• 06-07-2010, 19:57:09
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Benim bir süredir kendime sorduğum bir soruydu, sizlerin bu konudaki fikrini merak ediyorum. Yazı hürriyet gazetesinden alıntıdır.


    Birlikte yaşamak zorunda mıyız?

    BU yazıyı yazıp yazmamakta çok tereddüt ettim.

    Mayınlı bir araziye girip oramı buramı paramparça etmekten çekindim.

    Korktum, ama düşündüm ki; korkunun ecele faydası yok.
    Cesaret lazım, bu ülkeye cüretkâr insanlar lazım, kafa göz yarmaktan korkmayacak insanlar lazım.
    Böyle düşündüm ve yazmaya başladım.
    Lütfen siz de bu duygularla okuyun.
    Kendi kafanızı gözünüzü, özellikle de önyargılarınızı kırma pahasına.
    Bir ezberi, 80 yıllık bir ezberi, bozma; ne bozması, berhava etme pahasına.
    Öyle okuyun.
    * * *
    Bundan 3 hafta önce Paris’te Maillol Müzesi’nde bir sergiyi gezdim.
    Onunla ilgili bir de yazı yazdım.
    O sergide beni en çok etkileyen üç eserden biri, bir tabloydu.
    Size o tabloyu aynen tasvir ediyorum.
    Ortada çarmıha gerilmiş bir İsa duruyor.
    Başı hafif yana eğilmiş, ayakları ve ellerinden çarmıha çivilenmiş.
    Yani, çarmıhın üzerinde ölü bir insan duruyor.
    Ama henüz etten ve kemikten oluşan bir varlık.
    Yaşıyor gibi...
    Çarmıhın dibinde ise, onu izleyen insanlar var.
    Mecdelli Meryem, İsa’nın havarilerinden bazıları, Romalı askerler, seyirciler...
    Yüzlerce insan çarmıhtaki ölü İsa’ya bakıyor.
    Ama dikkat.
    Aşağıdakilerin hepsi birer iskelet.
    Yani çarmıhtaki ölü insan etten ve kemikten.
    Aşağıda yaşayan insanların ise hepsi birer iskelet.
    * * *
    Tablo diyor ki:
    İsa, 2000 yıldır yaşıyor.
    Ötekilerin ise hepsi, o daha çarmıhtayken ölüydü.
    Tabloya baktım ve düşündüm.
    “Paradigma kırmak işte budur.”
    Yani ezberi bozmak.
    Yaşayanı ölü, ölüyü ise yaşayan farz etmek.
    O gün, yani İsa’nın çarmıha gerildiği gün için, absürd bir şey.
    İsa’yı çarmıhta gösteren binlerce tablo var. Hepsi tam aksini çizmiş.
    Ama, İsa’nın çarmıha gerildiği o tepeye bugün bakarsanız ne görürsünüz?
    İsa hâlâ yaşıyor, ötekilerin ise hepsi ölü.
    Öyleyse, bozulan ezber, yıkılan tabu, kırılan put bize neyi anlatıyor:
    Hakikatin ta kendisini değil mi...
    * * *
    Türkiye, tarihinde ilk defa Kürt meselesini en çarpıcı ve en gerçekçi biçimde tartışıyor.
    Diyorum ki, artık zamanı gelmiştir.
    Şarkı söylemenin zamanı da gelmiştir, farklı söylemenin zamanı da...
    Kaderin cilvesine bakın ki, farklı şeyi söyleme cesaretini bugün, Türkiye’de üniter devletin en muhkem kalelerinden biri olan “Cumhuriyet” Gazetesi’nin bir yazarı buldu:
    Orhan Bursalı bakın ne diyor:
    “Türk tarafının elinde tek koz var: Kürtlerin çoğunun ayrılmayı isteyip istemediği. Çünkü doğal veya anormal, tüm ayrılıkların, herkese bir faturası olacaktır. Bu nedenle, bu kozun güçlendirilmesi gerekir.”
    Cumhuriyet Gazetesi’nin yazarı açık açık, “Ayrılma kozunu, Türklerin ve Kürtlerin önüne koyalım” diyor.
    “Cumhuriyet” Gazetesi’nin bir yazarı bunu söyleyebiliyorsa, bütün Türkiye söyleyebilir.
    Haydi gelin ağzımızı alıştırmak için hep birlikte soralım:
    “Türklerle Kürtler birlikte yaşamak zorunda mıdır?”
    Eğer bu ortak iradeyi gösterip yaşayabileceksek, tabii ki yaşayalım.
    Tabii ki hem Türkler, hem Kürtler için en iyisi budur.
    Ama yaşayamayacaksak?
    Yaşayamayacaksak, artık adını koyalım.
    Bakın Özal 20 yıl önce “Federasyon dahil her şeyi konuşmalıyız” dediğinde yer yerinden oynamıştı.
    Şimdi bu soruyu soruyoruz, yer yerinden oynamıyor, yaprak bile kımıldamıyor.
    Demek ki, 20 yılda mesafe kat etmişiz.
    * * *
    Anayasamız üniter devleti vazgeçilmez şart olarak önümüze koyuyor.
    Türkiye’nin bugünkü tablosunu çizersek, “Yaşayan nizam”, “Yaşatılması gereken nizam” budur.
    Ama ilerde bir gün bu ülkenin tablosunu çizmeye kalktığımızda ne göreceğiz?
    Yaşayan nedir, daha o gün, o tepeye çarmıhın dikildiği gün yaşayan hangi nizamdır, çarmıh yere inmeden ölmüş olan hangisi.
    Bunu görmek için, ille de 2000 yıl sonra açılacak bir “Ölüm sergisini” mi beklemek zorundayız...

    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...arid=10&gid=61
  • 06-07-2010, 20:01:22
    #2
    Birlikte yaşamak zorunda değilsek, birlikte yaşamak istemeyen gider ülkeden sorun hallolur. Turgut Özal'ı sevmeme rağmen bu federasyon lafını çok saçma bulurum ben.

    Düzeltme ve özür: Bu sözün söyleniş niyetinin çok daha bambaşka bir anlamı olduğunu, Turgut Özal'ın asla federasyon isteği olmadığını öğrendim.
  • 06-07-2010, 20:04:41
    #3
    Ruhunu paraya satmış aşağlık yazarlar ve medya patronlarından bıktık.
    Mümkünse bunlar analarını alıp gitsinler bu ülkeden, herşey nasıl düzeliyor görün.
  • 06-07-2010, 20:07:59
    #4
    Üyeliği durduruldu
    KMLGRLR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Birlikte yaşamak zorunda değilsek, birlikte yaşamak istemeyen gider ülkeden sorun hallolur. Turgut Özal'ı sevmeme rağmen bu federasyon lafını çok saçma bulurum ben.
    Maalesef bu şekilde bakmak sorunu çözmüyor, sonuçta gencecik kardeşlerimiz kurulan kahpe tuzaklarla sürekli şehit ediliyor. Elbette federasyon fikrine bende karşıyım ama ben açıkcası bu insanlarla birlikte yaşamakta istemiyorum, bu ülkeye ve bu ülkenin insanına hergün bir başka kötülük ve hainlik yapanlarla bir arada olmak beni rahatsız ediyor.
  • 06-07-2010, 20:15:16
    #5
    apo
    Üyeliği durduruldu
    bütün kürtlerin üniter yapıdan rahatsız olduğunu kim biliyor peki? ben de şu yazıyı okumanızı tavsiye ediyorum;

    http://www.haber7.com/haber/20100705...-daglardan.php
  • 06-07-2010, 20:29:18
    #6
    theescape adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Maalesef bu şekilde bakmak sorunu çözmüyor, sonuçta gencecik kardeşlerimiz kurulan kahpe tuzaklarla sürekli şehit ediliyor. Elbette federasyon fikrine bende karşıyım ama ben açıkcası bu insanlarla birlikte yaşamakta istemiyorum, bu ülkeye ve bu ülkenin insanına hergün bir başka kötülük ve hainlik yapanlarla bir arada olmak beni rahatsız ediyor.
    Kürtlerden kimsenin ayrılık istediğini sanmıyorum ben. Aklı olan istemez zaten. Antalya,İstanbul,İzmir dururken hangisi yaşamak ister Kuzey Irak'ta. Federasyon fikrine çok daha karşıyım çünkü o zaman adamlar istediği gibi hem ülkenin olumlu yanlarından faydalanacak hem de bize bir katkıları olmayacak.
  • 06-07-2010, 20:30:02
    #7
    Üyeliği durduruldu
    apo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bütün kürtlerin üniter yapıdan rahatsız olduğunu kim biliyor peki? ben de şu yazıyı okumanızı tavsiye ediyorum;

    http://www.haber7.com/haber/20100705...-daglardan.php
    Hiç kimse bütün kürtlerin üniter yapıdan rahatsız olduğunu yada bütün kürtlerin terörist olduğunu söyleyemez ama birde hayatın gerçekleri var, bizler kafamızı deve kuşu misali kuma gömdükçe bu terör belasından asla kurtulamayız. Bundan daha bir kaç gün önce üstelik anayasa'ya bağlı kalacağına yemin etmiş bir ******** " Yakında kendi valilerimizi seçeceğiz ve liderimizi akdamar'da ağırlayacağız" dedi, eğer dikkat ederseniz çıtayı kademe kademe yükseltiyorlar. Biz bunları bunca yıldır sırtımızda taşıyoruz, bencede artık yeter. Madem ortadoğunun bataklığında yaşamak istiyorlar öyleyse bırakalım yaşasınlar, emin olun TÜRKİYE'nin sırtından bu asalakları indirebilirsek işte o zaman gerçekten süper bir ülke oluruz.

    Üç yıl o bölgede görev yaptım, ALLAH şahittir'ki devlet bunlara yapabileceği herşeyi fazlası ile yapıyor. Resmen bütün hayatları beleş ve devletin sırtından geçiniyorlar ama buna rağmen hala nankörlük yapıp bu devlete ve bu devletin askerine polisine kurşun sıkıyorlar, bugün bir ADANA'lı yazmıştı "onlar bütün TÜRKİYE'de iş yeri açıp iş yapabiliyorlar ama ben DİYARBAKIR'da iş yeri açmak isteyince üzerime çullandılar" diye. Bence artık kafamızı kumdan çıkarmanın zamanı geldi, ya yedikleri ekmeği bilecekler yada sırtımızdan indireceğiz.
  • 06-07-2010, 20:33:19
    #8
    Üyeliği durduruldu
    KMLGRLR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kürtlerden kimsenin ayrılık istediğini sanmıyorum ben. Aklı olan istemez zaten. Antalya,İstanbul,İzmir dururken hangisi yaşamak ister Kuzey Irak'ta. Federasyon fikrine çok daha karşıyım çünkü o zaman adamlar istediği gibi hem ülkenin olumlu yanlarından faydalanacak hem de bize bir katkıları olmayacak.
    Aynen katılıyorum, bende ayrılık fikrine karşı çıkacaklarına inanıyorum ama bir kerede biz bir şey yapalım diyorum. Federasyon fikrini konuşmak bile gayet saçma ve gereksiz, ait oldukları yere kuzey ırak bataklığına terketmek en doğrusudur. Şu an bir katkıları yokki aslada olmayacak, kaldıki TÜRK milleti onlardan katkı istemiyor gölge etmesinler başka ihsan istemez.
  • 06-07-2010, 20:36:48
    #9
    theescape adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hiç kimse bütün kürtlerin üniter yapıdan rahatsız olduğunu yada bütün kürtlerin terörist olduğunu söyleyemez ama birde hayatın gerçekleri var, bizler kafamızı deve kuşu misali kuma gömdükçe bu terör belasından asla kurtulamayız. Bundan daha bir kaç gün önce üstelik anayasa'ya bağlı kalacağına yemin etmiş bir ******** " Yakında kendi valilerimizi seçeceğiz ve liderimizi akdamar'da ağırlayacağız" dedi, eğer dikkat ederseniz çıtayı kademe kademe yükseltiyorlar. Biz bunları bunca yıldır sırtımızda taşıyoruz, bencede artık yeter. Madem ortadoğunun bataklığında yaşamak istiyorlar öyleyse bırakalım yaşasınlar, emin olun TÜRKİYE'nin sırtından bu asalakları indirebilirsek işte o zaman gerçekten süper bir ülke oluruz.

    Üç yıl o bölgede görev yaptım, ALLAH şahittir'ki devlet bunlara yapabileceği herşeyi fazlası ile yapıyor. Resmen bütün hayatları beleş ve devletin sırtından geçiniyorlar ama buna rağmen hala nankörlük yapıp bu devlete ve bu devletin askerine polisine kurşun sıkıyorlar, bugün bir ADANA'lı yazmıştı "onlar bütün TÜRKİYE'de iş yeri açıp iş yapabiliyorlar ama ben DİYARBAKIR'da iş yeri açmak isteyince üzerime çullandılar" diye. Bence artık kafamızı kumdan çıkarmanın zamanı geldi, ya yedikleri ekmeği bilecekler yada sırtımızdan indireceğiz.
    DSI'nın döşediği boruların vidalarını bile söken insanlar var orda. Devlete zarar verelim de nasıl olursa olsun. Geçen konuda da söyledim. Benim eleştirdiğim Kürtlere yaptırım uygulanması değil, devletin resmi bir politikası olmaması.

    Adamlarla konuşalım, ne istiyorlar bakalım; yok.
    Asimile edelim; iş işten geçmiş onlar bize yapacak bunu neredeyse.

    Adamlara hem diyorsun ki "bu ülkede birlikte yaşayabiliriz sen sorun etme", ama sonra adamların zorunlu haklarından bir çoğunu engelliyorsun. Cumhuriyet kurulurken ırka dayalı bir devlet kurduysak ona göre davranacaktır, kesin olarak söyleyecektin kendine Türk diyenler yaşayabilir diğerleri şimdiden gitsin diye.

    theescape adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aynen katılıyorum, bende ayrılık fikrine karşı çıkacaklarına inanıyorum ama bir kerede biz bir şey yapalım diyorum. Federasyon fikrini konuşmak bile gayet saçma ve gereksiz, ait oldukları yere kuzey ırak bataklığına terketmek en doğrusudur. Şu an bir katkıları yokki aslada olmayacak, kaldıki TÜRK milleti onlardan katkı istemiyor gölge etmesinler başka ihsan istemez.
    Antalya'yla vs. kıyaslandığında bir nebze ama, K.Irak sandığınız gibi bataklık değil. Süleymaniye,Kerkük... Tam sanayi yuvası olmuş şimdi adamların terörle felan alakaları kalmamış. Herkes işinde gücünde.

    Ben yine diyorum, birlikte yaşamak istiyor musunuz diye Kürtlere değil, kendimize sormamız lazım onları bu ülkede istiyor muyuz. Sonra da buna uygun olarak bir devlet politikası belirlememiz lazım.