• 05-10-2022, 10:43:55
    #55
    MrCat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam cevap olarak video atmanızı anlamadım hala ama olsun... nisa 34 e dönersek videoyu izleyemedim fakat bahsedilen vurmak dövmek hangi kavram olursa olsun vardır fakat alın eşinizi kum torbası yapın demek değildir islam inancına göre erkek ve kadının rolleri farklıdır erkekler çalışıp para kazanırlar evin dışıyla ilgilenirler kadınlar ise evin içiyle ilgilenirler eğer kadın bu durumların aksine çıkarsa (evinden dışarı çıkmak değil) zina olursa eşinin lafını dinlemezse ve islam inancının ve şeriat yönetiminin kadına verdiği kuralların dışında çıkarsa (şeriate göre sopa atılmasında cinsiyet zina da fark etmiyor) erkekler kadınlara vurabilir ya da dövebilir nisa 34 de anlatılan budur yani yok kuranda yanlış çevrilmiştir islam hoşgörüdür gibi söylemler kuran a karşı çıkmaktır vurun dövün vardır demeyi de yanlış anlamamak gerek
    kardeş 1'ncisi allah erkeği çık dişarda kadına da evinde otur işleri dememiştir sadece önerme vardır erkek evde iş yapıp kadın dişarda çalışabilir bunun dinde herhangi bir sıkıntısı olmaz 'ncisi zina yapana sadece sopa vurma vardır o da şahitler olursa. 3'ncüsü zina yapan birisi erkek veya kadın zina yaptıgı şahitlerle anlaşıldıgı zaman sadece ve sadece boşanılır gidipte dövülmez allah evliliği ne kadar da hak yapmışsa boşanmayı da hak yapmıştır. ve 4'ncüsü allah adına hüküm verilmez bu böyledir şu şöyledir diyip allahın demediği şeyler bir başkasına allah şöyle diyor denilmez bu allaha ifitira atmaktır bu söylenen şey ister iyi olsun ister kötü bir şey olsun.

    “Bir süreliğine ayrılın” şeklinde anlam verdiğimiz “darebe” fiili; bir yerden ayrılmak, kısıtlamak, dövmek, kesmek, yaralamak, çizmek, yola çıkmak, ayrılmak, ayırmak, başka bir yere gitmek, örnek vermek, suda yüzmek, koyun boyamak, bir yere bir şey dikmek, Musa nebinin asasıyla denizde yol açması, akrep sokması, kalp atışı, bir şeyi kaldırmak, kavgadan beladan kaçmak ve daha birçok anlamda kullanılmaktadır. Ayette geçen “vadrıbû-hunne” sözcüğüne, dövün anlamını vermek doğru değildir. Eğer dövme anlamında olsaydı bunun nasıl, neyle ve ne kadar olacağı belirtilmesi gerekirdi. Ayrıca bağlamından ve bir sonraki ayetten de bu sözcüğün dövmek anlamına gelmediği açıkça görülmektedir. Dövün anlamının verilmesinin nedeni erkeğin, kadına “bakışını” din haline getirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.
  • 05-10-2022, 10:58:47
    #56
    qweuto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kardeş 1'ncisi allah erkeği çık dişarda kadına da evinde otur işleri dememiştir sadece önerme vardır erkek evde iş yapıp kadın dişarda çalışabilir bunun dinde herhangi bir sıkıntısı olmaz 'ncisi zina yapana sadece sopa vurma vardır o da şahitler olursa. 3'ncüsü zina yapan birisi erkek veya kadın zina yaptıgı şahitlerle anlaşıldıgı zaman sadece ve sadece boşanılır gidipte dövülmez allah evliliği ne kadar da hak yapmışsa boşanmayı da hak yapmıştır. ve 4'ncüsü allah adına hüküm verilmez bu böyledir şu şöyledir diyip allahın demediği şeyler bir başkasına allah şöyle diyor denilmez bu allaha ifitira atmaktır bu söylenen şey ister iyi olsun ister kötü bir şey olsun.

    “Bir süreliğine ayrılın” şeklinde anlam verdiğimiz “darebe” fiili; bir yerden ayrılmak, kısıtlamak, dövmek, kesmek, yaralamak, çizmek, yola çıkmak, ayrılmak, ayırmak, başka bir yere gitmek, örnek vermek, suda yüzmek, koyun boyamak, bir yere bir şey dikmek, Musa nebinin asasıyla denizde yol açması, akrep sokması, kalp atışı, bir şeyi kaldırmak, kavgadan beladan kaçmak ve daha birçok anlamda kullanılmaktadır. Ayette geçen “vadrıbû-hunne” sözcüğüne, dövün anlamını vermek doğru değildir. Eğer dövme anlamında olsaydı bunun nasıl, neyle ve ne kadar olacağı belirtilmesi gerekirdi. Ayrıca bağlamından ve bir sonraki ayetten de bu sözcüğün dövmek anlamına gelmediği açıkça görülmektedir. Dövün anlamının verilmesinin nedeni erkeğin, kadına “bakışını” din haline getirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.
    islam dinine göre kadın zorunluluk gerektirmiyosa çalışmamalıdır kadınlar sadece hastalık ve yoksulluk durumları gerektirirse çalışabilir ayrıca nisa 34 de en son eklediğin kelime anlam öbeği de cımbızla çekmekten başka bir şey değil illa nasıl ve ölçüsünü merak ediyorsan sad 44 "Ve eline bir deste (ekin sapı) al, onunla (hanımına bir kere) vur ve böylece andını bozmuş olma" (diyerek yemin kefaretini kolaylaştırdık). Gerçekten, Biz onu (Eyyub’u) sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah’a) yönelip-dönen biriydi. (Hep Rabbine sığınırdı.) cevap olarak gelmiştir yine tek ayette bu değildir şeriat in yönetiminde de zina nın cezasının sopa olması da mevcuttur yani gelip de nisa 34 de apaçık yazılan dövün vurun kelimesini 40 takla atarak yok o öyle değildir demek saçmalıktan başka bir şey değildir
  • 05-10-2022, 11:12:33
    #57
    MrCat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    islam dinine göre kadın zorunluluk gerektirmiyosa çalışmamalıdır kadınlar sadece hastalık ve yoksulluk durumları gerektirirse çalışabilir ayrıca nisa 34 de en son eklediğin kelime anlam öbeği de cımbızla çekmekten başka bir şey değil illa nasıl ve ölçüsünü merak ediyorsan sad 44 "Ve eline bir deste (ekin sapı) al, onunla (hanımına bir kere) vur ve böylece andını bozmuş olma" (diyerek yemin kefaretini kolaylaştırdık). Gerçekten, Biz onu (Eyyub’u) sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah’a) yönelip-dönen biriydi. (Hep Rabbine sığınırdı.) cevap olarak gelmiştir yine tek ayette bu değildir şeriat in yönetiminde de zina nın cezasının sopa olması da mevcuttur yani gelip de nisa 34 de apaçık yazılan dövün vurun kelimesini 40 takla atarak yok o öyle değildir demek saçmalıktan başka bir şey değildir
    güzel kardeşim anladıgım kadarıyla kuran meali okuyan bir insansın öyle değilsen de lütfen oku ama sadece tek bir mealden okuma başka meallerden de oku meal çeviridir bir beşer çevirisi oldugu için bazı anlamlarda ister istemez hatalar olabilir bu gayet normaldir ama çok bir çeviri okursan doğrusunu illa ki bulursun ve bağlamlar la okunduğu için daha iyi anlaşılır ne demek istediği kuranın. erhan aktak mehmet okuyan mustafa islamoğlu veya başka kişiler diğer çeviriciler tek bir çeviricinin mealiyle yetinme farklı farklı oku bu her zaman daha iyidir.



    44. Ve eline bir deste al, onunla yola çık¹ ve hanis² olma. Biz, onu sabredici bulduk. O ne iyi kuldu! O, her zaman Allah'a yöneldi.³
    1- Ayette yer alan “darabe” sözcüğüne, çevirilerde “vur, döv” anlamının verilmesi, bu sözcüğün onlarca anlamının bulunduğunun dikkate alınmamasından kaynaklanmaktadır. Ayette; Eyyûb Nebiye, “Elinde avucunda ne kaldıysa onları da alarak rızkını aramak için daha verimli; imkânı daha iyi olan yerleri bulmak için yola koyul, bulunduğun yerden ayrıl, sefere çık.” denmektedir.
    2- Kararsız olma, haktan ayrılma.
    3- Bu ayetin tefsirinde yer alan bilgiler, İsrâîliyyât kaynaklı olup, tamamıyla uydurmadır. Kuranî bir dayanağı yoktur. Bu yalanlara göre, Eyyûb Nebinin, hanımına yüz sopa vuracağına dair yemin ettiğini, daha sonra pişman olduğunu; Allahın da yeminini yerine getirmek için ona yüz adet saptan bir demet yaparak, o demetle hanımına bir kez vurmasını ve böylece sözünü yerine getirmiş olacağına dair bir yol göstermektedir. Bunun, Allaha hile yapmayı yakıştırmak olduğunu akletmeyen sapkın anlayış, İsrâîliyyâtta yer alan bilgileri doğrulamak adına, yalan uydurma yarışına girmiştir. Eyyûb Nebinin hastalığına dair çeviri ve tefsirlerde yer alan bilgilerin tamamı Kuran dışı kaynaklardan alınmıştır.
  • 05-10-2022, 11:21:50
    #58
    179. Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar.İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.

    Ayette geçen görme ve duyma ile bilgi doğru olsada, kalbin anlama ile hiç bir alakası yoktur. Dolaşım sisteminin bir organıdır. Basitçe pompadır, heyecanlandığında, koştuğunda, kızdığında vs. beyinden saldılanan hormon ve sinyallerle kontrol edilir. İnsanlık çok uzun yıllar beynin ne işe yaradığını tam olarak bilmediği için duygu, düşünce, anlama vs. gibi tüm fonksiyonların kalp tarafından yapıldığını zannetmiştir. Beynin tam olarak ne işe yaradığı ancak 14.yy sonra, rönesans döneminde anlaşılmıştır. Bu tarihten önce yazılan tüm kaynaklarda kalbin, duygu düşünce ve anlamada görevi olduğu yazar. Mısır mumyalarının hiç birinde beyin yoktur (mumyalamadan önce çıkartılır - Kalp ve diğer önemli organlar korunmuştur ). Beynin hiç bir fonksiyonunun olmadığını düşündükleri sonraki hayatta bir işe yaramayacığı sonucuna varmışlardır. Geçmişte kalp için gerçek anlamda kullanılan tüm kelimelerin manaları hala mecaz olarak kullanılmaya devam etmektedir. Geçmişte göktaşının atmosfere girince ortaya çıkardığı parlamanın "yıldız kayması" olarak isimlendirilmesi gibi, insanlık çok sonradan öğrenmiştir yıldızların dünyada astronomik uzaklıklarda olduğunu ve kayma vs. gibi bir şeylerin mümkün olamayacağını ama hala yıldız kayması kelimesi kullanılır.
  • 05-10-2022, 11:31:01
    #59
    qweuto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    güzel kardeşim anladıgım kadarıyla kuran meali okuyan bir insansın öyle değilsen de lütfen oku ama sadece tek bir mealden okuma başka meallerden de oku meal çeviridir bir beşer çevirisi oldugu için bazı anlamlarda ister istemez hatalar olabilir bu gayet normaldir ama çok bir çeviri okursan doğrusunu illa ki bulursun ve bağlamlar la okunduğu için daha iyi anlaşılır ne demek istediği kuranın. erhan aktak mehmet okuyan mustafa islamoğlu veya başka kişiler diğer çeviriciler tek bir çeviricinin mealiyle yetinme farklı farklı oku bu her zaman daha iyidir.



    44. Ve eline bir deste al, onunla yola çık¹ ve hanis² olma. Biz, onu sabredici bulduk. O ne iyi kuldu! O, her zaman Allah'a yöneldi.³
    1- Ayette yer alan “darabe” sözcüğüne, çevirilerde “vur, döv” anlamının verilmesi, bu sözcüğün onlarca anlamının bulunduğunun dikkate alınmamasından kaynaklanmaktadır. Ayette; Eyyûb Nebiye, “Elinde avucunda ne kaldıysa onları da alarak rızkını aramak için daha verimli; imkânı daha iyi olan yerleri bulmak için yola koyul, bulunduğun yerden ayrıl, sefere çık.” denmektedir.
    2- Kararsız olma, haktan ayrılma.
    3- Bu ayetin tefsirinde yer alan bilgiler, İsrâîliyyât kaynaklı olup, tamamıyla uydurmadır. Kuranî bir dayanağı yoktur. Bu yalanlara göre, Eyyûb Nebinin, hanımına yüz sopa vuracağına dair yemin ettiğini, daha sonra pişman olduğunu; Allahın da yeminini yerine getirmek için ona yüz adet saptan bir demet yaparak, o demetle hanımına bir kez vurmasını ve böylece sözünü yerine getirmiş olacağına dair bir yol göstermektedir. Bunun, Allaha hile yapmayı yakıştırmak olduğunu akletmeyen sapkın anlayış, İsrâîliyyâtta yer alan bilgileri doğrulamak adına, yalan uydurma yarışına girmiştir. Eyyûb Nebinin hastalığına dair çeviri ve tefsirlerde yer alan bilgilerin tamamı Kuran dışı kaynaklardan alınmıştır.
    hocam darabe sözcüğünü oyun hamuruymuş gibi oynatmaya gerek yok nisa 34 de apaçık dövün/vurun diyor yani 50 tane anlamından iyi olanı seçip yok dövün demedi yolları ayırın dedi gibi olayın bütününü kelimenin asıl kökünden ayırıp bambaşka bir anlamına büründürmek istenildiği gibi yazıp okumaktan başka bir şey değildir darabe kuran da diğer bölümlerde de geçer (bakara, sad, safffad, kehf..) buralarda yerine göre anlamları ayrıma gelenler net bir şekilde anlaşılıyorken nisa 34 de olayın bütününden ayırıp orada şiddet içermiyor demek sadece bilgi kirliliği oluşturur ayrıca sad 44 e gelirsek siz bana eğer islamda bir şiddet olsaydı nasıl olacağını allah illaki söylerdi dediniz ayette bir ekin sapını al onunla hanımına bir kere vur diyor olayların başında ise zaten hz eyyüp nebi zaten ayet inmeden önce de eşine iyileştiği zaman sana sopa atacağım demiştir ve islam dininde peygamberler inananlara rehberlik yapması amacıyla gönderilmiştir eyyüp nebi pişman olduktan sonra yeminin bozmasın diye bu dal ile bir sopa at demesi ve peygamberin bunu uygulaması insanlar için eylem örneğidir
  • 05-10-2022, 11:37:52
    #60
    Gönül gözü kalp gözü vb. kavramlar kalbin anlayıcı özelliğinin olduğunu savunduğu için değil gönül anlamında maneviyatın ve insan ruhunu temsil etmesi amacıyla kullanılmış.
    Allah insanlara akıl ve ruh vermiş burada yüzeysel konuya bakmak size birşey katmaz. Kuran neden arapça nasıl tam çevrilemez nasıl tam anlamı olmaz vb. konuşmalar yaşanmış.
    Kuranı anlamak için arapça bilmek yetmez yada anlam ve manevi bir yön çıkarmak için türkçe mealinin yetmediğini söylemek de doğru değildir.
    Kendi dilimizde bile farklı anlamlar çıkan kelimeler var örneğin "yazı beklemek" gibi milyon tane örnek oluşturulabilir. Herkes aynı şeyi anlasa ve net bir tabir olsa tarikatler meshepler vb oluşumlar olmazdı.
    Allahın bize verdiği aklı indirilen kitabı anlamak için kullanıp yaptığımız çıkarımlarla hayatımıza yön veriyoruz. Buda sınavımız olmuş oluyor.
    Kuranda geçen bir ayeti okuduğumuz gibi hangi olay üzerine indiği ve ne anlam ifade ettiğini düşünmek gerekir.
    Hayatımız süresinde işimize yarayacak bir çok farklı dildeki kaynağı okuyup yeri geldiğinde farklı bir dili öğrenip bize katacakları için çektiğimiz zahmeti eğer anlamak istiyorsak kuran içinde yapabiliriz
  • 05-10-2022, 11:39:24
    #61
    qweuto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    güzel kardeşim anladıgım kadarıyla kuran meali okuyan bir insansın öyle değilsen de lütfen oku ama sadece tek bir mealden okuma başka meallerden de oku meal çeviridir bir beşer çevirisi oldugu için bazı anlamlarda ister istemez hatalar olabilir bu gayet normaldir ama çok bir çeviri okursan doğrusunu illa ki bulursun ve bağlamlar la okunduğu için daha iyi anlaşılır ne demek istediği kuranın. erhan aktak mehmet okuyan mustafa islamoğlu veya başka kişiler diğer çeviriciler tek bir çeviricinin mealiyle yetinme farklı farklı oku bu her zaman daha iyidir.



    44. Ve eline bir deste al, onunla yola çık¹ ve hanis² olma. Biz, onu sabredici bulduk. O ne iyi kuldu! O, her zaman Allah'a yöneldi.³
    1- Ayette yer alan “darabe” sözcüğüne, çevirilerde “vur, döv” anlamının verilmesi, bu sözcüğün onlarca anlamının bulunduğunun dikkate alınmamasından kaynaklanmaktadır. Ayette; Eyyûb Nebiye, “Elinde avucunda ne kaldıysa onları da alarak rızkını aramak için daha verimli; imkânı daha iyi olan yerleri bulmak için yola koyul, bulunduğun yerden ayrıl, sefere çık.” denmektedir.
    2- Kararsız olma, haktan ayrılma.
    3- Bu ayetin tefsirinde yer alan bilgiler, İsrâîliyyât kaynaklı olup, tamamıyla uydurmadır. Kuranî bir dayanağı yoktur. Bu yalanlara göre, Eyyûb Nebinin, hanımına yüz sopa vuracağına dair yemin ettiğini, daha sonra pişman olduğunu; Allahın da yeminini yerine getirmek için ona yüz adet saptan bir demet yaparak, o demetle hanımına bir kez vurmasını ve böylece sözünü yerine getirmiş olacağına dair bir yol göstermektedir. Bunun, Allaha hile yapmayı yakıştırmak olduğunu akletmeyen sapkın anlayış, İsrâîliyyâtta yer alan bilgileri doğrulamak adına, yalan uydurma yarışına girmiştir. Eyyûb Nebinin hastalığına dair çeviri ve tefsirlerde yer alan bilgilerin tamamı Kuran dışı kaynaklardan alınmıştır.
    Normalde bu tarz tartışmalara dâhil olmam fakat insan yazmadan edemiyor.
    "birçok çeviri okursan doğrusunu illâ ki bulursun"
    diyorsunuz.
    Şimdi size şunu sormak istiyorum:
    1- Benim bilgim yoksa doğrusunun hangisi olduğunu nasıl bileceğim? Akıl ve mantık ile mi?
    2- Bilgim varsa, hangi meal yanlış hangisi doğru ayırt edebiliyorsam o zaman niye meal okuyayım ki?
    3- Mustafa İslamoğlu ve Mehmet Okuyan'ın -inanç anlamında- sapkınlıkları ayyuka çıktı. Youtube'dan kısa bir araştırmayla bulabilirsiniz kendilerine yapılan reddiyeleri. Yani tavsiye ettiğiniz kişiler sağlam pabuç değil.
    4- Size cevap yazan arkadaş bazı noktalarda doğru söylüyor. Ilımlı İslamcı olacağız diye her şeyi te'vil edip, "yok yaa o aslında öyle değil böyle." demenin anlamı yok.
    5- Kur'anda nesh de vardır meselâ. Nesh nedir kaç kişi biliyor? Yani sadece meal ile din öğrenip başkalarına da din öğretmeye kalkışmak sizce çok mantıksız değil mi?
    İlk ve son mesajım...
  • 05-10-2022, 11:40:03
    #62
    MrCat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam darabe sözcüğünü oyun hamuruymuş gibi oynatmaya gerek yok nisa 34 de apaçık dövün/vurun diyor yani 50 tane anlamından iyi olanı seçip yok dövün demedi yolları ayırın dedi gibi olayın bütününü kelimenin asıl kökünden ayırıp bambaşka bir anlamına büründürmek istenildiği gibi yazıp okumaktan başka bir şey değildir darabe kuran da diğer bölümlerde de geçer (bakara, sad, safffad, kehf..) buralarda yerine göre anlamları ayrıma gelenler net bir şekilde anlaşılıyorken nisa 34 de olayın bütününden ayırıp orada şiddet içermiyor demek sadece bilgi kirliliği oluşturur ayrıca sad 44 e gelirsek siz bana eğer islamda bir şiddet olsaydı nasıl olacağını allah illaki söylerdi dediniz ayette bir ekin sapını al onunla hanımına bir kere vur diyor olayların başında ise zaten hz eyyüp nebi zaten ayet inmeden önce de eşine iyileştiği zaman sana sopa atacağım demiştir ve islam dininde peygamberler inananlara rehberlik yapması amacıyla gönderilmiştir eyyüp nebi pişman olduktan sonra yeminin bozmasın diye bu dal ile bir sopa at demesi ve peygamberin bunu uygulaması insanlar için eylem örneğidir
    tamam hocam ama siz yine tek mealle yetinmeyin farklı farklı mealler okuyun cemal külünkoğlu var mahmut kısa var erhan aktaş var mehmet okuyan var mustafa islamoğlu var bir sürü ismini sayamadığım aklıma gelmeyen mealci kişiler var ne kadar çok farklı okursanız sizin için daha iyidir bunu unutmayın. Şüphesiz ki allah affeticidir.
  • 05-10-2022, 12:44:26
    #63
    Şu konunun açık durması, açılmış olması ve hala yazılabiliyor olması kadar saçma bir durum yok. Bırakın burda sabaha kadar laf dalaşına devam ederler.

    Bu forumda bu konuda tartışabilecek, tartışırken objektif olabilecek en fazla 10 kişi vardır.

    A görüşüne sahip olan B görüşünün metni içerisinden sadece ilgili gördüklerini alıyor, B görüşüne sahip olanda tam tersini yapıyor. Böyle sayfalarca yazmışsınız. Veri israfi boşuna masrat : )