türkçe kullanan adamların bunu bireysel özgürlükle yaptığını iddia ediyorsunuz.
Bu bir tercih değil bu bir görgüsüzlük bir eğitimsizlik bir hödüklüktür.
Hödüğe hödük denmesini çıkıp eşcinsellik ile nasıl karşılaştırırsınız?
Cehalet ile cinsel yönelimi nasıl karşılaştırırsınız?
Eşcinselin de hödük olanı kınanır, eşcinselliğini görgüsüzce seviyesizce cahilce yaşayan kınanır.
Ama eşcinsel olduğu için değil görgüsüz olduğu seviyesiz olduğu cahil olduğu için kınanır.
Cahil görgüsüz kendi ana dilini konuşamayan adamların altında altın gibi bir karakter, derin bir siyasi ve felsefi duruş olduğunu iddia etmek saflıktır.
Kendi ana dilinde doğru düzgün konuşamayan adamları bal gibi yargılarım, bal gibi eleştiririm bal gibi dışlarım.
Cehaleti bireysel özgürlük alanı gibi göstermeye çalışmaktan vazgeçin artık.
Bu şekilde ülkeyi koca bir varoş haline çevirirsiniz.
Almanya'da, Rusya'da Fransa'da böyle kötü dil kullanan adamın yüzüne bakmazlar.
Her gün azar işitir çevresinden.
Rusya'da el yazısı güzel yazıp okuyamayana cahil damgası basarlar.
Almanya'da doğru çekim yapamayana kızar azarlarlar.
Fransızlar ise hatalı konuştuğunda seni çok iyi anladığı halde anlamamazlıktan gelirler.
Yani neymiş dilde önemli olan anlaşmak falan değil.
Karşındakinin ne dediğini anlasan da doğru söylemiyorsa anlamamazlıktan gelmelisin.
Hatta böyle konuşan adamları cezalandırıp hayatından çıkarmalısın.
Biz de milliyetçilik zırva sloganların arasına sıkışmış.
Eğitimsiz ergenler savaş Türkün düğünüdür yazıyorlar.
Ama Türkçe konuşmayı beceremiyor 500 kelime ile hayat yaşıyorlar.
Milliyetçilik dilde başlar.
Ana dilinde derinlikle okumayan, etkili şekilde yazamayan, doğru düzgün konuşamayan adamın milliyetçiliği hikayedir.
Bu milleti bir birine bağlayan en büyük güç Türk dilidir.
Ve bu dili cahilce görgüsüzce kullanmak Türk milletinin bağını varoşlaştırıor, görgüsüzleştirir, koparır...