179. Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar.İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.

Ayette geçen görme ve duyma ile bilgi doğru olsada, kalbin anlama ile hiç bir alakası yoktur. Dolaşım sisteminin bir organıdır. Basitçe pompadır, heyecanlandığında, koştuğunda, kızdığında vs. beyinden saldılanan hormon ve sinyallerle kontrol edilir. İnsanlık çok uzun yıllar beynin ne işe yaradığını tam olarak bilmediği için duygu, düşünce, anlama vs. gibi tüm fonksiyonların kalp tarafından yapıldığını zannetmiştir. Beynin tam olarak ne işe yaradığı ancak 14.yy sonra, rönesans döneminde anlaşılmıştır. Bu tarihten önce yazılan tüm kaynaklarda kalbin, duygu düşünce ve anlamada görevi olduğu yazar. Mısır mumyalarının hiç birinde beyin yoktur (mumyalamadan önce çıkartılır - Kalp ve diğer önemli organlar korunmuştur ). Beynin hiç bir fonksiyonunun olmadığını düşündükleri sonraki hayatta bir işe yaramayacığı sonucuna varmışlardır. Geçmişte kalp için gerçek anlamda kullanılan tüm kelimelerin manaları hala mecaz olarak kullanılmaya devam etmektedir. Geçmişte göktaşının atmosfere girince ortaya çıkardığı parlamanın "yıldız kayması" olarak isimlendirilmesi gibi, insanlık çok sonradan öğrenmiştir yıldızların dünyada astronomik uzaklıklarda olduğunu ve kayma vs. gibi bir şeylerin mümkün olamayacağını ama hala yıldız kayması kelimesi kullanılır.