• 03-08-2019, 13:51:08
    #28
    Hocam serzenişinde haklısın. Lakin olayı şu boyutuyla ele almakta da fayda var; geçen gün bir sözlükte bir işverenin serzenişini okudum. 12 yıllık çalıştırdığı adamına tazminatını, ihbarını vs tüm haklarını verip yollarını ayırdıktan sonra gelen mahkeme celbiyle hakim karşısında tamamen çaresizce tekrar cezai işlem ödeyerek hak gaspına uğramış. Çalıştırdığı adama noter tasdikli "tüm alacaklarımı aldım" kağıdını mahkemeye sunsan bile cebir ile imza atmışsındır diye işverene inanmıyorlar.
    Aynısı benim de başıma geldi.
    Ve yorumlara baktım, sözlük ahalisinin patronlara bakış açısı bildiğin elinde puro, şişman kapitalistler.

    Sistem çarkları şöyle işler; müteşebbis işletme kurar, üniversite mezunu ya da kalifiye istihdam eder, ürün üretir ya da satar ve kalkınma olur.
    1 patron, 5 çalışanı olan bir firma minimum 20 kişinin geçimini sağlar, alt dallarla beraber 50 ye yakın kişinin geçim kaynağı olur.

    Bizdeki problemler sırasıyla;
    (arkadaşların da dillendirdiği gibi) kalifiye ara eleman olmadığı sürece herkesi üniversite mezunu diye iş yerine dolduramazsınız.
    Herkes üniversite mezunu olur ise, maalesef ki ülkemizde bu kadar banka, okul, muhasebe, müşavir firması yok ve yeni mezun işsiz sayısı katlanır.
    Kanunlar müteşebbisi tamamen ezecek şekilde dizayn edilmiş ve vergilerle, stopajlarla vesaire bir insan çalıştırmanın maliyeti çok yüksek.
    Suriyeli diye şikayet etmeye hakkımız yok, kimse çocuğunu tornacıya, marangoza, oto tamircisine vermiyor ve bu açığı afgan/pakistanlı/suriyeli iş gücü kapatıyor.

    Daha çok uzar gider bu maddeler, siyasete vs bulaşmadan, polemik çıkartmadan subjektif görüşüm bu şekildedir.
  • 03-08-2019, 14:07:04
    #29
    Gereksiz konu, gereksiz tartışmalar... İnsan önce kendisini geliştirmeli, yetiştirmeli...

    Babam emekli memur, annem de öyle... Kendimi bildim bileli babam hep çalışır, hep bir ÅŸeyler kovalar... Uzun yıllardır da galata köprüsünde olta, iÄŸne, yem vb ÅŸeyler satıyor ve günlük kazancı 150 - 200 ₺ arası deÄŸiÅŸiyor. Benim babam eÅŸÅŸek mi bu sıcağın altında orada duruyor? Üstelik ev kendimizin, arabası var, çok şükür her ÅŸey de yolunda...

    Sen istediğin kadar oku; istediğin üniversiteyi bitir... Eğer üniversite okudum, hayat beni istediğim yere getiremedi diyorsan söyleyecek laf yok zaten vesselam...

    Piyasada kıravatlı eşşek çok...
  • 03-08-2019, 14:25:33
    #30
    firmama muhasebeci alicagım, işkura ilan verdim yaklaşik 45-50 başvuru geldi çağirdim hepsini kendi formumuzu doldurdum inanın hepsinin mezun oldugu okulları ve çaliştigi firmalara bakiyorum ya yemin ederim böyle birşey yok

    adam 2 üniversite bitirmiş, şok marketinde kasiyerlik yapmiş
    adam bilmem ne mezunu 28 yaşinda sigortasız oralarda buralarda çalişmiş

    inanın şok oluyorum bunca başvuruda bir tane görmedim ilkokul yada lise mezunu olup gelen en az 1 üniversite bitirip gelen kişiler var çok üzülüyorum böyle olunca adam inşaat mühendisi muhasebe ilanı için geliyor yaparim diyor başka altarnetifi yok ki ?
  • 03-08-2019, 14:25:39
    #31
    Alıntı
    Birisi mimarlık mezunu, birisi hukuk son sınıf öğrencisi
    Hocam biraz acı laf olacak ama zaten bu kişileri almayın işe.
    Mimarlık ve hukuk kolay olan bölümler değil.
    Size gelen gençler ezber veya minnet ricayla bölümünü bitirerek ideali olmayan kişiler.
    Şöyle düşünün, sabah 8 akşam 5 çalışan şirketinizde sabah 8'de geldiğinde hemen akşam 5 olsun diye gözünü kolundan ayırmayan bir çalışan ister misiniz?
    Eminim istersiniz ki, kendisi de birşeyler katsın, büyümeye yardımcı olsun. Bende maaşını yüksek tutayım, daha mutlu olsun.
    Bunları desteksiz söylemiyorum, eğitimin tam içindeyim. Bizzat 140bin öğrenciye dokunuyorum.
    Konuda siyasi söylemlerde olan arkadaşlar var, üzülerek söylüyorum 30 yıl öncesinin eğitimi de aynıydı ki akademisyenlerimizden tecrübe ediyoruz maalesef.
    Kişi, diploması ne olursa olsun kendisine bir şeyler katmalı. İlla hırsız olacak değil ya? İDEALİST kişiyse call center olarak girdiği şirkette hukuk müşaviri olabilir. Şirket şubelerinin mimarlığını yapabilir.
    Aslında söylenecek çok şey var ama, Allah yardımcımız olsun. Dün de kötüydü bugün de kötü. Yarın da kötü olacak. Bunu bilerek hep üstüne bir şeyler ekleyerek yaşamak gerekiyor.
  • 03-08-2019, 15:02:41
    #32
    Hocam en basitinden; R10 üyesi webmasterların yüzde ellisi bu işi ikinci iş olarak yapıyor. Kendimden örnek veriyorum, 8-5 mesaili işte çalışıyorum. Eğitimcilik gereği akşamları da bu mesleğe 1 saat ayırıyorum en az. Üstüne yine web işleri, tasarım işleri için günde 3-4 saat ayırıyorum geceleri. Toplamda 13-14 saat çalışmam gerekiyor. Yol, yemek, ihtiyaç derken günde 6 saat uykuya talimiz.

    Sonra diyorlar ki bu ülke gençleri niye sinirli, niye stresli. Yahu ben on yıl sonra bi ihtimal doğacak çocuğumun bez parasını şimdiden düşünüyorum.
  • 03-08-2019, 17:24:52
    #33
    hocam konu dışı ama su arıtmayla ilgili size bir şey danışmak istiyorum
  • 03-08-2019, 18:33:14
    #34
    Birçok arkadaşım staj yaptı bu yaz.. Başvurdukları onlarca yerden torpil istemişler.. Açık açık da söylemişler "Torpil olmadan, bir tanıdığınız olmadan staj yapmanız zor" diye. Ben dahi normalde ücret almam gerekirken torpile başvurmadığım için ücretsiz olarak yapmak zorunda kaldım. Hal böyleyken ne okumak işe yarar ne de herhangi bir alanda uzman haline gelmek. Uzmanlar işsiz olup ilkokul mezunları yüksek mevkilere getirilirse daha kötü günlerin gelmesi kaçınılmaz. Eğer kendiniz için iyi ve onurlu bir yaşam istiyorsanız ya inanılmaz başarılı olacaksınız ya da dil öğrenip yurt dışında geçerliği olan bir meslek öğrenip kaçacaksınız.
  • 03-08-2019, 18:52:26
    #35
    MuhammedEksi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Diploma sahibi olması bir anlam ifade etmiyor.
    Diplomanın üstüne ne koyabilmiş? Önemli olan kısım bu.
    Yoksa diplomalı hıyarcı olur en fazla. Bir bilgisi, yeteneği yoksa kimse sen diploman var diye işe almaz.

    Yurt dışına çıksa da çöp toplar en fazla ya da garson vs. olarak çalışır.

    Bilgi/Yetenek = ₺
    Yurt dışında garsonluk yapsan bile atıyorum Almanya'da saatine verdikleri ücret 9-10 Euro. Teknolojiden örnek verelim, AirPods 180 Euro. Yani 18 saat çalışarak sıfır AirPods alabiliyorsun. Ben öğrenciyim, Türkiye'de garsonlara verilen ücret maksimum saatine 7-8 TL. AirPods ise 1000 TL'nin üzerinde. AirPods almak için ortalama 150 saat çalışman gerekiyor. Hadi diyelim teknoloji olarak gerideyiz, üretemiyoruz. Gıda sektörüne bakalım. Yine garsonun aldığı paradan gidelim. Türkiye'de bir garson saatine 8 lira bile alsa 1 kg kırmızı et alabilmek için yaklaşık 7-8 saat çalışması gerekiyor. Fransa'da ortalama bir garson maaşı 2900 Euro civarında. Saatlik ortalama ücret verilere göre 17 Euro görünüyor ama biz buna yine 10 Euro diyelim. Fransa'da et fiyatı ise 1 kg 15 Euro. 1,5 saatlik bir çalışmayla 1 kg et alınabiliyor. Duruma böyle bakıldığında Türkiye'de masa başı işlerde çalışarak aylık 5000 TL maaş almaktansa yurt dışında garsonluk yapmak bile daha makul gelebilir.

    Tabi ki bu durumda olmamızın sebeplerinden biri de bahsettiğiniz şeyler aslında. Biz kendimizi geliştirmek yerine çok daha boş işlerle vakitlerimizi öldürüyoruz. Sonuçta ekonomi birden kötü olmuyor. Birden kötü olmadığı gibi birden de iyi olamaz. Bu yüzden insanlar bahsettiğiniz minvalde sadece para kazanıp hayatını devam ettirmekten ziyade kendilerini geliştirmek için çaba harcamaya başlarlarsa o zaman belki 10 sene belki 30 sene sonra biz de bahsettiğim rakamlardaki rahatlığı görebiliriz.
  • 03-08-2019, 19:16:42
    #36
    GencoHD adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam konu dışı ama su arıtmayla ilgili size bir şey danışmak istiyorum
    Tabi buyrun