• 02-10-2023, 12:25:17
    #19
    X kuşağı döneminde dersler bu kadar zor değildi, çok basit çok anlaşılırdı. Hatta ben o kadar tembeldim ki ödevi sabah erken kalkıp yapardım Şimdi düşünüp düşünüp gülüyorum. Salak, dünden ödevini yap sabah erken kalkıp çabalama. Ama demek ki yarım saatte yapılacak kadar kolaymış ödevler.

    Şimdi ki z kuşağı da neredeyse kelime dağarcığı 100'ü geçmiyor. Ama öyle yorum soruları soruluyor ki ben bile yapamıyorum. Tam tersi olmalıydı. Bizim dönemimiz daha zor olmalıydı.
    Bir de bu alıştırma kitapları vs çıktı. İlla alınacak. Hani devlet veriyordu tüm kitapları? Yok, olur mu? Veliye masraf çıkacak illa. Nasılsa öğretmenin cebinden çıkmıyor. Herkes varlıklı herkes zengin.
    Yalap şalap 2 ders anlatırsın, eve de yığarsın ödevi, okul okumamış analar babalar öğretmenler sayesinde okuma yazma öğrenir, çocuklarıyla okul bitirir.
    Amaç zaten okutmamaya teşvik. Eğitim seviyesi arttıkça oy oranları düşüyor sonuçta.
  • 02-10-2023, 13:08:51
    #20
    Her şey çökmüş durum da ne yapsan düzelmiyor.
    Ülke insanları da düzelmesi için çalışmıyor aksine daha da batırmak için çalışıyor.
    Eğitimci görevini yapmaz, sağlıkçı görevini yapmaz, güvenlik görevlisi görevini yapmaz, adalet sistemi bitik say say bitmez.
    Nasıl bir döneme denk geldik bilmiyorum.
    Her şey batmış bitmiş durum da.
  • 02-10-2023, 16:03:27
    #21
    yaptırmayın hocam.
    eğitim yeri okuldur.
    eve ödev veren sisteme karşıyım ben.
    size tavsiyem çocuklarınızı okuldan geçecek kadar okula ağırlık verdirmeniz.
    onun haricinde 4. sınıfa geçen çocuğunuz için gelecekte yapacağı mesleğin eğitimini aldırmaya başlayabilirsiniz.

    evde 111+245 = kaç ader çözmektense
    robotik yazılım kursuna göndermeyi tercih ederdim ben şahsen
  • 02-10-2023, 16:06:55
    #22
    sabahın köründe kalk okula git eve gel yatana kadar ders çalış. aslında demekki okul işlevini yerine getiremiyor. okul öğretemiyor ki gecelere kadar derse devam etmek zorunda kalıyoruz. bu eğitim sisteminde çok büyük bir sorun var.
    eskiden kitaplar ücretli idi şimdi ücretsiz oldu ancak öğretmen farklı kitap istiyor.
    kardeşim madem kitaplar ücretsiz neden öğretmenin istediği kitaplar değil de başka kitaplar ücretsiz.
    kafamda çok deli sorular.
  • 02-10-2023, 19:04:34
    #23
    Çocuğun sorumluluk sahibi olması açısından, verilen işi zamanında yapma bilinci kazandırması açısından ödev aslında iyi bir şey. Ancak tabi dozunun dikkat edilmesi gerekiyor. Okulda 2 sayfa öğretip, 10 sayfa ödev vermek, öğretmenliği velilere yıkmaktır. Bu durumda sağlıklı sonuç vermez. Asıl olması gereken okulda 10 sayfa öğretip, eve 2 sayfa ödev vermesi gerekir.
  • 02-10-2023, 20:28:49
    #24
    konuyu kuyunca kendi orta okul hayatım canlandı gözümün önünde.

    sabah 05:00 te uyan.30-35 dk okulla ev arası yürüyerek,6da ders başlıyor.babamdan önce kalkıp evden çıkardım
    öglen 12ye kadar ders,12de mola.13.00-13.30da tekrar derse dön
    16:00-16:30da dersten çık,16:30-17:00 gibi evdesin.kış ayındaysan zaten hava,biz okuldan çıkmadan kararmış olurdu.
    18:00-18:30 gibi ödevlerimi yapmaya başlardım,gece 01:00-02:00 gibi ancak biterdi ve yatıp uyurdum.
    sabah 05:00da tekrar uyan,her gün aynı düzen devam...
    hafta sonu ise zaten ya dershane olurdu yada 2 gün tatilin % 70i ödev yaparak geçerdi.

    o zaman da egitim sisteminden nefret ederdim,sonrasındada düzeltmek için atılan 1 tek adım görmedim.tam aksine çogu konuda geriye gittik hep zaten.yalnız bizim çocuklugumuzda ödevleri biz yapardık,sonrasında odevler velilere geçti nasıl olduysa.verilen ödevleri artık ögrenciler yapamıyor,hatda çogunu velilerde anlamıyor...
  • 03-10-2023, 16:22:06
    #25
    Evet bu sorun büyük. Biz öğretmenden yana şanslıyız kararında ödev veriyor ama bazı tanıdıklarımıza aynı konuda geçtiği gibi ödev veriyorlar.
    Maksat gençleri okuldan soğutmak heralde.

    Kalabalık diye dert yanan öğretmenler nerde yetişti acaba. Benim 1990 yılındaki sınıf mevcutu 52 kişiydi. Hiç te sorun yaşamıyorduk. Ama halk ta düzgündü aileler de düzgündü öğretmenler de öğretmendi. Şimdi her yönüyle sorunlu ülkeyiz.
  • 03-10-2023, 16:29:58
    #26
    TurkMet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet bu sorun büyük. Biz öğretmenden yana şanslıyız kararında ödev veriyor ama bazı tanıdıklarımıza aynı konuda geçtiği gibi ödev veriyorlar.
    Maksat gençleri okuldan soğutmak heralde.

    Kalabalık diye dert yanan öğretmenler nerde yetişti acaba. Benim 1990 yılındaki sınıf mevcutu 52 kişiydi. Hiç te sorun yaşamıyorduk. Ama halk ta düzgündü aileler de düzgündü öğretmenler de öğretmendi. Şimdi her yönüyle sorunlu ülkeyiz.
    Ben ilkokulu Ankara Keçiören Fevzi Çakmak ilkokulunda okudum. Sonradan adı değişti. Sanırım 93-94 dönemiydi. Sınıfımız 70 kişilikti sıralarda 4'er kişi oturuyorduk. Sınıfımızda ısıtma sobayla karşılanırdı. Her gün nöbetçi 4 öğrenci sobaya odun ve kömür taşırdı.

    Buna rağmen eğitim şimdikine göre çok daha kaliteliydi. Sistem çökmüş durumda ve yapacak bir şey yok bu duruma.
  • 03-10-2023, 20:51:14
    #27
    Kurumsal Üye
    bir eğitimci olarak durumu değerlendireyim
    1- Ödev okulda öğrenilen konuların pekiştirilmesi için verilir.
    Ödev yapan çocuk öğrendiklerini tekrar etmiş olur - düzenli ve disiplinli çalışma alışkanlığı kazanır - zihni her daim açık kalır

    2-Kaynak kitap meselesi
    okullara gönderilen kitapları incelediniz mi? konuyu anlatıp akabininde 2 örnekle olayı pekiştirmiş. Benim çocuğum 2 örnekle olayı kavrayıp öğrenebilir diyorsanız kaynak kitap aldırmayın. Çocuğunuzun daha kaliteli bir eğitim alması için ders kitapları yetersizse kaynak kitap almalısınız. Öğretmenin ders kitabından 1 lira kazancı yoktur. Bütün yapılan harcamalar çocuğunuzun daha iyi eğitim alması içindir.

    3-Eğitim sistemi bozuldu çivisi çıktı eğitimin
    Bu konuda size katılıyorum sebeplerini de şu şekilde sıralıyorum.
    1-yanlış eğitim politikası ( sınıfta kalmanın kaldırılması - devam zorunluluğunun kaldırılması - öğretmenin çocuk üzerinde kuracağı otoritenin elinden alınması - Ödevini yapmayan çocuğa eksi vermekten başka elinde hiçbir yaptırımı kalmadı. Bugün bir çocuğa ödevini yapmadı diye kızmak bile suç. Eksi verip geçersiniz anca. Çalışsa da çalışmasa da sınıfı geçeceğini bilen çocuk eksiyi ne kadar takar o da muamma
    2-teknoloji (devir tablet telefon ve bilgisayar devri olmuş) Çocuklar 7/24 bunların esiri olmuş. Okuyan düşünen araştıran sorgulayan nesil kayboldu.
    3-eğitimin öneminin kalmaması - eskiden okuyup öğretmen olup memur olup rahat ve refah bir yaşam sürme hayali vardı. Bugün otelde çalışan bir aşcı - temizlikçi 25-30 bin lira (bir öğretmen maaşını çok rahat kazanmaktadır) Okuyup işsiz kalan üniversite mezunları çoğaldıkça okumanın değeri ve önemi azalacaktır.
    4-kötü örnek teşkil eden anne ve baba - öğretmen çok ödev veriyor diye şikayet etmek söylenmek çocuğa destek vermek demektir. Çocuk zaten ders ödev yapmak istememektedir. Çok ödevim var deyip anne ve babasını gazlayan çocuk - bu gazla okula öğretmene çok ödev ceriyorsun diye söylenen veli - bu durumun sonunda öğretmenin de modu düşmektedir. Ödevin çoğu azı olmaz.