digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
çocuğa kızdığınız için ceza almazsınız, döverseniz söverseniz ceza alırsınız. dövüyor sövüyorsanız o çocuktan daha sıkıntılı bir ruh halindesiniz demektir.

çocuk dünyya neden geldiğini bilmek zorunda değildir. ayrıca dünyaya neden gelindiği sorusunun yanıtı kişiye ve insana göre değişir.

sen çocuklen dayaktan korktuğun için itaat ediyordun bugün dayak azalınca itaat ermeyen çocukları suçlamak kolay. sonraki nesiller senin yaşadığın gibi yaşamak zorunda değil. benim babam okulda bir ton sopa yediyse bunun doğru olduğunu ve benim de soğa yemem gerektiğini iddia edemezsiniz.

sen 20-30-40 yaşında muhakeme gücü olan eğitmek için eğitim almış bir öpretmensin. karşında henüz karakteri benliği oturmamış çocuklar var. ve bu çocukların sana itaat etmesini istiyorsun. sen klasik eğitim sisteminde yetişmişsin ve modern eğitim sistemine geçmek istemiyorsun. çünkü işi kolayına geldiği şekilde yapmak istiyorsun.

aileler konusundaki şikayetlere katılıyorum. araba kullanmak için bile ehliyet lazım. allahın cahillerine çocuk yapma iözgürlüğü veriyor devlet. sonuçta bir sürü psikopat hırsoz terörist yetişiyor.

ancak öğretmenlerimiz de tembel. öğretmenlerimiz yeniliğe kapalı. öğretmenlerimiz daha az çalışarak aynı parayı almak istiyorlar. piaget insan zihnini 3 alana ayırır. bilişsel duyuşsal ve psikomotor işlemler olarak. zeka genelde bilişsel alanı, tutum tavır duyuşsal alanı el beden koordinasyonu psikomotor alanı simgeler. bu konuda yapılan tüm şikayetler çocukların duyuşsal alandaki eksikliklerini ifade ediyor. empati yeteneği az, değer verme konusunda sıkıntı yaşayan çocuklar var.

eski neslin duyuşsal alanı ile yeni neslin duyuşsal alanı eşleşmiyor. bizde insanlara sadece yaşlarından dolayı saygı göstermek gibi bir tutum vardı. yeni nesilde bu yok. yeni nesil sadece sevdiği yaşlı insanlara saygı duyuyor.

her nesil kendi yaşadığı çocukluğu idealize edip kendinden sonra gelen ve kendine benzemeyen nesiller hakkında benzer şikayetleri yapacak. iletişim teknolojileri o kadar hızlı gelişti ki sosyal ve kültürel değerler ve kuşak çatışması alanı daraldı. eskiden 40 yaşındaki babayla 15 yaşındaki oğlu bu çatışmayı yaşardı. şimdi konuya 23-24 yaşında gençler yazmış 15-15 yaşındaki ergenler eleştiriyor.


Sent from my iPhone using Tapatalk
Hocam cümlelerinize kesinlikle katılıyorum. Fakat burada söylemek istediğim kızmak kelimesiyle illa dövmek karşılığı değildir. Derste bizler doğruyu her zaman konuşarak anlatıyoruz fakat evde ailesinden farklı gördüğünde çocuk ikileme düşüyor ve doğal olarak saygı göstereceği kişiler değişiyor. Bir velimle samimi olarak görüştüğümde hocam biz de küfür ediyoruz, gayet normal, dedi. Düşünün çocuklara küfürün kötü olduğunu anlattığınızda ikileme düşüp düşmediğini. Tabiki bizler elimizden geleni yapıyoruz. Ama Eğitim ilk önce aile de başlar sonra okulda devam eder. Mesajımı alıntıladınız güzel bir sohbet oldu fakat yanlış anlaşılmasın dövmek kavramına klasik koşullanmaya karşıyım. Benim demek istediğim bambaşka bir olay. Diğer öğrenciler değil de birkaçının böyle olması ailevi sorunlarından kaynaklanıyor ve bunu düzeltmek bizlere düştüğü için çocuk ikilemde kalıp sürekli yanılgılara düşebiliyor. Bu yüzden çocuklarımıza saygıdan kastettiğim aslında aile eğitimi, ailesinin eğitimi çok önemli. İşte o aileler teknoloji çağında genç yaşta evlenenlerden kaynaklandığı için bu sonuçlar ortaya çıkıyor. Tabi burada genelleme yapmak doğru değil ama nitekim günümüzde böyle oluyor. Umarım derdimi anlatabilmişimdir. Öğretmen olmak o kadar zor ki anlatamam. Şuan bir köy okulunda hem mdr. yetkili öğretmenleriyim, sınıf öğretmenleriyim, hizmetli olarak sınıf, okul temizliği, sobasından tutun da her şeylerinle ilgilenmek, yetmemiş gibi sürekli elektrik kesintileri ve hazırlayacağınız etkinliklerin bulunduğunuz bölgeden kısıtlı olması vs.. o kadar zor şartlarda bu görevi yapan öğretmenler var ki, bunlardan biri olarak da kendimi katarak, bir öğrenciyi değiştirememek üzdüğü için bu konudan şikayetimi dile getirdim. Çocuğa bir şeyleri anlatabilmek için önce veliye anlatabilmek lazım. Fakat veli ne yazık ki olağan durumda.. Denemediğim yöntem kalmadı. Birçok öğrencimi düzelttim ama düzeltemediğimiz olunca üzülüyor. Olan çocuğa oluyor, hele köylerde büyüyünce hayalleri olmayan niçin okula geldiğinin, farkında olmayan çocuklar var ki anlatamam. Veliler bilinçli olmayınca, profesör mü olacak işte okuma yazma öğrensin yeter. Gece geç saatlere kadar film izleyip, oradaki cümleler, argoları öğrenmeleri vs. yaşına uygun filmler olmayınca hep sıkıntı. Bunlar bizim dışımızda olan şeyler... Okulu artık küfür etmemeyi, saygılı davramayı öğreten kurumlar kısmına getirdik ve bu yüzden hep geride kalıyoruz. Bu kavramlar bizim kültürümüzde önce ailede sonra okulda yani işbirliği içerisinde olurdu ama yeni nesil maalesef çok da iyi idare edemiyorlar. Yeni nesil eğitim seviyesi sıfır olabilir ama saygı olmasa yani kültürümüz olmasa gelecekleri de ne yazık ki olamayacak, düşüncesindeyim...