Yazım dili bir iletişim aracıdır. İki kişi anlaşabiliyorsa ve anlayabiliyorsanız bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Çünkü yazım dilinin amacı anlaşmayı, anlaşabilmeyi sağlamaktır. Ve amacına ulaşmış demektir.
Şunları şunları yazan insan maldır, cahildir, kusurludur gibi insanları sınıflandırmak ya da ayrıştırmak bana kalırsa daha büyük kusur ve cahilliktir.
Bir insan dış görünüşüyle değerlendirilemeyeceği gibi konuşma tarzıyla, yazım diliyle de değerlendirilemez. Bu şekilde bir değerlendirme tam tersine bizim ne kadar sığ olduğumuzu gösterir.
Baş örtüsü takanlar şeriatçıdır, mini etek giyenler hayat kadınıdır demekten bir farkı olmaz bu tarz insanları ayırırsak. Bu da ne bize, ne vatana hiç bir şey kazandırmaz bölünmekten başka.
İnsanların giyimine, konuşmasına, yazmasına, bakışına, davranışına, hareketine laf etmek hiç birimizin haddi değil. Sanırım bizim ülkemizde özgürlük ve insanların istediği gibi yaşaması kavramları hiç bir zaman oturmayacak ve hiç bir zaman özgürlükten bahsedemeyeceğiz. Çünkü sürekli bir sınıflandırma, ayrıştırma, ötekileştirme ve müdahale halindeyiz.
Bugün biz onun yazım şekline laf edersek, yarın o da bizim taktığımız gözlüğe laf eder bu kısır döngü sonsuza kadar gider.
Dil denilen şey gençlerin nabers, baby, gelio, gidiyo yazmasıyla bozulmaz. Binlerce yıllık dili içiniz rahat olsun 5 milyonluk genç nüfus bozamaz. Bozuyorsa da emin olun o dilin değişim ve reform zamanı gelmiştir.
Madem Türkçe'mize bu kadar bağlıyız Atatürk'ün getirdiği Türkçe'yi kullanalım o zaman, ya da daha eskiye gidelim Uygur Türkçesi kullanalım. Gençliğe hitabeyi, İstiklal Marşının 10 kıtasını ne kadar anlıyoruz ki? İstiklal Marşını günümüz Türkçesine çeviriyoruz anlayabilmek için. O zaman biz de bozduk Türkçe'yi. Hangimiz rahatsızız mevcut Türkçe'den?
Dil yaşar arkadaşlar, sürekli değişir ve çağa uyum sağlar. Değişimden korkmayalım.
"Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok." (Hz. Mevlana)
Önemli olan insan olabilmek değil mi? Gerisinin ne önemi var?