• 19-04-2018, 08:39:13
    #10
    Olaya çok farklı açıdan bakmışsın. Bunun en önemli nedeni "ülke olarak biz; okumanın sadece sınavlarda başarılı olmak için gerçekleştirdiğimiz bir eylem olarak gördüğümüzden kaynaklıdır!" ​Bunu düzeltmenin tek yoluda aile fertlerinin kitap okumayı sevmesi ve çocuğuna aşılamasıdır. %10 dediğiniz kesimin de muhtemelen yarısına yakını aile fertleride kitap okuyordur, yada kitap okumanın kötü birşey olmadığını aşılamış ailedir. Diğer açıdan bakarsak; biz ülke olarak taa Osmanlıdan buyana bir çok savaş görmüş geçirmiş bir halkız. Yani şurada en uzak savaşımız 50 yıl. Sürekli savaşan toplumun gelişmesi ve eğitilmesi çok yavaş ve uzun süreçlerde olur. Eğitim sisteminin yetersizliği, ülkenin sürekli savaşa katılması da ana etkenlerdir. Buraya siyasi birşey yazmayacağım, çünkü bu işin birde rant kısmı da mevcut. Yani özetle ülkede insanlarımızın kitap okumasının ana faktörü ailedir ve yakınındaki arkadaşlarıdır. Diğer etkenlerde bu ana faktörleri besler ve doğal olarak ülkedeki kitap okuma oranı %10 bence büyük bi rakam söylemişsin ki muhtemelen bu kitap satışı / insan sayısıdır. Bizde kitap oranı reelde bende %3 'ü geçmez.
  • 19-04-2018, 08:42:23
    #11
    Bos zamanimda bakarim
  • 19-04-2018, 08:44:37
    #12
    igtr.net
    Komut adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Olaya çok farklı açıdan bakmışsın. Bunun en önemli nedeni "ülke olarak biz; okumanın sadece sınavlarda başarılı olmak için gerçekleştirdiğimiz bir eylem olarak gördüğümüzden kaynaklıdır!" ​Bunu düzeltmenin tek yoluda aile fertlerinin kitap okumayı sevmesi ve çocuğuna aşılamasıdır. %10 dediğiniz kesimin de muhtemelen yarısına yakını aile fertleride kitap okuyordur, yada kitap okumanın kötü birşey olmadığını aşılamış ailedir. Diğer açıdan bakarsak; biz ülke olarak taa Osmanlıdan buyana bir çok savaş görmüş geçirmiş bir halkız. Yani şurada en uzak savaşımız 50 yıl. Sürekli savaşan toplumun gelişmesi ve eğitilmesi çok yavaş ve uzun süreçlerde olur. Eğitim sisteminin yetersizliği, ülkenin sürekli savaşa katılması da ana etkenlerdir. Buraya siyasi birşey yazmayacağım, çünkü bu işin birde rant kısmı da mevcut. Yani özetle ülkede insanlarımızın kitap okumasının ana faktörü ailedir ve yakınındaki arkadaşlarıdır. Diğer etkenlerde bu ana faktörleri besler ve doğal olarak ülkedeki kitap okuma oranı %10 bence büyük bi rakam söylemişsin ki muhtemelen bu kitap satışı / insan sayısıdır. Bizde kitap oranı reelde bende %3 'ü geçmez.
    Hocam yani ben zaten kitap okuma konusuna dikkat çekmek istedim herkes kitap okumalı diye düşünüyorum. Yani Türkiye insanları zor yıllar geçirmiş ve geçiriyorda.
    Ama bunlardan kurtulmak daha bilgili ve daha yetenekli kişiler yetişmesi için kitap okumak ve kitaplara yönlendirmek şart. İnşallah tüm bundan aileler artık farkına varır.
  • 19-04-2018, 08:47:39
    #13
    Üyeliği durduruldu
    İnsanların kitap okuması için huzurlu bir yaşamı olması gerekiyor. Ülkemizde her aile neredeyse geçim sıkıntıları ile boğuşuyor hal böyle oluncada sinir stresden insanlar hobilere vakit ayıramıyor ne yazık ki.
  • 19-04-2018, 08:53:16
    #14
    Bilinen ile bilinmeyen arasındaki harekete düşünce der İbn-Rüşt. Okumak şüphesiz tek kutuplu bir eylem değildir. Nihayetinde, eşyayı/hayatı ve insanı okumak en temel mihenk taşıdır. İnsanın kitap ile kurduğu/kuracağı ilişki biçimi bir "dert-kaygı" meselesidir. Derdimiz/kaygımız ölçüsünde bilgimizin/bilincimizin üzerine birşeyler koyarız. Kitaba olan uzaklık olarak kendini gösteren temel itici güç, insanın hayata dair kaygılarıyla doğru orantılıdır. Kaygımız ölçüsünde okumak için çaba gösterebiliriz. Kitap/okumak/düşünmek bir iddia işidir..vs..
  • 19-04-2018, 08:53:57
    #15
    igtr.net
    Missery adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanların kitap okuması için huzurlu bir yaşamı olması gerekiyor. Ülkemizde her aile neredeyse geçim sıkıntıları ile boğuşuyor hal böyle oluncada sinir stresden insanlar hobilere vakit ayıramıyor ne yazık ki.
    hocam kitap okumak bence düşündüğünüz gibi hobi değildir. yani mesela bir spor olarak düşünüp hobi demek bana göre çok yanlış. Mecburiyettir okumak. Zaten o kadar çok bir vakit istemiyoruz günlük yarım saat olsun düzenli olsun. Yani türkiyede internet üzerinde geçirilen zamanın %10 gibi bir kısmı kitap okunmaya ayrılırsa bile türkiyede kitap okumak %70 gibi bir orana yükselir. Belki çalışan gerçekten vakti olmayan ya da işten gelip yorulan değerli büyüklerimiz var. Bizim asıl baktığımız yer gençlik yani üniversite öğrencisi geleceğin mühendisi, öğretmeni okumuyorsa kitap burda bir sorun vardır



    beslika adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilinen ile bilinmeyen arasındaki harekete düşünce der İbn-Rüşt. Okumak şüphesiz tek kutuplu bir eylem değildir. Nihayetinde, eşyayı/hayatı ve insanı okumak en temel mihenk taşıdır. İnsanın kitap ile kurduğu/kuracağı ilişki biçimi bir "dert-kaygı" meselesidir. Derdimiz/kaygımız ölçüsünde bilgimizin/bilincimizin üzerine birşeyler koyarız. Kitaba olan uzaklık olarak kendini gösteren temel itici güç, insanın hayata dair kaygılarıyla doğru orantılıdır. Kaygımız ölçüsünde okumak için çaba gösterebiliriz. Kitap/okumak/düşünmek bir iddia işidir..vs..
    bu güzel düşüncenizden ve açıklamanızdan dolayı teşekkür ederim
  • 19-04-2018, 09:05:39
    #16
    Kurumsal PLUS
    Tamamen okul ve aile yapısı ile alakalı bir durum.
  • 19-04-2018, 09:11:17
    #17
    igtr.net
    waenna adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tamamen okul ve aile yapısı ile alakalı bir durum.
    hemen hemen yapılan tüm yorumlara hak veriyorum fakat bunu nasıl yaygınlaştırabiliriz?
  • 19-04-2018, 09:12:52
    #18
    Bir çok faktörü bulunmakta. Bu faktörlerden bazılarını sıralamak gerekirse; eğitim, çevre - ortam, tembellik, alışkanlık gibi daha da sıralanabilir.

    Bir kaç örnek vermek gerekirse...


    Bir akrabam Türkiye'de öğrenciyken kitap okumayan bir insandı. Ailesi İngiltere'ye taşınınca, öğrenimine orada devam etti. Kısa sürede kitap canavarı oldu. Her türlü kitabı okuyor. Bu demek oluyor ki, orada nasıl bir sistem varsa kitap düşmanı olan birini bile kitap kurdu yapabiliyor.


    Annem, babam hayatlarında kitap okumayan insanlardı. Birgün evde elektrikler kesildi. Televizyon, radyo, internet yok. 2 ışıldak yakıp elektrik gelene kadar hep birlikte kitap okuyalım dedim. İlk önce itiraz ettiler. Sonra onların ilgi alanı olan ve aynı zamanda ilgi çekici kitaplar verdim. Elektrik geldi ama onlar okumaya devam etti. Hatta babam iş yerine de kitap götürmeye başladı. Bu da demek oluyor ki, televizyon gibi teknolojiler insanları aptallaştıran ve sosyalleşmesini engelleyen etken. Diğer bir anlamı ise kitap okumayan insana doğru kitap verdiğiniz taktirde yaş sınırı olmadan kitap okumaya şevk edebilirsiniz.


    Son bir örnek ise kardeşim mühendis olmasına rağmen, geçen gün yeni bir sitem nasıl olmuş dediğimde "bu yazılar ne kadar uzun ya... Youtube'dan video koysaydın ya. Kim okuyacak o kadar yazıyı insan okumaktan yorulur" dedi. Kitap, yazı, roman gibi okuma gerektiren şeyler aslında ilim irfan sahibi olmak yetmez. Türk milleti olarak tembellik aşılanmış bize. Her şeyin kısa yolunu bulma yolundayız. Tıpkı kısa yoldan para kazanmak gibi.