kenankenan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Vergi mükellefiyeti olmayanlar da faydalanabilir arkadaşlar, Bununla ilgili yayınlanan genel tebliğde şöyle bir metin var:
Ortak Hükümler
Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu
MADDE 8 – (1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına geçici 90 ıncı madde kapsamına giren varlıkları 19/7/2019 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına beyan edilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.
(2) Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, söz konusu madde hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirim veya beyana konu edilerek madde hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirim veya beyana konu edilmesi halinde madde hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim veya beyan dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir."

Bırakın vergi mükelleflerinin bu yasadan faydalanmasını şirketlerin ortağı bile, üzerine olan varlıkları ortağı olduğu şirkette beyan ederek bu yasadan faydalanabiliyor. Ortak gerçek kişi, şirket tüzel kişidir. İkisi farklı kişilerdir.
Diğer taraftan yurtdışındaki varlıklarla ilgili paralar, açıkça yazıldığı üzere gerçek kişiler adına bildirim veya beyana konu edilerek bu madde hükmünden yararlanabilir, diyor. Burada bahsi geçen gerçek kişinin de vergi mükellefiyet kaydı yoktur. Ortak hükümler hem yurtdışından gelen paranın beyanını hem de yurtiçindeki paranın beyanını kapsıyor. Her ikisine de uygulanıyor.

Zaten vergi müfettişi, 2016 yılında adsense geliri olan bir kişiye, önce 2016 yılı için vergi mükellefiyeti açıyor, vergi ve cezalarda 2016 yılına ait olduğu yazıyor, sonrasında bu mükellefiyet kaydını siliyor. Zaten isteseniz de istemeseniz de inceleme potasına giren birisi vergi mükellefi olmuş oluyor. Yani bütün şartları taşıyor.
Sonuç olarak varlık barışı ya da matrah artırımının denenmesinin hiçbir riski yok. Başarılı olunduğu zaman ise kıyaslanamayacak bir menfaat elde edilmiş olacak. Tabi bu sürece her zeminde taş koyanlar olacak. Kimileri bu sorunları aşıp başarılı olacak, kimileri olmayacak. Sonuçta binlerce gelir elde eden olduğu gibi binlerce mali amir, binlerce müfettiş,binlerce hakim var. Tıpkı burada olduğu gibi herkesin müşterek bir sonuçta birleşmesi mümkün değil. Çünkü vergi kanunları belirli değil ve çoğu ihtilafta yorum teknikleri kullanılarak çözüme ulaşılır. Buna bir de adsense gelirlerinin vergilendirilmesinin uluslararası boyutu ve yeni yetme olması eklenince farklı sonuçlar ortaya çıkması pek muhtemel. Nitekim bir vergi dairesi ret cevabı verirken, bir müfettiş harika bir çözüm bulmuşsunuz demiş ve bir ilin defterdarı inceleme yapılamayacağını belirterek kabul etmiştir. Sonuç olarak vergi idaresinin radarına giren bir kişi için üç ihtimal var:

1- Pes etmek/ boyun eğmek tüm ceza ve faizleri ödemek,
2- Hukuk mücadelesi ile en uygun çözümü bulma çabasına girmek,
3-Malı mülkü çıkarıp vergi borçlusu yaşamak.

Buna karar verecek ise tabi ki muhatabın kendisidir.

Kenan bey nezaketiniz ve katkılarınız için teşekkürü yinelemek isterim.


Bugün bir olumlu dönüş daha aldık:






Varlık Barışı İçin Şahıs Şirketi Kurmalı Mıyım?

Bir de arkadaşlardan şu soru sık gelmektedir. Varlık barışından yararlanmak için şahıs şirketi kurmalı mıyım? Bu soruya cevap vermeden önce şahıs şirketi kavramını açıklamakta fayda var. Şahıs şirketi ticaret kanununa göre kolektif ve komandit şirketten ibarettir. Dolasıyla şahıs şirketi nitelemesi, şahıs işletmesi ya da ferdi teşebbüs kavramı yerine hatalı kullanılmaktadır. Şimdi de şahıs işletmesini açıklayayım. Şahıs işletmesi bir tüzel kişi yani Kolektif, Komandit, AŞ veya LTD şirket gibi bir hükmi şahsiyet altında olmaksızın, kişilerin kendi nam ve hesabına yürüttükleri faaliyet sonucu meydana gelen ve kazanç elde edilmesi sonucu vergi mükellefiyetini icap ettiren ticari ve iktisadi organizasyondur.

Bunu açıkladıktan sonra varlık barışı için şahıs şirketi değil, şahıs işletmesi (şahsi vergilendirilebilir kazanç) ile ilgili mükellefiyet kaydı gerekmektedir. Bu kaydı zaten vergi dairesi açmaktadır. Bunun için herhangi bir meslek mensubunun desteğine ihtiyaç da bulunmamaktadır. Varlık barışı beyanı alınınca devam eden gelir yoksa mükellefiyet tekrar kapatılır. Ancak gelir elde etmeye devam ediyorsanız vergi mükellefi olduğunuzu ifşa ettiğinizden şahıs işletmesi sıfatıyla (kendi nam ve hesabınıza) fatura kesersiniz ve gerçek usulde vergilendirildiğiniz için peryodik beyan ve bildirimde bulunmak üzere bir SMMM ile görüşmeniz gerekir.

Varlık barışına ait beyanname tebliğin EK-3'ün de yer almaktadır. Bunu kişiler dilerse kendi doldurup vergi dairesine verebileceği gibi dilerse internet vergi dairesinde kullanılmak üzere bir kod ve şifre temin ederek sanal ortamda da verebilir.

Netice olarak geçmişe dönük varlık barışından yararlanmak için şahıs işletmesi (yaygın ve hatalı tabir ile şahıs şirketi) değil, mükellefiyet kaydı açılması yeterlidir.

Bu süreçteki komplikasyonlar ise hukuki araçlarla giderilir.