• 19-04-2018, 23:16:40
    #28
    Vhisne adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sana bana popüler hocam çok satanlarda göremezsin https://prnt.sc/j7ib3a


    -----------


    Neden okumuyoruz derseniz bi kitap yazmaya çalışıyorum bundan bahsettim biraz ekliyim.


    Başlarda bende herkes gibiydim, sürüden ayrılamayan koyundum işte. Sonra hayatımın hatasını yaptım. Nemi yaptım ? Kitap okumaya başladım. Kitap okumak kadar salakca bişey var? Bu zamana kadar böyle büyük bi aptallıkla karşılaşmadım ben. Sende aptalsın evet. Ne zorun varda 20 lira verip üstüne adını yazdırdığın karton bardaktan kahve içmektense kitaba harcadın o parayı ? Kaveni alsan ordaki çakma hippilerle x markasında indirim varmış yeağğ geyikleri yapıp arkadaş çevreni genişletebilirdin. Ama sen ne yaptın kitap aldın. Okuyosunda noluyo zihnin açılıyo, bişeyler öğreniyosun, öğrendikce görüyosun etrafında olanları, aslında hiçbişey bilmediğini farkediyosun falan. Sencede saçma değilmi, ne kadar salak olduğunu görebilmek için bile para harcaman gerekiyo. Kitap okumasan cehaletinin farkına varamıycaksın pembe gözlüklü polyana gibi gezmeye devam ediceksi, salaklık diyorum boşa demiyorum işte. Kave içsem nolcak sanki diycen dimi şimdi sen. Yanık kilotlu çorap kokan bi arkaş ortamın olucak, kulağına otuzikibindöryüzaltmışsekiz küpe takıcaksın, göbek deliğine ve göğüs uçlarına pirsingmidir nedir o tenekelerden taktırcaksın istikamet karaköy ! Yapılcak listeside belli, önünde bisiklet olan kafede biran ve sigaranla fotoğraf çektir bisiklette kadrajda olsun, ara sokaklardaki grafitilerle poz ver instagrama at. Bunları yaptıktan sonra tebrikler sende popüler sürtüklerden oldun ama akşam eve gittiğinde asgari ücretle çalışan babana yarım saat oturduğun masada elli lira hesap ödediğini söyleme sakın kuzum. Bide benim gibi pipisi olanlar var kavedense kitaba para harcayan oda beter durum. Karaköye kadar senorya aynı onlardada ama ünüforma lazım karaköye gitmek için. Kot pantolan giyeni tutup s*kiyolar galiba karaköyde o yüzden kesinlikle kırmızı yeşil falan anglosakson bi renk pantolon bulup giymen lazım. Renklede olmuyo dar olcak paçaları katlıycan altına binüçyüzsekseniki modası parlak bi ayakkabı giycen öyle. Hem bu p*çler yüzünden pantolon bulamaz olduk *** her yerde antinkuntin modeller, dar pantolonu nasıl giyionuz oğlum siz çükünüzdemi kalkmıyo (hayata nasıl bakıyorsunuz bilmiyorum da neden sürekli kalksın ki)*** nasıl zaptediyosunuz ? Yoksa hepiniz pasifsinizde haberimizmi yok çözebilmiş değilim henüz.

    + Ne anlatıyon sen ya ?
    - Görmüyomusun üzümlü kek tarifi veriyorum.
    + Kitap okumak aptallıktırdan dar pantolana nasıl bağladın bi desene ?
    - Ters bağladıysam demek.
    + Sıkma sıkma, para verip kitap alanlara salak dedin az önce açıklayamazsan bunu linç ederler seni sokakta gördüklerinde demedi deme bak.
    - Haklı oluşlarını seviyorum biliyosun dimi.
    + Akıt gelsin hadi.
    Kitap okumak salaklık deyişim çok doğru bi tabir aslında. Akıllı bi birey cehaleti seçermi kendi elleriyle ? Hepimiz cehaleti seçme aptallığını yaptık ama. Hayatı boyunca tek bir kitap bile okumamış olan adam ne kadar çok şey biliyo dimi ? Nerdeyse herşey hakkında fikirleri var. Doğrusuna bakıcak olursak bi *** bildiği yok tamamda bi *** bilmediğinden haberi yok işte cahil değil alim olduğundan emin mutlu huzurlu adam. Sen nasılsın ? 200 kitap okudunda noldu ? O adamın bildiğini düşündüğün kadar çok şey bildiğini sanıyomusun ? Okudukca ne kadar az şeyden haberdar olduğunu görüyosun. Kitap okumak yemek yemek gibi değilki yemeği yersin karnın doyar. Kitabı okursun cehaletin artar. Bunu bile bile daha çok okuyosun daha çok cahilleşiyosun. Bu aptallık değilde ne peki ? Aksini idda edebilcek biri varsa buyursun gelsin kaveler benden konuşalım. Burda bahsettiğim ılık oralet gibi kitapların okuyucu kitlesi değil bu arada tarihe not düşülsün buda sıkıntı çıkmasın sonra.

    Gözlerim kanadı hocammmm ilk spoilerdaki yazım hatalarınız beynime beynime saplandı yarıda bıraktım yemin ederim.



    Okuma alışkanlığı da aileden başlar. 3 yaşında çocuk telefon kullanıyorsa büyükleri kullandığı içindir. Sen akşamları evde karı koca eline kitap al bak sonra çocuklar ne yapıyor gör.
  • 19-04-2018, 23:19:51
    #29
    Üyeliği durduruldu
    Rigobert adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gözlerim kanadı hocammmm ilk spoilerdaki yazım hatalarınız beynime beynime saplandı yarıda bıraktım yemin ederim.



    Okuma alışkanlığı da aileden başlar. 3 yaşında çocuk telefon kullanıyorsa büyükleri kullandığı içindir. Sen akşamları evde karı koca eline kitap al bak sonra çocuklar ne yapıyor gör.
    hahaha 2.kez söylüyorum belki ikinci yenicilerin 2018deki temsilcisi benim alah allah şaka bi yana es kaza bitirirde yayınlatma kararı alırsam editöryel inceleme görecektir imla hatası kalmacayaktır hocam
  • 19-04-2018, 23:28:38
    #30
    igtr.net
    Rigobert adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gözlerim kanadı hocammmm ilk spoilerdaki yazım hatalarınız beynime beynime saplandı yarıda bıraktım yemin ederim.



    Okuma alışkanlığı da aileden başlar. 3 yaşında çocuk telefon kullanıyorsa büyükleri kullandığı içindir. Sen akşamları evde karı koca eline kitap al bak sonra çocuklar ne yapıyor gör.
    hocam yazım yanlışı vardı fakat yazıyı okumak güzeldi.

    Vhisne adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hahaha 2.kez söylüyorum belki ikinci yenicilerin 2018deki temsilcisi benim alah allah şaka bi yana es kaza bitirirde yayınlatma kararı alırsam editöryel inceleme görecektir imla hatası kalmacayaktır hocam
    sen 3. yeniciler olacak özgün olalım
  • 19-04-2018, 23:39:33
    #31
    Onemli olan bence kitap degil gunde ne kadar oludugumuz. Artik kitap okunmuyor aradiginiz tum bilgiler internette zaten. Ben ayda yada iki ayda bir kitap okumaya calisiyorum ama onlarda ekitap telefondan, tabletten hobi gibi bir sey oldu artik kitap okumak.
  • 20-04-2018, 08:46:56
    #32
    Bir kimseye neden kitap okumuyorsun ? Diye sormak neden piano çalmiyorsum a benzer. ( Alıntı- )
  • 20-04-2018, 11:09:51
    #33
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Ben düzenli olarak kitap okurum. Her ay kesinlikle bir kitap alışveriş bütçesi oluşturup o bütçeyi de sonuna kadar kitap almak için kullanırım. Ortalama haftada bir (kitaba göre artabiliyor bu sayı) kitap kesin bitiririm. Bu da ayda en az dört kitap okumak demek.


    Okuma alışkanlığım askerden sonra başladı. Çevre çok önemli bir faktör. Çevresinde kitaba zaman ve para ayıran insanların olması kişinin de o yöne kaymasında bir etken rol oynayabiliyor. Ben doğru kitaptan başlayacak kadar şanslıydım ve çevrem daha sonra da doğru kitaplara yönlendirebildi. Şimdi de ben yönlendirici rol üstlenmeye başladım. Çevremde kitap okumayan insanlara hoşlarına gidebileceğini düşündüğüm kitaplar önererek ve hatta okuması için kitabı bazen hediye bazen de ödünç vererek onları kitaba yönlendirmeye çalışıyorum. Kimi zaman başarılı oluyorum kimi zaman da başarısız. Denemek gerek.


    İnsanlar kitap okumayı denemiyor. Bahane üretmek daha kolay çünkü. "Film seyretmek varken neden kitap okuyarak gözlerimi eskiteyim ki." diye düşünen arkadaşlarım var. "Çok pahalı be kardeşim" diyen ama sigaraya avuç avuç para veren arkadaşlarım da. "Zamanım yok" diyen, fakat futbol müsabakalarına hayatlarını verenler de


    70 kişinin içinde olduğu otobüste bazen tek başıma bazen de bir - iki kişiyle kitap okuyoruz. Bu rakamın artması, diğerlerinin de merak etmesini ve denemesini sağlayabilir.


    Kitap okumayı ve ona zaman-bütçe ayırmayı hayatın olağan bir parçası yapabilmek gerekiyor. Aksi taktirde zor...


    Çok yazmışım Konuyu açan arkadaşa teşekkürler.
  • 20-04-2018, 15:57:30
    #34
    Kitap okumamamızın nedeni annelerimiz de kitap okumuyordu.
    Üstelik bu yüzden ortalama 5-10 puan zeka seviyemiz düşük.
    Aramızdaki arkadaşlara söyleyeyim. Çocuğunuz olursa 1-4 yaş arası her gün hem de her gün akşam yatmadan kitap okuyun.
    Üstelik bu kitapları okurken, çocuğa okuduğunuz kitap ile ilgili sorular sorun.
    Çocuğun soru sormasına izin verin.
    Bu çocuğun bu kitabı siz olmadan okuma motivasyonuna sahip olmasını sağlayacak, hem de zekasını ortalama 5 puan arttıracaktır.
    Bu 5 puan artan zeka onu hayatta milyonlarca kişinin önüne geçirecektir.
    Bugüne kadar küçük çocuğu olan çok sevgilim oldu, Flemenk, İngiliz, Ukraynalı, Rus, Belçikalı...
    Hepsinin ortak özelliği her gece yatmadan önce çocuklarına kitap okumalarıydı.
    Çocuğumu yatıracağım demek 30 dakika 1 saat arasında bir mesai demekti aslında.
    Ve çocuklar yataktayken kitap okunur ta ki çocuk kendi okumayı öğrenene kadar.
    Sonra o çocuk kendi kitabını kendi okur her akşam...
    Kimin annesi her gece ona bir kitap okur ya da masal anlatırdı?
    Üniversite'de senaryo dersi aldığımda hoca demişti ki, kimler küçükken annesinden, dedesinden ninesinden yatmadan önce masallar dinlediler?
    Sonra ekleri: Diğerleri çıkabilir, onlar isterlerse bu dersi bırakabilirler çünkü onlardan iyi bir senarist ya da yazar olma ihtimali çok düşük...
  • 20-04-2018, 17:06:07
    #35
    igtr.net
    Daniel1336 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Onemli olan bence kitap degil gunde ne kadar oludugumuz. Artik kitap okunmuyor aradiginiz tum bilgiler internette zaten. Ben ayda yada iki ayda bir kitap okumaya calisiyorum ama onlarda ekitap telefondan, tabletten hobi gibi bir sey oldu artik kitap okumak.
    Kitap okumayı sevmeyen bir toplum internette bilgileride okumaz. Mesela ben site açmadan önce her gün türkiyede wikipedia kapanmadan günlük rastgele bir konu okurdum. Hiç beklemediğim şeyler öğrenirdim. Araştırırdım yani sadece burda kitap okunmuyor sorun değil gerçekten internette ödevlerden hariç merak edip okuyan kitlede çok az.

    muhammetilbas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir kimseye neden kitap okumuyorsun ? Diye sormak neden piano çalmiyorsum a benzer. ( Alıntı- )
    Kitap okumayı öğretmek gerek. Kitap okunmamasının nedeni üzeride yoğunlaşmak gerek. Bir çok cevap veren kişiler çok güzel noktalara parmak bastı. Bunların çözümü olabilir. Sonuçta okumak bir tercih olmamalı zorunluluk olmalı.

    erolife adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben düzenli olarak kitap okurum. Her ay kesinlikle bir kitap alışveriş bütçesi oluşturup o bütçeyi de sonuna kadar kitap almak için kullanırım. Ortalama haftada bir (kitaba göre artabiliyor bu sayı) kitap kesin bitiririm. Bu da ayda en az dört kitap okumak demek.


    Okuma alışkanlığım askerden sonra başladı. Çevre çok önemli bir faktör. Çevresinde kitaba zaman ve para ayıran insanların olması kişinin de o yöne kaymasında bir etken rol oynayabiliyor. Ben doğru kitaptan başlayacak kadar şanslıydım ve çevrem daha sonra da doğru kitaplara yönlendirebildi. Şimdi de ben yönlendirici rol üstlenmeye başladım. Çevremde kitap okumayan insanlara hoşlarına gidebileceğini düşündüğüm kitaplar önererek ve hatta okuması için kitabı bazen hediye bazen de ödünç vererek onları kitaba yönlendirmeye çalışıyorum. Kimi zaman başarılı oluyorum kimi zaman da başarısız. Denemek gerek.


    İnsanlar kitap okumayı denemiyor. Bahane üretmek daha kolay çünkü. "Film seyretmek varken neden kitap okuyarak gözlerimi eskiteyim ki." diye düşünen arkadaşlarım var. "Çok pahalı be kardeşim" diyen ama sigaraya avuç avuç para veren arkadaşlarım da. "Zamanım yok" diyen, fakat futbol müsabakalarına hayatlarını verenler de


    70 kişinin içinde olduğu otobüste bazen tek başıma bazen de bir - iki kişiyle kitap okuyoruz. Bu rakamın artması, diğerlerinin de merak etmesini ve denemesini sağlayabilir.


    Kitap okumayı ve ona zaman-bütçe ayırmayı hayatın olağan bir parçası yapabilmek gerekiyor. Aksi taktirde zor...


    Çok yazmışım Konuyu açan arkadaşa teşekkürler.

    Güzel bir noktaya değinmişsiniz. Özellikle kitap pahalı diyen kişiler mevcut fakat kitap pahalı diyip her ay 50 tl cep telefonu faturası ödeyenler var.
    Bir de dediğiniz gibi bahanelere sığınıyorlar. Yani biz kitap okuyun dediğimizde zamanımız yok deyip saatlerce telefonla oynayan bir kitle var. Bu da bizim insanlar gelişmesi önünde çok büyük engeller doğuruyor malesef. İnşallah kitap okuyanlar sizin gibi örnek olup bir çok kişinin okumasını sağlar.


    Ayrıca uzun yazdığınız içinde bende teşekkür ederim.

    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kitap okumamamızın nedeni annelerimiz de kitap okumuyordu.
    Üstelik bu yüzden ortalama 5-10 puan zeka seviyemiz düşük.
    Aramızdaki arkadaşlara söyleyeyim. Çocuğunuz olursa 1-4 yaş arası her gün hem de her gün akşam yatmadan kitap okuyun.
    Üstelik bu kitapları okurken, çocuğa okuduğunuz kitap ile ilgili sorular sorun.
    Çocuğun soru sormasına izin verin.
    Bu çocuğun bu kitabı siz olmadan okuma motivasyonuna sahip olmasını sağlayacak, hem de zekasını ortalama 5 puan arttıracaktır.
    Bu 5 puan artan zeka onu hayatta milyonlarca kişinin önüne geçirecektir.
    Bugüne kadar küçük çocuğu olan çok sevgilim oldu, Flemenk, İngiliz, Ukraynalı, Rus, Belçikalı...
    Hepsinin ortak özelliği her gece yatmadan önce çocuklarına kitap okumalarıydı.
    Çocuğumu yatıracağım demek 30 dakika 1 saat arasında bir mesai demekti aslında.
    Ve çocuklar yataktayken kitap okunur ta ki çocuk kendi okumayı öğrenene kadar.
    Sonra o çocuk kendi kitabını kendi okur her akşam...
    Kimin annesi her gece ona bir kitap okur ya da masal anlatırdı?
    Üniversite'de senaryo dersi aldığımda hoca demişti ki, kimler küçükken annesinden, dedesinden ninesinden yatmadan önce masallar dinlediler?
    Sonra ekleri: Diğerleri çıkabilir, onlar isterlerse bu dersi bırakabilirler çünkü onlardan iyi bir senarist ya da yazar olma ihtimali çok düşük...

    Daha öncede çocukluk ve rol model olarak aile konusuna değinen arkadaş oldu. Tabiki bu mevcut. Zekanın artması demişsiniz oda doğru. Fakat bir süreden sonra insan büyür mesela üniversite öğrencisi artık bir olgunluğua sahiptir. Bu neden kitap okuma konusunda bir şeyler yapmıyor. Yani mesela sigarayı içmek çocuklukta kimse bize içirmedi. Fakat büyüdük içtik alışkanlık oldu. Kitapta daha sonra alışkanlık neden olmuyor. Mesela benim ailemde kimse kitap okumaz. Ama ben okuyun derim yine okumazlar. Ama bu benim okumama engel değil.
  • 20-04-2018, 17:18:05
    #36
    fatii adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kitap okumayı sevmeyen bir toplum internette bilgileride okumaz. Mesela ben site açmadan önce her gün türkiyede wikipedia kapanmadan günlük rastgele bir konu okurdum. Hiç beklemediğim şeyler öğrenirdim. Araştırırdım yani sadece burda kitap okunmuyor sorun değil gerçekten internette ödevlerden hariç merak edip okuyan kitlede çok az.


    Kitap okumayı öğretmek gerek. Kitap okunmamasının nedeni üzeride yoğunlaşmak gerek. Bir çok cevap veren kişiler çok güzel noktalara parmak bastı. Bunların çözümü olabilir. Sonuçta okumak bir tercih olmamalı zorunluluk olmalı.




    Güzel bir noktaya değinmişsiniz. Özellikle kitap pahalı diyen kişiler mevcut fakat kitap pahalı diyip her ay 50 tl cep telefonu faturası ödeyenler var.
    Bir de dediğiniz gibi bahanelere sığınıyorlar. Yani biz kitap okuyun dediğimizde zamanımız yok deyip saatlerce telefonla oynayan bir kitle var. Bu da bizim insanlar gelişmesi önünde çok büyük engeller doğuruyor malesef. İnşallah kitap okuyanlar sizin gibi örnek olup bir çok kişinin okumasını sağlar.


    Ayrıca uzun yazdığınız içinde bende teşekkür ederim.




    Daha öncede çocukluk ve rol model olarak aile konusuna değinen arkadaş oldu. Tabiki bu mevcut. Zekanın artması demişsiniz oda doğru. Fakat bir süreden sonra insan büyür mesela üniversite öğrencisi artık bir olgunluğua sahiptir. Bu neden kitap okuma konusunda bir şeyler yapmıyor. Yani mesela sigarayı içmek çocuklukta kimse bize içirmedi. Fakat büyüdük içtik alışkanlık oldu. Kitapta daha sonra alışkanlık neden olmuyor. Mesela benim ailemde kimse kitap okumaz. Ama ben okuyun derim yine okumazlar. Ama bu benim okumama engel değil.
    İnsanın 3 türlü zekası vardır. Bilişsel zeka, duyuşsal zeka, psikomotor zeka.

    Bilişsel Zeka üst düzey zeka becerileridir. Yani ezberleme, analiz yapma, sentez yapma, problem çözme vs...

    Psikomotor zeka vücut sinir kas koordinasyonu ile alakalıdır. Güzel yazı yazma, araba kullanma, güzel resim yapma, futbol oynama, masatenisi oynama gibi, vücudun sinir kas sisteminin motor hareket sistemini yöneten zekadır.

    Bir de duyuşsal zeka denilen, duygu, davranış ve tutumlarımızı belirleyen bir zeka vardur. Bir partiyi sevmez, bir futbol kulübünü tutmak, çok çalışkan olmak, ya da kaytarmaktan zevk almak gibi...

    Duyuşsal zeka bir durum, olay veya olguya karşı tutumumuzu belirler. Ve genelde çok erken yaşlarda oluşmaya başlar.
    Duyuşsal zeka eğitimi çok zordur ve ne kadar erken başlanırsa o kadar başarılı olunur.
    Bir adama analitik geometri öğretmek, her sabah yatağını toplamasını öğretmekten daha kolaydır.
    Tutum ve davranışlarımız kaynaklarını fikirlerden ziyade duygulardan alır.
    O yüzden yaşın ilerledikçe daha çok şey bilmen, daha olgunlaşman bir konu hakkındaki tutumunu değiştirmene neden olmaz.
    Çocukken fenerbahçeli olmuşsundur ya da beşiktaşlı, şimdi Galatasaray süper kupa aldı diye gidip takımını değiştirmezsin.
    Aynı şekilde kitap okumayarak büyüdüysen, kitaplara karşı tutumun fazla değişmez.
    Bak Nihat Doğan'a, Survivor Turabi'ye... Ucuz felsefe ve aforizma ezberleyerek prim yapılabiliyor memlekette.
    Adamlar evrenin sırrını çözmüş, ne gerek var o kadar kitap okuyup bildiklerinden bile şüphe eder hale gelmeye )))

    İşin özü şu, biz hala yerleşik hayata tam olarak geçememiş, sözlü kültürü hakim olan ortadoğu kültürüyüz.
    Eline mikrofon alıp sabaha kadar nutuk atan Cumhurbaşkanını dinlemeye bayılırız ama bu adam madem bu kadar çok şey biliyor neden bir kitap yazmadı diye sormayız.
    Çünkü sözlü kültürün hakim olduğu yerde kitap okumak elbette rağbet görmez.
    Forum webmaster forumu adamların yarısı herkez yazıyor. Çünkü dilini okuyarak değil, duyarak öğrenmişler...