digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yazınızın büyük bölümüne katılmakla kalın işaretlediğim kısmına katılmıyorum.
Dil toplumun aynası ortak birikimidir.
Her devrim ile dil de kültür de değişir.

Osmanlı Türkçe'si halk arasında bizim kullandığımızı Türkçe'ye çok yakındır. Ama saraya, devlete, eğitime yaklaştıkça konuşulan dilin arapça farsça yoğunluğu artar. Bunun nedeni bir kaç dilde eğitim gören Osmanlı elitlerinin, zamanla bildikleri bu dilleri harmanlamasıyla ortaya çıkan dildir.

Osmanlı'nın Farsça - Arapça kelimeleri devşirip hibrit bir dil ile Karamanoğulları'nın Türkçe resmi diline karşı Osmanlıcayı ortaya sürmesi ne kadar doğruysa, Atatürk'ün Osmanlıca'daki arap fars etkisini minimize etme çabası o kadar doğrudur.
Bu politik bir yaklaşımdır. Osmanlı devşirme sistemini politika olarak uygulamıştır. Sadece yeniçerileri değil, mutfağında da devşirme yemekler vardır, şairleri de devşirmedir... Sonuç olarak dili de devşirmedir. Türk dilini geliştirmek yerine önce arapça farsça son dönemlerde avrupa dillerinden kelimeler devşirilerek çok zengin bir dil yaratılmıştır.

Osmanlıca zengin midir? Elbette. Bugün Türkçe'ye Rusça, Almanca ve İspanyolca'dan 50.000 kelime alsam, Rusçanın dişil eril çekimlerini, almanların artikellerini katsam bu tanıma göre Türkçe'yi dünyanın en zengin dillerinden biri yaparım.
Kelime zenginliği Türk diline doğrudan alınan fars ve arapça kelimeler ve kalıplarla sağlanmıştır. Bugün Christmasınız Mübarek olsun diye geyik yapan adamların yaptığı gibi. Kafiyeyi, heceyi, ölüyü tutturmak için 3 dilden toplama bir dil yaratılmıştır. Bu ulusun insanına ait olmayan bir dilin kelimeleri alınarak dilde zenginleşilmiştir.
Bugün ingilizce'den fransıca'da giren kelimelerden yakınanlar, neden eski Türkçe'ye girmiş yerleşmiş tüm o farsça arapça kelimeleri zenginlik olarak görürler? İkisi de aynı meseledir.

Müzekker ve müennes kalıpları hiç bir dilde sevmiyorum. Türkçe cinsiyetsiz bir dildir, kadın erkek ayrılmaz konuşmada. Kadın erkek eşitliğine sahip islamiyet öncesi Türk toplumuna, islamiyet sonrası yerleşik hayata geçişle giren erkek egemen kadını ezen kültürün bir parçasıdır benim için bu durum. Her kelimeden dişil eril 2 kalıp üretmekle zengin dil olunduğuna inanmayanlardanım.

Yayın sayısının niceliği Cumhuriyet dönemi ile yarışamaz bile. Bu kısım saçma. Okuma yazma oranları o kadar düşüktür ki yazılan eserlerin halka ulaşması gibi bir durum da söz konusu değildir. Belirli bir elit tabakanın hükmündedir, sizin bahsettiğiniz o yetişmiş iyi yazarların da yazılan eserlerin de sayısı avrupadaki çağdaşlarına oranla çok daha azdır.

Cumhuriyet sadece dilde sadeleşme değil, okuma, yazma ve yayınların tüm millete yayılmasını hedefleyen bir eğitim hareketi, çağdaşlaşma hareketi getirmiştir. Osmanlıca çok zengin diyenlerin millete anlatmadığı nokta Osmanlı halkının çok küçük bir kısmının okuma yazma bildiği ve bu zengin dilden faydalandığı, ülkenin %95'inin doğru düzgün eğitim görmeden dil edebiyat bilgi fakiri olarak yaşayıp öldüğüdür.

Bir de dip not. Aşikar kelimesinin Türkçe karşılığı apaçık'tır. Siz bunun tam anlamı karşılayamadığını söyleyebilirsiniz. Ama siz apaçık kelimesini okullarınızda tam olarak aşikar kelimesiyle yer değiştirirseniz aynı anlamı apaçık karşılar. Siz Türkçe gibi çok kolay sözcük türetilebilen bir dilde yeni kelime türetmek yerine başka dillerden kelime alarak dili zenginleştirecekseniz. Sizin kültürünüzün ne kadar size ait olduğu tartışılacaktır.
Sizin tesbitlerinize göre demekki Osmanlı'da 600 yıl boyunca okuma yazma sıkıntısı vardı ve bu devlet sadece elit kişilerin sırtında yükseldi. Cumhuriyet devri eserleri Osmanlı Devri eserleri yanında denizde damla kalır. Uydurma tarihte bahsedilen basmakalıp safsatalar: 'millet cahildi, okuma yazma bilen yoktu, 3-5 yazar kitap yazardı' Size şunu diyebilirim ki; ülkemizdeki Osmanlı devri eserleri Avrupa'ya gönderilen (kaçırılan veya kaçırtılan) eserlerin ancak binde biri kadardır. Sadece şuna katılırım; son dönemde 1. Dünya Savaşı ve Çanakkale savaşı nedeniyle ülkede alim mi kaldı okuma yazma bilen mi....Resmen ülkenin beyin takımı yok olma derecesine geldi. Küçük yaştaki çocuklar savaşlarda şehid oldu. Şimdi kalkıp da son dönemi baz alarak böyle bir tesbitte bulunmak çok saçma olacaktır.

Siz şu an o saydığınız dillerden 100 milyon kelime de toplasanız bir adım yol alamazsınız. Çünkü Dil denilen yapı toplamayla olmaz. Bir kültür birikimiyle olur. Masa başında uydurarak dil yazılmaz. Siz benim dilde zenginlikten kastettiğim manayı anlamamışsınız. Ayrıca Dilde kesin çizgiler çizmek olmaz. Ben şu dilden şunu almam diyemezsiniz. Özellikle teknolojik buluş ve terim isimlerini mutlaka almanız gerekecektir.Mesela CD (compact Disc) yerine Değerli (!) Türk Dil Kurumumuz bizden buna ; 'yoğunlaştırılmış tekerlek' dememizi istiyor Ama yine diyorum ki dil işi kültür işidir. Siz kalkıp da 'güle güle veya Allahaısmarladık, görüşürüz' yerine 'bye bye' diyorsanız ben buna karşı olurum elbette...Bu iki noktanın ayrımını iyi yapmak gerekir ki bu ayrım da 'KÜLTÜR' ile açıklanabilir.

Türkçe ve kelimelerde cinsiyet kavramlarını nasıl oldu da kadın ve erkeğe bağladınız inanın 10 kere okudum ve halen anlayamadım Sizin tesbite göre mavi default temasıyla R10 da ataerkil bir site ve erkekleri koruyarak kadın erkek eşitliğine inanmıyor olmalı

Başka dillerden kelime alma diye bir durum söz konusu değildir. Biz bu kelimeleri zaten yüzyıllardır kullanıyoruz. Buradaki sorun; bazılarının Yeni Türkçe yapma kaygısıyla bu tür binlerce kelimeyi dilden çıkartma gayeleridir. Ve bu kelimeler bir şekilde kullandırılmayınca halkın kendini ifade etmek için kıvranıp durması durumudur.

Dipnot: Aşikar kelimesinin karşılığı sadece bazı kullanımlarda 'apaçık' olabilir ancak her kullanımda kesinlikle bu karşılığı karşılayamaz. Zaten yıllardır okullarda değiştire değiştire laçkalaştırdılar. Aslında diyecek çok söz var ama R10 yeri değil. Nokta diyelim sadece.........