hocam ben dil bilimciyim. 6 dil konuşuyorum. yabancı dillerde insanların nasıl konuştuğunu gayet iyi biliyorum. ingilizceyi örnek vermişsiniz, bizde olduğu kadar, yahut abarttığınız kadar değil malesef bu bir.
mesela başka bir dilden örnek vereyim,
rusça,
noktalama işaretlerine dikkat etmezseniz cümlenin anlamı değişir, ya da bir anlamı olmaz, karşı taraf sizi anlamayabilir. bakın noktalama işaretleri diyorum !
gibi
gibi
herşeyi geçtim, avrupadan örnek alacağımız bir bu mu var sizce ?
malesef iktidarın da sık sık kullandığı gibi, işimize gelince avrupada böyle, işimize gelmeyince avrupanın adı geçmez.
sizin savunduğunuz düşüncenin gerçek hayatta yeri yok, kıyafetine bakma, konuşmasına bakma, fikirlerine bakma, ee neye bakıpta bir insan hakkında fikir sahibi olacağız ? bana bunu açıklar mısınız ? var mı böyle mantık ? böyle dünya ?
insan olduğu için saygı duyacakmışız, hayır efendim, bir canlı sırf insan diye ona saygı duymak zorunda değilim. kim çıkarıyor bunları anlamış da değilim. tecavüzcü ya da terörist adama sırf insan diye saygı mı duyacağım şimdi ?
+hmmm evet yolda yürüyen bir kadına tecavüz etmişsiniz. insan olduğunuz için size saygı duyuyorum.
bu mu abi ?
İddia ettiğiniz gibi dil bilimciyseniz, bir kişi hakkında fikir sahibi olabilmek için dilinizi kullanmanız gerektiğini bilmeniz lazım. Yani konuşarak fikir sahibi olursunuz. Düşünce yapısını, kültürünü, bakış açısını anlarsınız. Dış görünüşe bakarak sadece önyargınız olur. O yüzden dışarıdan çok havalı bir tipe benziyorsun ama konuşunca çok güzel bir insanmışsın derler mesela.
Tecavüz konusuna gelince, bir başkasının hak ve özgürlüğüne saygı duymayıp bu eylemi gerçekleştirmiş biriyle konuşmak istemeyebilirsiniz bu farklı bir durum. Başkasının özgürlüğüne saygı duymayan birinden bahsediyorsunuz. Sapla samanı ayırmak lazım.
Bu arada insanlar kendisine tecavüz eden, ya da oğlunu öldürenleri bile affedebiliyor. Hayat sizin düşündüğünüz gibi kesin çizgileri olan bir kavram değil emin olun. Sadece sizin doğrularınız yok, ya da sadece sizin doğrularınız doğru demek değil.