Arkadaşlar ben pratikte vergi dairesine kayıtlı, 14 yaşından (stajyerken) beri resmi olarak mali müşavirlik mesleğini yapan ve bu konulara vakıf birisi olarak;
Öncelikle verdiği güzel bilgi ve fark ettiği yasal boşluktan dolayı sn. "alcaym"ye teşekkür ederim. Bazı arkadaşlar saçma-sapan yorumlar eleştiriler yapmış kendisine, inanın okudukça ben utandım. Adam size hazırdan, bedavadan bilgi vermiş, yol göstermiş, yani teşekkürü sonuna kadar haketmiş. Gidip bir avukatın kapısını çalın, para vermeden yüzünüze bile bakmaz. Gidip bir vergi hakimi ile görüşmeye çalışın, bir şey danışmayı deneyin, sizi odadan kibarca kovarlar. Arkadaşlar, vergi kanunlarını yorumlamak, bilmek çok farklı bir uzmanlık gerektirir. Çoğunuz hayatınızda ilk defa bir kanun maddesi ve genel tebliğ görüp yorum yapıyorsunuz. Karşınızdaki kişiye sen bu işi bilmiyorsun, diyorsunuz. Vergi kanunlarının nasıl yorumlanması gerektiği bile 213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilmiştir. Vergi usul kanununun Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat başlıklı 3.maddesindeki (A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır hükümlere göre, vergi kanunlarının nasıl yorumlanacağı açıklanmıştır. Sadece bu madde için bile yani sadece vergi usul kanununun 3.maddesi için ciltlerce kitap yazılmış, ciltlerce emsal Danıştay kararları kitabı basılmış, ciltlerce makaleler (Mükellef Dergisi, Yaklaşım Dergisi, Vergi Sorunları Dergisi, Vergi Dünyası dergisi, Lebib Yalkın Yayımları, Seçkin Kitabevi yayınları gibi gibi
) yayınlanmıştır. Öncelikle bu yayın ve makaleleri okursanız, ondan sonra eleştirilerinizi daha sağlıklı yaparsınız.
Şunu da göz önünde bulundurmanızda fayda var; Hiçbir avukat kendi muhasebesini TUTAMAZ. EVET YANLIŞ DUYMADINIZ, BÜTÜN AVUKATLARIN MUHASEBESİNİ MALİ MÜŞAVİRLER TUTARLAR. Çünkü vergi kanunları, vergi mevzuatı işin pratiği çok farklıdır. Öğrenmesi, kavranması yıllar gerektirir. Arkadaşa sorulan sorular ve tepkileri okudukça inanın sizin yeriniz ben utandım. Karşınızdaki insan anladığım kadarıyla yıllardır vergi hakimliği yapmış, DAVA NEDİR, DELİL NEDİR, KANUN NEDİR, hepimizden iyi biliyordur. Benim anladığım elinde belki de buraya yazmadığı deliller, kazandığı emsal kararlar var ki, bu şekilde konuşuyor.
Gerçekten çok güzel bir nokta yakalamış. Ancak mesleği gereği pratikte uygulanan işlemlerden ziyade bilgi ve tecrübesi teorik olduğu için anladığım kadarıyla bazı noktaları tam dolduramamış, kafalardaki soru işaretlerine tatmin edici cevaplar verememiştir. Aşağıdaki yazdığım bilgileri okuyunca, kendisinin de aklındaki bazı soru işaretleri kalkacak, taşlar tam yerine oturacaktır, diye düşünüyorum. Eğer uygun görürse, yazdıklarına bazı katkılar yapmak isterim.
Sn. alcaym, yazdıklarımı okur ve değerlendirirseniz (katkı yaparsanız) çok memnun olurum.
1. Öncelikle ben yıllardır defter tutan ve beyanname veren bir vergi mükellefiyim.
2. İlk sayfadaki dilekçeyi okuduğumda ilk düşüncem şu oldu: Maliye çalışanlarının % 90ı böyle bir dilekçeyi kabul etmez, size çay ısmarlar, öğüt verir ve kapıdan kibarca yollar. Çünkü vergi konusunda riske girmek istemezler. O yüzden bu dilekçe yöntemi, zor bir yöntem olduğu için bana pek mantıklı gelmedi. Şundan dolayı mantıklı gelmedi, çünkü daha pratik ve kolay bir yöntem var.
3. Öncelikle ben bu beyannameyi,, vergi kaydı olmayan, vergi mükellefi olmayan bir şahısla (benzer sorunu olan) yaptığım beyanname aracılık sözleşmesi vasıtasıyla sistem üzerinden (e-beyanname sistemi) vermeye çalıştım. Çünkü genel tebliğde bu beyannamenin elden/doğrudan vergi dairesine verilebileceği gibi bir mali müşavir vasıtasıyla e-beyanname sistemi üzerinden de verilebileceği yazıyor. Denetim fakat e-beyanname sistemi hata verdi ve yolladığım beyannameyi kabul etmedi "kişi 4029 vergi türünden (varlık barışı vergisi) vergi dairesine kayıtlı değildir" anlamında hata uyarısı verdi. Amacım şuydu hem beyannameyi hem de beyannameyi hangi sebeple verdiğimi açıklayıcı dilekçemle beraber sistem üzerinden vergi dairesine kayıtlarına aktarmak.
3. Sonra kendi mükellefiyet kaydımda denemek üzere, kendi adıma deneme amaçlı 100 TL tutarlı bir beyanname oluşturdum. Dönem olarak 2019 yılının Aralık ayını seçtim. (sistem, beyanname dönemi olarak 01.01.2019-31.12.2019 şeklinde bir tarih seçtirmiyor, veya Ocak 2018-Aralık 2018 gibi) Sistem kabul etmedi. Halbuki ben 2019 yılında da vergi mükellefiydim. Sonrasında bu defa beyanname dönemini 2020 mart olarak seçtim, sistem üzerinden beyannameyi gönderdim ve sistem beyannameyi kabul etti (tabi onaylamadım) :-) E Kabul edince ne oldu: Şu oldu, 2016,2017,2018 ... yıllarında vergi kaydınız olsa bile, isteseniz bile bu beyannameyi 2017,2018 veya 2019 yılı dönemini seçerek veremiyorsunuz. Sistemde sadece 2020 Mart dönemini girebiliyorsunuz. Yani sistem geçmişin tamamını tek bir beyanname ile temizleyebiliyor. Bu amaçla ve bu mantıkla kurgulanmış.
Buradan çıkardığım dersle, başına benzer bir vergi inceleme mektubu gelen arkadaşla ilgili şöyle yaptım:
1.Öncelikle şahıs ile bir muhasebe hizmet ve beyanname aracılık ve sorumluluk sözleşmesi imzaladım. Bu sayede bu vergi mükellefine ait bütün beyanname ve bildirgeleri vermeye hak kazandım.
2.Şahıs adına e devlet şifresiyle, örneğin bugün tarihli online vergi mükellefiyeti açtırdım. Böylelikle sistemin beyannameyi ve dilekçeyi online almasını sağlayabilecektim. Online gönderilen beyanname+dilekçe ile kağıt ortamında elden verilen dilekçe hukuki olarak aynıdır. Zaten günümüzde artık beyanname ve dilekçelerin yaklaşık % 95'i sistem üzerinden gönderilmektedir. Bu oran her geçen gün artmaktadır.
3.Mükellefiyet açıldı, vergi levhası vb herşey usulüne uygun oldu. Şahıs vergi kaydı olan, kanuni defterlerini tutan sisteme kayıtlı bir vergi mükellefi oldu. Böylelikle forumda tartışılan vergi mükellefleri bu yasadan faydalanır, geçmişe dönük mükellefiyet açılanlar faydalanamaz şeklindeki bir soru işareti tamamen ortadan kalkmış oldu. Burada müfettişin yapacağı tek iş, kişinin mükellefiyet başlangıcını daha önceki bir tarihe çekmek olacaktır. Tabi incelemeyi devam ettirmek isterse. Öte yandan yasa ve genel tebliğ söz konusu beyan edilen rakamın defter kayıtlarına geçirilmesini zorunlu kılmıyor. İsteyen kaydeder, isteyen kaydetmez diyor. Kaldı ki şu an uygulanan defter tutma sisteminde (defter beyan sistemi) 2019 ve önceki yıllara herhangi bir kayıt yapmanız MÜMKÜN DEĞİLDİR. SİSTEM İZİN VERMİYOR. 2020 yılına da kayıt yapamazsınız. ÇÜNKÜ SİSTEM YİNE İZİN VERMİYOR. VERGİDEN İSTİSNA EDİLMİŞ BİR KAZANÇ SEÇMENİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR. 2016,2017 yıllarına noterden defter tasdik ettirip kayıt tutmanız da artık imkansızdır. Süresi çoktan geçti çünkü. Öte yandan müfettişlerin ve vergi dairelerinin geçmişe dönük mükellefiyet açması İMKANSIZDIR. YASAL OLARAK HATALIDIR. ÇÜNKÜ ARTIK YERLEŞİK VERGİ MAHKEMESİ/BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI VARDIR. Bu kararlar neticesinde Maliye Bakanlığı 449 seri nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlamıştır. Merak edenler Google da aratıp inceleyebilirler. GEÇMİŞE DÖNÜK MÜKELLEFİYET TESİS EDİLEMEZ. (detaylı bilgi için Google Kenan Gümüş, geçmişe dönük mükellefiyet tesisi yazarsanız çıkar) Fakat geçmişe dönük her zaman KDV, Gelir vergisi gibi vergiler çıkarılabilir.
4.Sistem üzerinden beyannameyi hazırladık, onayladık ve gönderdik. Yani vergi dairesindeki hiç kimseyle görüşmeden, danışmadan, rica etmeden, araya torpil, adam sokmadan :-) bu beyannameyi sorunsuz bir şekilde verdik ve vergimizi tahakkuk ettirdik. Tahakkuk eden vergi vadesi gelince ödenecek. Yani mart ayında verilen beyanname 30 nisan 2020 tarihine kadar ödenebilir.
5.Sonrasında yine sistem üzerinden online interaktif vergi dairesi üzerinden, vergi dairesine durumu anlatan bir dilekçe yazarak yolladık. Bu dilekçemizde beyannamemizi neden verdiğimiz, hangi gelirleri ve hangi yılı kapsadığı detaylı olarak izah edildi. Dilekçemiz tıpkı elden verilmiş gibi hem sisteme kayıtlı oldu, hem de tarih ve sayı almış oldu. Çıktılarını yazıcımızdan döktürüp elimize aldık.
6.Böylelikle vergi dairesine hiç gitmeden beyannamemizi ve dilekçemizi vermiş olduk. Artık bu evraklarımız, örnek Defterdarlık Yazısı ve yasal düzenleme ile birlikte müfettişliğe gidip "BİZİ ARTIK İNCELEYEMEZSİNİZ" şeklinde savunmamızı yapacağız.
Peki biz en kötü ihtimali düşünürsek, mükellefle birlikte ne elde etmiş olacağız? İnceleme tutanağına ve raporuna bu beyannamemiz+dilekçemiz ve itirazlarımız, emsal Defterdarlık Yazısı girecek. Belki vergi müfettişi üstadlarıyla (daha kıdemli amirleriyle, grup müdürleriyle) görüşüp incelemeyi sonlandıracak veya ödeyebileceğimiz miktarda, bizi çok yormayacak, daha az tutarda bir vergi ve vergi ziyaı ödemesi çıkarabilir. Böyle bir indirim bile iyi bir kazançtır.
Diyelim ki vergi müfettişi bize, vergi + vergi ziyaı (kaybı) cezası kesilmesini raporunda belirtti. Ne yaparız o zaman, vergi davası açmayı planlıyoruz.
Vergi Davası açınca ne olacak?
1. Her şeyden önemlisi hakkınızı aramış olacaksınız.
2. Vergi davası açtığımız gün firmaya/şahsa kesilen bütün vergi ve cezaların tahsili OTOMATİK OLARAK DURACAKTIR. Yani vergi dairesi sizden bir kuruş dahi vergi isteyemeyecektir. Banka hesabınıza haciz uygulayamayacak, gayrimenkullerinize haciz uygulamayacak, sizi taciz edemeyecektir. Mecburen, eli mahkum vergi mahkemesinden çıkacak kararı bekleyecektir. (Vergi mahkemesi kesilen vergi ve cezadan dolayı kurul halinde (3 vergi hakimiyle) karar vereceğinden Tahmini sonuçlanma süresi 1 yıl) Böylece kafamız en az 1 yıl rahat olacaktır. Bir de corona virüsü denen illet çıktı... Belki dava bu yüzden 2 yıl sürecek, kim bilir.
3. Peki bu 1 yıllık süre içinde şu herkesin dilinde olan vergi affı yasası çıkarsa o zaman yaşadık. Niye? çünkü şimdiye kadar çıkan vergi barışı/affı yasalarında şöyle bir avantaj var. En son çıkan 7143 sayılı vergi barışı/affı yasasından örnek vereyim.
7143 sayılı vergi barışı kanununun "Kesinleşmiş veya Dava Safhasında Bulunan Alacaklar" başlıklı 3.maddesi "Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin... %50si ile bu tutara ... bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir." şeklindedir.
Yani burada diyor ki, senin dava aşamasında bir alacağın var, sen bu davandan vazgeç.... Tamam vazgeçtim diyelim benim çıkarım ne olacak, bana faydası nedir? Şudur sevgili kardeşim: Hani vergi müfettişi sana hem vergi hem de vergi cezası kesmişti ya.... Evet.... İşte o kestiği verginin yarısını bana öde, ben diğer yarısından ve bana kesilen cezanın tamamından vazgeçiyorum. :-) Örnekle anlatayım:
Vergi müfettişi (vergi dairesi) sizden 10.000 TL kdv+ 10.000 TL vergi ziyaı cezası istedi. Vergi barışından faydalanırsam, Kardeşim bana özet olarak sadece 5.000 TL yi öde, senden başka hiçbir rakam talep etmiyorum. Sulh olduk, bitti gitti.
4. Diyelim ki vergi affı/barışı çıkmadı o zaman bu davanın sonucu ne olur? Sonucu sizin davanıza bakacak 3 vergi hakiminden, daha sonra üst mahkemelerde karar verecek diğer hakimlerden başka kimse bilemez. Benim şahsi görüşüm (danıştığım yetkili kişiler, okuduğum emsal kararlar) ibrenin dava açandan yana olduğudur. Dediğim gibi sonucu hiç kimse kestiremez.
5. Peki şu an kendisine yazı gitmeyenler oldu diyelim. Tahminim hesabına yıllık 40.000 TL-50.000 TL altında para yatanlar. Çıkacak bir vergi barışı/affı yasasından vergi kayıtları olmasa bile faydalanabilirler mi? Yani 2015,2016,2017,2018,2019 yılları için bir miktar vergi ödeyip, bütün bu incelemelerden kurtulabilirler mi?
Cevabı: TARTIŞMASIZ-KESİNLİKLE EVET, ÖNCEKİLER FAYDALANDILAR. VERGİ BARIŞI/AFFI YASALARI ÇOK KÜÇÜK DEĞİŞİKLİKLER DIŞINDA SÜREKLİ AYNI ŞEKİLDE ÇIKTIĞINDAN MUHTEMELEN BİR SONRAKİ OLASI VERGİ AFFINDAN DA FAYDALANABİLİRLER. TABİİ ÇIKARSA.
Daha önce çıkmış olan varlık barışı yasalarından farklı olarak, son çıkan varlık barışı düzenlemesinde yurt içindeki varlıkların ekonomiye kazandırılması uygulaması ilk defa yer almıştır. Tahminimce burada özellikle daha çok başvuru yapılsın ve daha çok rakam ekonomiye kazandırılsın mantığıyla hareket edildiğini düşünüyorum. Yasada veya genel tebliğde -şimdilik- inceleme için yazı gönderilmesi, inceleme esnasında olunması veya inceleme planlaması durumunda bu yasadan faydalanıp faydalanılamayacağıyla ilgili bir hüküm bulunmuyor. Ama bu açıklık fark edilirse her an bu ifadelerin yer alacağı bir cümle eklenebilir. Eklendiği tarihten itibaren ise kimse bu avantajdan faydalanamaz.
Tavsiyem şudur; size yazı geldiyse kesinlikle bu varlık barışı düzenlemesinden faydalanmanız çok iyi olacaktır.
Başka soracağınız sorular varsa, ya da bu yöntemi tercih eden varsa yardımcı olabilirim. Tekrardan Sn. alcaym arkadaşa teşekkür ederim, çok çok büyük bir katkı yapmış bizlere...
Kenan Gümüş
S.M. Mali Müşavir
Ankara
+
İlave bir şeyler daha yazayım.
Elde ettiğiniz gelirler:
KDV YÖNÜNDEN:
Özet olarak, KDV Mevzuatına (yasa, tebliğ, genelge, iç genelge, sirküler, özelge ...:-) vs) göre Türkiye'de ticari,.... faaliyet ... çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler KDV'ye tabidir.
Hizmetin KDV ye tabi olmasındaki mantık şudur: Hizmetin Türkiye'de yapılması veya bu hizmetten Türkiye'de faydalanılması. Yani web hizmeti/reklam geliri hizmetinden, sitenizi tıklayanlar Türkiye'de ise, reklamlar Türkçe ise, reklam verenler Türk firmaları, şahısları ise, tıklanmalar Türkiye'den yapılıyor ise aldığınız para KDV ye tabidir.
Yine KDV yasasına göre bazı hizmetler veya mal satışları KDV ye tabi değildir. Yani istisna edilmiştir. Bunlardan biri de HİZMET İHRACATIDIR.
Fakat buradaki en önemli kıstas, yine yukarıda belirttiğim hizmetten faydalandığı YER dir. Eğer verdiğiniz reklam hizmetinden YURTDIŞINDA faydalanılıyor ise (ki Türkiye de faydalanılıyor) o zaman KDV ye tabi değildir.
Fakat bugün bir arkadaşla görüştüm, bana şöyle dedi: Ben program yazıyorum, cep telefonuna indiriyorlar. Bu şekilde google bana para ödüyor. Peki, bu indirmeler hangi ülkelerden yapılıyor, bunu ispatlayabilir misin? diye sordum. Tabi ki, hangi ülkede kaç tane indirilmiş kayıtları var, dedi. O zaman oranlama yapılır, örneğin indirmelerin % 90'ı yurtdışından, % 10'u Ülkemizden yapılmışsa, kazancının sadece % 10 luk kısmı için KDV den sorumlu olur. Yani reklam tıklamalarınızın hangi ülkeden yapıldığını ispatlayabilirseniz, o oranda bir avantaj elde etmiş olursunuz.