qweuto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
güzel kardeşim anladıgım kadarıyla kuran meali okuyan bir insansın öyle değilsen de lütfen oku ama sadece tek bir mealden okuma başka meallerden de oku meal çeviridir bir beşer çevirisi oldugu için bazı anlamlarda ister istemez hatalar olabilir bu gayet normaldir ama çok bir çeviri okursan doğrusunu illa ki bulursun ve bağlamlar la okunduğu için daha iyi anlaşılır ne demek istediği kuranın. erhan aktak mehmet okuyan mustafa islamoğlu veya başka kişiler diğer çeviriciler tek bir çeviricinin mealiyle yetinme farklı farklı oku bu her zaman daha iyidir.



44. Ve eline bir deste al, onunla yola çık¹ ve hanis² olma. Biz, onu sabredici bulduk. O ne iyi kuldu! O, her zaman Allah'a yöneldi.³
1- Ayette yer alan “darabe” sözcüğüne, çevirilerde “vur, döv” anlamının verilmesi, bu sözcüğün onlarca anlamının bulunduğunun dikkate alınmamasından kaynaklanmaktadır. Ayette; Eyyûb Nebiye, “Elinde avucunda ne kaldıysa onları da alarak rızkını aramak için daha verimli; imkânı daha iyi olan yerleri bulmak için yola koyul, bulunduğun yerden ayrıl, sefere çık.” denmektedir.
2- Kararsız olma, haktan ayrılma.
3- Bu ayetin tefsirinde yer alan bilgiler, İsrâîliyyât kaynaklı olup, tamamıyla uydurmadır. Kuranî bir dayanağı yoktur. Bu yalanlara göre, Eyyûb Nebinin, hanımına yüz sopa vuracağına dair yemin ettiğini, daha sonra pişman olduğunu; Allahın da yeminini yerine getirmek için ona yüz adet saptan bir demet yaparak, o demetle hanımına bir kez vurmasını ve böylece sözünü yerine getirmiş olacağına dair bir yol göstermektedir. Bunun, Allaha hile yapmayı yakıştırmak olduğunu akletmeyen sapkın anlayış, İsrâîliyyâtta yer alan bilgileri doğrulamak adına, yalan uydurma yarışına girmiştir. Eyyûb Nebinin hastalığına dair çeviri ve tefsirlerde yer alan bilgilerin tamamı Kuran dışı kaynaklardan alınmıştır.
Normalde bu tarz tartışmalara dâhil olmam fakat insan yazmadan edemiyor.
"birçok çeviri okursan doğrusunu illâ ki bulursun"
diyorsunuz.
Şimdi size şunu sormak istiyorum:
1- Benim bilgim yoksa doğrusunun hangisi olduğunu nasıl bileceğim? Akıl ve mantık ile mi?
2- Bilgim varsa, hangi meal yanlış hangisi doğru ayırt edebiliyorsam o zaman niye meal okuyayım ki?
3- Mustafa İslamoğlu ve Mehmet Okuyan'ın -inanç anlamında- sapkınlıkları ayyuka çıktı. Youtube'dan kısa bir araştırmayla bulabilirsiniz kendilerine yapılan reddiyeleri. Yani tavsiye ettiğiniz kişiler sağlam pabuç değil.
4- Size cevap yazan arkadaş bazı noktalarda doğru söylüyor. Ilımlı İslamcı olacağız diye her şeyi te'vil edip, "yok yaa o aslında öyle değil böyle." demenin anlamı yok.
5- Kur'anda nesh de vardır meselâ. Nesh nedir kaç kişi biliyor? Yani sadece meal ile din öğrenip başkalarına da din öğretmeye kalkışmak sizce çok mantıksız değil mi?
İlk ve son mesajım...