Avustralya ilkokul müfredatına zorunlu bilgisayar programcılığı dersi koyan ilk ülke oldu. Adamlar 20 sene sonra bilişime teknolojiye hükmedecek nesilleri yetiştirmeye başladılar. Biz hala dedesinin mezar taşını okuyacak, ölüsünü yıkayacak nesil yetiştirme peşindeyiz.
Sent from my iPhone using Tapatalk
Osmanlıcadan nasıl bir asiminasyon ile geçiş yaptık?
67
●6.965
- 27-10-2015, 00:35:07Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.4 yıl eğitimini almış ve epeyce araştırma yapmış biri olarak:
Osmanlıca; Büyük kısmı Türkçe, bir bölümü Arapça, bir bölümü de Farsça kelimelerden derlenmiş muazzam bir dildir. Osmanlıca'yı günümüz Türkçe'sinden farklı kılan; kelime zenginliği, Müzekker ve Müennes farklılığından doğan anlatım zenginliğidir. Bu denli bir zenginliğin sonucu olarak yazılan kitap sayıları ve yetişmiş kaliteli yazar sayıları çok fazladır. Çünkü dildeki zenginlik anlatım gücünü çok ileri safhalara taşımıştır. Örnek verecek olursak:
'Aşikar' kelimesinin karşılığını günümüz Türkçe'de tam olarak veremiyoruz. Versek dahi yine Arapça ve Farsça kelimelerle karşılıyoruz: 'Bariz, beyan...'
Burada mühim olan; oradan buradan şu kelimeleri almış, milli değilmiş, neden Göktürkçe kelimeler yokmuş...vs meselesi değil. Mühim olan ben bir dili konuşuyorsam gün içerisinde kısır döngü misali 50-100 kelime değil, 500-600 kelime çeşidiyle konuşmam gerekir. Daha doğrusu o dilin beni bu sayı çeşidiyle konuşturması gerekir ki manada derinlik ve anlatımda mana olsun.
Günümüzde maalesef ki Osmanlıca'ya küfreden, dili yobaz gören cahiller çok fazla. Osmanlıca demek sadece mezar taşlarını okuyabilme yeteneği kazanma demek değildir. Osmanlıca demek yüzyıllardır harmanlanmış bir kültürün, en büyük eserlerin verildiği devirlere ait bir dildir. Osmanlıca'yı sadece 'Türkçe okuyuş, Arapça Yazılış' diye nitelemek de yanlıştır.
Bizler millet olarak her yeni devirde eskiye düşman yetiştirilmek istendik ve millet olarak da bu oyunu hemen benimsedik. Biz millet ve dil olarak ne 300'de, ne 751'de, ne 1071'de ne, 1299'da, ne de 1923'te doğduk. Bizim tarihimiz ve dilimiz bir bütündür. Kağıda yazılan ilk harften başlar son harfe kadar devam eder. - 27-10-2015, 02:09:55kanisti adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yazınızın büyük bölümüne katılmakla kalın işaretlediğim kısmına katılmıyorum.
Dil toplumun aynası ortak birikimidir.
Her devrim ile dil de kültür de değişir.
Osmanlı Türkçe'si halk arasında bizim kullandığımızı Türkçe'ye çok yakındır. Ama saraya, devlete, eğitime yaklaştıkça konuşulan dilin arapça farsça yoğunluğu artar. Bunun nedeni bir kaç dilde eğitim gören Osmanlı elitlerinin, zamanla bildikleri bu dilleri harmanlamasıyla ortaya çıkan dildir.
Osmanlı'nın Farsça - Arapça kelimeleri devşirip hibrit bir dil ile Karamanoğulları'nın Türkçe resmi diline karşı Osmanlıcayı ortaya sürmesi ne kadar doğruysa, Atatürk'ün Osmanlıca'daki arap fars etkisini minimize etme çabası o kadar doğrudur.
Bu politik bir yaklaşımdır. Osmanlı devşirme sistemini politika olarak uygulamıştır. Sadece yeniçerileri değil, mutfağında da devşirme yemekler vardır, şairleri de devşirmedir... Sonuç olarak dili de devşirmedir. Türk dilini geliştirmek yerine önce arapça farsça son dönemlerde avrupa dillerinden kelimeler devşirilerek çok zengin bir dil yaratılmıştır.
Osmanlıca zengin midir? Elbette. Bugün Türkçe'ye Rusça, Almanca ve İspanyolca'dan 50.000 kelime alsam, Rusçanın dişil eril çekimlerini, almanların artikellerini katsam bu tanıma göre Türkçe'yi dünyanın en zengin dillerinden biri yaparım.
Kelime zenginliği Türk diline doğrudan alınan fars ve arapça kelimeler ve kalıplarla sağlanmıştır. Bugün Christmasınız Mübarek olsun diye geyik yapan adamların yaptığı gibi. Kafiyeyi, heceyi, ölüyü tutturmak için 3 dilden toplama bir dil yaratılmıştır. Bu ulusun insanına ait olmayan bir dilin kelimeleri alınarak dilde zenginleşilmiştir.
Bugün ingilizce'den fransıca'da giren kelimelerden yakınanlar, neden eski Türkçe'ye girmiş yerleşmiş tüm o farsça arapça kelimeleri zenginlik olarak görürler? İkisi de aynı meseledir.
Müzekker ve müennes kalıpları hiç bir dilde sevmiyorum. Türkçe cinsiyetsiz bir dildir, kadın erkek ayrılmaz konuşmada. Kadın erkek eşitliğine sahip islamiyet öncesi Türk toplumuna, islamiyet sonrası yerleşik hayata geçişle giren erkek egemen kadını ezen kültürün bir parçasıdır benim için bu durum. Her kelimeden dişil eril 2 kalıp üretmekle zengin dil olunduğuna inanmayanlardanım.
Yayın sayısının niceliği Cumhuriyet dönemi ile yarışamaz bile. Bu kısım saçma. Okuma yazma oranları o kadar düşüktür ki yazılan eserlerin halka ulaşması gibi bir durum da söz konusu değildir. Belirli bir elit tabakanın hükmündedir, sizin bahsettiğiniz o yetişmiş iyi yazarların da yazılan eserlerin de sayısı avrupadaki çağdaşlarına oranla çok daha azdır.
Cumhuriyet sadece dilde sadeleşme değil, okuma, yazma ve yayınların tüm millete yayılmasını hedefleyen bir eğitim hareketi, çağdaşlaşma hareketi getirmiştir. Osmanlıca çok zengin diyenlerin millete anlatmadığı nokta Osmanlı halkının çok küçük bir kısmının okuma yazma bildiği ve bu zengin dilden faydalandığı, ülkenin %95'inin doğru düzgün eğitim görmeden dil edebiyat bilgi fakiri olarak yaşayıp öldüğüdür.
Bir de dip not. Aşikar kelimesinin Türkçe karşılığı apaçık'tır. Siz bunun tam anlamı karşılayamadığını söyleyebilirsiniz. Ama siz apaçık kelimesini okullarınızda tam olarak aşikar kelimesiyle yer değiştirirseniz aynı anlamı apaçık karşılar. Siz Türkçe gibi çok kolay sözcük türetilebilen bir dilde yeni kelime türetmek yerine başka dillerden kelime alarak dili zenginleştirecekseniz. Sizin kültürünüzün ne kadar size ait olduğu tartışılacaktır. - 27-10-2015, 03:31:14Sizin tesbitlerinize göre demekki Osmanlı'da 600 yıl boyunca okuma yazma sıkıntısı vardı ve bu devlet sadece elit kişilerin sırtında yükseldi. Cumhuriyet devri eserleri Osmanlı Devri eserleri yanında denizde damla kalır. Uydurma tarihte bahsedilen basmakalıp safsatalar: 'millet cahildi, okuma yazma bilen yoktu, 3-5 yazar kitap yazardı' Size şunu diyebilirim ki; ülkemizdeki Osmanlı devri eserleri Avrupa'ya gönderilen (kaçırılan veya kaçırtılan) eserlerin ancak binde biri kadardır. Sadece şuna katılırım; son dönemde 1. Dünya Savaşı ve Çanakkale savaşı nedeniyle ülkede alim mi kaldı okuma yazma bilen mi....Resmen ülkenin beyin takımı yok olma derecesine geldi. Küçük yaştaki çocuklar savaşlarda şehid oldu. Şimdi kalkıp da son dönemi baz alarak böyle bir tesbitte bulunmak çok saçma olacaktır.digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Siz şu an o saydığınız dillerden 100 milyon kelime de toplasanız bir adım yol alamazsınız. Çünkü Dil denilen yapı toplamayla olmaz. Bir kültür birikimiyle olur. Masa başında uydurarak dil yazılmaz. Siz benim dilde zenginlikten kastettiğim manayı anlamamışsınız. Ayrıca Dilde kesin çizgiler çizmek olmaz. Ben şu dilden şunu almam diyemezsiniz. Özellikle teknolojik buluş ve terim isimlerini mutlaka almanız gerekecektir.Mesela CD (compact Disc) yerine Değerli (!) Türk Dil Kurumumuz bizden buna ; 'yoğunlaştırılmış tekerlek' dememizi istiyor
Ama yine diyorum ki dil işi kültür işidir. Siz kalkıp da 'güle güle veya Allahaısmarladık, görüşürüz' yerine 'bye bye' diyorsanız ben buna karşı olurum elbette...Bu iki noktanın ayrımını iyi yapmak gerekir ki bu ayrım da 'KÜLTÜR' ile açıklanabilir.
Türkçe ve kelimelerde cinsiyet kavramlarını nasıl oldu da kadın ve erkeğe bağladınız inanın 10 kere okudum ve halen anlayamadım
Sizin tesbite göre mavi default temasıyla R10 da ataerkil bir site ve erkekleri koruyarak kadın erkek eşitliğine inanmıyor olmalı
Başka dillerden kelime alma diye bir durum söz konusu değildir. Biz bu kelimeleri zaten yüzyıllardır kullanıyoruz. Buradaki sorun; bazılarının Yeni Türkçe yapma kaygısıyla bu tür binlerce kelimeyi dilden çıkartma gayeleridir. Ve bu kelimeler bir şekilde kullandırılmayınca halkın kendini ifade etmek için kıvranıp durması durumudur.
Dipnot: Aşikar kelimesinin karşılığı sadece bazı kullanımlarda 'apaçık' olabilir ancak her kullanımda kesinlikle bu karşılığı karşılayamaz. Zaten yıllardır okullarda değiştire değiştire laçkalaştırdılar. Aslında diyecek çok söz var ama R10 yeri değil. Nokta diyelim sadece......... - 27-10-2015, 10:08:37Milletin beynini teknoloji bilim diye diye tükettiniz, az buçuk beynimiz vardı o da kalmadı.
Bende durumu mezar taşlarını okumaktan ibaret olarak değerlendirmiyorum. Yani eski eserlerimiz nerede birden bire uçup gitti mi yada yok muydu. Bırakın Türkçeyi doğru konuşmayı, zenginliğini dilimizi İngilizceye dönüştürmek isteyenler mevcut ve bunu bilinçli olarak yapmaya çalışıyorlar sanki. Bilinçsiz olanlarda bunu özenti haline getiriyorlar. Şuan ortada korkulacak bir durum söz konusu değil ancak dolar nasıl birden bire ülkemize girip bizi esir aldıysa İngilizce içinde böyle olabilir mi acaba diye düşünüyorum.
İnsanlar hayallerini iki şeye göre belirliyorlar, birincisi para diğeri kelime haznesi. Biz Türkçeyi bilmiyoruz günlük kullandığımız kelime sayısı belli, iletişim zayıf olunca haliyle insanlar dertlerini birbirlerine anlatamıyor kelimeler ağzımızda düğümlenince şiddete başvuruyoruz. Böyle bir toplum için önemli olan şey teknoloji bilim falan değildir, daha iletişim kurmasını beceremiyoruz bilime ağırlık versek ne olacak. Sadece bilimi öğrenmekle bilim yapılamaz, bilgisayarınızın harddiskini doldurmaktan farksızdır. İşimize yaramayacak ve nasıl kullanacağımızı bilmediğimiz şeylerle doldurdular kafamızı. İleride bu durum değişebilir ancak bugün için böyle olduğu kanısındayım. Temelimiz var ancak yol katedemiyoruz. Hayal etme becerimiz, yeteneğimiz elimizden alındı haliyle öğrendiğimiz bilgilerde yarardan çok zarar getirebiliyor, bir yük haline geliyor. Neden ağzımızdan hakaret küfür eksik olmuyor, çünkü bu da bir iletişim aracı, sen dilini bilmezsen iki cümleyi bir araya getiremezsen bu yöntem senin için daha uygun hale gelir. - 27-10-2015, 12:12:23Allah aşkına kafanmı güzel ya arkadaşın sorduğu soruyla yazdıgının ne alakası var arkadaşım Osmanlıda %5 bile değilmiş mişte miş miş. Ulan osmanlıda senin ne kadar toprağın vardı şimdi ne kadar toprağın var. Bırakın bu ayakları ya heryerde varsınız adam başka soru sormuş hemen Osmanlıya laf atma gerici deme vs vs .. Nerden geldiğinizi unutmayın!Cavro adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 27-10-2015, 13:00:33masterthone adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
osmanlı cehaleti ile bilim ve teknikte o kadar geri kalmıştı ki ne topraklarına ne ırzına namusuna sahip çıkamaz hale geldi. şu anki toprakların bile yarısı işgal altındaydı cumhuriyet kurulmadan önce. osmanlının yükseliş döneminde çağdaşlarına oranla iyi bir seviyedeykem eğitim ve bilim giderek rezil bir hal almıştır. rusların yeşilköye kadar geldiği bir osmanlıyı yere göğe sığdıramıyorsunuz. osmanlı belirli bir zaman dönemi çağının ilerisinde olmuştur bu dönemde dünya gücü olmuştur. sonra giderek çağ dışı hale gelmiş eskimiştir. cumhuriyeti osmanlı ile kıyaslayanlar daktiloyu bilgisayarla kıyaslıyorlar. zamanının en iyi daktilosu bugünün en kötü bilgisayarı ile bile kıyaslanmaz.
osmanlının müthiş zengin dili ile açılmış bir fabrika uçmuş bir uçak var m? kendi kumaşını üretemeyen bir ülkeden 30 senede kendi uçağını üreten ülke haline geldik cumhuriyetle. cumhuriyet dönemindeki fakir dil ile yapılan bilimkültür sanat çalışmaları osmanlıyla kıyaslanmaz bile.
osmanlı ecdadımızdır ama yobazlığı ile bilim ve tekniğe değer vermemesi gelişmelere ayak uyduramamış, çağ dışı bir kültür haline gelmiş bayrağı bize devredip gitmiştir.
Sent from my iPhone using Tapatalk - 27-10-2015, 15:44:53digi abi bazı görüşlerine katılıyorum. ama uçak fabrikası cumhuriyet sayesinde açılmamış hatta kapatılması için yetkililer tarafından herşey yapılmıştır. Osmanlıya gelecek olursak bilim konusunda sandığın kadarda geri değildik. sadece osmanlının son dönemlerinde 2. Abdülhamit Han tarafından japonayaya gönderilen alamet isimli robot bile bilimle içli dışlı olduğumuzu bir nebze gösterir bence.digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ama yine diyorum ki dil işi kültür işidir. Siz kalkıp da 'güle güle veya Allahaısmarladık, görüşürüz' yerine 'bye bye' diyorsanız ben buna karşı olurum elbette...Bu iki noktanın ayrımını iyi yapmak gerekir ki bu ayrım da 'KÜLTÜR' ile açıklanabilir.