- Öğretmenlerimizi görünce korkudan yolumuzu değiştirir, onlara bırakın saygısızlığı konuşurken yanlış kelime kullanacağız diye korkardık. Sınıfta kalmayı bırakın, zayıf not getireceğiz diye kara kara düşünürdük.
- Büyüklerimize toplu taşıma araçlarında yer vermek için birbirimizle yarışırdık.
- Bayramlarda büyüklerimizi ziyaret eder elini öperdik. Bayramlar bir başka güzeldi.
.......
....
..
Daha verilecek çok örnek var ama şimdi görüyorumki gençlik cep telefonu ve sosyal ağ bağımlısı olmuş. Öğretmenlere hakareti bırakın dayak atanlarımı ararsın, sınıfta kalmanın imkansızlaştığı bir eğitim sisteminde sadece okulda saat doldurmak için gidenimi. Büyüklere bırakın yer vermeyi konuşurken saygı duyan yok. Elde cep telefonu kulağında kulaklık dünya yansa önemsemeyen, dünyadan habersiz, sadece günü yaşayan ve tüketen ama sorgulamayan bir nesil yetişiyor..... Ebeveyinlerinlere büyük görev düşüyor ama nesil gittikte deformasyona uğruyor....
Ellerinden cep telefonu, bilgisayarını al sudan çıkmış balığa dönüyorlar. Sosyalleşmeden çok asosyaleşiyorlar. Ezülmemek elde değil....
Şuan ki nesil olarak (ben ve benim nesilim, aslında ben tam ortadayım yarı teknoloji yarı analog dönem) çok kötü bir durumdayız burası bir gerçek. Yine ben yarı dönemden kazandığım o eski şeylerden dolayı kahveye de giderim kafeye de giderim param olduğu sürece.Fakat şimdi ki nesil sadece starbucks.
Sinir olduğum diğer bir konu hayatını dijital dünyaya adamaları.Oturuyoruz bir yerde yemek yiyeceğiz dur sofranın bir fotoğrafını çekelim.Hep bir gösteriş,hep bir kendini belli etme ne gerek var diye soruyordum artık onu da sormuyorum.
Fakat bunun sorumlusu ne yazık ki geçmiş nesili korku ile büyüten ebeveynler ve öğretmenler.Zamanında korkuyla büyüyen bireyler çocuklarına aynısını yaşatmamak için düzensiz bir şekilde eğitim ve öğretimden uzaklaşınca (matematik,fizik vb. gibi akademik eğitimlerden bahsetmiyorum kişisel,sosyolojik eğitim) Geçmişte çok sıkı olan özgürlük kemeri bu zamanda da çok genişledi. Öğrencilerin öğretmenden korkarak saygı duyması bence saygı duymaması ile eş değer nitelikte.
Niye çünkü o öğretmen demek ki öğretmen değil ki öğretememiş saygı nedir,korku ile mi sağlanır , eğitim ile mi sağlanır. Vuran,döven öğretmen öğretmen değildir.Öğretmen sözü ile yola getiren , tek bir küfür etmeden öğrenciyi dumur eden yere yapıştıran öğretmendir.
Öğretmen öyle bir cümle kurmalı ki bir hakaret,küfür içermemeli ama öğrenci demeli ben ne yapıyorum.Ben zamanında öyle 3-4 öğretmene denk geldim.O tarz bir öğretmene denk gelmeden önce o dersin sınavında aldığım not 15-20 iken 80-90-100 oldu hep ve ben o öğretmeni hep sevdim sonrasında. Korku ile yola getirseydi sınavları atlatana kadar yalakalık yapar sonrasında arkasından söverdim ama öyle olmadı işte.
Öğretmen çok özel bir meslek ve ne yazık ki günümüzde hiç bir özelliği olmadan tamamen kişilerin kendi ellerine kalmış bir durumda devam eden sisteme girdi.
Çevrenizde saygısız nesiller görüyorsanız bilin ki yapılmayan bir hata var.Bu gençler kendi kendine böyle olmadı. Nasıl ki bir araba,bilgisayar,elektronik ürün durduk yere bozulmaz sapıtmaz ise aynı şekilde bir bireyde ya arkadaşlarından dolayı ya ailesinden dolayı ya da çevresindeki diğer bireylerden dolayı sapıtır.
--R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 14:37:49 -->-> Daha önceki mesaj 14:13:29 --
Sınıf öğretmenisin galiba. İşin çok zor. Ama aslında en önemli işi siz yapıyorsunuz. Çünkü çocukların eğitim hayatlarına karşı tutumları ilkokulda belirleniyor. İlkokulda duyuşsal alanı doğru eğitilememiş çocuklar ergenlik döneminde büyük arıza çıkarıyorlar.
Sizin yapabileceğiniz hiç bir çocuktan vazgeçmeyerek eğitim sürecinin sonuna kadar uğraşmak. Bu sadece bizim toplumumuzun meselesi değil. Bütün dünya sınırsız ve sorumsuz iletişimin sorunlarını yaşıyor.
10 sene oldu. Medya okur yazarlığı dersi hala zorunlu hale gelmedi. Onun yerine din diyanet işlerini dayıyorlar. Artık yeni nesil dinini de, siyaseti de, tarihi de internetten, sosyal medyadan, televizyondan öğreniyor.
Medyadan gelen bilgiyi filtrelemesini, kaynak analizini yapmasını bilmeyen nesillere siz türev integral öğretseniz ne olacak. Adam twitterda gördüğü, kaynağını, zamanını bilmediği resme bakıp bir kanaat getirip bir eyleme katılıyor. Bir eyleme destek veriyor.
Artık bilişim devrindeyiz. Şu osmanlıca dersinde önce yeni nesillere geleceğimizi kurtaracak dersler öğretilmeli. Medya okur yazarlığı zorunlu olmalı, üzerine de zorunlu bir açık kaynak bilgisayar programlama dili kesin öğretilmeli.
+1
Diğer gördüğüm bir eksiklik ise soyut olan matematik,fizik,kimya vb. gibi dersler üzerine binlerce formül,soru gördük ama yaşadığımız devlet üzerinde kurallar nedir,yasalarımız nedir,ne yapmalıyız,ne yapmamalıyız gibi hiç bir ders görmedik lisede.
Üzerinde yaşadığımız topraklarda bir kurallar bütünü var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası,Ceza Kanunları ve diğer kanunlar gibi.Hadi ilkokul ve ortaokul çağı için ağır kalabilecek nitelikte ama lise için bu tarz bir uygulama getirebilir.
Kabul etmemiz lazım gelişmemiş bir toplumuz. Bunu maddi anlamda söylemiyorum. 100 yıl geriden geliyoruz. Mantıklı eleştiriler yapamıyoruz, sürekli olarak kendimizi övmeye çalışıyoruz. Mütevazi olamıyoruz. Avrupa'daki insanlarla bir karşılaştırmaya denk geldiğimizde tuvaleti bizim sayemizde öğrendiler. Totolarını yıkamıyorlardı diyoruz.
Kendi dilimizden başka bir dil bilmiyoruz,kendi dilimizi bile doğru konuşamıyor,yazamıyoruz. Gelenekselciyiz. Bizim doğulu olduğumuzun en büyük kanıtı başkaları için yaşamak.Bunu yaparsam ne derler,oğlum böyle yapma arkamızdan ne derler, bizi millete rezil etme. Ne milleti,millet kim ? Aynı sokakta oturan 3-5 insan mı ? Akrabalar mı?
Senin hayatını her çevrendeki insan belirleyecekse sen yaşamış mı oluyorsun?Kendinle ilgilen, başkasının hayatına karışma.Oğlunun da hayatı olsa karışma.Sen onu olabildiğince doğru bir şekilde eğitmeye odaklan.Hayat üzerinde yanlış yapmaması için gerekli bilgileri ver ama direk müdahale etme.Bırak tecrübe etsin,bırak kendine güveni olsun,bırak hayat ne öğrensin.
Tüketici olmaktan ziyade mutlu , insanlara fayda sağlayabilecek , kendi kararlarını hür bir şekilde belirleyebilecek bireyler yetiştirin.Anlayışlı,saygılı. Ülkemizde hâla çocuğuna şiddet uygulayanlar var.Sonra yeni nesil niye böyle. Çocuk yetiştirmenin bir eğitimi var,uzmanlık alanı var. Tıp içerisinde bu konu ile ilgili yoğun araştırma,gözlemler var. Her şeyin uygun bir dille yapılması gereken yöntemleri var.Ne kadar kolay ama söv,küfür et.
Biz niye böyleyiz veya gelişmiş ülkeler nasıl gelişmiş ? Söyleyeyim. Kendimize odaklanıp başkalarını eleştirmekle kısıtlı kalmak yerine kendimize bir şeyler katıp haklarımızı,yapmamız ve yapmamamız gerekenleri iyi bir şekilde belirleyip bir şekilde kendimize sağlıklı bir kişilik oturtabilirsek.Bir işi seçerken sadece maaşı şu kadar maaşı bu kadar diye değilde ben bu işi seviyorum.Bu işi yapmaktan keyif alıyorum diyerekten meslekler seçebilirsek zaten iyi yerlere geleceğiz.
Ülkemizde nasıl meslek seçiliyor? Şu işte iyi para var ama atama yapılmıyor.Şu işte talep çok ama maaş az gibi gibi. (Burada bu söylediklerime bende dahilim yanlış anlaşılmasın biz toplum olarak genel de böyleyiz ne yazık ki )