Merhaba,
Bu başlık yanıltmayla başlayıp üzerine yanlışlarla devam ediyor. Konunun kapatılması konusunda benim de talebim vardır.
-Gecmise yönelik mükellefiyet tesis edilebilir.
-Avukatlar kendi muhasebesini tutabilir, beyanname verebilir.
- 449 nolu tebliğ geçmişe yönelik beyannamenin geç verildiği için düzenlenen özel usulsüzlük cezasının iptali içindir.
- Yurtiçi varlık barışına sadece vergi kaydı olanlar başvurabilir.
- Vergi kaydı olmayan bir dönem için varlık barışından söz edilemez.
- İnceleme söz konusu olduktan sonra geriye dönük vergi kaydı açılıp vergi tahakkuk ettikten sonra iş işten geçmiştir.
-----
- Varsayalım konudaki iddia gerçekleşme ihtimali varsa dahi süreç net anlatılmaktan bile aciz durumda kalınmıştır. İddia edilen süreç su şekildedir;
1- Vergi kaydı açılacak
2- Varlık barışı için matrah belirlenip yüzde 1 vergisi ödenecek
3- Size yazı yazan memura durum anlatilacak ve bana vergi yazamazsiniz denecek.
4- Memur dosyanızı olumsuz olarak döndürecek. Sonrasında bol usulsüzlük dolu cezalarınız size ulaşacak.
5- Siz bu cezaları alıp mahkeme yoluna gideceksiniz ve hakime ben para kazandım ama vergisini ödemedim varlık barışından yararlandım diyeceksiniz.
6- Hakim vergi dairesini haksız çıkaracak şekilde karar verecek ve size yazılan cezalar iptal edilecek.
Kazanamazsanız ne olacak şimdiki ödeyeceğiniz verginin yaklaşık 2.5 katı ödenecek bir vergi tablosu.
Hadi diyelim af çıktı veya mahkemeden vazgectiginiz için belli indirimler alacaksınız ama asla ilk uzlasmada belirlenen rakamlar kadar düşük bir vergi tutarına inmeyecek.
Bu arada yargıya taşınmak için ödenecek masraflar cabası.
Bunun haricinde kesin kazanırsın bu iş yüzde 100 mahkeme kazanılacak diyen beri gelsin!
Not: Bu arada bana sen anlamazsın, salaksın, işin mali müşavirlik buradan para kazanmak için işine geliyor, ben 200 yıldır bu işi yapıyorum, en büyük benim, ben kralım gerisi hikaye şeklinde cevap alıntı gelirse r10 yönetimine direkt şikayet edeceğim. Yazdıklarım çok açık ve net yanlış birşey varsa konuyu gargaraya getirmeden konuyla alakalı cevap verilmelidir.
Varlık Barışı Zaferi
303
●41.172
- 19-03-2020, 05:37:54Konu gayet faydalı kapatılması için sebep yok
Herkes farklı yorumluyor olabilir çünkü çıkan yasa net değil yoruma açık - 19-03-2020, 11:14:16Sırayla cevaplayım arkadaşlar,
1. Sn. Bilsoft: Konu başlığı bence gayet mükemmel. Foruma üye olalı (böyle bir sorunu olan arkadaş ricasıyla üye oldum) Neredeyse konuyla ilgili bütün yazılanları okudum. Ama bakıyorum ki siz yıllardır üyesiniz fakat yazılanları, paylaşılanları okumuyorsunuz. Hemen karşınızdakini BU OLMAZ, NET OLMAZ, ŞÖYLE OLMAZ, KESİN Mİ diye tuhaf şeyler yazıyorsunuz. Siz hiç Aspirin in prospektüsünü okudunuz mu? Ya da Antibiyotiklerin? Orada kesin tedavi eder yazıyor mu? Siz Hiç kardiyoloji polikliniğine gidip efor testi yaptırdınız mı? Basit bir efor testi için sizden ve yakınınızdan sorumluluk imzası alırlar, 3-4 sayfa imza alırlar? ölürse sorumluluk kabul etmem diye? Siz hiç bir doktorun ben kesin tedavi ederim, ameliyattan çıkabilir gördünüz mü, duydunuz mu? Neyin garantisini istiyorsunuz anlamıyorum.
Böyle yapıp cezaları silinen bu yasadan faydalanabilen var mı? Evet var. Eski Vergi Hakimi arkadaş sayfaya koymuş, 3 sayfa. Ben okuyorum, görüyorum da siz neden görmüyorsunuz. Bende mi bir tuhaflık var yoksa?
Örnek defterdarlık yazısı. Kişi vergi dairesine başvurmuş, vergi dairesinin kafası karışmış, kafası karışan vergi dairesine konuyu defterdarlığa sormuş, onlar da sıkıntı yok, beyanname kabul, yasadan faydalanabilir demiş. Sitede var, örnek yazı. Bunları alın kopyalayın yapıştırın, bir yerlere kaydedin. Defterdarlığın yazdığı yazıdan sonra zaten olay incelemeye gitmez, gitse de ceza vs olmaz. Size lazım olabilir. İlla o arkadaşa veya bana iş yaptırmanız önemli değil. Burada yazılanları herhangi bir avukat veya mali müşavir de uygulayabilir. Bedavadan bilgi, daha ne istiyorsunuz. Onca işin gücün arasında yardımcı olmaya çalışıyorum.
Gelelim meslektaşıma :-)
Öncelikle sorun şu: Vatandaş diyor ki, "abi ben 200.000 TL" kazandım. Bana 30 bin TL KDV + 30 Bin TL kdv cezası (ziyaı), 20.000 TL gelir vergisi + 20 bin TL gelir vergisi cezası (ziyaı) çıkarıyorlar, hadi cezaların % 80'ini uzlaşmada siliyorlar. Geriye kalıyor ortalama 60.000 TL vergi borcu. Vallahi Billahi ben o kadar para kazanmadım, öyle bir para bende yok, Kazandığım 200.000 TL nin inanın % 80'i belgelendiremediği, şu şu şu şu giderden oluşuyor. Ben bunu imkan yok ödeyemem" Zaten gücü olan, iyi para kazanan gider anlaşır, öder, olay kapanır. Ama ödeyemiyorum, diyor. Bu kadar kazanmadım, bu işte bir terslik var diyor. Ödeme imkanı yok, ödeme umudu yok, ne yapacak bu vatandaş? Ne kaybedecek? Bir de sağa sola danışıyorlar: saçma sapan bir şeyler duyunca iyice moralleri bozuluyor.
Başına bu olay gelen arkadaşlar diyor ki, benim evim var, lüks değil, iyi kötü, idare eder. Onu hacizle elimden alırlar mı, abi? Belki bu adam bir haftadır, evim gidecek diye üzülüyor. Sivri zekalı bir meslektaşım diyor ki, alırlar abi, hapı yuttun.
Haydaaaa..... Ben de diyorum ki arkadaş google u aç, 6183 sayılı amme alacaklarının tahsili kanunu nu bul, tıkla 70.maddeyi bul, orada şu ibareyi görürsün "11. Borçlunun haline münasip evi "ancak evin değeri fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılabilir", yani senin evi kimse elinden alamaz, kusura bakmasınlar diyorum, rahatlıyor. Ben şimdi bunu arkadaşa söyleyince para mı istedim, arkadaş kötü mü yaptı sormakla?
-Gecmise yönelik mükellefiyet tesis edilebilir. (Edilebilir ama geçmişe dönük mükellefiyet mahkeme kararıyla % 100 hatta % 200 İptal edilebilir, iptal edilince de beyanname vermeme cezaları iptal olur. Geçmişe dönük açılan mükellefiyetten kaynaklı bağkur borcu da iptal olur, detaylı bilgi yukarıda var, isterseniz örnek mahkeme kararını mailinize yollayabilirim)
-Avukatlar kendi muhasebesini tutabilir, beyanname verebilir. (Herkes kendi muhasebesini tutabilir, beyannamelerini kendisi verebilir. Avukat, doktor, esnaf, şirketler. Hatta herkes kendi davasını açıp takip edebilir, avukat tutmasına gerek yoktur. Hatta herkes biliyorsa kendi arabasını tamir edebilir, kendisini ameliyat edebilir, evine mobilya imal edebilir, bilgisayar programlayabilir, şirketler de google a kendi reklam verebilir veya aracı firmalarla çalışabilir)
- 449 nolu tebliğ geçmişe yönelik beyannamenin geç verildiği için düzenlenen özel usulsüzlük cezasının iptali içindir. (Tebliği google dan arayıp okuyan ilgili ilgisiz herkes bu tebliğin ne için çıktığını anlayabilir. Geç verilen beyanname için düzenlenen özel usulsüzlük cezasının iptali için değil tam tersine geçmişe dönük mükellefiyet tesislerinden sonra verilmesi gereken beyannamelerin cezasız bir şekilde vergi dairesine verilmesi için bizim sürekli geçmişe dönük mükellefiyet davalarını kazanmamız neticesinde çıkmıştır :-) ) Bence boşuna çıkmıştır. Zaten geçmişe dönük toplu beyanname verilmemesi nedeniyle ortaya çıkan cezaları da vergi mahkemeleri iptal ediyor. Mülkiyet hakkına tecavüz olarak yorumluyor. (mülkiyet hakkı konusunda ciltlerce kitap var, örnek avrupa insan hakları mahkemesi kararları, Türkiye'den vergi mahkemesi kararları var)
- Yurtiçi varlık barışına sadece vergi kaydı olanlar başvurabilir. (Vergi barışlarına varlık barışlarına vergi mükellefi olan olmayan, incelemesi başlamış olan, başlamamış olan, incelemesi henüz bitmiş olan, çoktan bitmiş olan, uzlaşılmış olan, uzlaşılmamış olan herkes başvurabilir. Kısaca kanunda şöyle der SAHTE FATURA DÜZENLEME işiyle uğraşmayan herkes bu yasadan başvurabilir. Kaldı ki bizim vergi kaydımız var. Zaten yukarıda da yazmışsınız. Geçmişe dönük vergi mükellefiyeti açılabilir, diye. Hem açılabilir kişi geçmişe dönük vergi mükellefi olabilir diyorsunuz hem de vergi mükellefi olmayanlar bu kanuna başvuramaz diyorsunuz. Kendi yazdıklarınızda tezatlık var.)
- Vergi kaydı olmayan bir dönem için varlık barışından söz edilemez. (Vergi kaydı olanlar mesela ben, 2016 veya 2017 için varlık barışı beyannamesi veremiyorum. Sistem 2020/03 dönemini seçmeme izin veriyor. Siz de deneyebilirsiniz.)
- İnceleme söz konusu olduktan sonra geriye dönük vergi kaydı açılıp vergi tahakkuk ettikten sonra iş işten geçmiştir. (Hiç bir zaman iş işten geçmez.)
- Varsayalım konudaki iddia gerçekleşme ihtimali varsa dahi süreç net anlatılmaktan bile aciz durumda kalınmıştır. İddia edilen süreç su şekildedir;
1- Vergi kaydı açılacak-Evet.
2- Varlık barışı için matrah belirlenip yüzde 1 vergisi ödenecek. Evet.
3- Size yazı yazan memura durum anlatilacak ve bana vergi yazamazsiniz denecek.-Evet incelemeyi yapan müfettişe bu şekilde ifade verilecek.
4- Memur dosyanızı olumsuz olarak döndürecek. Sonrasında bol usulsüzlük dolu cezalarınız size ulaşacak.-Olumsuz dönüp dönmeyeceğini bilmiyoruz. Keşke bol usulsüzlük cezaları kesip yollasalar, hemen kabul ederim :-) Bildiğiniz gibi özel usulsüzlük cezaları vergi usul kanununda 1. ve 2.dereceden usulsüzlük cezaları olarak geçer. Tutarlarının en büyüğü de aşağı yukarı 200-300 TL gibi rakamlardır. Çoğu da 2 yıllık zamanaşımına tabidir :-) Galiba özel usulsüzlük cezaları demek istediniz. Beyannamenin süresinde verilmemesinden kaynaklı özel usulsüzlük cezalarının tamamı iptal edilebilir. Bunun için garanti bile veririm. :-)
5- Siz bu cezaları alıp mahkeme yoluna gideceksiniz ve hakime ben para kazandım ama vergisini ödemedim varlık barışından yararlandım diyeceksiniz.-Hakım değil, hakimlere. dava konusu tutar 7000 TL yi geçeceği için dosyaya 3 hakim bakacak. Hakime gidip bir şey söylemeyeceğiz. Evrakları dava dosyasına koyacağız. Mahkeme vergi dairesinden, vergi müfettişliğinden, örnek kararın teyidi için ilgili Defterdarlık tan bilgi ve belge isteyecek. Bilgiler belgeler tamamlandıktan sonra konuyu değerlendirip karar verecek. Hakim de büyük ihtimalle dosyaya bakınca biraz gülecektir. :-) zaten vergi barışı/varlık barışı yasalarından normal bir insan faydalanmaz ki. İlla ki vergi kaçıran veya kaçırdığını bilmeyen kişiler ya da kendini sağlama almak isteyen kişiler faydalanır.
6- Hakim vergi dairesini haksız çıkaracak şekilde karar verecek ve size yazılan cezalar iptal edilecek. (vergi barışı ve varlık barışı yasalarının anlamı budur, ben vergi kaçırdım, şu kadar ödüyorum, beni akla. Bunda ne var ki, vergi kaçırmayan bir insan zaten vergi barışına da varlık barışına da başvurmaz :-) İnanmayan baksın okusun, 7143 sayılı kanunun gerekçesini bulup okuyabilir. Orada şu yazar, bana şu kadar öde, sulh olalım. İnceleme vs ile uğraşmayalım, gelin barışalım der.
Kazanamazsanız ne olacak şimdiki ödeyeceğiniz verginin yaklaşık 2.5 katı ödenecek bir vergi tablosu. Örnekle açıklarsanız sevinirim. (Ben yukarıda örnek verdim. Ödeyeceğiniz vergi hiçbir zaman 2,5 katına çıkmaz.
Bir örnek rica ediyorum, rakam nasıl 2,5 katına çıkıyor merak ettim.)
Hadi diyelim af çıktı veya mahkemeden vazgectiğiniz için belli indirimler alacaksınız ama asla ilk uzlasmada belirlenen rakamlar kadar düşük bir vergi tutarına inmeyecek. (Sevgili meslektaşım şuraya yazdıklarımı başka arkadaşlarınıza da gösterirseniz bana hak verecektir. Vergi barışından faydalanıldığında, uzlaşmada ortaya çıkan rakamın yarısından bile düşük bir rakam ödeyerek, bu işten kurtulursunuz. Yukarıda örnekle açıkladım. Yasa maddesini açıkladım. Arkadaş da defalarca yazmış açıklamış. Vergi barışından faydalanan SADECE VERGİ ASLININ YARISIN ÖDER. Diğer her şey silinir.)
Bu arada yargıya taşınmak için ödenecek masraflar cabası. Yargıya taşımak için ne kadar masraf ödenecek, örnek verirseniz sevinirim. Dava açan en fazla maddi olarak ne kaybeder mesela? Dava açtı ve kaybetti diyelim, sonucu ne olur?
Bunun haricinde kesin kazanırsın bu iş yüzde 100 mahkeme kazanılacak diyen beri gelsin! (cevap: Bunun haricinde kesin kazanamazsın bu iş yüzde 100 mahkemede kazanılmayacak diyen beri gelsin !)
Ha bu arada Antalya'da bir vergi dairesinde bana, geçmişe dönük mükellefiyet iptali davasını kazanamazsın dalga geçmişlerdi. Komik bulmuşlardı. Antalya vergi mahkemesi davamızı red etti. Uzmanlar, muavinler, kaybettiniz, siz bu işi bilmiyorsunuz, nasıl mali müşavirsiniz gibi bir şeyler söyledi. Bizi yerin dibine soktu. Suratımız kıpkırmızı, mosmor oradan ayrıldık. Bir üst mahkemeye gittik, Bölge İdare Mahkemesi'ne mahkeme vergi mahkemesinin kararını bozdu, bizi haklı buldu. Sonrasında tekrar oraya gittik. Bu sefer aynı kişilere emrettik, mahkemenin kesin kararıdır, son mahkemedir, artık başka üst mahkeme yoktur, mahkemenin emridir, derhal mükellefiyeti iptal edin, dedik. İptal oldu. Oradan Bağkur'a yazı yazdık. Bağkur borcu da silindi. Size, konuyla ilgili dava karar metinlerini mail atabilirim.
Not: Bu arada bana sen anlamazsın, salaksın, işin mali müşavirlik buradan para kazanmak için işine geliyor, ben 200 yıldır bu işi yapıyorum, en büyük benim, ben kralım gerisi hikaye şeklinde cevap alıntı gelirse r10 yönetimine direkt şikayet edeceğim. Yazdıklarım çok açık ve net yanlış bir şey varsa konuyu gargaraya getirmeden konuyla alakalı cevap verilmelidir.
Estağfurullah kimseye böyle deme hakkım yok. Her yazılanlar saygı çerçevesinde yazılmalıdır. Karşı tarafı kırmadan incitmeden. Ben buradan ne öğrenebilirim, bilmediğim bir şey var mı, atlamadığım bir şey var mı? diye yaklaşmak gerekir. Ben sizin cevabınızı okudum ama bana hiçbir katkısı olmadığını düşünüyorum. Bana yeni bir şey öğretmediniz. Ben utanmadan sıkılmadan sizden ricada bulunuyorum. Bana öyle bir bilgi verin ki öyle bir şey söyleyin ki yolum açılsın, işimi garanti yapmış oluyum. Bu işi kesin kurtarayım. Puzzle in eksik parçalarını birleştirebiliyim ki, olası davayı % 100 kazanayım. Kazanayım ki hem ben kazanayım hem de sorunu olan arkadaşlar kazansın. Ama konuyla ilgili Sn. alcaym den çok şeyler öğrendim. Bana ve mesleğime faydalı bilgiler aldım.
Herkesin bilgi seviyesi farklıdır. Bazı avukatlar vardır sadece ceza davalarına bakar, diğerlerinden çok fazla anlamaz. Veya İş davalarına bakar, diğerlerini bilmez, uğraşmaz. O konuya ağırlık vermiş, kendini o yönde geliştirmiştir. Mali Müşavirler de o şekildedir. Kimisi ihracat muhasebesini iyi bilir, dış ticareti, kimisi KDV iadesi vs yi iyi bilir. Kimisi inşaat taahhüt işlerinde iyidir. Kimisi esnaf muhasebesinde iyidir. Kimisi sağlık alanında iyidir. Bazısı maliyet muhasebesinde iyidir. Bazıları ticaret muhasebesinde, bu liste böyle devam eder. Kimisi de kendisini vergi sorunları konusunda yetiştirmiştir, benim gibi. O konuda iyidir. Avukatlarla birlikte çalışmıştır, çalışmaya devam ediyordur. Şimdiye kadar Danıştay'ın vergi ile ilgili yayınlanan hemen hemen bütün kararlarını okumuştur. Bir vergi dava dosyasından ne çıkacağını az çok kestirebiliyordur.
Amacım, mevcut bilgilerime daha neler koyabilirim. Eleştiriden ziyade benim önümü açacak, bana yol gösterecek, doğru, yasalı, örnekli bilgiler verirseniz sevinirim. - 19-03-2020, 11:23:49Merhaba. Nezaketiniz ve adab kurallarına riayetiniz için öncelikle size çok teşekkür ederim. Belirtmek gerekir ki ben bu dilekçeyi vergi dairesinde kayıt memuru alsın, değerlendirsin, tetkik etsin ve gereğini yapsın diye kaleme almadım. 2577 sayılı Kanunda vergi yargısıyla ilgili düzenlemeler vardır. Bu kanunun 10. maddesinde dava açmaya zemin olabilecek başvurulardan bahseder. Ben vergi idaresinden mükellef lehine yorum yapmalarını beklemediğim için işi mahkemeye taşıyacak, uyuşmazlık çıkaracak ve bir hukuk mücadelesini başlatacak dilekçe hazırladım. Ama sürpriz bir şekilde bazı vergi dairesindeki idareciler dilekçeme olumlu yaklaştı ve bu imkandan yararlanılabileceğini değerlendirdi ve bildirdi. Konu müfettişlere intikal edince de incelemenin tam inceleme, yani başka açılardan gelir elde edilip edilmediğini de soruşturmak üzere başlatıldığını deyince, Google reklam gelirleriyle ilgili varlık barışı değerlendirmesini inceleme raporunda dikkate alacaklarını belirttiler. Bu nedenle incelemelerin tamamlanmasını bekliyoruz.kenankenan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yurtiçi varlıkları beyannamesi varlık barışı tebliğinin ek-3 beyanıdır. Bunu yapmak için ya internet vergi dairesi kod ve şifresi edinilir ya da vergi dairesinden doğrudan verilir. Bu beyan mali müşavir aracılığı ile verilmesi gereken beyanlardan değildir. Ama verilse de olur.
Dilekçenin amacı dönemler itibariyle hangi kazançtan ne kadar elde edildiği yazmak ve konuyu vergi yargısına taşımayı sağlamaktır. Çünkü vergi mahkemesinde dava açmanın koşulları vardır. Hadi bir dava açayım demekle dava açamazsınız. Dava ehliyetsizlikten veya kesin idari işlem olmadığından reddedilir,
Bu dilekçe vergi yargısında açılacak davada konuyu spesifik hale getirir ve hakimin elini güçlendirir. Sizin yaşadığınız dönem karmaşası ve ayrıca defter tutma bakımından yasa yorumu benim tam da vergi yargısı ile çözmek isteğim sorunların temelini oluşturmaktadır. Salt beyan ile yapılan bir bildirim soyut bildirimdir ve bu ileride inceleme elemanını köşeye sıkıştırmaz. Çünkü birçok kişi başkalarının üzerine de hesaplar açmaktadır. Ayrıca gelir elde etmeyi bırakan bir kitle de vardır. Ve dönemler farklıdır. Bu sorunu herkes için çözmenin en iyi yolu başta beyana dayanan iradeyi belirgin hale getirmektir. Çünkü bir vergi ihtilafında uyuşmazlık ortaya çıktığı andan itibaren sorun artık maliye ve muhasebe disiplininden çıkar hukuk alanına girer. Ülkemizde ise vergi hukuku ve vergi yargılaması hukuku alanında doğru bilgiye ulaşmak çok zordur. Çünkü genelde hukukçular bu alanda çalışmak istemez. Bu nedenle forumdaki bazı arkadaşlar maliyenin özelgeleri ile, internetten derlenen genel hukuk ve muhasebe bilgisiyle paylaşımlarımı yargılıyor. Bu sağlıklı bir sonuca götürmez.
Geçmişe dönük mükellefiyet tesis edilemez, bu vergi yargısından döner yaklaşımı oldukça hatalıdır. Bir gerçek veya tüzel şahıs verginin konusuna giren bir kazan elde etmiş veya muamelede bulunmuşsa geçmişe dönük mükellefiyet tesis edilir. Vergi yargısından dönen, geçmişe dönük tesis edilen mükellefiyet kapsamındaki ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarıdır. Dolaysıyla burada hatalı bir bilgi var. Bunun sınırlarını çizmek gerek.
Defterdarlık yazısından bahsetmişsiniz. Defterdarlık veya vergi dairesi müdürlüğü bir dilekçeye cevap vermek zorunda değildir. Ki çoğu zaman vermezler. Vergi yargısında böyle bir durumda ne yapılması gerektiği açıktır. Dolayısıyla internet üzerinden gerçekleştirdiğiniz bu işlemler ancak vergi yargısına zemin hazırladığı kadar anlamlıdır. Çünkü vergi vermemek ve almak için çatışan iki taraf vardır. Bu taraflardan birisi devlet ise kamu gücüne mahkeme aracılığıyla baskı kurmak dışında bir seçenek olamaz. Müfettişlikçe alacağınız ret cevabını mukabil ortaya çıkacak vergilere karşı açacağınız davada sağlam argümanlara sahip olmaz ya da vergi yargısı açısından kabul edilemez bulunduğu zaman çalışma sonuca ulaşamaz.
Yeni çıkacak vergi barışı imkanından yalnız geçmişte beyan verip matrah artırımında bulunanlar yararlanabilir diye düşünmekteyim. Ya da yapılandırma kurallarından. Bunun dışında kanunda geçmişte beyan vermeyenler için matrah artırımından yararlanılacağı belirtilmiş ise de, bu düzenleme işletme hesabına göre veya bilanço hesabına göre defter tutanlar diye vurgulandığından varlık barışından daha zor kabul edilecektir. Vergi barışındaki matrah artırımının kabul edilebilirliğinin olması halinde ise, varlık barışı için ileri sürülen defter tutulmadığına dair ret gerekçesinin hiçbir anlamı bulunmamaktadır. Dolaysıyla vergi barışındaki kayıt dışılığa izin veren matrah artırımı imkanı, varlık barışından yararlanabilmenin iznidir aslında.
Son olarak sizin de belirttiğiniz gibi uzun yıllar vergi yargısında yani hukuk alanında çalıştım. Sizin gibi konuya hakim mali müşavirlerin sahada vergi dairesi ile koordinasyonunda benden daha tecrübeli olduğunu yadsınamaz. Ancak iş teftişe veya mahkemeye intikal edince artık vergi çekişmesine, mali disiplinin pratiğinden ziyade kamu hukuku güncel uygulamaları yön verir. Bu nedenle vergiye hazırlık sürecine dair verdiğiniz pratik bilgilerden dolayı teşekkür ederim. Ancak direnen bir vergi idaresi karşısında olayların nihai çözümünün vergi yargısında olacağını tahmin etmek zor değil.
İyi çalışmalar
Merhaba öncelikle emekli değilim. Bu konunun daha önceki cevaplarını okuyabilirsiniz. Sorununuzun cevabı olarak incelemenizi tavsiye ederim. https://www.r10.net/adsense-odemeler...aferi-2-a.htmlfilsoft adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle - 19-03-2020, 12:33:22Sn. Alcaym, asıl ben teşekkür ederim, aydınlatıcı bilgiler verdiğiniz, insanları aydınlattığınız için.
Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Bilgi haznemi geliştirdim.
Bir konuda benim de size bir katkım olsun. Net-tereddütsüz bilgidir, içiniz ferah olsun.
"Yeni çıkacak vergi barışı imkanından yalnız geçmişte beyan verip matrah artırımında bulunanlar yararlanabilir diye düşünmekteyim. Ya da yapılandırma kurallarından. Bunun dışında kanunda geçmişte beyan vermeyenler için matrah artırımından yararlanılacağı belirtilmiş ise de, bu düzenleme işletme hesabına göre veya bilanço hesabına göre defter tutanlar diye vurgulandığından varlık barışından daha zor kabul edilecektir. Vergi barışındaki matrah artırımının kabul edilebilirliğinin olması halinde ise, varlık barışı için ileri sürülen defter tutulmadığına dair ret gerekçesinin hiçbir anlamı bulunmamaktadır. Dolaysıyla vergi barışındaki kayıt dışılığa izin veren matrah artırımı imkanı, varlık barışından yararlanabilmenin iznidir aslında."
Vergi Barışı Yasasına gelince, yasanın uygulama tebliği'nde (1 nolu) şu ifadeler geçer (daha fazla ifade var ama tebliğ :
GELİR/KURUMLAR VERGİSİ MATRAH ARTIRIMI
Sözü edilen yıllara ilişkin vergi matrahlarının takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmiş ve/veya haklarında vergi incelemesine başlanılmış olan mükellefler de matrah ve vergi artırımından faydalanabileceklerdir.
Bu Tebliğin yayımlanmasından önce mükellefiyeti sona erenler ile hakkında mükellefiyet tesis edilmemiş olanların, 7143 sayılı Kanun kapsamında verilecek söz konusu bildirimleri elektronik ortamda gönderme zorunlulukları bulunmamaktadır.
Elektronik ortamda beyanname ve bildirim verme zorunluluğu bulunmayanlarca, matrah ve vergi artırımına ilişkin başvurular; gelir, kurumlar veya katma değer vergileri mükellefiyeti yönünden bağlı olunan ya da muhtasar beyannamelerini vermiş oldukları vergi dairelerine kağıt ortamında yapılabilecektir.
KDV MATRAH ARTIRIMI BAŞLIK: "2- Artırıma İlişkin Yılda Verilmesi Gereken 1 No.lu KDV Beyannamelerinin Bir Kısmını veya Tamamını Vermemiş Olan Mükellefler"
"b) Hiç Beyanname Vermemiş veya En Fazla İki Dönemde Beyanname Vermiş Olanlar",
ORTAK HÜKÜMLER'DE YER ALIYOR: "ı) Matrah ve vergi artırımı yapılacak yıllarda faaliyette bulunmuş ve gelir elde etmiş olmakla birlikte bu faaliyetlerini ve gelirlerini vergi dairesinin bilgisi dışında bırakan gelir vergisi mükellefleri T.C. kimlik numaralarını, yabancı gerçek kişiler ise varsa yabancı kimlik numaralarını kullanarak artırımda bulunabileceklerdir. Yabancı kimlik numarası olmayan yabancı gerçek kişiler ile kurumlar vergisi mükellefi olması gerekenler ise vergi dairelerine başvurmak suretiyle alacakları vergi kimlik numaralarını kullanarak artırımda bulunabileceklerdir. "
Bu ifadelere göre Maliye Bakanlığı vergi barışından vergi mükellefi olsun olmasın herkesi faydalandırmaktadır. Uygulama yıllardır bu şekildedir. Bunu yıllardır ve defalarca kez sorunsuz olarak yaptık, beyannameleri verdik, çıkan vergileri de mükellefler ödedi. Belirtiğiniz gibi yasal düzenlemeden farklı bir anlam çıkıyor olabilir ama pratikte uygulama bu şekildedir ve dediğim gibi mükellef olan / olmayan herkes faydalanabilmektedir. Kesin bilgidir. Bundan sonraki değerlendirmelerinizi, ya da düşündüğünüz hukuki planları, bu konunun net bu şekilde olduğunu düşünerek yapabilirsiniz.
Tekrar çok çok teşekkür ederim. - 19-03-2020, 12:48:23Öncelikle r10 ailesine yakışır cevabın ve genel nezaketin için teşekkür ederim.
Bence senin bana cevabindan sonra bu başlıkta çoğu şey netlesmistir. Haklısınız bana çok daha uzun zamandır forumda olduğum için çaresiz vakalar ile görüşüyorum.
Ben hep netlik bekliyorum sizin de dediğiniz çoğu şey bir ihtimal gibi gözüküyor. Ama çaresiz arkadaşlar için denenebilir.
Kazanamazsanız ne olacak şimdiki ödeyeceğiniz verginin yaklaşık 2.5 katı ödenecek bir vergi tablosu. Örnekle açıklarsanız sevinirim. (Ben yukarıda örnek verdim. Ödeyeceğiniz vergi hiçbir zaman 2,5 katına çıkmaz.
Bir örnek rica ediyorum, rakam nasıl 2,5 katına çıkıyor merak ettim.)
Yüzde 50 indirim ile anlaşılan miktar ile hiç anlaşmadan gelen vergi ziyaı dahil tutar arasındaki fark bu kadar oluyor.
Öncelikle sorun şu: Vatandaş diyor ki, "abi ben 200.000 TL" kazandım. Bana 30 bin TL KDV + 30 Bin TL kdv cezası (ziyaı), 20.000 TL gelir vergisi + 20 bin TL gelir vergisi cezası (ziyaı) çıkarıyorlar, hadi cezaların % 80'ini uzlaşmada siliyorlar. Geriye kalıyor ortalama 60.000 TL vergi borcu. Vallahi Billahi ben o kadar para kazanmadım, öyle bir para bende yok, Kazandığım 200.000 TL nin inanın % 80'i belgelendiremediği, şu şu şu şu giderden oluşuyor. Ben bunu imkan yok ödeyemem" Zaten gücü olan, iyi para kazanan gider anlaşır, öder, olay kapanır. Ama ödeyemiyorum, diyor.
Hesap tam böyle değil. Biraz daha hesaplı çıkabiliyor rakamlar.
Son olarak yurtiçi varlik barışına vergi kaydı olmayan basvuramaz. Vergi kaydı açıp başvuranız dahi öncesinde yapılan incelemeyi kapsamaz. Yani burada 2.5 katı dediğim yüzde 100 rakamlar üzerinden vergi ve KDV ve bunların vergi ziyaı ayrıca usulsüzlük cezaları geldikten sonra mahkeme yolunda siz anlaşma yaparak ödeyeceğiniz rakam şansını da kaybetmiş olursunuz. Kazanmak garanti olmadığı yerde bunu ödeyebilecek gücü olan bu yola gitmemeli. Yani zaten ödeyemeyen tabii ki denesin bu kadar eminseniz ama ben şahsen sonuç vereceğini düşünmüyorum. Çünkü kayıtlar çok somut ve varlık barisindaki maddeler çok net.
Burada varlık barışı değil de sanki matrah arttırımı olabilir. Ama onda da inceleme başlamamış olması gerekir diye düşünüyorum.
kenankenan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle - 19-03-2020, 13:18:52kenankenan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
oldukça net bir cevap teşekkürler - 19-03-2020, 13:41:34Vergi mükellefiyeti olmayanlar da faydalanabilir arkadaşlar, Bununla ilgili yayınlanan genel tebliğde şöyle bir metin var:
Ortak Hükümler
Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu
MADDE 8 (1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına geçici 90 ıncı madde kapsamına giren varlıkları 19/7/2019 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına beyan edilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.
(2) Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, söz konusu madde hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirim veya beyana konu edilerek madde hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirim veya beyana konu edilmesi halinde madde hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim veya beyan dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir."
Bırakın vergi mükelleflerinin bu yasadan faydalanmasını şirketlerin ortağı bile, üzerine olan varlıkları ortağı olduğu şirkette beyan ederek bu yasadan faydalanabiliyor. Ortak gerçek kişi, şirket tüzel kişidir. İkisi farklı kişilerdir.
Diğer taraftan yurtdışındaki varlıklarla ilgili paralar, açıkça yazıldığı üzere gerçek kişiler adına bildirim veya beyana konu edilerek bu madde hükmünden yararlanabilir, diyor. Burada bahsi geçen gerçek kişinin de vergi mükellefiyet kaydı yoktur. Ortak hükümler hem yurtdışından gelen paranın beyanını hem de yurtiçindeki paranın beyanını kapsıyor. Her ikisine de uygulanıyor.
Zaten vergi müfettişi, 2016 yılında adsense geliri olan bir kişiye, önce 2016 yılı için vergi mükellefiyeti açıyor, vergi ve cezalarda 2016 yılına ait olduğu yazıyor, sonrasında bu mükellefiyet kaydını siliyor. Zaten isteseniz de istemeseniz de inceleme potasına giren birisi vergi mükellefi olmuş oluyor. Yani bütün şartları taşıyor.
YURTDIŞI TÜRKİYE-İRLANDA ÇİFTE VERGİLEMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASINI SORMUŞTU BİR ARKADAŞ O KONUYA DA AÇIKLIK GETİREYİM:
"Kenan bey teşekkürler bizi bu konuda aydınlattığınız için. Aslında soracak 1-2 sorum var ama ben şu KDV olayına takığım.
Ödeme adresi İrlanda'da olmayan kişilerin Türk veya Yabancı site yapmalarına bakılmaksızın KDV leri İrlanda'da ödeniyor. Bunu google kendisi belirtiyor. Biz burada tekrar KDV ödersek çifte vergilendirme olmuyor mu? Avrupa ülkeleri bu durumdan sebep kdv almıyor diye biliyorum.
Ödeme adresim İrlanda'da değil
Bu durumda, ödemeleriniz İrlanda yasaları çerçevesinde kurulan bir şirket olan Google Ireland tarafından yapılır. Google ile yaptığınız anlaşmanın şartları uyarınca, sağlanan hizmetler karşı tarafın ödemesine tabidir. Bu nedenle, 2006/112/EC Konsey Direktifi'nin 196. maddesine göre KDV, alıcı şirket olan Google Ireland tarafından karşılanacaktır.
Başka sorularınız varsa lütfen bulunduğunuz yerdeki vergi uzmanlarıyla görüşün.
https://support.google.com/adsense/a..._topic=1727182"
Kusura bakmayın alıntıyı bu şekilde yapabildim.
https://www.gib.gov.tr/sites/default/files/uluslararasi_mevzuat/ULKELER_LIST.htm
Maliye Bakanlığı'na ait bu web sayfasında ülkemizin diğer bütün ülkelerle yaptığı çifte vergilemeyi önleme anlaşması (ÇVÖ) yer alıyor. Herhangi birkaç tanesini tıklayıp şöyle ilk birkaç sayfasına göz attığınızda şunu göreceksiniz. Bu anlaşmalar sadece ve sadece Kazanç Üzerinden Alınan Vergiler için yapılmıştır. Kazanç üzerinden alınan vergiler özetle Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisidir. Hepsi de birbirine benzerdir. Çoğu AB üyesi ülke olduğu için metinler benzerdir. Genel olarak Türkiye'de yerleşik bir firma hem ülke içinde hem de ülke dışında kazanç elde etmişse, kazancının tamamı Türkiye'de vergilendirilir. Bazı istisnalar dışında (örneğin yurtdışı inşaat onarım müteahhitlik işleri gibi) Google İraland da aynı şekilde, faaliyetleri neticesinde, genel hatlarıyla merkezi İrlanda'da olduğu için hem İrlanda içinde hem de İrlanda dışındaki kazancının tamamı İrlanda'da vergilendirilir. Eğer Google ın Türkiye de bir şubesi, ticarethanesi olsaydı, Türkiye'de elde ettiği gelirler için Türkiye'de vergilendirilecekti. Türkiye'de ödediği vergileri de İrlanda vergi mevzuatına göre, kendi vergisinden mahsup edecekti. Çünkü Türkiye-İrlanda arasındaki vergi anlaşması bu şekildedir. Her ülke ülke de bu anlaşmaya uymuştur. Bknz https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2017/05/26/googlea-300-milyon-lira-ceza bu linkte google uyanıklık yapıp, kendisine Türkiye'den reklam veren veya reklamlarının Türkiye'de en çok tıklanan bazı web sayfalarında yayınlanmasını isteyen müşterilerden aldığı kazancı, İrlanda da beyan ettiği için Maliye Bakanlığı tarafından inceleme yapılmış ve ceza kesilmiştir. Tabi haksız oldukları için bu vergi ve cezaları ödemişlerdir. Google ın burada bir ofisi var ve orada müşteri kabul ediyor ve reklam anlaşması yapıyorsa Türkiye'de elde ettiği bu gelirin hem kazanç vergisini hem de KDV sini beyan edecektir. Zaten durum ortaya çıktıktan sonra, bu tip firmaların KDV lerini beyan etmeleri için yeni bir KDV beyannamesi 01.01.2018 de yürürlüğe girmiştir. Google ve benzeri firmalar için 3 nolu kdv beyannamesi yürürlüğe girmiştir. Google, face, youtube gibi firmaların Türkiye'de elde ettiği kazançlara ait KDV yi Ülkemize beyan edip ödemesi için bu beyannameyi kullanacaklardır.
Dolayısıyla google irland'ın İrlanda'da veya İrlanda dışında elde ettiği gelirle ilgili, kendi ülkesinde kazanç beyan etmesi ve vergi ödemesi özetle bizim burada ödediğimiz veya ödeyeceğimiz yıllık gelir vergisini etkilemiyor veya herhangi bir mahsuplaşma olmuyor, malesef. Konu hakkında merak eden Gelir Vergisi Kanunu'nun "Yabancı Memleketlerde Ödenen Vergilerin Mahsubu" başlıklı 123.maddesini okuyabilir. Sizin durumunuzla bir ilgisi yok malesef, keşke olsa.
KDV KANUNLARI TÜRKİYE'DE NE İSE DİĞER ÜLKELERDE DE MANTIK OLARAK BENZERDİR. ZATEN BİZİM KDV YASAMIZ YABANCI ÜLKELERDEN ÇEVRİLEREK, ÖRNEK ALINARAK, BİZE UYARLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR.
Yukarıda belirttim çifte vergilemeyi önleme anlaşmalarında KDV düzenlemesi yer almaz. Çünkü Her ülke kendi sınırları içerisinde KDV tahsil eder. Başka ülkelerde ödenen KDV ile ilgilenmez. KDV lerin ülkeler arası karşılıklı mahsubu diye bir şey yoktur. Türkiye, kendi sınırları içerisinde, KDV ye tabi olan hizmetleri veya mal teslimlerini katma değer vergisine tabi tutar ve tahsili için uğraşır. İrlanda, kendi sınırları içinde mal veya hizmet teslimleri nedeniyle ortaya çıkabilecek katma değer vergisinin tahsili için uğraşır.
Yukarıdaki google uyarısına gelirsek: Bu uyarının anlamı şudur: KDV yasalarında bazı durumlar vardır. Yurtdışından hizmet alımı gibi... Bu gibi durumlarda KDV yasaları derki, yurtdışından aldığın şu şu hizmetten dolayı şu oranda kendi ülkene KDV ödeyeceksin. durum bundan ibaret. Yani İrlanda KDV yasasına göre, google İraland, Türkiye'den web sayfası kiralamışsa veya kullanım hakkı almışsa, irlanda maliyesi, Türkiye'deki şahsa ödediğin paradan şu kadar KDV alırım şeklinde bir düzenleme yapmıştır. Bizde de buna benzer düzenlemeler var. Mesela bazı hizmetler desteklenmiş ve ülkemize döviz kazandıracağı için hizmet ihracı istisnası diye bir düzenleme yapılmıştır. Gerekli şartları sağlayanlar bu istisnadan faydalanır. Ama İrlanda'da böyle bir hizmet ihracı istisnası yok ki, İrlanda devleti, google dan kdv istiyor. Yani yukarıdaki uyarı benim görüşüme göre, İrlanda Maliye Bakanlığı'nın yurtdışıyla ilgili fatura veya benzer belgelerde yer almasını zorunlu kıldığı bir uyarıcı nottan ibarettir. Bizim de faturalarımızda, resmi belgelerimizde böyle ibareler vardır. Örneğin Bu mal ihraç kayıtlı olarak satıldığı için KDV tahsil edilmemiştir, veya bu mal yurtdışına ihraç edildiği için KDV hesaplanmamıştır gibi.... Yani karşı tarafı bağlamayan ifadeler olup sadece kendi yaşadığı Ülkenin yasal düzenlemeleri nedeniyle yazılan ibarelerdir. Aynısı havuzlarda da yazar. Havuz kenarında koşmayınız, derinliği 2,5 metredir... gibi...
KDV konusunda çifte vergilemeyi önleme anlaşması var diyerek, dava açarsanız, hem komik olur hem de dava sonucunda kazanan Maliye Bakanlığı, Sizin Avukatınız ve Karşı tarafın avukatı olur. Siz kaybedersiniz.
HANGİ DURUMLAR HİZMET İHRACINA GİRER VE MALİYE SİZDEN KDV İSTEYEMEZ?
Öncelikle adsense geliri olanlar yani google web sayfanızı kullanıyor ve orada reklam yayınlanıyor, size de bir miktar para ödeniyor. Reklam verenler % 90 Türk şirketleridir. Reklam veren firma Türk şirketi, yani Türkiye'de yerleşik bir şirket, reklam yayınlanan yer Türkiye'deki web sayfası, Bu web sayfasını tıklayanlar kimler % 100 e yakını Türkiye vatandaşları. O zaman Maliye diyor ki bu reklamlar Türkiye'de izlendi ve Türkiye vatandaşları bu reklamdan faydalandı. O zaman bunun kdv si hizmetten Türkiye'de faydalanıldığı için ben isterim. Bundan kurtuluş yok arkadaşlar. 2'li, 3'lü, 4'lü hiçbir anlaşmayla kurtulamazsınız. Şu olabilir, Tıklanma sayısını ve tıklanan Ülkeyi şu şekilde ispatlarsanız: % 80 Türkiye, % 10 USA, % 10 Rusya gibi.. O zaman sizin adınıza yatan paranın % 80'inin KDV sini ister. Yani hesabınıza 100.000 TL yatmış ise; KDV Matrahı =100.000/1,18=84.745,76 TL, bunun % 80'i = 84.745,76 TL x 0,80= 67.796,61 TL bunun % 18 KDV'si = 67.766,61 TL x 0,18= 12.197,99 TL. yani ödeyeceğiniz kdv değişir. ADSENSE CİLERDE YANİ WEB SAYFASINI KULLANIP REKLAM GELİRİNDEN KOMİSYON ALAN VEYA REKLAM GİBİ BİR GELİR ELDE EDENLERİN KDV KONUSU BU ŞEKİLDEDİR.
BİR DE MOBİL UYGULAMALARDAN PARA KAZANANLAR VAR: ONLARIN DURUMU ÇOK FARKLI
Kişi diyor ki hesabıma google firması 500.000 TL yatırdı. Ne iş yaptın? Program yazdım, androidden, ıos store dan indirip kullandılar. O programlarda reklamlar yayınlandı, ben de karşılığında para kazandım. Peki Hangi ülkeden indirildi bu programlar ispatlayabiliyor musun? Tabiki % 80 Hindistan, % 10 Rusya, % 10 Türkiye. O zaman burada HİZMET İHRACINDA KDV İSTİSNASI DEVREYE GİRİYOR. Söz konusu hizmetten yurtdışında faydalanıldığı için, tıklanmalar ve indirmeler yurtdışında olduğu için siz sadece Türkiye'deki % 10 luk tıklanmanın KDV sinden sorumlu olursunuz. Türkiye'den hiç program indirilmedi veya tıklanma olmadıysa o zaman KDV ile ilgili bir sıkıntı yaşamazsınız. Sadece kazancınızdan vergisinden sorumlu olursunuz.
PEKİ KARDEŞİM ANLADIK, BEN BU KDV VE VERGİ MALİYETİMİ NASIL DÜŞÜREBİLİRİM, BEN HER AY % 18 KDV, HER 3 AYDA BİR GEÇİCİ VERGİ, HER YIL İSE GELİR/KURUMLAR VERGİSİ ÖDEMEK İSTEMİYORUM, BUNUN ŞU AN UYGULANAN, MALİYENİN DE KABUL ETTİĞİ, YASAL VE HİÇ SIKINTISIZ BİR YOLU/YÖNTEMİ VAR MIDIR? TAVSİYEN NEDİR?
Bu geliri sürekli elde edenler, yüksek tutarlı geliri olanlar ve bir takım yerlere kira ödemesi yapabilecek durumda olanlar için bir avantaj var.
Onu ilk fırsatta gün içinde yazmaya çalışacağım. - 19-03-2020, 14:04:07Sonuç olarak varlık barışı ya da matrah artırımının denenmesinin hiçbir riski yok. Başarılı olunduğu zaman ise kıyaslanamayacak bir menfaat elde edilmiş olacak. Tabi bu sürece her zeminde taş koyanlar olacak. Kimileri bu sorunları aşıp başarılı olacak, kimileri olmayacak. Sonuçta binlerce gelir elde eden olduğu gibi binlerce mali amir, binlerce müfettiş,binlerce hakim var. Tıpkı burada olduğu gibi herkesin müşterek bir sonuçta birleşmesi mümkün değil. Çünkü vergi kanunları belirli değil ve çoğu ihtilafta yorum teknikleri kullanılarak çözüme ulaşılır. Buna bir de adsense gelirlerinin vergilendirilmesinin uluslararası boyutu ve yeni yetme olması eklenince farklı sonuçlar ortaya çıkması pek muhtemel. Nitekim bir vergi dairesi ret cevabı verirken, bir müfettiş harika bir çözüm bulmuşsunuz demiş ve bir ilin defterdarı inceleme yapılamayacağını belirterek kabul etmiştir. Sonuç olarak vergi idaresinin radarına giren bir kişi için üç ihtimal var:kenankenan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
1- Pes etmek/ boyun eğmek tüm ceza ve faizleri ödemek,
2- Hukuk mücadelesi ile en uygun çözümü bulma çabasına girmek,
3-Malı mülkü çıkarıp vergi borçlusu yaşamak.
Buna karar verecek ise tabi ki muhatabın kendisidir.
Kenan bey nezaketiniz ve katkılarınız için teşekkürü yinelemek isterim.
Bugün bir olumlu dönüş daha aldık:


Varlık Barışı İçin Şahıs Şirketi Kurmalı Mıyım?
Bir de arkadaşlardan şu soru sık gelmektedir. Varlık barışından yararlanmak için şahıs şirketi kurmalı mıyım? Bu soruya cevap vermeden önce şahıs şirketi kavramını açıklamakta fayda var. Şahıs şirketi ticaret kanununa göre kolektif ve komandit şirketten ibarettir. Dolasıyla şahıs şirketi nitelemesi, şahıs işletmesi ya da ferdi teşebbüs kavramı yerine hatalı kullanılmaktadır. Şimdi de şahıs işletmesini açıklayayım. Şahıs işletmesi bir tüzel kişi yani Kolektif, Komandit, AŞ veya LTD şirket gibi bir hükmi şahsiyet altında olmaksızın, kişilerin kendi nam ve hesabına yürüttükleri faaliyet sonucu meydana gelen ve kazanç elde edilmesi sonucu vergi mükellefiyetini icap ettiren ticari ve iktisadi organizasyondur.
Bunu açıkladıktan sonra varlık barışı için şahıs şirketi değil, şahıs işletmesi (şahsi vergilendirilebilir kazanç) ile ilgili mükellefiyet kaydı gerekmektedir. Bu kaydı zaten vergi dairesi açmaktadır. Bunun için herhangi bir meslek mensubunun desteğine ihtiyaç da bulunmamaktadır. Varlık barışı beyanı alınınca devam eden gelir yoksa mükellefiyet tekrar kapatılır. Ancak gelir elde etmeye devam ediyorsanız vergi mükellefi olduğunuzu ifşa ettiğinizden şahıs işletmesi sıfatıyla (kendi nam ve hesabınıza) fatura kesersiniz ve gerçek usulde vergilendirildiğiniz için peryodik beyan ve bildirimde bulunmak üzere bir SMMM ile görüşmeniz gerekir.
Varlık barışına ait beyanname tebliğin EK-3'ün de yer almaktadır. Bunu kişiler dilerse kendi doldurup vergi dairesine verebileceği gibi dilerse internet vergi dairesinde kullanılmak üzere bir kod ve şifre temin ederek sanal ortamda da verebilir.
Netice olarak geçmişe dönük varlık barışından yararlanmak için şahıs işletmesi (yaygın ve hatalı tabir ile şahıs şirketi) değil, mükellefiyet kaydı açılması yeterlidir.
Bu süreçteki komplikasyonlar ise hukuki araçlarla giderilir.

