
Bu gece eşimle kısa da olsa ciddi ciddi işi gücü bırakıp bir sahil kasabasına yerleşmeyi konuştuk. Bilenler vardır eşim devlet memuru ben ise özel sektörde çalışan birisiyim.
Evet konunun başlığındaki gibi. Kaç günümüz kaldı ki. Mandıra filozofu 2 diyeceksiniz evet başlığı esinlendiğim film o.
Sabah kalktığınızda bugün 6 saat kitap okuyayım deseniz. Evinizin bir duvarını yeşil, diğerini pembe boyasanız. Bir odaya hiç elektrik bağlamasanız. Eski püskü eviniz olsa. Çocuklarınıza hiçbirşey almayıp onlara sadece saygıyı sevgiyi doğayı öğretseniz kötü mü olur.
Hemen negatifçilerin sorusunu soralım. Nasıl geçineceğiz
gel gel...!!- Beslediğin hayvanların hastalığı
- Kendi hastalığın
- Yetiştirdiğin bitkilerin hastalığı
- Hırsızlık (olmayan yer mi var
)- Çocukların eğitim hayatı
- elektrik
- su
- ısınma
- ekmek
...................
olumsuzluklar biter mi?
Bir sabah kalktınız, o da ne. Bedeniniz yatakta siz kalkmışsınız.
Öldüğünüzde bunların hiçbirinin bir öneme olmayacağına göre, bırakalım hayatın güzel yönlerini yaşamaya çalışalım.
İnancınız olsun ya da olmasın. Şurada kalan birkaç günümüzü güzel yaşasak fena mı olur.
Sakıp Sabancı'nın bir sözü vardı "Malım mülküm olmasaydı da, oğlum sağlıklı olsaydı"
Neyse buraya kadar sıkılmadan okuduğuna göre, yorumlara da ciddi ciddi cevap verirseniz sevinirim.
Bu konuyu 15 günlük tatilden Kemer'de düşündüm. 350 gün çalışma sonunda zar zor kazandığım 15 günümün başlangıcında düşündüm. 365 gün tatil hayaliyle heyecanıyla.
Burayı gerçekten seviyorum
(forumu
)